İSTEMİN KONUSU: Ankara 19. İdare Mahkemesince verilen 01/04/2019 gün ve E:2018/1292, K:2019/982 sayılı kararın kaldırılması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ:
(1) Dava Konusu İstem: Dava, davalı idare bünyesinde görev yapmakta iken 672 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yapılan başvurunun reddine dair 22.03.2018 tarih ve 2018/8343 sayılı işlemin iptali ile anılan işlem nedeniyle 1.000.000,00 TL manevi tazminatın ve yoksun kalınan parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılmıştır.
(2) İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti: Ankara 19. İdare Mahkemesince; davacının, Bylock iletişim sistemini kullandığı, dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı, yine, davacı tarafından, manevi tazminat talebine ilişkin kısmından feragat ettiği bildirildiğinden, feragat nedeniyle manevi tazminat davasının konusu kalmadığının anlaşıldığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptali ve parasal hak talepleri yönünden davanın reddine, manevi tazminat yönünden ise konusu kalmayan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
İSTİNAF İSTEMİNDE BULUNANIN İDDİALARI: Davacı tarafından, Ankara 26. Ağır Ceza Mahkemesinin hakkında vermiş olduğu kararın, istinaf incelemesi aşamasında olup kesinleşmediği, dolayısıyla dava konusu idare mahkemesi kararının hukuki dayanaktan yoksun olduğu, idare mahkemesi kararında, OHAL Komisyonu kararını İdari Yargılama Usul Kanununa göre, yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden hukuka uygunluğunu incelemesi gerektiği, incelemiş olsa idi OHAL Komisyonunun yetki gasbını çok açık net görebileceği, dava konusu işlemle mülkiyet hakkının ihlal edildiği, minimum güvenceler sunulmadan, kamu görevinden sürekli şekilde çıkarma işleminin, geçici bir tedbir niteliğinde olmayıp, bu konunun bir OHAL KHK'si ile düzenlenemeyeceği, 23.09.2014-21.12.2014 tarih aralığında bağlantı yaptığına dair CGNAT verilerinin gerçeği yansıtmadığı, şahsı hakkında Bylock sistemine girdiğine ve bu sistemi kullandığına dair User-ID, Şifre ve Grup elemanlarını içerir Bylock Tespit ve Değerlendirme Tutanağı olmadığı, oysa ki Morbeyin uygulaması ve benzer içeriklerle insanların Bylock serverlarına bilmeden bağlandığının, mahkeme kararlarına dahi yansıdığı, o halde şahsının da gerçekten Bylock kullanıcısı olmadığına dair savunmasının dikkate alınması gerektiği, sonuç itibariyle şahsı ile idare arasındaki uyuşmazlığın, hiçbir savunma hakkı tanınmadan, mahkemeye erişim hakkı engellenerek, masumiyet karinesi ihlal edilerek, ceza hukuku alanında bir sanığın sahip olduğu en temel sanık haklarından hiçbirine saygı gösterilmeden ve bir daha kamu görevinde çalışamayacak ve sivil ölüm oluşturur şekilde kamu görevinden çıkarılma cezasına ilişkin olduğu, ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAF SAVUNMASININ ÖZETİ: İstinaf isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Ankara Bölge İdare Mahkemesi 13. İdari Dava Dairesince, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 334'üncü maddesindeki koşulların gerçekleştiği görüldüğünden davacının adli yardım isteği kabul edilmek suretiyle, 2577 sayılı Kanunun değişik 45. maddesi uyarınca dava dosyası incelenerek gereği görüşüldü:
Davacı tarafından OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonu tarafından verilen kararın; yetki, şekil, sebep, maksat ve konu unsurları yönünden hukuka aykırı olduğu ileri sürülmüştür. Olağanüstü hal kapsamında kamu görevinden çıkarılanlar tarafından bu işlemlere karşı yapılan başvuru hakkında Komisyonun karar alma yetkisi, kaynağını Anayasa'dan alan 685 sayılı KHK ile tanınmış olduğundan ve anılan KHK, usulünce TBMM'de onaylandığından, işlemin yetki unsuru yönünden bir sakatlık bulunmadığı değerlendirilmektedir. Tesis edilen işlemin sebebi, davacının terör örgütü olduğu Milli Güvenlik Kurulunca tespit edilen ve Yargıtay tarafından bu yönde karar verilen FETÖ/PDY ile iltisak ve irtibatının aşağıda sıralanan somut delillerle ortaya konulmuş olmasıdır. Bu nedenle, dava konusu işlemin sebep unsuru yönünden de hukuka uygun olduğu açıktır. Komisyonun karar alma sürecinin yine KHK ile belirlendiği, karar alırken her türlü bilgi ve belgeye ulaşma imkanının bulunduğu ve davacı hakkında alınan kararda usul hükümlerine riayet edildiği görüldüğünden şekil unsuru yönünden de bir sakatlık bulunmadığı; öte yandan yukarıda açıklandığı üzere davacının kamu görevinden çıkarılması bir disiplin işlemi olmadığından bu konudaki mevzuat ve usulün uygulanmasının beklenemeyeceği, yine üst paragraflarda belirtildiği üzere devlet ve millet bekasının büyük ölçüde tehdit eden bir yapıyla hızlı ve etkin mücadele amacıyla tesis edilen işlemde sebep, maksat ve konu yönlerinden hukuka aykırılıktan bahsedilemeyeceği sonucuna ulaşılmıştır.
KARAR SONUCU:
Yapılan açıklamayla birlikte
1- Ankara 19. İdare Mahkemesince verilen 01/04/2019 gün ve E:2018/1292, K:2019/982 sayılı karar usul ve hukuka uygun olup, kaldırılmasını gerektiren bir neden bulunmadığından, İSTİNAF İSTEMİNİN REDDİNE,
2- Aşağıda dökümü yapılan istinaf aşamasına ait yargılama giderinin istinaf edenin üzerinde bırakılmasına,
3- Adli yardım talebi kabul edilmiş olduğundan davacıdan önceden alınmamış olan istinaf yargılama giderlerine ait olan istinaf başvuru harcı ve resmi posta giderinin tahsili için karar kesinleştikten sonra mahkemesince ilgili vergi dairesine müzekkere yazılmasına,
4- Gider avansının kullanılmayan kısmının talep edilmesi halinde derhal, talep edilmemesi halinde karar kesinleştikten sonra mahkemesince istinaf başvurusunda bulunana re'sen iadesine,
2577 sayılı Kanunun değişik 46. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren 30 gün içerisinde Danıştay'a temyiz yolu açık olmak üzere, 21/01/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)