İSTİNAF İSTEMİNİN KONUSU: Davalı idare bünyesinde görev yapmaktayken 677 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yapılan başvurunun reddine dair 13/06/2018 tarihli ve 2018/20202 sayılı işlemin iptali ile işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılan davada, dava dosyasında bulunan bilgi ve belgelere göre dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı, dava konusu işlem Mahkemelerince hukuka uygun bulunduğundan, davacının yoksun kaldığı parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi isteminin de kabulüne olanak bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddi yönünde Ankara 21. İdare Mahkemesince verilen 13/05/2019 tarihli ve E:2018/1550, K:2019/536 sayılı kararın taraflarca aleyhlerine olan kısımlarının kaldırılması istenilmektedir.
İSTİNAF İSTEMİNDE BULUNANIN İDDİALARI (DAVACI): Davacı tarafından, teknisyen olarak görev yapmaktayken kamu görevine son verildiği, herhangi bir somut eylem isnadında bulunulmadan kamu görevinden çıkarılmasının hukuka aykırı olduğu, başta savunma hakkı ve masumiyet karinesi olmak üzere dilekçesinde belirttiği Anayasa ve AİHS hükümleri ile Disiplin Hukuku ve Ceza Hukuku ilkelerinin ihlal edildiği, ... kullanıcısı olmadığı ve bu iddianın ispatlanamadığı, yasal olarak faaliyet gösteren banka, sendika, dernek, okul, şirket gibi özel hukuk tüzel kişileri hakkında sonradan OHAL kapsamında işlem yapılmasının geçmişte bu tüzel kişilerle yasal çerçevede ilişkisi olan kişilerin terör örgütüyle bağlantılı oldukları şeklinde yorumlanamayacağı ve aleyhe delil oluşturmayacağı, Bankasya'ya örgütün talimatı ile finansal destek verdiği iddiasının gerçeği yansıtmadığı, hakkındaki ceza yargılaması sürecinin devam ettiği, ceza yargılamasında verilen kesinleşmemiş yargı kararlarının aleyhe değerlendirilemeyeceği, aleyhine olan tanık beyanlarının gerçeği yansıtmadığı, dava konusu işlemde ve davanın reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararında hukuka uyarlık bulunmadığı ileri sürülmektedir.
İSTİNAF İSTEMİNDE BULUNANIN İDDİALARI (DAVALI): Davalı idare tarafından, davacının adli yardımdan yararlanmasının lehlerine hükmedilen vekalet ücretinin tahsili için kararın kesinleşmesinin beklenmesi sonucunu doğurmayacağı, bu nedenle söz konusu vekalet ücretinin taraflarına ödenmesinde kararın kesinleşmesi koşulu öngören Mahkeme kararının bu kısmının düzeltilmesi gerektiği ileri sürülmektedir.
DAVACININ SAVUNMASININ ÖZETİ: Savunma verilmemiştir.
DAVALININ SAVUNMASININ ÖZETİ: Davacının istinaf isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Ankara Bölge İdare Mahkemesi 13. İdari Dava Dairesince, davacının adli yardım talebinin kabulü yönünde ilk derece mahkemesince karar verildiği görüldüğünden, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 323. maddesinde harçlar, posta giderleri ve vekalet ücretinin yargılama giderleri arasında sayılması ve aynı Kanun'un 335. maddesinin 3. fıkrasında; adli yardımın yapılacak tüm yargılama ve takip giderlerinden geçici olarak muafiyet sağladığı ve hükmün kesinleşmesine kadar devam edeceğinin belirtilmesi karşında, davacının adli yardım talebi hakkında yeniden bir karar verilmeksizin 2577 sayılı Kanun'un değişik 45. maddesi uyarınca dava dosyası incelenerek gereği görüşüldü:
I - Davacının İstinaf İstemi Yönünden:
Uyuşmazlıkta, davacı hakkındaki ceza yargılamasında; davacının FETÖ/PDY terör örgütüyle iltisaklı Abant Çalışanlar Derneğine, Bolu Köylerimizi Kalkındırma ve Yaşatma Derneğine ve Bolu İdareciler ve Emekliler Dayanışma Derneğine üyelik bilgisinin olduğunun, yapılan aramalarda uhdesinde FETÖ/PDY terör örgütü elebaşı (....)'nin kitaplarının ele geçirildiğinin, dijital materyalleri üzerinde yapılan incelemede FETÖ/PDY terör örgütü elebaşı (....)'nin vaaz ve video kayıtlarına erişim sağlandığının, HTS kayıtlarına göre FETÖ/PDY terör örgütü üyeliği suçundan hakkında işlem yapılan 100 şahısla irtibatının bulunduğunun, FETÖ/PDY adına sohbet toplantıları düzenlediğinin, tanık (...)'yi örgüte müzahir ... Gazetesi'ne abone yaptığının, örgüte müzahir ...'e üyeliğini sağladığının, örgütün sohbet toplantılarına götürdüğünün tespit edildiğinin belirtildiği hususları, dava konusu işlemde belirtilen diğer delillerle birlikte değerlendirildiğinde, davacının çeşitli yol ve yöntemlerle FETÖ/PDY ile iltisak ve irtibat düzeyinde ilişkisinin olduğunu ortaya çıkarmaktadır.
Bu durumda; İlk derece Mahkemesinin kararının da hukuki isabetsizlik bulunmadığı sonucuna varıldığından davacının istinaf isteminin reddi gerekmiştir.
II- Davalı İdarenin İstinaf İstemi Yönünden:
Davacının adli yardım talebinin kabulü yönünde ilk derece mahkemesince karar verildiği görülmekte olup 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 335. maddesinin 3. fıkrasında yer alan; adli yardımın, yapılacak tüm yargılama ve takip giderlerinden geçici olarak muafiyet sağladığı ve hükmün kesinleşmesine kadar devam edeceği düzenlemesi ile aynı Kanun'un 323. maddesinde yer verilen avukatlık ücretinin yargılama giderleri arasında sayıldığı hususları birlikte dikkate alındığında, İdare Mahkemesi kararında yer alan yargılama gideri ve vekalet ücretinin tahsilinin, kanun yolu incelemeleri dahil kararın kesinleşmesinden sonra yapılabileceği, dolayısıyla bu aşamada davacıdan gerek Mahkeme ve gerekse istinaf safhasındaki yargılama giderleri ile vekalet ücretinin tahsil edilemeyeceği açıktır. Bu nedenle davalı idarenin istinaf başvurusunun reddi gerekmektedir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1- Ankara 21. İdare Mahkemesince verilen istinafa konu karar, usul ve hukuka uygun olup kaldırılmasını gerektiren bir neden bulunmadığından tarafların istinaf istemlerinin REDDİNE,
2- Aşağıda dökümü yapılan istinaf aşamasına ait davacı ve davalı idare tarafından yapılan yargılama giderlerinin istinaf edenlerin üzerinde bırakılmasına,
3- Adli yardım talebi kabul edilmiş olduğundan davacıdan önceden alınmamış olan istinaf yargılama giderlerinin tahsili için Mahkemesince karar kesinleştikten sonra ilgili tahsil dairesine müzekkere yazılmasına,
4- Gider avansının kullanılmayan kısmının talep edilmesi halinde derhal, talep edilmemesi halinde karar kesinleştikten sonra Mahkemesince istinaf başvurusunda bulunan davalıya re'sen iadesine,
2577 sayılı Kanun'un değişik 46. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren 30 gün içerisinde Danıştay’a temyiz yolu açık olmak üzere, 03.11.2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)