İSTEMİNKONUSU: Ankara 21. İdare Mahkemesince verilen 27/05/2019 günlü ve E:2018/1433, K:2019/710 sayılı kararın kaldırılması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ:
(1) Dava konusu istem: Dava, davalı idare bünyesinde görev yapmaktayken 675 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yapılan başvurunun reddine dair 11/07/2018 tarihli ve 2018/24398 sayılı işlemin iptali istemiyle açılmıştır.
(2) İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti: Ankara 21. İdare Mahkemesince; dosyadaki ve davacı hakkında Isparta 2.Ağır Ceza Mahkemesinin E:2018/154 sayılı esasında yapılan ceza yargılamasında elde edilen bilgilere göre; HTS analiz raporlarında davacının adına kayıtlı GSM hattıyla haklarında FETÖ/PDY terör örgütü üyeliği suçundan soruşturma ve kovuşturma bulunan aralarında mahrem imamların da bulunduğu 88 kişiyle irtibatının bulunduğunun tespit edildiği, davacının FETÖ/PDY terör örgütüyle iltisaklı Bank.....'daki mevduatını örgüt liderinin talimat verdiği tarih sonrasındaki dönemde artırdığı, söz konusu deliller birlikte değerlendirildiğinde; davacının FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile en az irtibat ve iltisak düzeyinde bağı bulunduğu sonuç ve kanaatine varıldığından davacının başvurusunun reddine ilişkin dava konusu işlemde hukuka aykırılık görülmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF İSTEMİNDE BULUNANIN İDDİALARI :Davacı tarafından, herhangi bir somut eylem isnadında bulunulmadan kamu görevinden çıkarılmasının hukuka aykırı olduğu, FETÖ/PDY’yi ilk kez terör örgütü olarak kabul eden MGK kararı veya yargı kararı öncesi için kendisine herhangi bir suçlama yöneltilemeyeceği, başta savunma hakkı olmak üzere dilekçesinde belirttiği Anayasa ve AİHS hükümleri ile disiplin hukuku ve ceza hukuku ilkelerinin ihlal edildiği, ceza yargılamasında verilen kesinleşmemiş yargı kararlarının aleyhe değerlendirilemeyeceği, masumiyet karinesinin ihlal edildiği, OHAL KHK'sı ile kamu görevine son verilemeyeceği, OHAL KHK'sı ile kamu görevinden çıkarılmasının geçici, ölçülü ve orantılı bir tedbir mahiyetinde olmadığı, yasal olarak faaliyet gösteren banka, sendika, dernek, okul, şirket gibi özel hukuk tüzel kişileri hakkında sonradan OHAL kapsamında işlem yapılmasının geçmişte bu tüzel kişilerle yasal çerçevede ilişkisi olan kişilerin terör örgütüyle bağlantılı oldukları şeklinde yorumlanamayacağı ve aleyhe delil oluşturmayacağı, Bank.....ya örgütün talimatı ile finansal destek verdiği iddiasının gerçeği yansıtmadığı, eşinin düşük yapmasının etkisiyle faizsiz bankacılık yapması nedeniyle Bank.....'ya para yatırdığı, ayrıca …. Bankasında da katılım hesabının olduğu, terör örgütleriyle ve darbe girişimiyle ilişkilendirilebilecek herhangi bir eylem ve faaliyetinin olmadığı, dava konusu işlemde ve davanın reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararında hukuka uyarlık bulunmadığı ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAF SAVUNMASININ ÖZETİ: İstinaf isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Ankara Bölge İdare Mahkemesi 13. İdari Dava Dairesince, 2577 sayılı Kanun'un değişik 45. maddesi uyarınca dava dosyası incelenerek gereği görüşüldü:
Uyuşmazlıkta, davacı hakkındaki ceza yargılamasında, davacının kullandığı GSM hattı üzerinde yapılan HTS incelemesinde; davacının FETÖ/PDY terör örgütü Isparta mahrem yapılanmasında "polis amirleri mahrem imamı" ve "polis memurları mahrem imamı" yanında, FETÖ/PDY terör örgütünün Isparta üst mütevelli grubunun yargılandığı ceza davasında mahkumiyetlerine karar verilen ve bir kısmı firari olan 12 kişi ile ve örgütün üniversite yapılanmasındaki kişilerle irtibatlı olduğunun tespit edildiği, FETÖ/PDY terör örgütü elebaşının Bank.....a finansal destek talimatı sonrasında 08/01/2014 tarihinde eşi adına Bank.....'ya açılan hesaba, Bank..... Isparta Şubesi önünde Bankaya destek amaçlı protesto gösterilerinin yapıldığı 4-5-6 Şubat 2015 tarihlerine denk gelecek şekilde 06/02/2015 tarihinde para yatırdığı, örgütün Bank.....'ya finansal destek çağrısında bulunduğu diğer tarihte de Bank.....'ya para yatırdığı belirtilerek örgütün talimatı doğrultusunda hareket ettiği değerlendirmesinin yapıldığı, davacının kullandığı cep telefonu hakkındaki dijital materyal analiz raporunda; davacının (örgüte müzahir) "….", "…." ve "….." internet sitelerine ait kalıntılar olduğunun tespit edildiği, davacının Süleyman Demirel Üniversitesi akademik kadrosuna geçiş tarihinin FETÖ/PDY terör örgütünün üniversitede çok yoğun şekilde kadrolaştığı eski rektör (H.İ.) döneminde olduğu ve anılan rektörün FETÖ/PDY terör örgütüne üyelik suçundan Mahkemelerinde yargılandığı belirtilerek davacının üniversite akademik kadrosuna geçiş sürecinin olağan bulunmadığı değerlendirmesinin yapıldığı, davalı idarenin savunmasının ekinde dosyaya sunulan özet bilgi tablosunun 12. hanesinde; Süleyman Demirel Üniversitesinde öğretim üyesi olan davacının Tıp Fakültesine atanma şartlarını taşımadığı halde Isparta Sağlık Hizmetleri M.Y.O.'ya atandığı, akabinde (48 gün sonra) Tıp Fakültesinde görevlendirildiği, hülle yolu ile atandığı ve kadrolaşma bağlamında FETÖ/PDY terör örgütü ile irtibatının olduğu değerlendirmesinin yapıldığı hususları Mahkeme kararında belirtilen diğer delillerle birlikte değerlendirildiğinde, davacının çeşitli yol ve yöntemlerle FETÖ/PDY ile iltisak ve irtibat düzeyinde ilişkisinin olduğunu ortaya çıkarmaktadır.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1- Ankara 21. İdare Mahkemesince verilen istinafa konu karar, usul ve hukuka uygun olup kaldırılmasını gerektiren bir neden bulunmadığından İSTİNAF İSTEMİNİN REDDİNE,
2- Aşağıda dökümü yapılan istinaf aşamasına ait yargılama giderinin istinaf edenin üzerinde bırakılmasına,
3- Gider avansının kullanılmayan kısmının talep edilmesi halinde derhal, talep edilmemesi halinde karar kesinleştikten sonra Mahkemesince istinaf başvurusunda bulunana re'sen iadesine,
2577 sayılı Kanun'un değişik 46. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren 30 gün içerisinde Danıştaya temyiz yolu açık olmak üzere, 12/03/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)