İSTEMİN KONUSU: Ankara 21. İdare Mahkemesince verilen 14/06/2019 günlü ve E:2018/355, K:2019/841 sayılı kararın kaldırılması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ:
(1) Dava konusu istem: Dava, davalı idare bünyesinde görev yapmaktayken 677 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yapılan başvurunun reddine dair 10/07/2018 tarihli ve 2018/24129 sayılı işlemin iptali ile işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılmıştır.
(2) İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti: Ankara 21. İdare Mahkemesince; dosyadaki ve davacı hakkında Kastamonu Ağır Ceza Mahkemesinin E:2016/263 sayılı esasında yapılan ceza yargılamasında elde edilen bilgilere göre; davacının FETÖ/PDY terör örgütünün örgüt içi kriptolu haberleşme sistemi olan ByLock programını kullandığı, FETÖ/PDY terör örgütüyle iltisaklı Bank...'daki mevduatını örgüt liderinin talimat verdiği tarih sonrasındaki dönemde artırdığı, çocuğunun FETÖ/PDY'ye aidiyeti, iltisakı veya irtibatı olduğu gerekçesiyle kapatılan özel okulda (2014-2015 eğitim öğretim dönemine ilişkin) kaydının olduğu, FETÖ/PDY'ye aidiyeti, iltisakı veya irtibatı olduğu gerekçesiyle kapatılan ... A.Ş.'ye ödeme bilgisinin bulunduğu, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının 2017/68532 sayılı hazırlık soruşturmasında ele geçirildiği belirtilen FETÖ/PDY terör örgütünce Emniyet Teşkilatına yönelik olarak hazırlandığı anlaşılan örgüt arşivinde bulunan detay bilgisinde davacının … (FETÖ/PDY mensubu olup ''gassalın elindeki meyyit'' olarak ifade edilen, zaafları olmayan, her şeyiyle kendisini örgüte teslim etmiş, yöneticilik vasfı olan, grubu olan ve sohbet hocalığı yapan polis memurları) seviyesinde kodlandırılmış durumda olduğu, söz konusu deliller birlikte değerlendirildiğinde davacının FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile en az irtibat ve iltisak düzeyinde bağı bulunduğu sonuç ve kanaatine varıldığından davacının başvurusunun reddine ilişkin dava konusu işlemde hukuka aykırılık görülmediği, dava konusu işlem Mahkemelerince hukuka uygun bulunduğundan davacının yoksun kaldığı parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi isteminin de kabulüne olanak bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF İSTEMİNDE BULUNANIN İDDİALARI: Davacı tarafından, herhangi bir somut eylem isnadında bulunulmadan ve somut delil sunulmadan kamu görevinden çıkarılmasının hukuka aykırı olduğu, başta savunma hakkı olmak üzere dilekçesinde belirttiği Anayasa ve AİHS hükümleri ile disiplin hukuku ve ceza hukuku ilkelerinin ihlal edildiği, hakkında 657 sayılı Yasa hükümlerinin uygulanması gerektiği, hakkındaki ceza yargılaması sürecinin devam ettiği, ceza yargılamasında verilen kesinleşmemiş yargı kararlarının aleyhe değerlendirilemeyeceği, masumiyet karinesinin ihlal edildiği, İdare Mahkemesi kararının yeterli gerekçe içermediği, ByLock kullanıcısı olmadığı ve bu iddianın ispatlanamadığı, ByLock iletişim aracının kullanılmasının kişilerin terörist olarak nitelendirilmesi sonucunu doğurmayacağı, ByLock'un hukuka uygun bir delil olmadığı, hukuka aykırı delillerin dikkate alınamayacağı, örgütün talimatı ile ByLock ağına dahil olduğunun ispatlanamadığı, yasal olarak faaliyet gösteren banka, sendika, dernek, okul, şirket gibi özel hukuk tüzel kişileri hakkında sonradan OHAL kapsamında işlem yapılmasının geçmişte bu tüzel kişilerle yasal çerçevede ilişkisi olan kişilerin terör örgütüyle bağlantılı oldukları şeklinde yorumlanamayacağı ve aleyhe delil oluşturmayacağı, Bank...'ya örgütün talimatı ile finansal destek verdiği iddiasının gerçeği yansıtmadığı, FETÖ/PDY terör örgütünce Emniyet Teşkilatına yönelik olarak hazırlandığı belirtilen fişleme kayıtlarının aleyhe delil oluşturmayacağı, OHAL KHK'sı ile kamu görevine son verilemeyeceği, OHAL yönetiminin sona ermesi nedeniyle OHAL KHK'larının geçerliliğinin kalmadığı, OHAL KHK'sı ile kamu görevinden çıkarılmasının geçici, ölçülü ve orantılı bir tedbir mahiyetinde olmadığı, kamu görevine son verilmesine dayanak KHK'nın Anayasa'da öngörülen şekil şartlarına uygun olmadığı, dava konusu işlemde ve davanın reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararında hukuka uyarlık bulunmadığı ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAF SAVUNMASININ ÖZETİ: İstinaf isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Ankara Bölge İdare Mahkemesi 13. İdari Dava Dairesince, 2577 sayılı Kanun'un değişik 45. maddesi uyarınca dava dosyası incelenerek gereği görüşüldü:
Uyuşmazlıkta, Kurumu tarafından Komisyona intikal ettirilen personel bilgi dosyasında; hakkında üst amir kanaati olarak 14/08/2016 ve 18/10/2016 tarihlerinde yapılan değerlendirmelerde FETÖ/PDY terör örgütüyle kuvvetli irtibat ve iltisakı bulunduğu yönünde görüş belirtildiğinin tespit edildiği, davacı hakkındaki idari soruşturma bilgilerine göre 17/07/2016 tarihli Araştırma Raporunda; "Cebir ve şiddet kullanarak Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının öngördüğü düzeni ortadan kaldırmaya veya bu düzen yerine başka bir düzen getirmeye veya bu düzenin fiilen uygulanmasını önlemeye teşebbüs girişimi ile ilgili listede davacının isminin de yer aldığının, 11/01/2017 tarihli Tevdi Raporunda; "FETÖ/PDY terör örgütü elebaşı (F.G.)'nin 25/12/2013 tarihli çağrısı üzerine Bank...'ya kendisi, eşi ve çocukları adına hesap açtırıp para yatıran veya mevcut hesaplarına para ekleyen kişiler" arasında davacının isminin de yer aldığının, 05/12/2016 tarihli Tevdi Raporunda, "ByLock uygulamasını kullananlar" arasında davacının isminin de yer aldığının belirtildiği hususları Mahkeme kararında belirtilen diğer delillerle birlikte değerlendirildiğinde, davacının çeşitli yol ve yöntemlerle FETÖ/PDY ile iltisak ve irtibat düzeyinde ilişkisinin olduğunu ortaya çıkarmaktadır.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1-Ankara 21. İdare Mahkemesince verilen istinafa konu karar, usul ve hukuka uygun olup kaldırılmasını gerektiren bir neden bulunmadığından İSTİNAF İSTEMİNİN REDDİNE,
2- Aşağıda dökümü yapılan istinaf aşamasına ait yargılama giderinin istinaf edenin üzerinde bırakılmasına,
3- Adli yardım talebi kabul edilmiş olduğundan davacıdan önceden alınmamış olan istinaf yargılama giderlerinin tahsili için karar kesinleştikten sonra Mahkemesince ilgili tahsil dairesine müzekkere yazılmasına,
2577 sayılı Kanun'un değişik 46. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren 30 gün içerisinde Danıştay’a temyiz yolu açık olmak üzere, 06.07.2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)