(5307 S. K. m. 4, 16, 17, Geç. m. 8) (5237 S. K. m. 7, 45) (5326 S. K. m. 3, 5) (Sıvılaştırılmış Petrol Gazları Piyasası Fiyatlandırma Sistemi Yönetmeliği m. 5, 8)
İSTEMİN ÖZETİ: Davacı şirket tarafından; .... adresinde .... sayılı bayilik lisansı ile faaliyet gösteren akaryakıt istasyonunda 07.03.2016 tarihinde yapılan denetimde, ilan panosunda otogaz satış fiyatının ilan edilmediğinin tespit edildiğinden bahisle, 5307 sayılı Kanunu'nun 4. maddesinin birinci ve ikinci fıkraları ile Sıvılaştırılmış Petrol Gazları Piyasası Fiyatlandırma Sistemi Yönetmeliğinin 5.maddesinin birinci fıkrasının (3) numaralı bendine ve aynı yönetmeliğin 8. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendine aykırılık nedeniyle, davacı şirketin, aynı Kanunun 16. maddesinin 2. fıkrasının (b) bendi uyarınca 442.596,00-TL idari para cezası ile cezalandırılmasına ilişkin 25.01.2018 tarih ve 7664-46 sayılı Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu kararının iptali istemiyle açılan davada; her ne kadar davacı şirketin tespit olunan aykırı fiilinin sübuta erdiği açık ise de ceza hukukunun genel bir ilkesi olan ve idari para cezalarına ilişkin olarak idare hukuku açısından da uygulama yeri bulan "lehe kanunun uygulanmasına" dair ilke göz önünde bulundurulduğunda, niteliği itibarıyla düzeltme imkanı olan bir fiil gerçekleştirdiği tespit edilen davacı hakkında 5307 sayılı Kanunun geçici 8 inci maddesinde belirtilen usul yerine getirildikten sonra işlem tesis edilmesi gerekirken davacının doğrudan idari para cezası ile cezalandırılmasına yönelik işlemde hukuka uygunluk bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline ilişkin olarak, Ankara 5. İdare Mahkemesi'nce verilen 19/09/2019 tarih ve E:2018/2388, K:2019/1663 sayılı kararın, hukuka aykırı olduğu ileri sürülerek istinaf başvurusunun kabulü ile anılan kararın kaldırılması ve davanın reddine karar verilmesi istenilmektedir.
SAVUNMANIN ÖZETİ: Mahkeme kararında hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülerek istinaf başvurusunun reddi gerektiği savunulmuştur.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Ankara Bölge İdare Mahkemesi 8. İdari Dava Dairesince 2577 sayılı Yasanın değişik 45. maddesi uyarınca dava dosyası incelenerek gereği görüşüldü :
Dava; davacı şirket tarafından; .... adresinde .... sayılı bayilik lisansı ile faaliyet gösteren akaryakıt istasyonunda 07.03.2016 tarihinde yapılan denetimde, ilan panosunda otogaz satış fiyatının ilan edilmediğinin tespit edildiğinden bahisle, 5307 sayılı Kanunu'nun 4. maddesinin birinci ve ikinci fıkraları ile Sıvılaştırılmış Petrol Gazları Piyasası Fiyatlandınma Sistemi Yönetmeliğinin 5.maddesinin birinci fıkrasının (3) numaralı bendine ve aynı yönetmeliğin 8. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendine aykırılık nedeniyle, davacı şirketin, aynı Kanunun 16. maddesinin 2. fıkrasının (b) bendi uyarınca 442.596,00-TL idari para cezası ile cezalandırılmasına ilişkin 25.01.2018 tarih ve 7664-46 sayılı Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu kararının iptali istemiyle açılmıştır.
Yurt içi ve yurt dışı kaynaklardan temin olunan sıvılaştırılmış petrol gazlarının güvenli ve ekonomik olarak rekabet ortamı içerisinde kullanıcılara sunumuna ilişkin piyasa faaliyetlerinin şeffaf, eşitlikçi ve istikrarlı biçimde sürdürülmesi için gerekli düzenleme, yönlendirme, gözetim ve denetim faaliyetlerinin yapılmasını sağlamak amacıyla hazırlanıp yürürlüğe girmiş olan, 5307 sayılı Sıvılaştırılmış Petrol Gazları (LPG) Piyasası Kanunu ve Elektrik Piyasası Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un dava konusu fiil ve dava konusu işlem tarihinde yürürlükte bulunan 4. maddesininin birinci ve ikinci fıkralarında;"Lisans, sahibine lisansta yer alan faaliyetin yapılması ile bu konularda taahhütlere girişilmesi haklarını verir. Lisans ile tanınan haklar; bu Kanunun, ilgili diğer mevzuatın ve lisansta yer alan hususların yerine getirilmesi koşuluyla kullanılır."düzenlemesi yer almış olup, 16. maddesinin ikinci fıkrasının; b/3 bendinde, "sahip olunan lisansın verdiği haklar dışında faaliyet gösterilmesi" ; b/4 bendinde de, "son fıkrası hariç 4 üncü madde hükümlerinin ihlali" halinde sorumlulara ikiyüzelli bin Türk Lirası idari para cezası verileceği kurala bağlanmıştır.
Öte yandan dava konusu fiil ve dava konusu işlem tarihinde yürürlükte bulunan Sıvılaştırılmış Petrol Gazları (LPG) Piyasası Fiyatlandırma Sistemi Yönetmeliğinin "Fiyat İlanı" başlıklı 8. maddesinde;"1) LPG Otogaz Bayilik Lisansı sahipleri; / a) İstasyonlarında satışa sundukları otogazın fiyatını istasyonların ön cephesinde, yoldan açıkça görünür şekilde konuşlandırılmış ilan panosunda ilan etmekle, / B) İlan panosunda yer alan fiyatların üzerinde otogaz satışı yapmamakla, / C) Dağıtıcısı tarafından Kuruma bildirilen il tavan fiyatını aşmamakla yükümlüdür. / ... / 4) İstasyonda birden fazla ilan panosu bulunması halinde ilan panolarındaki otogaz fiyat bilgileri birbirleri ile aynı olmalıdır."hükmü bulunmaktadır.
Ayrıca 5307 sayılı Sıvılaştırılmış Petrol Gazları (LPG) Piyasası Kanunu ve Elektrik Piyasası Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 16. Maddesi Uyarınca 2016 Yılında Uygulanacak Para Cezaları Hakkında Tebliğ'de Kanun'un 16. maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendine ilişkin 2016 yılında uygulanacak idari para cezasının miktarı da 442.596,00-TL olarak belirlenmiştir.
Yukarıya alınan mevzuat hükümleri uyarınca, sıvılaştırılmış petrol gazı piyasasında faaliyet gösteren kişi veya kuruluşların lisans verilmesi koşullarına uygun davranmaları gerektiği ve lisans ile tanınan hakların ilgili mevzuatın yerine getirilmesi koşuluyla kullanılabileceği, bu kapsamda, satışa sunulan otogazın fiyatını ilan panosunda ilan etmekle ve ilan panosunda yer alan fiyatların üzerinde otogaz satışı yapmamakla ve istasyonda birden fazla ilan panosu bulunması halinde ilan panolarındaki otogaz fiyat bilgilerinin birbirleri ile aynı olması ile yükümlü oldukları, anılan yükümlülüklerin ihlali halinde idari para cezası müeyyidesinin uygulanabileceği açıktır.
İdari yaptırıma konu olan ve davacıya atfedilen"ilan panosunda otogaz satış fiyatının ilan edilmemesi" şeklindeki fiil nedeniyle ihlal edildiği belirtilen 5307 sayılı Kanunu'nun 4. maddesinin birinci ve ikinci fıkralarının ihlali için idari para cezası öngören 5307 sayılı Kanunun 16.maddesi, dava konusu Kurul kararının tesis edildiği tarihten sonr....8.02.2019 tarih ve 30700 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanmak suretiyle yürürlüğe giren 14.02.2019 tarihli ve 7164 sayılı Maden Kanunu ile Bazı Kanunlarda ve Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 35.maddesi ile yeniden düzenlenmiş ve yeni düzenlemenin 16. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (1) nolu alt bendinde, "Dördüncü fıkrasının (ç), (h), ve (ı) bentleri ile son fıkrası hariç 4 üncü madde hükümlerinin ihlali" halinde sorumlulara ikiyüzellibinbin Türk Lirasından az olmamak ve ikimilyonyediyüzellibin Türk Lirasını geçmemek üzere fiilin işlendiği tarihten bir önceki yılda ilgili lisansa konu LPG piyasası faaliyetine ilişkin net satış hasılatının binde onikisi oranında idari para cezası verileceği kuralına yer verilmiştir.
5307 sayılı Kanunun "Yaptırımlar" başlıklı 17.maddesi7164 sayılı Maden Kanunu ile Bazı Kanunlarda ve Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 36.maddesi ile yeniden düzenlenmiş ve yeniden düzenlenen " İdari Yaptırımlar" başlıklı 17. maddesinde, "İdari yaptırımlar; tedbirler, lisans iptalleri ve idari para cezalarından oluşur. Bu Kanuna göre idari para cezaları, tedbirler ve lisans iptallerinin uygulanması bu Kanunun diğer hükümlerinin uygulanmasına engel oluşturmaz. Bu Kanuna göre verilen idari para cezaları, alınan tedbirler ve lisans iptalleri diğer kanunlar gereği yapılacak işlemleri engellemez. Bu Kanuna göre idari yaptırımlar aşağıdaki usulde yürütülür:
a) Lisans sahibi kişiler hakkında bu Kanuna, ikincil mevzuata veya lisans hükümlerine, Kurul kararlarına aykırı davranılması hâlinde; Kurul tarafından belirlenen niteliği itibarıyla düzeltme imkânı olan fiiller için ilgilisine Kurum veya Kurumca yetkilendirilen kuruluşlar tarafından, otuz gün içerisinde aykırılığın giderilmesi, aksi halde hakkında geçici durdurma yapılabileceği ihtar edilir. Verilen ihtar süresi sonunda mevzuata aykırı durumu devam ettirenlerin ilgili piyasa faaliyeti altmış gün süre ile geçici olarak durdurulur. Niteliği itibarıyla düzeltme imkânı olan fiilin tespit tarihinden itibaren iki yıl içerisinde tekrar edilmesi hâlinde ise ihtar işlemi uygulanmaksızın ilgili piyasa faaliyeti altmış gün süre ile geçici olarak durdurulur. Geçici durdurma süresince, tehlikeli eylemin veya kötüniyetin veya ürünlerde zarar oluşmasının önlenmesi ile faaliyetin durdurulmasına neden olan durumun ortadan kaldırılmasına ilişkin faaliyetler dışında hiçbir piyasa faaliyeti yapılamaz. Geçici durdurma süresi sonunda da tespit edilen aykırılıklar giderilmezse, faaliyetin durdurulmasına devam edilerek soruşturma başlatılır ve gerekli idari yaptırımlar uygulanır. Lisans iptalleri Kurumca yapılacak soruşturma neticesine göre karara bağlanır. Yapılan geçici durdurma sonrasında mevzuata aykırı durumun ortadan kalkması hâlinde geçici durdurma hali sona erdirilir......" şeklinde düzenleme getirilmiştir.
5307 sayılı Kanun'un 17. maddesinde yer verilen kural kapsamında, 14/03/2019 tarih ve 8487-6 sayılı Kurul kararı ile, niteliği itibarıyla düzeltme imkânı bulunan fiiller belirlenmiş, "ilan panosunda otogaz satış fiyatının ilan edilmemesi"bu fiiller arasında sayılmıştır.
Ayrıca, 5307 sayılı Kanuna7164 sayılı Maden Kanunu ile Bazı Kanunlarda ve Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun37. maddesi ile eklenen Geçici 8. maddesinin birinci fıkrasında, " Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce Kurulca idari para cezası verilmemiş olanve Kurul tarafından belirlenen niteliği itibarıyla düzeltme imkânı bulunan fiiller için, 17 nci maddenin ikinci fıkrasının (a) bendinde belirtilen ihtar yapıldıktan sonra sonucuna göre gerekirse idari soruşturma başlatılarak yaptırımlar uygulanır." kuralına, anılan maddenin ikinci fıkrasında ise, " ............. Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla Kurul kararına bağlanmış ancak tahsilatı tamamlanmamış olan idari para cezaları, işlenen fiil için bu Kanunla birlikte daha düşük bir idari para cezası uygulanmasının öngörülmesi hâlinde, ilgili vergi dairesince 16 ncı maddenin ilgili bentlerinde belirlenmiş olan asgari maktu hadden tahsil edilir. Kısmen veya tamamen tahsil edilen idari para cezaları iade edilmez." kuralına yer verilmiştir.
İdarî yaptırımlar; yasaların açıkça yetki verdiği ve yasaklamadığı durumlarda, araya yargı kararı girmeden, idarenin doğrudan doğruya, bir işlemi ile ve idare hukukuna özgü usullerle uyguladığı müeyyideler şeklinde tanımlanmaktadır.
5237 sayılı Türk Ceza Kanunun "Cezalar" başlıklı 45.maddesinde, "Suç karşılığında uygulanan yaptırım olarak cezalar, hapis ve adli para cezalarıdır" şeklinde bir düzenleme ile kabahatleri ceza kanunu dışında bırakmıştır.
Söz konusu durum karşısında Kabahatler tamamen müeyyidesiz bırakılmayıp 5326 sayılı Kabahatler Kanunu ile düzenlenmiştir.
5326 sayılı Kabahatler Kanunu idari yaptırımları “idari para cezası” ve “idari tedbirler (mülkiyetin kamuya geçirilmesi ve diğer tedbirler)” olarak belirlemiştir.
5326 sayılı Kabahatler Kanunu'nun 3. maddesinde, idarî yaptırım kararlarına karşı kanun yoluna ilişkin hükümlerin, diğer kanunlarda aksine hüküm bulunmaması hâlinde; diğer genel hükümlerin ise, idarî para cezası veya mülkiyetin kamuya geçirilmesi yaptırımını gerektiren bütün fiiller hakkında uygulanacağı belirtilmiş ve bu genel hükümlerden birisi de"zaman bakımından uygulama" Kabahatler Kanununun 5. maddesinin (1) numaralı fıkrasında, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun zaman bakımından uygulamaya ilişkin hükümlerinin kabahatler bakımından da uygulanacağı belirtilmiştir.
5237 sayılı Türk Ceza Kanun’un “Zaman Bakımından Uygulama” başlıklı 7. maddesinin (2) numaralı fıkrasında, “Suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanunların hükümleri farklı ise, failin lehine olan kanun uygulanır ve infaz olunur.” düzenlemesine yer verilmiştir.
Zaman bakımından uygulama, cezaya ilişkin bir kanunun zaman dilimi itibariyle hangi andan itibaren uygulanabileceğinin belirlenmesiyle ilgili bir konudur. Zaman bakımından uygulama konusunda Türk Ceza Kanunu “fiilin işlendiği zamanı” esas almıştır. Buna göre fiilin işlendiği zamanda yürürlükte olan kanununa göre bir değerlendirmede bulunulacaktır.
Buna göre, idari para cezalarında, ceza verilmesinin dayanağı kuralın yürürlükten kaldırılması veya lehe düzenleme yapılması yoluyla ortaya çıkan yeni hukuki durumun dikkate alınması gerekmektedir.
Bu bakımdan; İdari yaptırımlarda, sonradan yürürlüğe giren kanunların ne şekilde uygulanacağı, başka bir ifade ile idari yaptırımlara ilişkin olarak lehe olan kanunun geçmişe yürüyüp yürümeyeceği konusu önem arzetmekte, bu hususa yönelik olarak getirilen geçici maddelerde yapılan düzenlemelerle bir ilinti kurulmaktadır.
Yukarıda aktarımı yapılan 7164 sayılı Maden Kanunu ile Bazı Kanunlarda ve Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun36. ve 37 (geçici 8). maddelerinin gerekçesinde de ifade edildiği üzere, sıvılaştırılmış petrol gazları piyasasında kabahat olarak nitelendirilip belli bir müeyyideye bağlanmış ancak maddenin yürürlüğe girdiği 28.02.2019 tarihinden önce Kurulca idari para cezası verilmemiş olan ve niteliği itibarıyla düzeltme imkânı bulunan mevzuat ihlalleri için, soruşturma açma veya idari para cezası uygulanmadan önce ihtar müessesesi getirilmiş, maddenin yürürlüğe girdiği 28.02.2019 tarih itibarıyla Kurul kararına bağlanmış, ancak tahsilatı tamamlanmamış olan idari para cezaları için bu kanunla birlikte daha düşük bir idari para cezası uygulanmasının öngörülmesi hâlinde ilgili vergi dairesince asgari maktu hadden tahsil edileceği öngörülmüştür.
Madde düzenlemesindeki ''ve'' bağlacı; her iki koşulu....-Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce Kurulca idari para cezası verilmemiş olma ve 2-Kurul tarafından belirlenen niteliği itibarıyla düzeltme imkânı bulunan fiiller olması koşullarının birlikte gerçekleşmesi halinde Kanunda öngörülen düzenlemenin uygulanmasını kayıt altına almaktadır. Bir başka ifadeyle Kanun koyucunun 5307 sayılı Kanunun 17. maddesindeki idari yaptırımlara ilişkin getirdiği yeni usuldeki koşulları düzenlenlerken dikkate aldığı hususlar, daha önce verilmiş ve kesinleşmiş idari para cezalarının bu yeni usülden yararlanamayacağı sonucunu ortaya çıkarmaktadır. Kanunun bu açık düzenlemesi karşısında artık lehe Kanun tartışmasının yapılmasına da hukuki olanak bulunmamaktadır.
Öte yandan, yukarıda yer verilen tüm anlatımlar, dava konusu uyuşmazlık ile birlikte değerlendirilecek olursak; idari yaptırıma konu olan ve davacıya atfedilen"ilan panosunda otogaz satış fiyatının ilan edilmesi" şeklindeki yükümlülüğün yürürlükten kaldırılmadığı, başka bir ifade ile idari para cezası verilecek fiiller kapsamından çıkarılmadığı ve söz konusu fiil için öngörülen idari para cezası miktarında ise bir azalma meydana gelmediği, aksine idari para cezasının yükseltildiği, ayrıca 7164 sayılı Kanunun Geçici 8. maddesinin getirdiği sınırlama kapsamında ihtarın yalnızca maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce Kurulca para cezası verilmemiş veniteliği itibarıyla düzeltme imkanı olan fiiler için getirildiği göz önüne alındığında, 7164 sayılı Kanun ile getirilen yeni düzenlemelerin davacının fiili yönünden lehe bir durum yaratmadığı anlaşıldığından, dava konusu işlemde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamaktadır.
Dava dosyasında yer alan bilgi ve belgelerin incelenmesinden, .... adresinde .... sayılı bayilik lisansı ile faaliyet gösteren akaryakıt istasyonunda 07.03.2016 tarihinde yapılan denetimde, ilan panosunda otogaz satış fiyatının ilan edilmediğinin istasyon yetkilisinin de imzaladığı tutanak ile tespit edildiği, davalı idarece yürütülen soruşturma kapsamında davacı şirketin yazılı savunması alındıktan sonra düzenlenen raporda yer alan tespit ve görüşlerin Kurul tarafından değerlendirilerek, dava konusu idari para cezasının tesis edilmesi üzerine bakılan davanın davanın açıldığı anlaşılmıştır.
Kanunîlik ilkesi, ortaya çıkan sonuca ceza uygulanabilmesini, fiilin kanunlarda açık bir şekilde kabahat veya suç olarak tanımlanması şartına bağlamaktadır. Tipiklik unsuru olarak da ifade edilen kanunî unsur, somut fiilin kanunda belirlenmiş soyut hukuk normuna uygun olmasını ifade etmektedir.
5307 sayılı Kanun'un 4. maddesindeki düzenlemenin, lisans sahiplerinin genel nitelikli hak, kısıtlama ve yükümlülüklere ilişkin olduğu, anılan maddenin birinci ve ikinci fıkrasının, lisans sahiplerine, lisans hangi faaliyete (rafinerici, taşıma, iletim, bayilik v.b) ilişkin olarak verilmişse, sadece buna ilişkin alanda piyasa faaliyetinde bulunabilecekleri ve bu hakkın lisansta kayıtlı hususlar dahilinde kullanılabileceğine ilişkin koşulları düzenlediği açıktır.
Bu itibarla, dava konusu idari para cezasının tesis edilmesine sebep olan fiilin,"ilan panosunda otogaz satış fiyatının ilan edilmemesi" olarak belirlendiği, anılan eylemin karşılığında ise "sahip olunan lisansın verdiği haklar dışında faaliyet gösterilmesi" fiilinin karşılığı olan idari para cezasının tesis edildiğinin görüldüğü, ancak dava dosyasında mevcut olan tespite göre, ilan panosunda fiyat ilan edilmeksizin satış yapılması suretiyle faaliyetin usulüne uygun olarak yürütülmediği açık olmakla birlikte, mevzuatın belirlediği kurallara uygun olarak bir başka deyişle usulüne uygun yürütülmemesinden dolayı davacıya idari yaptırım uygulanması mümkün ise de, davacıya isnat edilen; "ilan panosunda otogaz satış fiyatının ilan edilmemesi" şeklindeki fiilin karşılığının, 5307 sayılı Kanunun 16. maddesinde idarî yaptırım olarak belirlenmediği anlaşıldığından, lisansın verdiği haklar dışında faaliyetin yürütüldüğünün kabulü ile 5307 sayılı Kanunun 16. maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendinin (3) numaralı alt bendi uyarınca verilen idari para cezasında hukuka uyarlık bulunmamakta olup, dava konusu işlemin iptali yolunda verilen İdare Mahkemesi kararında ise sonucu itibariyle hukuki isabetsizlik bulunmamaktadır.
Ankara 5. İdare Mahkemesi'nce verilen 19/09/2019 tarih ve E:2018/2388, K:2019/1663 sayılı karar usul ve hukuka uygun olup istinaf başvurusunun kabulünü gerektiren bir neden bulunmadığından, davalı tarafın istinaf başvurusunun yukarıda belirtilen gerekçeyle REDDİNE, yargılama giderlerinin başvuruda bulunan taraf üzerinde bırakılmasına, posta gideri avansından artan miktarın istenilmesi halinde ilgili tarafa iadesine, 2577 sayılı Yasanın değişik 46. maddesi uyarınca kararın tebliğini izleyen günden itibaren 30 gün içerisinde Danıştay ilgili Dairesine temyiz yolu açık olmak üzere, 07/10/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)