İSTEMİN KONUSU: Ankara 24. İdare Mahkemesince verilen 27/06/2019 günlü ve E:2019/1669, K:2019/284 sayılı kararın kaldırılması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ:
(1) Dava konusu istem: Dava, davalı idare bünyesinde görev yapmaktayken 672 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yapılan başvurunun reddine dair 07/01/2019 tarihli ve 2019/826 sayılı işlemin iptali istemiyle açılmıştır.
(2) İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti: Ankara 24. İdare Mahkemesince; dosyadaki ve davacı hakkında Osmaniye 2. Ağır Ceza Mahkemesinin E:2018/123 sayılı esasında yapılan ceza yargılamasında elde edilen bilgilere göre; davacının FETÖ/PDY terör örgütü ile iltisaklı Bank…..'ya (Örgütün talimatı sonrasında) 2014 yılından itibaren para yatırdığı, FETÖ/PDY terör örgütü ile iltisaklı olan Sendikasına üyeliğinin bulunduğu, FETÖ/PDY'ye aidiyeti, iltisakı veya irtibatı olduğu gerekçesiyle kapatılan …. Derneğine 2014 - 2015 yılları arasında para gönderme bilgisinin olduğu, FETÖ/PDY'ye aidiyeti, iltisakı veya irtibatı olduğu gerekçesiyle TMSF'ye devredilen …. Medya Dağıtım A.Ş.'ye 2014-2016 yılları arasında ödeme bilgisinin bulunduğu, tanık beyanları ile FETÖ/PDY terör örgütüyle bağının ortaya konulduğu, örgüt üyelerinin grup sorumlusu olduğu, örgütün sohbet adı altındaki toplantılarını yaptığı, örgüt adına himmet, burs parası ve kurban derisi topladığı, örgüte ait öğrenci evlerine gıda yardımı yaptığı, örgütün yayın organlarına abone olup bu yayın organlarına abone kazandırdığı, 2013-2016 yılları arasında Düziçi İlçesinde bölgeci olarak faaliyet gösterdiği söz konusu deliller birlikte dikkate alındığında, davacının FETÖ/PDY terör örgütü ile en az irtibat derecesinde bağının olduğu sonucuna varıldığından, davacının başvurusunun reddine dair Komisyon kararında hukuka aykırılık görülmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF İSTEMİNDE BULUNANIN İDDİALARI: Davacı tarafından, iltisak ve irtibat kavramlarının terör örgütü üyeliği suçuna karşılık geldiği, bu nedenle iltisak ve irtibat bağının idari merciler tarafından tespit edilemeyeceği, başta savunma hakkı olmak üzere dilekçesinde belirttiği Anayasa ve AİHS hükümleri ile disiplin hukuku ve ceza hukuku ilkelerinin ihlal edildiği, OHAL KHK'sı ile kamu görevine son verilemeyeceği, OHAL KHK'sı ile kamu görevinden çıkarılmasının geçici, ölçülü ve orantılı bir tedbir mahiyetinde olmadığı, kamu görevine son verilmesine dayanak KHK'nın Anayasa'da öngörülen şekil şartlarına uygun olmadığı, OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonunun insan hakları ihlallerinin giderimini sağlayamadığı ve Komisyona başvurunun etkili bir başvuru yolu olmadığı, FETÖ/PDY’yi ilk kez terör örgütü olarak kabul eden MGK kararı veya yargı kararı öncesi için kendisine herhangi bir suçlama yöneltilemeyeceği, masumiyet karinesinin ihlal edildiği, yasal olarak faaliyet gösteren banka, sendika, dernek, okul, şirket gibi özel hukuk tüzel kişileri hakkında sonradan OHAL kapsamında işlem yapılmasının geçmişte bu tüzel kişilerle yasal çerçevede ilişkisi olan kişilerin terör örgütüyle bağlantılı oldukları şeklinde yorumlanamayacağı ve aleyhe delil oluşturmayacağı, dava konusu işlemde ve davanın reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararında hukuka uyarlık bulunmadığı ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAF SAVUNMASININ ÖZETİ: İstinaf isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Ankara Bölge İdare Mahkemesi 13. İdari Dava Dairesince, davacının adli yardım talebinin kabulü yönünde ilk derece mahkemesince karar verildiği görüldüğünden, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 323. maddesinde harçlar, posta giderleri ve vekalet ücretinin yargılama giderleri arasında sayılması ve aynı Kanun'un 335. maddesinin 3. fıkrasında; adli yardımın yapılacak tüm yargılama ve takip giderlerinden geçici olarak muafiyet sağladığı ve hükmün kesinleşmesine kadar devam edeceğinin belirtilmesi karşında, davacının adli yardım talebi hakkında yeniden bir karar verilmeksizin2577 sayılı Kanun'un değişik 45. maddesi uyarınca dava dosyası incelenerek gereği görüşüldü:
Uyuşmazlıkta, davacı hakkındaki ceza yargılamasında; davacının FETÖ/PDY terör örgütü ile irtibatlı ….. Derneğine 2015 yılında 300,00-TL aidat ödediğinin tespit edildiği, davacının ifade ve savunmalarında; 2006-2008 yılları arasında FETÖ/PDY terör örgütünün sohbet toplantılarına katıldığını, toplantılarda örgüt elebaşı (F.G.)'nin kitaplarının okunduğunu, CD'lerinin izlendiğini, 5-6 ay kadar bir süreyle Düziçi'nde bulunan ve (FETÖ/PDY terör örgütüyle irtibatı nedeniyle) KHK ile kapatıldığını düşündüğü sağlıkçıların bulunduğu bir derneğin akşamları kapısının açılarak çay demleme işlerini yaptığını, sağlıkçı kişilerin oluşturduğu sohbet grubuna 2011-2012 yıllarında katıldığını, ..... Derneğine üye olduğunu ikrar ettiği hususları Mahkeme kararında belirtilen diğer delillerle birlikte değerlendirildiğinde, davacının çeşitli yol ve yöntemlerle FETÖ/PDY ile iltisak ve irtibat düzeyinde ilişkisinin olduğunu ortaya çıkarmaktadır.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1- Ankara 24. İdare Mahkemesince verilen istinafa konu karar, usul ve hukuka uygun olup kaldırılmasını gerektiren bir neden bulunmadığından İSTİNAF İSTEMİNİN REDDİNE,
2- Aşağıda dökümü yapılan istinaf aşamasına ait yargılama giderinin istinaf edenin üzerinde bırakılmasına,
3- Adli yardım talebi kabul edilmiş olduğundan davacıdan önceden alınmamış olan istinaf yargılama giderlerine ait olan istinaf başvuru harcı ve posta giderinin tahsili için karar kesinleştikten sonra Mahkemesince ilgili tahsil dairesine müzekkere yazılmasına,
2577 sayılı Kanun'un değişik 46. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren 30 gün içerisinde Danıştaya temyiz yolu açık olmak üzere, 26/03/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)