İSTEMİN KONUSU: Ankara 19. İdare Mahkemesince verilen 17/04/2019 gün ve E:2018/3350, K:2019/1216 sayılı kararın kaldırılması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ:
(1) Dava konusu istem: Dava, davalı idare bünyesinde görev yapmakta iken 675 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yapılan başvurunun reddine dair 06.02.2018 tarih ve 2018/3513 sayılı işlemin iptali istemiyle açılmıştır.
(2) İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti: Ankara 19. İdare Mahkemesince; davacının, FETÖ/PDY silahlı terör örgütü mensuplarının kullanması amacıyla oluşturulduğu ve münhasıran bu suç örgütünün mensupları tarafından kullanılmakta olan bir ağ olduğu belirlenen ByLock iletişim sistemini kullandığı, bu nedenle dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF İSTEMİNDE BULUNANIN İDDİALARI: Davacı tarafından, kanaatince OHAL Komisyonlarının AİHM'e giden süreci uzatan bir oyalama komisyonu olduğu, nitekim ihracından yaklaşık iki yıl sonra anca mahkemeye başvurabildiği, idarelerin mahkemelerden üstün olduğu böyle zamanda başka türlü hareket beklenemeyeceği, işlemin iptali davası açıp bir ihtimal hukukun işleme ihtimalini görmeyi umduğu, ne yazık ki idare mahkemesinin, şansının olmadığını gösterdiği, idarenin hukuken hiçbir geçerliliği olmayan, irtibat ve iltisağın herhangi mahkeme kararına dayanmaksızın yaptığı keyfi muameleyi yazık ki idare mahkemesinin anılan kararı ile hukuki statü kazandırmaya çalıştığı, iddia ve yalandan öteye geçmeyen idarenin tespitleri konusunda kamu davası açılmış olup Yargıtay aşamasında olduğu, ancak idare mahkemesinin söz konusu kararında, kendisini Yargıtay yerine koyarak onayladığı, idari incelemeden ziyade yetkisini aşıp cezai durumu değerlendirmeye/görüş bildirmeye çalıştığı, hukuksuzluğun nereye kadar gidebildiğini ya da nerede kesildiğini görmek adına istinaf inceleme talebinde bulunma durumunun hasıl olduğu, sözde hukuka uygun, özünde hukuka aykırı bu kararın istinaf incelemesinden geçmesini talep ettiği, ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAF SAVUNMASININ ÖZETİ: İstinaf isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Ankara Bölge İdare Mahkemesi 13. İdari Dava Dairesince, 2577 sayılı Kanunun değişik 45. maddesi uyarınca dava dosyası incelenerek gereği görüşüldü:
İlk derece mahkemesince davacının adli yardım talebi kabul edilmiş olup, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 323. maddesinde harçlar, posta giderleri ve vekalet ücretinin yargılama giderleri arasında sayıldığı, aynı Kanunun 335. maddesinin 3.fıkrasında ise adli yardımın, yapılacak tüm yargılama ve takip giderlerinden geçici olarak muafiyet sağladığı ve hükmün kesinleşmesine kadar devam edeceği yönünde kural getirildiği hususları birlikte dikkate alındığında; vekalet ücreti dahil tüm yargılama giderlerine ilişkin tahsilatın, kararın kesinleşmesinden sonra yapılabileceği, dolayısıyla bu aşamada davacıdan herhangi bir tahsilat yapılamayacağı açık olmakla birlikte İdare Mahkemesi kararında yargılama gideri ve vekalet ücretine ilişkin olarak bu yönde bir belirleme yapılmadığı anlaşılmıştır.
İdare Mahkemesince, "kullanılmayan 59,10 TL yürütmeyi durdurma harcının istemi halinde ... davacıya iadesine" şeklinde hüküm kurulduğu görülmekte ise de; mahkeme aşamasında yürütmenin durdurulması isteminin incelenmeksizin reddi yönünde karar verildiği, 492 sayılı Harçlar Kanunu'na ekli (1) sayılı Tarife'nin A/III-2 numaralı maddesinde, idare mahkemelerince yürütmenin durdurulması istemi hakkında verilen kararlar için maktu harç alınacağı hükme bağlanmış olup, anılan maddede de, yürütmenin durdurulması isteminin incelenmeksizin reddi yönünde verilen kararlar için harç alınmayacağına dair istisnai bir hükme yer verilmediği dikkate alındığında, kullanılan 59,10 TL yürütmeyi durdurma harcının davanın reddine karar verilmiş olması nedeniyle yargılama giderleri arasında gösterilmek suretiyle davacı üzerinde bırakılmasına hükmedilmesi gerekirken, yargılama giderleri yönünden eksik hüküm kurulması sebebiyle istinafa konu kararın bu kısmının düzeltilmesi gerektiği sonucuna varılmıştır.
KARAR SONUCU:
Yapılan açıklamayla birlikte;
1-Ankara 19. İdare Mahkemesi'nce verilen 17/04/2019 gün ve E:2018/3350, K:2019/1216 sayılı karar usul ve hukuka uygun olup, kaldırılmasını gerektiren bir neden bulunmadığından, İSTİNAF İSTEMİNİN REDDİNE,
2-Anılan kararda ''belirlenen 1.362,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine'' şeklinde kurulan hükmün, 2577 sayılı Kanunun 45.maddesinin 3. fıkrası gereğince; ''belirlenen 1.362,00 TL vekalet ücretinin iş bu kararın kesinleşmesinden sonra davacıdan alınarak davalıya ödenmesine'' olarak düzeltilmesine,
3-Anılan kararda "aşağıda dökümü gösterilen yargılama giderine ait olan 180,20 TL'nin davacı üzerinde bırakılmasına," şeklinde kurulan hükmün, 2577 sayılı Kanunun 45.maddesinin 3. fıkrası gereğince; "aşağıda dökümü gösterilen 180,20 TL yargılama gideri ve 59,10 TL yürütmeyi durdurma harcının davacı üzerinde bırakılmasına" şeklinde düzeltilmesine,
4-Aşağıda dökümü yapılan istinaf aşamasına ait yargılama giderinin istinaf edenin üzerinde bırakılmasına,
5-Adli yardım talebi kabul edilmiş olduğundan davacıdan önceden alınmamış olan istinaf yargılama giderlerine ait olan istinaf başvuru harcı ve posta giderinin tahsili için karar kesinleştikten sonra mahkemesince ilgili kuruma müzekkere yazılmasına,
2577 sayılı Kanunun değişik 46. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren 30 gün içerisinde Danıştay'a temyiz yolu açık olmak üzere, 21.01.2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)