YARGILAMA SÜRECİ:
(1) Dava konusu istem: Dava, davalı idare bünyesinde görev yapmaktayken 672 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yapılan başvurunun reddine dair 09/07/2018 tarihli ve 2018/23806 sayılı işlemin iptali istemiyle açılmıştır.
(2) İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti: Ankara 22. İdare Mahkemesince; dosyadaki ve davacı hakkında Karaman Ağır Ceza Mahkemesinin E:2017/308 sayılı esasında yapılan ceza yargılamasında elde edilen bilgilere göre; davacının FETÖ/PDY terör örgütünün örgüt içi haberleşme programı olan ByLock'u kişisel telefonuna yüklediği ve kendisinin kullandığı, FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisaklı Bank....'daki hesabına FETÖ/PDY terör örgütünün talimatı sonrasında para yatırdığı dolayısıyla örgüt liderinin talimatı doğrultusunda hareket ettiği, söz konusu deliller birlikte dikkate alındığında davacının FETÖ/PDY terör örgütü ile iltisak ve irtibatının sabit olduğu sonucuna ulaşıldığından dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF İSTEMİNDE BULUNANIN İDDİALARI: Davacı tarafından, OHAL KHK'sı ile kamu görevine son verilemeyeceği, OHAL yönetiminin sona ermesi nedeniyle OHAL KHK'larının geçerliliğinin kalmadığı, OHAL KHK'sı ile kamu görevinden çıkarılmasının geçici, ölçülü ve orantılı bir tedbir mahiyetinde olmadığı, kamu görevine son verilmesine dayanak KHK'nın Anayasa'da öngörülen şekil şartlarına uygun olmadığı, KHK ile kamu görevine son verilmesinin fonksiyon gaspı olduğu, başta savunma hakkı olmak üzere dilekçesinde belirttiği Anayasa ve AİHS hükümleri ile disiplin hukuku ve ceza hukuku ilkelerinin ihlal edildiği, FETÖ/PDY’yi ilk kez terör örgütü olarak kabul eden MGK kararı veya yargı kararı öncesi için kendisine herhangi bir suçlama yöneltilemeyeceği, Yasa mahiyetinde olmayan ve gizli nitelikte bulunan MGK kararlarının yargı kararlarına dayanak oluşturamayacağı, uyuşmazlığa bakan Mahkemenin kurulma ve yetkilendirme sürecinin tabii hakim ilkesine uygun olmadığı, Anayasaya sadakat yükümlülüğünü ihlal ettiğine dair herhangi bir somut delil ortaya konulmadığı, ByLock kullanıcısı olduğuna dair iddianın ispatlanamadığı, ByLock'un hukuka uygun bir delil olmadığı, hukuka aykırı delillerin dikkate alınamayacağı, ByLock'un FETÖ/PDY terör örgütünün münhasır iletişim ağı olduğu iddiasının gerçeği yansıtmadığı, yasal olarak faaliyet gösteren banka, sendika, dernek, okul, şirket gibi özel hukuk tüzel kişileri hakkında sonradan OHAL kapsamında işlem yapılmasının geçmişte bu tüzel kişilerle yasal çerçevede ilişkisi olan kişilerin terör örgütüyle bağlantılı oldukları şeklinde yorumlanamayacağı ve aleyhe delil oluşturmayacağı, kamu görevinden çıkarıldığı tarihte mevcut olmayan delil ve tespitlerin Komisyon kararına ve yargılamaya esas alınamayacağı gibi aleyhine sonuç doğurmayacağı, masumiyet karinesinin ve bir suç için bir ceza verilir ilkesinin (Non bis in idem) ihlal edildiği, ceza yargılamasında verilen kesinleşmemiş yargı kararlarının aleyhe değerlendirilemeyeceği, OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonunun insan hakları ihlallerini gidermediği, yargılama giderlerinden tamamen muaf tutulması gerektiği, öne sürdüğü bazı argümanların Mahkeme kararında somut olarak karşılanmayarak gerekçeli karar hakkının ihlal edildiği, dava konusu işlemde ve davanın reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararında hukuka uyarlık bulunmadığı ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAF SAVUNMASININ ÖZETİ: İstinaf isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Ankara Bölge İdare Mahkemesi 13. İdari Dava Dairesince, 2577 sayılı Kanun'un değişik 45. maddesi uyarınca dava dosyası incelenerek gereği görüşüldü:
Uyuşmazlıkta, Hazine ve Maliye Bakanlığından edinilen bilgilere göre davacının FETÖ/PDY'ye aidiyeti, iltisakı veya irtibatı olduğu gerekçesiyle TMSF'ye devredilen.... Dağıtım A.Ş.'ye28/01/2014-28/04/2014 tarihleri arasında ödeme bilgisinin olduğu, Milli Eğitim Bakanlığından temin edilen bilgilere göre, davacının çocuğunun FETÖ/PDY'ye aidiyeti, iltisakı veya irtibatı olduğu gerekçesiyle kapatılan özel öğretim kurumunda 2014-2016 eğitim öğretim dönemlerinde kaydının olduğu, davacı hakkındaki ceza yargılamasında davacının FETÖ/PDY terör örgütünün Karaman ili Emniyet Mahrem Yapılanması içinde mahrem imam olduğu, "Lise" olarak kodlanan polis memurlarının sorumlusu olduğu, bu gruba sohbet verdiği, örgüt adına himmet, kurban bağışı adı altında para topladığı, kendi ikametinde sohbet toplantıları düzenlediği, sorumluluğu altında bulunan örgüt üyelerini örgüt adına fişlediği, emniyet mahrem yapılanmasında görevlendirilmeden öncede örgütün öğretmen yapılanması içinde yer aldığı, sohbet toplantılarına katıldığı, örgüt içinde "Hamza" kod adını kullandığı, örgüt içi iletişimde "ByLock", "Kakao(talk)", "Eagle", programlarını kullandığı yönünde tespitler yapılarak hükme esas alındığı hususları Mahkeme kararında belirtilen diğer delillerle birlikte değerlendirildiğinde, davacının çeşitli yol ve yöntemlerle FETÖ/PDY ile iltisak ve irtibat düzeyinde ilişkisinin olduğunu ortaya çıkarmaktadır.
Ayrıca, dava dosyasında yer alan belgeler ve UYAP kayıtlarının incelenmesinden; davacı hakkındaki ceza yargılamasında; FETÖ/PDY terör örgütü üyeliği suçundan mahkumiyetine karar verildiği ve TCK'nın "etkin pişmanlık" hükümleri kapsamında ceza indirimine gidildiği, davanın istinaf aşamasında olduğu görülmüş olup etkin pişmanlıktan faydalanan davacının iltisak ve irtibat düzeyindeki ilişkisinin kendi samimi ikrarı ile ortaya konulduğu anlaşılmaktadır
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1-Ankara 22. İdare Mahkemesince verilen istinafa konu karar, usul ve hukuka uygun olup kaldırılmasını gerektiren bir neden bulunmadığından, İSTİNAF İSTEMİNİN REDDİNE,
2- Aşağıda dökümü yapılan istinaf aşamasına ait yargılama giderinin istinaf edenin üzerinde bırakılmasına,
3- Davacının adli yardım talebi kabul edildiği halde yatırdığı 121,30-TL istinaf başvurma harcı mahsup edilerek adli yardım nedeniyle davacıdan önceden alınmamış istinaf yargılama giderlerine ait olan resmi posta giderinin tahsili için karar kesinleştikten sonra Mahkemesince ilgili tahsil dairesine müzekkere yazılmasına,
4- Fazladan yatırılan 79,70-TL harcın isteği halinde ilgili tahsil dairesince istinaf başvurusunda bulunana iadesine,
5- Gider avansının kullanılmayan kısmının talep edilmesi halinde derhal, talep edilmemesi halinde karar kesinleştikten sonra Mahkemesince istinaf başvurusunda bulunana re'sen iadesine,
2577 sayılı Kanun'un değişik 46. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren 30 gün içerisinde Danıştaya temyiz yolu açık olmak üzere, 26/03/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)