İSTEMİN KONUSU: Ankara 22. İdare Mahkemesince verilen 23/05/2019 günlü ve E:2018/2532, K:2019/1078 sayılı kararın kaldırılması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ:
(1) Dava konusu istem: Dava, davalı idare bünyesinde görev yapmaktayken 677 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yapılan başvurunun reddine dair 08/08/2018 tarihli ve 2018/29010 sayılı işlemin iptali istemiyle açılmıştır.
(2) İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti: Ankara 22. İdare Mahkemesince; dosyadaki ve davacı hakkında Denizli 5.Ağır Ceza Mahkemesinin E:2017/19 sayılı esasında yapılan ceza yargılamasında elde edilen bilgilere göre; davacının FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisaklı Bank...'daki hesabına FETÖ/PDY terör örgütünün talimatı sonrasında para yatırdığı dolayısıyla örgüt liderinin talimatı doğrultusunda hareket ettiği, FETÖ/PDY'ye aidiyeti, iltisakı veya irtibatı olduğu gerekçesiyle kapatılan ... Derneğine sms ile para gönderdiği, söz konusu deliller birlikte dikkate alındığında davacının FETÖ/PDY terör örgütü ile iltisak ve irtibatının sabit olduğu sonucuna ulaşıldığından dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF İSTEMİNDE BULUNANIN İDDİALARI: Davacı tarafından, herhangi bir somut eylem isnadında bulunulmadan kamu görevinden çıkarılmasının hukuka aykırı olduğu, FETÖ/PDY’yi ilk kez terör örgütü olarak kabul eden MGK kararı veya yargı kararı öncesi için kendisine herhangi bir suçlama yöneltilemeyeceği, OHAL KHK'sı ile kamu görevine son verilemeyeceği, OHAL yönetiminin sona ermesi nedeniyle OHAL KHK'larının geçerliliğinin kalmadığı, OHAL KHK'sı ile kamu görevinden çıkarılmasının geçici, ölçülü ve orantılı bir tedbir mahiyetinde olmadığı, kamu görevine son verilmesine dayanak KHK'nın Anayasa'da öngörülen şekil şartlarına uygun olmadığı, başta savunma hakkı ve masumiyet karinesi olmak üzere dilekçesinde belirttiği Anayasa ve AİHS hükümleri ile disiplin hukuku ve ceza hukuku ilkelerinin ihlal edildiği, kamu görevinden çıkarıldığı tarihte mevcut olmayan delil ve tespitlerin Komisyon kararına ve yargılamaya esas alınamayacağı gibi aleyhine sonuç doğurmayacağı, yasal olarak faaliyet gösteren özel hukuk tüzel kişileri hakkında sonradan OHAL kapsamında işlem yapılmasının geçmişte bu tüzel kişilerle yasal çerçevede ilişkisi olan kişilerin terör örgütüyle bağlantılı oldukları şeklinde yorumlanamayacağı ve aleyhe delil oluşturmayacağı, dava konusu işlemde ve davanın reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararında hukuka uyarlık bulunmadığı ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAF SAVUNMASININ ÖZETİ: İstinaf isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Ankara Bölge İdare Mahkemesi 13. İdari Dava Dairesince, 2577 sayılı Kanun'un 17/2. maddesi uyarınca davacının duruşma istemi yerinde görülmeyerek aynı Kanun'un değişik 45. maddesi uyarınca dava dosyası incelenerek gereği görüşüldü:
Uyuşmazlıkta, davacı hakkındaki ceza yargılamasında, ... Üniversitesi Personel Daire Başkanı olarak görev yapan davacının, 2011 yılında ... Üniversitesi Rektörlüğü seçiminde FETÖ/PDY'nin desteklediği Rektör (....)'ye seçim gecesi örgütün talimatıyla (....)'nin genel sekreter, (....)'nin rektör yardımcısı olarak atanmasına dair kararı rektörün onayına sunduğu, Rektör (....)'nin bu isimlerin çok deşifre olmaları nedeniyle kabul etmediği ancak daha sonra bu kişilere önemli görevler verdiği, davacının personel daire başkanı olarak görev yapmaktayken örgütün üniversitede kadrolaşmasında aktif rol aldığının, evinde yapılan aramada KHK'ları eleştiren ve bu süreçte yapılması gerekenleri belirten (örgütsel) notlar bulunduğunun iddianamede belirtildiği, aleyhine tanık beyanları bulunduğu, örgüte müzahir ... Gazetesi'ne aboneliğinin bulunduğunu ve çocuğunu 2013 yılında FETÖ/PDY'ye müzahir Dershaneye gönderdiğini ikrar ettiği hususları Mahkeme kararında belirtilen diğer delillerle birlikte değerlendirildiğinde, davacının çeşitli yol ve yöntemlerle FETÖ/PDY ile iltisak ve irtibat düzeyinde ilişkisinin olduğunu ortaya çıkarmaktadır.
Öte yandan, İdare Mahkemesi kararında davacının "FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne üye olma" suçundan mahkumiyetine karar verildiği ifadesine yer verilmiş ise de; davacı hakkında FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne üye olma suçundan kamu davası açılmakla birlikte ağır ceza mahkemesince davacının "FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne yardım etme suçundan" mahkumiyetine karar verildiği görüldüğünden, kararın yazımı aşamasında Mahkemece sehven yer verildiği anlaşılan söz konusu ifade, gerçeği yansıtmaması yanında masumiyet karinesi de dikkate alınarak davacı aleyhine değerlendirilmemiştir.
KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle;
1-Ankara 22. İdare Mahkemesince verilen istinafa konu karar, usul ve hukuka uygun olup kaldırılmasını gerektiren bir neden bulunmadığından İSTİNAF İSTEMİNİN REDDİNE,
2- Aşağıda dökümü yapılan istinaf aşamasına ait yargılama giderinin istinaf edenin üzerinde bırakılmasına,
3- Gider avansının kullanılmayan kısmının talep edilmesi halinde derhal, talep edilmemesi halinde karar kesinleştikten sonra Mahkemesince istinaf başvurusunda bulunana re'sen iadesine,
2577 sayılı Kanun'un değişik 46. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren 30 gün içerisinde Danıştay’a temyiz yolu açık olmak üzere, 16.07.2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)