İSTEMİN KONUSU: Ankara 19. İdare Mahkemesince verilen 25/03/2019 gün ve E:2018/4857, K:2019/731 sayılı kararın kaldırılması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ:
(1) Dava konusu istem: Dava, davalı idare bünyesinde görev yapmakta iken 672 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yapılan başvurunun reddine dair 14/05/2018 tarih ve 2018/15822 sayılı işlemin iptali ile işlem nedeniyle yoksun kalınan özlük ve parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılmıştır.
(2) İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti: Ankara 19. İdare Mahkemesince; davacının, FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisaklı …..Katılım Bankası AŞ'de (Bank …….. 2014 yılından sonra para yatırdığı, FETÖ/PDY'ye aidiyeti, iltisakı veya irtibatı olduğu gerekçesiyle kapatılan …… Eğitimciler Sendikası'na üyeliğinin bulunduğu, FETÖ/PDY'ye aidiyeti, iltisakı veya irtibatı olduğu gerekçesiyle kapatılan ….. Derneği'ne para transferinin bulunduğu, bu nedenlerle FETÖ/PDY ile iltisak ve irtibatı sabit olduğu anlaşılmakla; kamu görevine iadesi talebiyle OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yaptığı başvurunun reddine ilişkin dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı, dava konusu işlem hukuka uygun bulunduğundan, bu işlem nedeniyle yoksun kaldığını iddia ettiği parasal ve özlük haklarının ödenmesi talebinin de reddi gerektiği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF İSTEMİNDE BULUNANIN İDDİALARI: Davacı tarafından, mahkeme kararının hakkaniyet ve ölçülülük ilkelerine aykırı olduğu, komisyon tespitleri ile ceza yargılamasında elde edilen delillerin kamu görevinden çıkarılmasına somut olarak sebep olup olmadığı hususu ortaya konulmaksızın, dava konusu işlem hakkında karar verildiği, Anayasal bir hak olan sendika üyeliğinin irtibat ve iltisak noktasında delil olarak değerlendirilmesinin hukuka aykırı olduğu, yine müzahir kuruluşa (....... Derneğine) bir defa yardım yapma iddiasının suç eylemi olarak değerlendirilmesinin de açık bir hukuka aykırılık olduğu, dava konusu işlem tarihinden sonraki bilgi, belge ve delillere göre karar verilmesinin de hukuka aykırı olduğu, savunma hakkı kullandırılmaksızın bireysel işlem tesis edilmiş olmasının hukuka aykırı olduğu, hakkında tesis edilen işlemin, yetki, şekil, konu, sebep ve maksat unsurları yönünden hukuka aykırı olduğu, sendikanın FETÖ ile ilgili veya bağlantılı bir sendika olduğunu bilmediği, şahsının anılan sendikaya hiç kimsenin talimat ve yönlendirmesi ile değil, tamamen kendi tercih ve isteğiyle, mesleki hak ve menfaatini daha iyi savunup geliştireceğini düşündüğü için üye olduğu, kaldı ki bunun aksini ispatlayacak dosyada herhangi bir bilgi veya belge de bulunmadığı, Bank Asya’da hesabının olmasının suç eylemi olarak değerlendirilmesinin açık hukuksuzluk olduğu, Bank Asya’daki hesabını, herhangi bir örgüt talimatı ile değil, tamamen kendi kararı ile ticari birikimin değerlendirmek amacıyla ve faizsiz bankacılık sistemiyle çalışması nedeniyle açtığı ve para yatırdığı, bu kuruma kesinlikle para yatırmadığı, ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAF SAVUNMASININ ÖZETİ: İstinaf isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Ankara Bölge İdare Mahkemesi 13. İdari Dava Dairesince, 2577 sayılı Kanunun değişik 45. maddesi uyarınca dava dosyası incelenerek gereği görüşüldü:
Davacı tarafından OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonu tarafından verilen kararın; yetki, şekil, sebep, maksat ve konu unsurları yönünden hukuka aykırı olduğu ileri sürülmüştür. Olağanüstü hal kapsamında kamu görevinden çıkarılanlar tarafından bu işlemlere karşı yapılan başvuru hakkında Komisyonun karar alma yetkisi, kaynağını Anayasa'dan alan 685 sayılı KHK ile tanınmış olduğundan ve anılan KHK, usulünce TBMM'de onaylandığından, işlemin yetki unsuru yönünden bir sakatlık bulunmadığı değerlendirilmektedir. Tesis edilen işlemin sebebi, davacının terör örgütü olduğu Milli Güvenlik Kurulunca tespit edilen ve Yargıtay tarafından bu yönde karar verilen FETÖ/PDY ile iltisak ve irtibatının aşağıda sıralanan somut delillerle ortaya konulmuş olmasıdır. Bu nedenle, dava konusu işlemin sebep unsuru yönünden de hukuka uygun olduğu açıktır. Komisyonun karar alma sürecinin yine KHK ile belirlendiği, karar alırken her türlü bilgi ve belgeye ulaşma imkanının bulunduğu ve davacı hakkında alınan kararda usul hükümlerine riayet edildiği görüldüğünden şekil unsuru yönünden de bir sakatlık bulunmadığı; öte yandan davacının kamu görevinden çıkarılması bir disiplin işlemi olmadığından bu konudaki mevzuat ve usulün uygulanmasının beklenemeyeceği, devlet ve millet bekasının büyük ölçüde tehdit eden bir yapıyla hızlı ve etkin mücadele amacıyla tesis edilen işlemde sebep, maksat ve konu yönlerinden hukuka aykırılıktan bahsedilemeyeceği sonucuna ulaşılmıştır.
KARAR SONUCU:
Yapılan açıklamayla birlikte;
1-Ankara 19. İdare Mahkemesince verilen 25/03/2019 gün ve E:2018/4857, K:2019/731 sayılı karar usul ve hukuka uygun olup, kaldırılmasını gerektiren bir neden bulunmadığından, İSTİNAF İSTEMİNİN REDDİNE,
2-Aşağıda dökümü yapılan istinaf aşamasına ait yargılama giderinin istinaf edenin üzerinde bırakılmasına,
3-Gider avansının kullanılmayan kısmının talep edilmesi halinde derhal, talep edilmemesi halinde karar kesinleştikten sonra mahkemesince istinaf başvurusunda bulunana re'sen iadesine,
2577 sayılı Kanunun değişik 46. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren 30 gün içerisinde Danıştay'a temyiz yolu açık olmak üzere, 21.01.2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)