İSTEMİN KONUSU: Ankara 20. İdare Mahkemesince verilen 26/02/2019 gün ve E:2018/1933, K:2019/820 sayılı kararın kaldırılması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ:
(1) Dava konusu istem: Dava, davalı idare bünyesinde görev yapmakta iken 672 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yapılan başvurunun reddine dair 26/02/2018 tarih ve 2018/5068 sayılı işlemin iptali ile 10.000,00 TL maddi, 100.000,00 TL manevi tazminatın işlem tarihinden itibaren kanuni faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılmıştır.
(2) İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti: Ankara 20. İdare Mahkemesince; davacının, Bylock iletişim sistemini kullandığının tespit edildiği, örgüte iltisaklı Bankasya isimli banka hesabındaki mevduatında 2014 yılından itibaren artış meydana getirdiği, örgüte müzahir sendika ve dernekte üyelik kaydının olduğu, bu verilerin yanı sıra örgüte müzahir okulda veli kaydının olduğu, davacının bu eylemlerinin FETÖ/PDY ile normal bir vatandaştan beklenebilecek olandan daha yoğun bir ilişki içerisine girdiğini ortaya koyduğu, bu durumun davacının FETÖ/PDY ile bağı olduğu şeklinde değerlendirilmesinin makul ve hakkaniyete uygun düştüğü, dava konusu işlem hukuka uygun bulunduğundan davacının maddi ve manevi tazminat talebinin de reddi gerektiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF İSTEMİNDE BULUNANIN İDDİALARI: Davacı tarafından, yargılama aşamasında yerel mahkeme tarafından, AİHS'nin 7. maddesi ve Anayasanın 38/1 maddesi ihlal edilerek karar verilmesinin hukuka aykırı olduğu, dava konusu uyuşmazlıkta yerel mahkeme tarafından OHAL mevzuatının uygulanmasının hukuka aykırı olduğu, dava konusu uyuşmazlıkta görevli mahkemenin kuruluşunun doğal hakim ilkesine aykırı olduğu, yargılama aşamasında, yerel mahkeme tarafından, işlendiği zaman yürürlükte bulunan yasaların suç saymadığı eylemleri, Anayasa ve yasalarda düzenlenen sadakat yükümlülüğüne aykırı olarak değerlendirilmesinin hukuka aykırı olduğu, yine yargılama aşamasında, yerel mahkeme tarafından, hukuka aykırı elde edilen bulguların delil olarak kabul edilmesinin hukuka aykırı olduğu, somut olayda, önceden alınmış hiçbir yargı kararı olmadan Bylock verileri MİT tarafından ele geçirildiği için, bu verilerin MİT Kanununun 6/2 ve devamı hükümlerine aykırı olarak elde edilmiş yasa dışı delil niteliğinde olduğu, ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAF SAVUNMASININ ÖZETİ: İstinaf isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Ankara Bölge İdare Mahkemesi 13. İdari Dava Dairesince, davacının adli yardım talebinin kabulü yönünde ilk derece mahkemesince karar verildiği görüldüğünden, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 335.maddesinin 3.fıkrasında, adli yardımın, hükmün kesinleşmesine kadar devam edeceğinin belirtilmesi karşında, bu konuda yeniden bir karar verilmeksizin, 2577 sayılı Kanunun değişik 45. maddesi uyarınca dava dosyası incelenerek gereği görüşüldü:
İlk derece mahkemesince davacının adli yardım talebi kabul edilmiş olup, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 323. maddesinde harçlar, posta giderleri ve vekalet ücretinin yargılama giderleri arasında sayıldığı, aynı Kanunun 335. maddesinin 3.fıkrasında ise adli yardımın, yapılacak tüm yargılama ve takip giderlerinden geçici olarak muafiyet sağladığı ve hükmün kesinleşmesine kadar devam edeceği yönünde kural getirildiği hususları birlikte dikkate alındığında; vekalet ücreti dahil tüm yargılama giderlerine ilişkin tahsilatın, kararın kesinleşmesinden sonra yapılabileceği, dolayısıyla bu aşamada davacıdan herhangi bir tahsilat yapılamayacağı açık olmakla birlikte İdare Mahkemesi kararında vekalet ücretine ilişkin olarak bu yönde bir belirleme yapılmadığı anlaşılmıştır.
KARAR SONUCU:
Yapılan açıklamayla birlikte;
1-Ankara 20. İdare Mahkemesince verilen 26/02/2019 gün ve E:2018/1933, K:2019/820 sayılı karar usul ve hukuka uygun olup, kaldırılmasını gerektiren bir neden bulunmadığından, İSTİNAF İSTEMİNİN REDDİNE,
2-Anılan kararda ''Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca dava konusu işlem ve maddi tazminat istemi yönünden takdir edilen 2.075,00-TL, manevi tazminat istemi yönünden 2.075,00-TL olmak üzere 4.150,00-TL vekalet ücretinin davacı tarafından davalı idareye ödenmesine'' şeklinde kurulan hükmün, 2577 sayılı Kanunun 45.maddesinin 3. fıkrası gereğince; ''Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca dava konusu işlem ve maddi tazminat istemi yönünden takdir edilen 2.075,00-TL, manevi tazminat istemi yönünden 2.075,00-TL olmak üzere toplam 4.150,00-TL vekalet ücretinin iş bu kararın kesinleşmesinden sonra davacı tarafından davalı idareye ödenmesine'' olarak düzeltilmesine,
3-Aşağıda dökümü yapılan istinaf aşamasına ait yargılama giderinin istinaf edenin üzerinde bırakılmasına,
4-Adli yardım talebi kabul edilmiş olduğundan davacıdan önceden alınmamış olan istinaf yargılama giderlerine ait olan istinaf başvuru harcı ve resmi posta giderinin tahsili için karar kesinleştikten sonra mahkemesince ilgili vergi dairesine müzekkere yazılmasına,
2577 sayılı Kanunun değişik 46. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren 30 gün içerisinde Danıştay'a temyiz yolu açık olmak üzere, 21.01.2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)