(2577 S. K. m. 45) (193 S. K. m. 37) (213 S. K. m. 3, 9, 30, 134)
İSTEMİN ÖZETİ: Davacının 2016 yılına ilişkin hesaplarının incelemesi neticesinde hakkında düzenlenen, 28.04.2017 tarih ve 2017-A-4162/1 Sayılı vergi tekniği raporuna istinaden adına re'sen tarh edilen, 2016/1,2,3,4,5,6,7,8,9,10,11,12. dönemlerine ilişkin üç kat vergi ziyaı cezalı katma değer vergisinin iptali istemiyle açılan davada, olayda, dava konusu tarhiyatın sahte fatura ticareti yapmak suretiyle elde ettiği komisyon gelirini beyan dışı bıraktığından bahisle, davacı şirket hakkında düzenlenen 28.04.2017 tarih ve 2017-A-4162/1 Sayılı vergi tekniği raporuna atıfla düzenlenen vergi inceleme raporlarında tespit edilen kurumlar vergisi matrahına bağlı olarak yapıldığı, 2016 yılı için yapılan kurumlar vergisi tarhiyatının kaldırılması istemiyle İstanbul 10.Vergi Mahkemesi'nin E:2018/873 Sayılı esasına kayden açılan davada, 26.03.2019 tarih ve K:2019/546 Sayılı kararla dava kabul edilerek cezalı tarhiyatın kaldırılmasına hükmedildiğinden, hukuka aykırı olduğu mahkeme kararıyla tespit edilen kurumlar vergisi tarhiyatına bağlı olarak yapılan dava konusu vergi ziyaı cezalı katma değer vergisi tarhiyatında da hukuka uygunluk bulunmadığı gerekçesiyle, davanın kabulüne karar veren İstanbul 2. Vergi Mahkemesi'nin 31/05/2019 tarih ve E:2018/877, K:2019/1058 Sayılı kararına, davalı idarece istinaf başvurusunda bulunularak; kararın hukuka uygun olmadığı ileri sürülerek kaldırılması istenilmektedir.
SAVUNMANIN ÖZETİ: Savunma verilmemiştir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren İstanbul Bölge İdare Mahkemesi Birinci Vergi Dava Dairesi'nce dosyadaki belgeler incelenip davalı idare tarafından yapılan istinaf başvurusu hakkında gereği görüşüldü:
KARAR: Dava; davacının 2016 yılına ilişkin hesaplarının incelemesi neticesinde hakkında düzenlenen 28.04.2017 tarih ve 2017-A-4162/1 Sayılı vergi tekniği raporuna istinaden adına re'sen tarh edilen 2016/1,2,3,4,5,6,7,8,9,10,11,12 dönemlerine ilişkin üç kat vergi ziyaı cezalı katma değer vergisinin iptali istemiyle açılmıştır.
İstinaf istemine konu kararda, dava konusu vergi ziyaı cezalı katma değer vergisi tarhiyatlarının kurumlar vergisi tarhiyatlarına bağlı olarak yapıldığı, kurumlar vergisi tarhiyatının kaldırılması istemiyle, İstanbul 10.Vergi Mahkemesi'nin E:2018/873 esasında açılan davada verilen, 26.03.2019 tarih ve K:2019/546 Sayılı kararla, davanın kabulüne karar verildiği gerekçesiyle, işbu davaya konu vergi ziyaı cezalı katma değer vergisi tarhiyatlarının da kaldırılmasına karar verildiği, İstanbul 10.Vergi Mahkemesi'nin 26.03.2019 tarih ve E:2018/873; K:2019/546 Sayılı kararına yapılan İstinaf incelemesinin ise, İstanbul 2.Vergi Dava Dairesinin E:2019/2263 Sayılı dosyasında yapılarak, anılan Dairenin 25.02.2020 tarih ve K:2020/362 Sayılı kararı ile '' 2577 Sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun "İstinaf" başlıklı 45. maddesinin 1.fıkrasında; idare ve vergi mahkemelerinin kararlarına karşı, başka kanunlarda aksine hüküm bulunsa dahi, mahkemenin bulunduğu yargı çevresindeki bölge idare mahkemesine başvurulabileceği; 3. fıkrasında, bölge idare mahkemesinin, yaptığı inceleme sonunda ilk derece mahkemesi kararının hukuka uygun bulursa istinaf başvurusunun reddine karar vereceği, karardaki maddi yanlışlıkların düzeltilmesi mümkünse gerekli düzeltmeyi yaparak aynı kararı vereceği; 4. fıkrasında, bölge idare mahkemesinin, ilk derece mahkemesi kararını hukuka uygun bulmadığı takdirde istinaf başvurusunun kabulüyle ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar vereceği, bu halde bölge idare mahkemesinin işin esası hakkında yeniden bir karar vereceği; 6. fıkrasında ise, bölge idare mahkemelerinin 46. maddeye göre temyize açık olmayan kararları kesindir hükümleri yer almaktadır.
193 Sayılı Gelir Vergisi Kanunu'nun 37. maddesinde ise, ticari kazanç her türlü ticari ve sınai faaliyetten doğan kazanç olarak tanımlanmış olup, 213 Sayılı Kanun'un 9. maddesinde ise vergiyi doğuran olayın kanunla yasak edilmiş olmasının mükellefiyeti kaldırmayacağı belirtilmiştir.
213 Sayılı Vergi Usul Kanununun 3. maddesinin “ispat” başlıklı B bendinde, vergilendirmede, vergiyi doğuran olay ve bu olaya ilişkin muamelelerin gerçek mahiyetinin esas olduğu, vergiyi doğuran olay ve bu olaya ilişkin muamelelerin gerçek mahiyetinin yemin hariç her türlü delille ispatlanabileceği, şu kadar ki, vergiyi doğuran olayla ilgisi tabii ve açık bulunmayan şahit ifadesinin ispatlama vasıtası olarak kullanılamayacağı, iktisadi, ticari ve teknik icaplara uymayan veya olayın özelliğine göre normal ve mutad olmayan bir durumun iddia olunması halinde ise ispat külfetinin bunu iddia eden tarafa ait olduğu hükümlerine yer verilmiştir.
Aynı Kanununun 30'uncu maddesinde de, re'sen vergi tarhı, vergi matrahının tamamen veya kısmen defter kayıt ve belgelere veya kanuni ölçülere dayanılarak tespitine imkan bulunmayan hallerde takdir komisyonları tarafından takdir edilen veya vergi incelemesi yapmaya yetkili olanlarca düzenlenmiş vergi inceleme raporlarında belirtilen matrah veya matrah kısmı üzerinden vergi tarh olunması şeklinde tanımlanmış olup, 6 numaralı bentte ise, tutulması zorunlu olan defterlerin veya verilen beyannamelerin gerçek durumu yansıtmadığına dair delil bulunursa, vergi matrahının tamamen veya kısmen defter kayıt ve belgelere veya kanuni ölçülere dayanılarak tespitinin mümkün olmadığı kabul edilmektedir. Aynı Kanunun 134. maddesinde de, vergi incelemesinden maksadın ödenmesi gereken vergilerin doğruluğunu araştırmak tespit etmek ve sağlamak olduğu hükmüne yer verilmiştir.
213 Sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 3. maddesi hükmü uyarınca, vergilendirme işlemi yapılırken, Kanuna uygun olarak biçimlendirilen muamelelerin bu biçimselliğin ötesine geçilerek, muamelenin tarafları arasında oluşan maddi ve hukuki ilişkinin gerçek mahiyetinin araştırılması gerekmektedir. Kanun, gerçek mahiyetin ortaya çıkarılmasında yemin hariç her türlü delilin değerlendirilmesine izin vermiştir. Bu deliller, tarafların ikrarı, vergiyi doğuran olayla ilişkisi doğal ve açık bulunan tanık ifadesi olabileceği gibi, muamelenin taraflarının ekonomik ve ticari kapasitelerinin, işyeri kapasitelerinin, donanımlarının, araç ve personel durumlarının, vergisel işlemleri gerçekleştirmeye yeterli ve elverişli olup omadığına, vergisel işlemlere taraf olanlara ulaşılıp ulaşılamadığına, beyanname, bildirim ve bilançolarının analizine, taraflar arasındaki para ve mal hareketlerine yönelik yapılan tespitler de olabilir.
Dava dosyasının incelenmesinden; dış giyim eşyalarının toptan ticareti faaliyeti ile iştigal eden davacı şirketin, 2016 takvim yılına ilişkin hesaplarının incelenmesi neticesinde hakkında 28.04.2017 tarih ve 2017-A-4162/1 Sayılı vergi tekniği raporunun düzenlendiği, söz konusu rapor done alınmak suretiyle davacı şirketin sahte fatura ticareti yapmak suretiyle elde ettiği komisyon gelirini beyan dışı bıraktığından bahisle hakkında düzenlenen 05.07.2017 tarih ve 2017-A-4162/8 Sayılı vergi inceleme raporu uyarınca 2016 yılına ilişkin üç kat vergi ziyaı cezalı kurumlar vergisinin ve 05.07.2017 tarih ve 2017-A-4162/9 Sayılı vergi inceleme raporu uyarınca 2016/I,II,III,IV dönemlerine ilişkin üç kat vergi ziyaı cezalı kurum geçici vergisinin re'sen tarh edildiği anlaşılmıştır.
Davacı hakkında tanzim edilen vergi tekniği raporunda yer verilen tespitlerin irdelenmesi uyuşmazlığın çözümü bakımından önem arz etmektedir.
Davacı şirket hakkında düzenlenen 28.04.2017 tarih ve 2017-A-4162/1 Sayılı vergi tekniği raporunun incelenmesinden; Kocasinan Merkez Mah. .... Cad. Şehit .... Sokak No:19/A Bahçelievler/ İstanbul adresinde dış giyim eşyalarının toptan ticareti faaliyetiyle iştigal ettiği, mükellefin 2015 yılı hesap dönemine ilişkin 6736 Sayılı Kanun uyarınca matrah artırımında bulunduğu, 21.01.2015 tarihli ticaret sicil gazetesiyle şirket müdürlüğüne ilk yirmi yıl için M. S.'in seçildiği, sonrasında 15.10.2015 tarihli ticaret sicil gazetesiyle M. S.'in şirket ortaklığı ve müdürlüğüne son verilerek şirketin tüm hisseleri ve 50 yıl süreyle müdürlük yetkisinin K. C.'ye devredildiği, mükellef kurumun işyeri adresinin alt katının (19/B) depo olarak kullanıldığının beyan edildiği, Kocasinan Merkez Mah. .... Cad. Şehit .... Sokak No:19/A Bahçelievler / İstanbul adresinde yapılan 12.11.2015 tarihli yoklamada; işyerinin boş ve kapalı olduğu, mükellefin gayri faal olduğu ve çevre araştırmalarına göre tanınmadığı, 17.11.2015 tarihli şirket müdürü K. C. nezdinde yapılan yoklamada; mükellefin işyeri adresinin Kocasinan Merkez Mah. .... Cad. Şehit .... Sokak No:20/A Bahçelievler / İstanbul olduğu, mükellefin faal olduğu, işyeri büyüklüğünün 300 m2 olduğu, tekstil aksesuarı toptan ticareti yapıldığının beyan edildiği, son muhtasar beyannamesinde kayıtlı asgari ücretli çalışanın olmadığı, tespit anında 4 asgari ücretli çalışanın olduğu, ödeme kaydedici cihaz ve pos cihazının bulunmadığı, ilgili adresin .... Cad. 19/A ve 19/B (depo) olduğunun tespit edildiği, Kocasinan Merkez Mah. .... Cad. Şehit .... Sokak No:19/A Bahçelievler / İstanbul adresinde sigortalı çalışan nezdinde yapılan 11.04.2016 tarihli yoklamada; mükellefin faal olduğu, işyeri büyüklüğünün birinci katta 80 m2 olduğu, adreste tekstil aksesuarı toptan ticaretinin yapıldığı, son muhtasar beyannamesinde kayıtlı asgari ücretli sayısının 10 kişi olduğu, yoklama anında çalışan sayısının 1 olduğu, diğer çalışanların sahada olduğu, çok sayıda emtianın bulunduğu (tekstil aksesuarı, düğme, fermuar, etiket vs.) deponun işyerinin alt katında bulunduğu, depoda da emtianın bulunduğu, 17.06.2016 tarihli yoklamada; mükellef kurumun faaliyet durumunun gayri faal olduğu, yoklama anında işyerinin geçici olarak kapalı olduğu, 13.07.2016 tarihli yoklamada; mükellefin faal olduğu, muhtasar beyannamesinde asgari ücretli çalışanın olmadığı, tespit edilen diğer ücretli sayısının 8 kişi olduğu, 2016 Şubat ayı için 09.03.2016 onay tarihli SGK hizmet dökümünde 7 kişinin çalıştığının beyan edildiği, 09.11.2016 tarihinde Tevfikbey Mah. .... Cad. .... Sok. No:11 Küçükçekmece / İstanbul adresinde yapılan yoklamada; faaliyet durumunun gayri faal olduğu, söz konusu adreste başka bir mükellefin faaliyette olduğu, 10.03.2017 tarihli yoklamada; mükellefin adreste faal olduğu, yoklama anında şirket yetkilisine ulaşılamadığından bırakılan görüşme mektubuna mükellefin icabet etmediği, şirket müdürü K. C. tarafından Yenisbosna Vergi Dairesi'ne yazılan 12.07.2016 tarihli dilekçede şirket işyeri adresinin Kocasinan Merkez Mah. .... Cad. Şehit .... Sokak No:19/A Bahçelievler / İstanbul olduğu belirtilerek, 17.06.2016 tarihinde yapılan yoklamada komşu işyerinin giriş kapısının fotoğraflarının çekildiği, kendi şirketleriyle ilgili olmayan söz konusu durumun düzeltilmesi için tekrar yoklama yapılmasının talep edildiği, mükellef kurumun ortak olduğu ya da iştirak ettiği herhangi bir kurum kaydına rastlanılmadığı, M. S.'in ve K. C.'nin mükellef kurum haricinde herhangi bir şirkette ortaklık ve/veya müdürlük vasıflarının olmadığı, söz konusu kişilerle ilgili herhangi bir rapor ve/veya olumsuz tespite rastlanılmadığı, şirket adına kayıtlı aracın bulunmadığı, 2016 yılı kurumlar, kurum geçici vergisi, katma değer vergisi beyannamelerinin verildiği, 142.285,36 TL tahakkuk eden ve ödenmesi gereken vergi borcunun olduğu, herhangi bir vergi ödemesinin bulunmadığı, mükellefin 2016 yılı katma değer vergisi matrahı toplamının 141.649.770,40 TL olduğu, katma değer vergisi matrahı ile aynı yıl için verilen Form Bs bildirim tutarının aynı (141.649.770,40 TL) olduğu, mükelleften aynı dönem için Form Ba ile mal ve/veya hizmet alanların 139.805.691,00 TL bildirimde bulunduğu, mükellef tarafından aynı dönem için Form Ba ile 144.332.080,00 TL bildirimde bulunduğu, mükellefe mal ve/veya hizmet satanların ise Form Bs ile aynı dönem için 131.744.023,00 TL bildirimde bulunduğu, mükellefin mal ve/veya hizmet alım ve satımında bulunduğu mükellefler hakkında olumsuz tespitlerin bulunduğu, mükellef tarafından düzenlenen faturalara konu emtialarının ve mükellefe düzenlenen faturalar içeriği emtiaların mükellefin faaliyet alanıyla (fermuar, düğme, iplik, fiyonk vs.) ilgili olduğu, mükellef kurumun 2016 hesap dönemine ilişkin yaptığı satışlar karşılığı aldığı ve daha sonra ödemelerine karşılık ciro ettiği çeklerin incelemeye ibraz edildiği, çekleri tahsil eden şahısların ikamet adreslerine gönderilen bilgi isteme yazıların istinaden çekleri tahsil eden şahıslarla (A. O., K. B., M. Y., M. T., M. O.) düzenlenen tutanaklarda; adına tahsilat yapılan şirketleri tanımadıkları, şirket isimlerini ilk defa duydukları, maddi sıkıntı içerisinde olduklarından günlük 80-100 TL karşılığı M. B. isimli şahıs tarafından talep edilmesi üzerine çekleri tahsil ettiklerinin beyan edildiği, nezdinde karşıt inceleme yapılan şirketler tarafından; söz konusu mükelleften mal ve hizmet alımlarının gerçek olduğu, tekstil aksesuarları faaliyetiyle iştigal ettikleri, depolarının ve çalışanlarının görüldüğü, ödemelerin banka ve çek aracılığıyla yapıldığının beyan edildiği, K. C. nezdinde tanzim edilen vergi inceleme tutanağında ise; tekstil aksesuarları alım satımı işiyle Kocasinan Merkez Mah. .... Cad. Şehit .... Sokak No:19/A ve 19/B Bahçelievler / İstanbul adresinde iştigal ettikleri, 19/B adresinin depo adresi olduğu, alım satımlarının gerçek olduğu, sigortalarını ödediği 7 adet çalışanın bulunduğu, yüklü olmayan satışların nakliyesinin mal alımını yapan firmalar tarafından karşılandığı, yüklü miktarda satışlar için ise taşıma şirketleri ile anlaşıldığı, 2016 hesap döneminde mal satımı karşılığında uzun vadeli çekler aldıkları ancak vadelerinin beklenilmeden alış yapılan firmalara ciro edildiği, bu yüzden 2016 yılı için tahsilatının olmadığı, banka hesabının bulunmadığı, personele maaş ödemelerinin elden yapıldığı için kayıtlara yansıtılmadığı, fiili envanter sayımının yapılmadığı, M. B. isimli bir şahsı tanımadığı, şirket çalışanları (N. T., S. K. ve N. A.) tarafından verilen beyanlarda; şirketin faal olduğu, deposunun bulunduğu, tekstil malzemelerinin bulunduğu, ücretlerini elden aldıkları, herhangi bir suç unsuruna rastlamadıklarının beyan edildiği tespitlerine yer verilmiştir.
Yukarıda özetlenen vergi tekniği raporundaki tespitlerden; bu mükellefin dava konusu dönemde yapılan yoklamalarda ya gayri faal olduğu ya da yeterli kapasitesinin olduğuna dair somut veriler elde edilemediği, yeterli kapasitesi olmamasına rağmen yüksek cirolar (mükellefin 2016 yılı katma değer vergisi matrahı toplamının 141.649.770,40 TL olduğu) elde ettiği, ödemelerine karşılık ciro ettiği çekleri tahsil eden şahısların ikamet adreslerine gönderilen bilgi isteme yazıların istinaden çekleri tahsil eden şahıslarla (A. O., K. B., M. Y., M. T., M. O.) düzenlenen tutanaklarda; adına tahsilat yapılan şirketleri tanımadıkları, şirket isimlerini ilk defa duydukları, maddi sıkıntı içerisinde olduklarından günlük 80-100 TL karşılığı M. B. isimli şahıs tarafından talep edilmesi üzerine çekleri tahsil ettiklerinin beyan edildiği, ayrıca mal hizmet alım ve satımı yapılan firmalar hakkında olumsuz tespitlerin bulunduğu göz önüne alındığında, anılan mükellefin gerçek bir ticari ilişki olmaksızın sahte ve muhteviyatı itibariyle yanıltıcı belge düzenlediğini somut olarak ortaya koyduğu, dolayısıyla davacı tarafından düzenlenen faturaların sahte faturalar olduğu ve komisyon karşılığı düzenlendiği sonucuna varılmakla; elde edilen komisyon gelirine ilişkin olarak söz konusu rapor done alınmak suretiyle davacı şirketin sahte fatura ticareti yapmak suretiyle elde ettiği komisyon gelirini beyan dışı bıraktığından bahisle hakkında düzenlenen vergi inceleme raporu uyarınca hesaplanan komisyon geliri nedeniyle vergilendirme işlemi tesis edilmesinde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.'' gerekçesiyle vergi ziyaı cezalı tarhiyatlar hukuka uygun bulunarak, davalı idarenin istinaf isteminin kabul edildiği ve davanın cezalı kurumlar vergisi tarhiyatı bakımından reddine karar verildiği anlaşılmaktadır.
Bu durumda, hukuka uygun olduğu mahkeme kararı ile tespit edilen kurumlar vergisi tarhiyatına bağlı olarak yapılan, dava konusu vergi ziyaı cezalı katma değer vergisi tarhiyatında da hukuka aykırılık bulunmamaktadır.
SONUÇ: Açıklanan nedenlerle, davalı idare istinaf başvurusunun kabulüne, İstanbul 2. Vergi Mahkemesi'nin 31/05/2019 tarih ve E:2018/877, K:2019/1058 Sayılı kararının kaldırılmasına, davanın reddine, isteme konu Mahkeme kararının hüküm fıkrası Dairemizin iş bu kararıyla değiştirildiğinden avukatlık ücreti ve yargılama giderlerine yönelik yeniden hüküm kurulmasına gerek görülerek, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 323. maddesine göre aşağıda dökümü yapılan 106,00-TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, davalı idare tarafından istinaf başvuru aşamasında yapılan 72,50-TL yargılama gideri ile Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca belirlenen 1.890,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı idareye verilmesine, 492 Sayılı Harçlar Kanunu'nun 3 Sayılı tarifesi uyarınca reddedilen miktar üzerinden 54,40-TL'den az olmamak üzere binde 4.55 oranında hesaplanacak nispi karar harcı ile harçtan muaf olması nedeniyle davalı idareden aranmayan 128,50-TL istinaf başvuru harcının aynı Kanun'un 13/j maddesinin parantez içi hükmü uyarınca davacıdan tahsiline, posta avansından artan kısmın hükmün kesinleşmesinden sonra taraflara iadesine, kararın tebliğini izleyen günden itibaren 30 gün içerisinde Danıştay Başkanlığı nezdinde temyiz yolu açık olmak üzere, 10.06.2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)