İSTEMİN KONUSU: Ankara 19. İdare Mahkemesince verilen 29/11/2018 günlü ve E:2018/1160, K:2018/1618 sayılı kararın kaldırılması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ:
(1) Dava konusu istem: Dava, davalı idare bünyesinde görev yapmaktayken 677 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yapılan başvurunun reddine dair 02/04/2018 tarih ve 2018/9543 sayılı işlemin iptali ile işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılmıştır.
(2) İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti: Ankara 19. İdare Mahkemesince; dosyadaki ve davacı hakkında Mersin 9.Ağır Ceza Mahkemesinin E:2017/105 sayılı esasında yapılan ceza yargılamasında elde edilen bilgilere göre; davacının FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisaklı Bank....'daki mevduatını örgüt liderinin talimat verdiği tarih sonrasındaki dönemde artırdığı, FETÖ/PDY'ye aidiyeti, iltisakı veya irtibatı olduğu gerekçesiyle TMSF'ye devredilen .... Medya Dağıtım A.Ş.'ye 2014-2016 tarihleri arasında toplam 3.090,00-TL ödeme bilgisinin bulunduğu, örgütün yayın organı olan .... Gazetesi'ne aboneliğinin bulunduğu, tanık beyanlarına göre örgüt yöneticilerinin talimatları doğrultusunda hareket ederek örgütün bünyesinde mühendisler grubunun sorumlusu olduğu ve sohbete katılan şahısların sohbet organizasyonunu yürüttüğü, söz konusu deliller birlikte dikkate alındığında davacının FETÖ/PDY terör örgütü ile en az irtibat derecesinde bağının olduğu sonucuna varıldığından dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı, dava konusu işlem Mahkemelerince hukuka uygun bulunduğundan davacının yoksun kaldığı parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi talebinin kabulüne olanak bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF İSTEMİNDE BULUNANIN İDDİALARI: Davacı tarafından, Tarsus Belediyesinde makine mühendisi olarak görev yapmaktayken kamu görevine son verildiği, terör örgütleriyle ve darbe girişimiyle ilişkilendirilebilecek herhangi bir eylem ve faaliyetinin olmadığı, herhangi bir somut eylem isnadında bulunulmadan kamu görevinden çıkarılmasının hukuka aykırı olduğu, KHK'daki tebligata ilişkin düzenlemelerin ve bu düzenlemelere dayanan tebligat işlemlerinin hukuka aykırı olduğu, başta savunma hakkı olmak üzere dilekçesinde belirttiği Anayasa ve AİHS hükümleri ile disiplin hukuku ve ceza hukuku ilkelerinin ihlal edildiği, OHAL KHK'sı ile kamu görevine son verilemeyeceği, OHAL yönetiminin sona ermesi nedeniyle OHAL KHK'larının geçerliliğinin kalmadığı, OHAL KHK'sı ile kamu görevinden çıkarılmasının geçici, ölçülü ve orantılı bir tedbir mahiyetinde olmadığı, kamu görevine son verilmesine dayanak KHK'nın Anayasa'da öngörülen şekil şartlarına uygun olmadığı, dava konusu işlemde ve davanın reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararında hukuka uyarlık bulunmadığı ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAF SAVUNMASININ ÖZETİ: İstinaf isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Ankara Bölge İdare Mahkemesi 13. İdari Dava Dairesince, 2577 sayılı Kanun'un değişik 45. maddesi uyarınca dava dosyası incelenerek gereği görüşüldü:
Davacı tarafından kamu görevinden çıkarılmasına dayanak KHK ile anılan KHK'nın onayına ilişkin Kanun'un Anayasa'ya aykırı olduğu ileri sürülerek somut norm denetimi yoluyla Anayasa Mahkemesine başvurulması istenilmiş ise de; Anayasa'nın 148 ve 152. maddelerinde yer alan kurallar birlikte değerlendirildiğinde, bu iddianın ciddi olduğu kanaatine ulaşılamamaktadır.
Uyuşmazlıkta, Kurumu tarafından Komisyona intikal ettirilen personel bilgi dosyasında; Mersin Valiliğinin 05/10/2016 tarihli ve 19150 sayılı yazısı ile davacının FETÖ/PDY terör örgütü ile bağlantısı - ilişkisi olduğu yönünde değerlendirme bulunduğunun bildirildiği, hakkındaki ceza yargılamasında davacının FETÖ/PDY ile iltisaklı Bank....'ya para yatırmadan önce .... Bank'tan 30.00,00-TL kredi çektiğinin tespit edildiği hususları Mahkeme kararında belirtilen diğer delillerle birlikte değerlendirildiğinde, davacının çeşitli yol ve yöntemlerle FETÖ/PDY ile iltisak ve irtibat düzeyinde ilişkisinin olduğunu ortaya çıkarmaktadır.
Öte yandan, davacının dava dilekçesinde yürütmenin durdurulması talebinde bulunduğu, Mahkemenin de davacının bu istemini karara bağlandığı ancak esas hakkındaki kararda, yürütmenin durdurulması harcının kullanılmadığı gerekçesiyle davacıya iadesine karar verildiği ve yargılama giderleri dökümünde yürütmenin durdurulması harcına yer verilmediği görülmektedir.
Mevzuatta harç ödenmesi ön koşuluna bağlanmış yargısal taleplerin karara bağlanabilmesi için öncelikle harcın yatırılması gerektiği ve söz konusu istemlerin yargı mercilerince karara bağlanması halinde harcın kamu alacağı haline geleceği, dolayısıyla ilgili mevzuat hükmü gereği yürütmenin durdurulması isteminin "incelenmeksizin reddine" karar verilmesinin, söz konusu talebin karara bağlanmadığı ve yürütmenin durdurulması harcının kullanılmadığı anlamına gelmeyeceği açık olup, istinafa konu Mahkeme kararının "yürütmenin durdurulması harcının davacıya iade edilmesine" ilişkin kısmı ile "Yargılama Giderleri" bölümünün düzeltilmesi gerekmektedir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1-Ankara 19. İdare Mahkemesince verilen istinafa konu karar, usul ve hukuka uygun olup kaldırılmasını gerektiren bir neden bulunmadığından İSTİNAF İSTEMİNİN REDDİNE,
2- Anılan kararda"...kullanılmayan 59,10-TL yürütmeyi durdurma harcının istemi halinde (...) davacıya iadesine..." şeklinde kurulan hükmün, 2577 sayılı Kanun'un 45. maddesinin 3. fıkrası gereğince "...kullanılmayan 59,10-TL yürütmeyi durdurma harcının istemi halinde..." ibaresinin karar metninden çıkarılması suretiyle DÜZELTİLMESİNE,
3- Anılan kararın "Yargılama Giderleri" bölümüne; "Yürütmenin durdurulması harcı: 59,10-TL",ibaresi eklenerek "TOPLAM: 148,00-TL ibaresinin, "TOPLAM: 207,10-TL" olarak DÜZELTİLMESİNE,
4- Aşağıda dökümü yapılan istinaf aşamasına ait yargılama giderinin istinaf edenin üzerinde bırakılmasına,
5- Fazladan yatırılan 44,40-TL harcın isteği halinde ilgili tahsil dairesince istinaf başvurusunda bulunana iadesine,
6- Gider avansının kullanılmayan kısmının talep edilmesi halinde derhal, talep edilmemesi halinde karar kesinleştikten sonra Mahkemesince istinaf başvurusunda bulunana re'sen iadesine,
2577 sayılı Kanun'un değişik 46. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren30 gün içerisinde Danıştaya temyiz yolu açık olmak üzere, 26/03/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)