(2577 S. K. m. 45, 46)
İSTEMİN ÖZETİ: Turkcell İletişim Hizmetleri Anonim Şirketi'nde çalışmakta iken iş akdi 31.12.2013 tarihi itibarıyla, ikale sözleşmesi ile sona erdirilen davacıya, bu sözleşme kapsamında ödenen 192.000 ABD Doları üzerinden yapılan gelir (stopaj) vergisi kesintisinin iadesi istemiyle 24.12.2018 tarihinde Büyük Mükellefler Vergi Dairesi Müdürlüğü'ne yapılan düzeltme başvurusunun cevap verilmeyerek reddi üzerine 28.02.2019 tarihinde davalı idareye ulaşan dilekçeyle yapılan şikayet başvurusunun reddine dair 17.03.2019 tarih ve E.41757 sayılı işlemin iptali ve kesilen tutarın tecil faiziyle birlikte iadesi istemiyle açılan davanın, "... söz konusu ödemenin çalışanın işverenin faaliyette bulunduğu sektörde çalışmaması, pasif kalması yani rekabet etmemesi karşılığında yapılmış olduğu, bu sebeple işverene verilen hizmetin ve çalışmanın devamı niteliğinde olması sebebiyle ücret olarak nitelendirilmesi gerektiği anlaşılmış, bu tutar üzerinden gelir vergisi kesintisi yapılmasında hukuka aykırılık görülmediği..." gerekçesiyle, reddi yönünde verilen İstanbul 8. Vergi Mahkemesi'nin 16/10/2019 tarih ve E:2019/659, K:2019/2043 sayılı kararının, davacı tarafından, davacıya yapılan ödemenin rekabet yasağının karşılığı olarak ödendiği, bu sebeple ücret kapsamında olup ek ödeme olarak nitelendirilemeyeceği, iade yapılması gerekse dahi iadenin davacıya değil işverene yapılması gerektiği, yapılan işlemlerin hukuka uygun olduğu ileri sürülerek, istinaf yoluyla kaldırılması ve davanın kabulüne karar verilmesi istenilmektedir.
CEVAP DİLEKÇESİNİN ÖZETİ: Cevap dilekçesi verilmemiştir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Hüküm veren İstanbul Bölge İdare Mahkemesi İkinci Vergi Dava Dairesi'nce; dosyadaki belgeler incelenip istinaf başvurusu hakkında gereği görüşüldü:
2577 Sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun "İstinaf" başlıklı 45. maddesinin 1. fıkrasında, idare ve vergi mahkemelerinin kararlarına karşı, başka kanunlarda aksine hüküm bulunsa dahi, mahkemenin bulunduğu yargı çevresindeki bölge idare mahkemesine başvurulabileceği; 2. fıkrasında, istinafın, temyizin şekil ve usullerine tabi olduğu; 3. fıkrasında, bölge idare mahkemesinin, yaptığı inceleme sonunda ilk derece mahkemesi kararını hukuka uygun bulursa istinaf başvurusunun reddine karar vereceği, karardaki maddi yanlışlıkların düzeltilmesi mümkünse gerekli düzeltmeyi yaparak aynı kararı vereceği; 4. fıkrasında, bölge idare mahkemesinin, ilk derece mahkemesi kararını hukuka uygun bulmadığı takdirde istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar vereceği, bu halde bölge idare mahkemesinin işin esası hakkında yeniden bir karar vereceği; 6. fıkrasında da, bölge idare mahkemelerinin 46. maddeye göre temyize açık olmayan kararlarının kesin olduğu hükme bağlanmıştır.
Dava dosyasının incelenmesinden, istinaf istemine konu kararın usul ve hukuka uygun olduğu ve istinaf başvurusunda ileri sürülen sebepler ile dosyada mevcut bilgi-belgeler kapsamında, ortada, kararın kaldırılmasını gerektiren nitelikte bir neden bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Açıklanan nedenlerle, 2577 Sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45/3. maddesi uyarınca, istinaf başvurusunun reddine, aşağıda ayrıntısı gösterilen ve istinaf başvurusu aşamasında yapılan 185,50-TL tutarındaki yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, ayrıca 44,40-TL maktu karar harcının davalı idarece davacıdan tahsiline, artan posta avanslarının Mahkemesince yatıran tarafa iadesine, kararın taraflara tebliği için dosyanın Mahkemesine gönderilmesine, dava konusu tutar 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 46/b bendinde düzenlenen parasal sınırı aşmadığından, aynı Yasanın 45/6. maddesi uyarınca kesin olarak, 19.12.2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)