İSTEMİN ÖZETİ: Davacı tarafından, görev yaptığı .... Fen Lisesi'nin 667 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınan Tedbirlere İlişkin Kanun Hükmünde Kararname (KHK)'yle kapatılması nedeniyle çalışma izninin iptaline dair işleme karşı yapılan itirazın reddine ilişkin 06/12/2017 günlü, 1461193 sayılı işlemin iptali istemiyle açılan davada; davacının 23/09/2014 tarihinden itibaren .... Fen Lisesi'nin Tarih Öğretmeni olarak görev yaptığı, 10/09/2015 tarihinden itibaren adı geçen okulda müdür yardımcısı olarak görev yapmaya başladığı, okulun 667 sayılı KHK'ye ekli listede yer alarak kapatılması nedeniyle çalışma izninin iptalinin 21/07/2016 tarihli ve 7762886 sayılı Bakanlık Oluru doğrultusunda Bakanlık Özel Eğitim Kurumları Genel Müdürlüğü tarafından kişilerin mebbis modülüne işlenen "667 sayılı KHK kapsamında Kurumu kapatıldı" ibaresi ile gerçekleştirildiği, bu karara karşı yapılan itirazın Ankara Valiliği nezdinde oluşturulan komisyon tarafından değerlendirilmesi neticesinde reddi üzerine bakılan davanın açıldığı, olayda, 20/07/2016 tarihli ve 2016/9064 sayılı Bakanlar Kurulu Kararıyla ülke genelinde ilan edilen olağanüstü hal kapsamında, darbe teşebbüsü ve terörle mücadele çerçevesinde, milli güvenliğe tehdit oluşturduğu tespit edilen Fethullahçı Terör Örgütüne (FETÖ/PDY) aidiyeti, iltisakı veya irtibatı belirlenen ekli II sayılı listede davacının çalıştığı okulun yer aldığı, anılan örgütün faaliyetleri ve tehlikesi dikkate alındığında bu aşamada davacının adı geçen örgüt ile muhtemel bir bağının kurulması süratli bir şekilde gerçekleşmeyeceğinden alınması zaruri olan tedbirler kapsamında davacının da tedbiren çalışma izninin iptal edilmesinde kamu yararının bulunduğu, öte yandan, Milli Eğitim Bakanlığı Bakanlık Makamı'nın 11/10/2016 günlü ''Olur'' işlemi ile, 667 sayılı KHK kapsamında kapatılan kurumlarla ilgili olarak çalışma izinleri iptal edilen personel hakkında Valilikler tarafından komisyon oluşturularak milli güvenliğe tehdit oluşturduğu tespit edilen yapı, oluşum veya gruplara ya da terör örgütlerine üyeliği veya iltisakı, bunlarla irtibatı olmadığı belirtilen personellerin durumlarının gözden geçirilmesine karar verildiğinden bu şekilde kurulan komisyonlar uyarınca da davacı ile anılan örgüt arasındaki bağın varlığına göre işlem tesis edileceğinden böylelikle davacının, Anayasal teminat altında olan çalışma hürriyeti ile kamu menfaati arasında adil bir dengenin sağlanmasının amaçlandığı, bu durumda; davacının görev yaptığı okulun 667 sayılı KHK'yle kapatılması nedeniyle tedbiren çalışma izninin iptal edilmesine ilişkin dava konusu işlemde kamu yararına ve hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddi yönünde Ankara 4. İdare Mahkemesi'nce verilen 21/03/2019 gün ve E: 2017/1029, K:2019/637 sayılı kararın; davacı vekili tarafından, çalışma hürriyetinin ihlal edildiği, hukuka ve mevzuata aykırı olduğu ileri sürülerek kaldırılması istenilmektedir.
SAVUNMANIN ÖZETİ: Davalı Ankara Valiliği ve Milli Eğitim Bakanlığı vekillerince Mahkeme kararında hukuka aykırılık bulunmadığı savunularak talebin reddine karar verilmesi istenilmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Hüküm veren Ankara Bölge İdare Mahkemesi 4.İdari Dava Dairesi'nce davacının adli yardım isteminde bulunduğu ve başvurunun yapıldığı aşamada dosyada bulunan bilgi ve belgelerden, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 334 ve 339. maddelerinde sayılan şartların mevcut olduğu görüldüğünden adli yardım talebinin kabulüne karar verilip dava dosyası incelenerek işin gereği görüşülüp düşünüldü:
2577 sayılı Yasanın 45. maddesinin 1. fıkrasında, idare ve vergi mahkemelerinin kararlarına karşı, başka kanunlarda aksine hüküm bulunsa dahi, mahkemenin bulunduğu yargı çevresindeki bölge idare mahkemesine, kararın tebliğinden itibaren otuz gün içinde istinaf yoluna başvurulabileceği kurala bağlanmıştır.
6 Aralık 2018 tarihli 30617 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren ve elektronik ortamda yapılacak tebligata ilişkin usul ve esasları düzenlemek amacıyla hazırlanmış olan, Elektronik Tebligat Yönetmeliği'nin 5/1 (ğ) maddesinde; baro levhasına yazılı avukatlar, tebligatın elektronik yolla yapılması zorunlu olanlar arasında sayılmış olup, Elektronik yolla tebligatın, muhatabın elektronik tebligat adresine ulaştığı tarihi izleyen beşinci günün sonunda yapılmış sayılacağı, yine aynı Yönetmeliğin 9 (1)/6. maddesinde kural altına alınmıştır.
Dava dosyasının incelenmesinden; davacı tarafından, görev yaptığı .... Fen Lisesi'nin 667 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınan Tedbirlere İlişkin Kanun Hükmünde Kararnameyle kapatılması nedeniyle çalışma izninin iptaline dair işleme karşı yapılan itirazın reddine ilişkin 06/12/2017 günlü, 1461193 sayılı işlemin iptali istemiyle istemiyle açılan davada, Mahkemece verilen "davanın reddi" yönündeki kararın, davacı tarafından verilen istinaf dilekçesinde 29/05/2019 tarihinde tebellüğ edildiği/öğrenildiği belirtilse de, dava dosyasında mevcut olan E-Tebliğ Mazbatasına göre tebligatın 23/05/2019 tarihinde tebligat alanına konularak, 28/05/2019 tarihinde davacıya elektronik tebligat ile tebliğ edildiği, bu tarihi izleyen 29/05/2019 tarihi dahil 30 gün içinde olmak üzere en son 27/06/2019 (Perşembe günü) tarihinde istinaf yoluna başvurulması gerekirken 28/06/2019 tarihinde mahkeme kayıtlarına giren dilekçe ile yapıldığı görülen istinaf başvurusunun süre aşımı nedeniyle incelenmesi mümkün bulunmamaktadır.
Yukarıda açıklanan nedenlerle; istinaf talebinin süre aşımı nedeniyle reddine, yargılama giderlerinin başvuruda bulunan üzerinde bırakılmasına, davacının adli yardım istemi kabul edilmiş olduğundan davacıdan önceden alınmamış olan 164,80 TL istinaf yargılama giderlerinin karar kesinleştiğinde tahsili için Mahkemesince ilgili Vergi Dairesi Müdürlüğüne müzekkere yazılmasına, artan posta giderinin davacıya iadesine, 2577 sayılı Yasanın 46. maddesinin (c) bendi gereğince 30 gün içerisinde Danıştaya temyiz yolu açık olmak üzere, 28/02/2020 tarihinde sonucu itibariyle oybirliğiyle, tabi tutulduğu temyiz süresi yönünden ise oyçokluğuyla karar verildi.
AZLIK OYU
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin birinci fıkrasında, idare ve vergi mahkemelerinin kararlarına karşı, başka kanunlarda aksine hüküm bulunsa dahi, mahkemenin bulunduğu yargı çevresindeki bölge idare mahkemesine, kararın tebliğinden itibaren otuz gün içinde istinaf yoluna başvurulabileceği; aynı maddenin ikinci fıkrasında, istinafın, temyizin şekil ve usullerine tabi olduğu; 48. maddesinin altıncı fıkrasında da, temyizin kanuni süre geçtikten sonra yapılması veya kesin bir karar hakkında olması halinde de kararı veren merci tarafından temyiz isteminin reddine karar verileceği, ilgili merciin bu kararlarına karşı tebliğ tarihini izleyen günden itibaren yedi gün içinde temyiz yoluna başvurulabileceği kurallarına yer verilmiştir.
Yukarıda açıklanan nedenlerle, istinaf başvurusunun süre aşımı nedeniyle reddi yolundaki Dairemiz kararına, "2577 sayılı Yasa'nın değişik 48/6. maddesi uyarınca kararın tebliğini izleyen günden itibaren 7güniçerisinde Danıştay ilgili Dairesine temyiz yolu açık olmak üzere" şeklinde hüküm kurulması gerektiği görüşüyle, Dairemiz çoğunluk kararına bu yönüyle katılmıyorum. (¤¤)