İSTEMİN ÖZETİ: Davacı şirket tarafından, 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu'nun 96. maddesi uyarınca sermaye piyasasında değerleme faaliyetinin süresiz olarak yasaklanmasına ve anılan madde ile Seri: X, No:22 Tebliği'nin İkinci Kısmının 30. maddesinin 1. fıkrası kapsamında sermaye piyasasında bağımsız denetim yetkisinin iptal edilmesine ilişkin 28/06/2018 tarih ve 27/764 sayılı toplantıda alınan Kurul Kararı'nın iptali istemiyle açılan davada; uyuşmazlığın çözümlenmesi teknik bilgiyi gerektirdiğinden, Mahkemelerince 22.11.2018 tarihli kararı ile bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verildiği, Mahkemelerince sunulan 19.03.2019 kayıt tarihli bilirkişi raporunda özetle; ........ A.Ş'ne ilişkin 15.08.2017 tarihli, ........ A.Ş.'ne ilişkin 28.12.2017 tarihli denetim raporları ve çalışma kağıtlarına ilişkin iddiaların incelenmesinde; şirketlerin mali tabloların analizlerinde ve değerlendirmelerinde SPK denetim elemanları ile davacı şirket denetçilerinin yorum farkı olduğunun görüldüğü, 12 soruya verilen cevapların yeterli ve makul olduğu, Mega A.Ş.'nin 31.12.2016 tarihli finansal tablolarının denetimine ilişkin düzenlenen raporun BDS 220, BDS 230, BDS 500 standartlarına uygun olmadığı, yeterli mesleki özen ve titizliğin gösterilmediği, BDS 501'e ilişkin tespitlerin yetersiz olduğu, değerleme çalışmasının alt yapısını oluşturan know-how, bilgi bankası, iç genelge olmadığı iddiasının incelenmesinde; iddia konusu raporun tespit edildiği gibi BDS 220 - BDS 230 ve BDS 500 standartlarına uygun düzenlenmediği, yeterli mesleki özen gösterilmediği, 15.08.2017 ve 28.12.2017 tarihli değerleme raporlarının hazırlanmasına kaynak oluşturan tüm verilerin ve değerlemeye ilişkin varsayımların müşterisi şirket tarafından hazırlanarak davacı ........ Bağımsız Denetim A.Ş.'ne verildiği, davacı şirket tarafından müşterisi şirketçe verilmiş ve kamuya mal olmuş söz konusu bilgilerin doğruluğunun özel ve bağımsız olarak teyit edilmediği, her iki değerleme ile ilgili olarak ........ A.Ş. için BPP, ........ A.Ş. için HDSP kısaltmalı projelere istinaden yüksek değerlemelerde bulunulduğu, böylece şirketlerin sermaye ve mevcut öz varlıklarına nazaran neredeyse 1000 kat civarı fazla düzeyde değerlemelerde bulunulduğu, söz konusu projelerdeki varsayımlarla ilgili makullüğüne ve güvenilirliğine ilişkin herhangi bir dış kaynaklı çalışma yapılmadığı, müşteri şirket yönetimlerinin varsayımlarının kabul edildiği gerekçelerinin davacı şirkete iletildiği, bu hususlara ilişkin vakıa tespitlerinin ve değerlendirmelerin esasen kabul edildiği, yatırımcıya zarar verilmediği, bu raporların kullanılmasının müşterinin sorumluluğunda olduğu, sonuç olarak, tüm çalışmalarda ve raporlarda tarih hatası, isim hatası, unvan hatası gibi hataların mevcut olduğu, yeterli mesleki özenin gösterilmediği, 1000 kat civarı fazla yapılan değerlemelerin somut şekilde gerekçelendirilmediği, bu nedenle davacı şirketin eylemlerinde bulunan özensizlik ve eksikliklerin aşırı ve esasa etkili düzeyde olduğu, Mega A.Ş.'nin 31.12.2016 tarihli finansal tablolarının denetimine ilişkin düzenlenen raporun BDS 220, BDS 230, BDS 500 standartlarına uygun olmadığı, BDS 501'e ilişkin tespitlerin yetersiz olduğu, ........ Marka Proje Danışmanlığı ve İşletmeciliği A.Ş.'nin şirket değerleme tespitine ilişkin 15.08.2017 tarihli raporu ile ........ Moda ve Tekstil Ürünleri A.Ş.'nin 28.12.2017 tarihli değerleme raporlarında yer alan tespitlerin tarih hataları dışında yanlışlık içerdiğine dair net tespitler olmadığı, güvenilirlik ve mesleki etik kurallarına tam olarak uyulmadığı, tespitlerin denetim kalitesini etkileyeceği, davacı şirketin 2018 yılında devam eden sözleşmeleri olduğuna dair delile rastlanmadığı, davacı şirket değerleme raporlarında değerlendirme çalışmasına ilişkin know-how, alt yapı araştırma yapısının bulunmadığına ilişkin net ve kesinlik içeren tespitler olmadığı, şirketin değerlendirme raporlarında UDS 105, UDS 104, UDS 200'e uygun davranılmadığı, 6362 sayılı SPK'nın Seri:X ve 22 nolu Tebliği gereği SPK'nın 17.07.2003 tarih ve 875 sayılı kararı UDS III-62.1 sayılı Tebliği, BDS 230, BDS 220, BDS 500, BDS 501, UDS 102, UDS 104, UDS 105, UDS 200 sayılı Standartlarına tam olarak uyulmadığı, davacı şirketin eylemlerinde bulunan özensizlik ve eksikliklerin aşırı düzeyde olduğu yönünde görüş bildirildiğinin görüldüğü, anılan bilirkişi raporunun yapılan değerlendirmeler yönünden hükme esas alınabilecek nitelikte olduğu, davacı şirket tarafından bilirkişi raporuna yapılan itirazların yerinde görülmediği, bilirkişi raporunda yer verilen tespitlerin değerlendirilmesinden, davacı şirketin bağımsız denetim çalışma dosyaları, değerleme raporlarında özensizlik ve eksikliklerin aşırı düzeyde olduğu, UDS 105, UDS 104, UDS 200'e uygun davranılmadığı, 6362 sayılı SPK'nın Seri: X ve 22 nolu Tebliği gereği SPK'nın 17.07.2003 tarih ve 875 sayılı kararı UDS III-62.1 sayılı tebliği, BDS 230, BDS 220, BDS 500, BDS 501, UDS 102, UDS 104, UDS 105, UDS 200 sayılı Standartlarına tam olarak uyulmadığı, yeterli mesleki özen ve titizliğin gösterilmediği anlaşıldığından, davacı şirketin 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu'nun 96. maddesi uyarınca sermaye piyasasında değerleme faaliyetinin süresiz olarak yasaklanmasına ve anılan madde ile Seri: X, No:22 Tebliği'nin İkinci Kısmının 30. maddesinin 1. fıkrası kapsamında sermaye piyasasında bağımsız denetim yetkisinin iptal edilmesine ilişkin 28/06/2018 tarih ve 27/764 sayılı toplantıda alınan Kurul Kararı'nda hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine ilişkin olarak, Ankara 6. İdare Mahkemesi'nce verilen 21/06/2019 tarih ve E:2018/1615, K:2019/1254 sayılı kararın, hukuka aykırı olduğu ileri sürülerek istinaf başvurusunun kabulü ile anılan kararın kaldırılması ve dava konusu işlemin iptaline karar verilmesi istenilmektedir.
SAVUNMANIN ÖZETİ: Mahkeme kararında hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülerek istinaf başvurusunun reddi gerektiği savunulmuştur.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Ankara Bölge İdare Mahkemesi 8. İdari Dava Dairesince 2577 sayılı Yasanın değişik 45. maddesi uyarınca dava dosyası incelenerek gereği görüşüldü:
Ankara 6. İdare Mahkemesi'nce verilen 21/06/2019 tarih ve E:2018/1615, K:2019/1254 sayılı karar usul ve hukuka uygun olup istinaf başvurusunun kabulünü gerektiren bir neden bulunmadığından, davacı tarafın istinaf başvurusunun REDDİNE, yargılama giderlerinin başvuruda bulunan taraf üzerinde bırakılmasına, posta gideri avansından artan miktarın istenilmesi halinde ilgili tarafa iadesine, 2577 sayılı Yasanın değişik 46. maddesi uyarınca kararın tebliğini izleyen günden itibaren 30 gün içerisinde Danıştay ilgili Dairesine temyiz yolu açık olmak üzere, 07/02/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)