İSTEMİN KONUSU: Ankara 20. İdare Mahkemesi'nce verilen 21/01/2019 gün ve E:2018/2060, K:2019/157 sayılı kararın kaldırılması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ:
(1) Dava konusu istem: Dava, davalı idare bünyesinde görev yapmakta iken 672 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yapılan başvurunun reddine dair 26/02/2018 tarih ve 2018/5126 sayılı işlemin iptali istemiyle açılmıştır.
(2) İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti: Ankara 20. İdare Mahkemesi'nce; davacının, FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün örgüt içi haberleşme programı olan ByLock iletişim sistemini kullandığı, örgütle iltisaklı Bank.... isimli bankadaki mevduatında 2014 yılından itibaren artış meydana getirdiği, örgüte müzahir sendikada üyelik kaydının olduğu, bu verilerin yanı sıra örgütle irtibatlı yayın organına muhtelif ödemelerde bulunduğu, bu eylemlerin mevcut olmasının davacının FETÖ/PDY ile normal bir vatandaşınkinden beklenebilecek olandan daha yoğun bir ilişki içerisine girdiğini ortaya koyduğu, bu durumda davacının FETÖ/PDY ile bağı olduğuna dair tespitin makul ve hakkaniyete uygun düştüğü, böyle bir durumda Anayasayla kurulmuş hür demokratik düzeni ortadan kaldırmayı amaçlayan terör örgütüyle bağı bulunduğu konusunda somut verilere ulaşılan davacının, Anayasaya sadakat yükümlülüğünü de ihlal ettiği anlaşıldığından, 672 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Bazı Tedbirler Alınması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname ile hiçbir işleme gerek kalmaksızın kamu görevinden çıkarılması üzerine kamu görevine iade edilmesi talebiyle Olağanüstü Hal İşlemleri İnceleme Komisyonu'na yaptığı başvurunun reddine ilişkin dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF İSTEMİNDE BULUNANIN İDDİALARI :Davacı tarafından, savunması alınmadan kamu görevinden çıkarıldığı, adil yargılanma hakkı, silahların eşitliği ve ölçülülük ilkelerinin ihlal edildiği, 2005-2006 tarihinden itibaren Bank .... kredi kartını kullandığı, başkaca bir para giriş ve çıkışının olmadığı, yasal şekilde kurulmuş bir sendikaya üye olmanın suç oluşturmayacağı, İdare Mahkemesince hakkındaki kesinleşmemiş mahkumiyet kararına dayanılmasının masumiyet karinesine aykırı olduğu, ByLock programına ilişkin verilerin elde ediliş biçimi de göz önüne alındığında delil olarak kullanılamayacağı, .... Medya Dağıtım A.Ş.'ye aboneliğinden dolayı para aktarmanın terör örgütü ile bağlantılı olduğu şeklinde yorumlanamayacağı ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAF SAVUNMASININ ÖZETİ: İstinaf isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Ankara Bölge İdare Mahkemesi 13. İdari Dava Dairesince, 2577 sayılı Kanunun değişik 45. maddesi uyarınca dava dosyası incelenerek gereği görüşüldü:
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 45. maddesinin 1. fıkrasında, "İdare ve vergi mahkemelerinin kararlarına karşı, başka kanunlarda aksine hüküm bulunsa dahi, mahkemenin bulunduğu yargı çevresindeki bölge idare mahkemesine, kararın tebliğinden itibaren otuz gün içinde istinaf yoluna başvurulabilir. Ancak, konusu beş bin Türk lirasını geçmeyen vergi davaları, tam yargı davaları ve idari işlemlere karşı açılan iptal davaları hakkında idare ve vergi mahkemelerince verilen kararlar kesin olup, bunlara karşı istinaf yoluna başvurulamaz." hükmüne yer verilmiş; 2. fıkrasında, istinafın temyizin şekil ve usullerine tabi olduğu belirtilmiş, "Temyiz dilekçesi" başlıklı 48. maddesinin 7. fıkrasında, temyiz dilekçesi verilirken gerekli harç ve giderlerin ödenmemiş olduğu, dilekçenin 3. madde esaslarına göre düzenlenmediği, temyizin kanuni süre içinde yapılmadığı veya kesin bir karar hakkında olduğunun anlaşıldığı hallerde, 2 ve 6. fıkralarda sözü edilen kararların, dosyanın gönderildiği Danıştayın ilgili dairesi ve kurulunca, kesin olarak verileceği hükmü düzenlenmiştir.
Dosyanın incelenmesinden; Ankara 20. İdare Mahkemesi'nce verilen 21/01/2019 gün ve E:2018/2060, K:2019/157 sayılı kararın, davacıya 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 21. maddesi uyarınca usulüne uygun olarak 12/04/2019 tarihinde tebliğ edilmesine rağmen, davacı tarafından verilen istinaf dilekçesinin 31/05/2019 tarihinde Mahkeme kayıtlarına girdiği görülmektedir.
Bu durumda, 12/04/2019 tarihinde tebliğ edilen Mahkeme kararına yönelik (30) günlük istinaf süresinin son günü olan 12/05/2019 tarihi Pazar gününe denk geldiğinden, en geç 13/05/2019 tarihinde istinaf kanun yoluna başvurulması gerekirken, bu süre geçirildikten sonra 31/05/2019 tarihinde istinaf talebinde bulunulduğu anlaşıldığından; yukarıda anılan Kanun'un 45/1. maddesi uyarınca istinaf isteminin süre aşımı nedeniyle incelenmesi olanağı bulunmamaktadır.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1-Davacının İSTİNAF İSTEMİNİN SÜRE AŞIMI NEDENİYLE REDDİNE,
2-Aşağıda dökümü yapılan istinaf aşamasına ait yargılama giderinin istinaf edenin üzerinde bırakılmasına,
3-Gider avansının kullanılmayan kısmının talep edilmesi halinde derhal, talep edilmemesi halinde karar kesinleştikten sonra mahkemesince istinaf başvurusunda bulunana re'sen iadesine,
2577 sayılı Kanunun değişik 46. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren 30 gün içerisinde Danıştay'a temyiz yolu açık olmak üzere, 12/02/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)