İSTEMİN KONUSU: Ankara 24. İdare Mahkemesince verilen 04/07/2019 günlü ve E:2019/324, K:2019/426 sayılı kararın kaldırılması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ:
(1) Dava konusu istem: Dava, davalı idare bünyesinde görev yapmaktayken 677 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yapılan başvurunun reddine dair 25/09/2018 tarihli ve 2018/35863 sayılı işlemin iptali istemiyle açılmıştır.
(2) İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti: Ankara 24. İdare Mahkemesince; dosyadaki ve davacı hakkında Sakarya 5.Ağır Ceza Mahkemesinin E:2018/126 sayılı esasında yapılan ceza yargılamasında elde edilen bilgilere göre; davacının, FETÖ/PYD silahlı terör örgütü mensuplarının kullanması amacıyla oluşturulduğu ve münhasıran bu suç örgütünün mensupları tarafından kullanılmakta olan bir ağ olduğu belirlenen ... iletişim sistemini kullandığı, Kurumu tarafından Komisyona intikal ettirilen personel bilgi dosyasında; Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının 2017/68532 sayılı hazırlık soruşturmasında ele geçirildiği belirtilen FETÖ/PDY terör örgütünce Emniyet Teşkilatına yönelik olarak hazırlandığı anlaşılan örgüt arşivinde bulunan detay bilgisinde davacının: Kırmızı SAKT (17/25 Aralık 2013 sürecinden etkilenmiş ancak tekrar örgüte aktarıma hazır hale gelmiş kişiler) seviyesinde kodlandırılmış durumda olduğu, söz konusu deliller birlikte dikkate alındığında, davacının FETÖ/PDY terör örgütü ile en az irtibat derecesinde bağının olduğu sonucuna varıldığından, davacının başvurusunun reddine dair Komisyon kararında hukuka aykırılık görülmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF İSTEMİNDE BULUNANIN İDDİALARI: Davacı tarafından, OHAL KHK'sı ile kamu görevine son verilemeyeceği, OHAL yönetiminin sona ermesi nedeniyle OHAL KHK'larının geçerliliğinin kalmadığı, OHAL KHK'sı ile kamu görevinden çıkarılmasının geçici, ölçülü ve orantılı bir tedbir mahiyetinde olmadığı, Anayasaya sadakat yükümlülüğünü ihlal ettiğine dair herhangi bir somut delil ortaya konulmadığı, başta savunma hakkı olmak üzere dilekçesinde belirttiği Anayasa ve AİHS hükümleri ile disiplin hukuku ve ceza hukuku ilkelerinin ihlal edildiği, FETÖ/PDY’yi ilk kez terör örgütü olarak kabul eden MGK kararı veya yargı kararı öncesi için kendisine herhangi bir suçlama yöneltilemeyeceği, iltisak ve irtibat kavramlarının hukuki bir karşılığının olmadığı, söz konusu kavramların anlamının mahkemeler tarafından dahi yeterli bulunmayarak daha geniş ve aydınlatıcı ifadelerle tanımladıkları, ... kullanıcısı olduğuna dair iddianın ispatlanamadığı, FETÖ/PDY terör örgütünce Emniyet Teşkilatına yönelik olarak hazırlandığı belirtilen fişleme kayıtlarının aleyhe delil oluşturmayacağı, öne sürdüğü bazı argümanların Mahkeme kararında somut olarak karşılanmayarak gerekçeli karar hakkının ihlal edildiği, dava konusu işlemde ve davanın reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararında hukuka uyarlık bulunmadığı ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAF SAVUNMASININ ÖZETİ: Savunma verilmemiştir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Ankara Bölge İdare Mahkemesi 13. İdari Dava Dairesince, 2577 sayılı Kanun'un değişik 45. maddesi uyarınca dava dosyası incelenerek gereği görüşüldü:
Uyuşmazlıkta, Kurumu tarafından Komisyona intikal ettirilen personel bilgi dosyasında, davacı hakkında üst amir kanaati olarak 05/08/2016 tarihinde yapılan değerlendirmede; FETÖ/PDY terör örgütüyle kuvvetli irtibat ve iltisakı bulunduğu yönünde görüş belirtildiğinin tespit edildiği, davacı hakkındaki ceza yargılamasında tanık (K4nin ifadesinde; davacıyı Gaziantep Çevik Kuvvet Şube Müdürlüğünde çalıştığı dönemde tanıdığını, kendisiyle birlikte Batman'a tayin olduklarını, evlerini birlikte taşıdıklarını, aynı binada karşılıklı dairelerde oturduklarını, davacının FETÖ/PDY terör örgütü içinde olduğunu, Batman'a atandıktan 10-15 gün sonra davacının kendisine (Gaziantep'te gittikleri gibi) FETÖ/PDY'nin toplantı grubuyla tanıştığını, Çevik Kuvvet Şubesindeki arkadaşlarla toplantı yapacaklarını söylediğini, kendisinin de katılmayı kabul ettiğini, bu örgütsel toplantılara anlatımda bulunmak için genelde öğretmenlerin geldiğini, bu kişiler olmadığında kendilerine davacının anlatımda bulunduğunu, davacının (FETÖ/PDY'nin) evlerinden birinden sorumlu olduğunu, kendisine örgüt mensuplarının 1'lik, 3'lük ve 5'lik değerlendirildiğini anlattığını, tayini yapılan örgüt mensuplarının bilgisi dışında derecelerine göre gittikleri ildeki örgüt mensuplarına bildirildiğini ve gittikleri ilde ona göre karşılandıklarını söylediğini beyan ettiği, tanık (S.G.)'nin ifadesinde; davacının FETÖ/PDY terör örgütünün Batman ilindeki toplantılarına katıldığını bildiğini beyan ettiği, tanık (H.K.)'nin ifadesinde; FETÖ/PDY'nin bekar evlerinde düzenlenen sohbet toplantılarında gördüğünü beyan ettiği, tanık (Ö.A.)'nın ifadesinde; davacının (FETÖ/PDY terör örgütü içinde) örgüte eleman kazandırma faaliyetlerini yürüten, grup sorumluluğu bulunan, adam fişleme yapan, örgüt abileri "eşini boşa" derse boşarım diyen bir kişi olduğunu beyan ettiği, tanık (A.A.)'nın ifadesinde; davacının evinde (FETÖ/PDY'nin) sohbet toplantılarının yapıldığını, davacının FETÖ/PDY'nin sohbetlerine gidip geldiğini, örgüt içinde aktif rol aldığını, himmet verdiğini düşündüğünü, kendisinin de bulunduğu istişare grubunda grup sorumlusu olduğunu, davacının İstihbarat Şubede görev yaparken FETÖ/PDY ile bağlantılı olduğu için bu şubeden çıkarıldığını, davacının FETÖ/PDY terör örgütü üyesi olabileceğini değerlendirdiğini beyan ettiği, tanık (Y.E.T.)'nin ifadesinde; davacının aktif olarak FETÖ/PDY'nin sohbet toplantılarına katıldığını, organize ettiğini, himmet verdiğini ve topladığını, FETÖ/PDY üyesi olduğunu, örgüt adına aktif görev ve rol aldığını beyan ettiği, tanık (A.Ö.)'nün ifadesinde; davacının FETÖ/PDY'nin sohbet toplantılarına aksatmadan düzenli olarak katıldığını, örgütün evlerinde düzenlenen sohbet toplantılarına katıldığını, düzenli olarak himmet verdiğini, sorumlu olmasından dolayı himmetleri topladığını, sohbet gruplarında sorumlu abi olduğunu, sadece grup sorumlularının katılabildiği istişare toplantılarına katıldığını, örgüt içinde piknik, gezi vb. etkinlikler düzenlediğini, FETÖ/PDY üyesi olduğunu beyan ettiği, tanık (Z.Ç.)'nin ifadesinde; davacıyı kendi gruplarının sohbet toplantısında gördüğünü beyan ettiği, İçişleri Bakanlığı Mülkiye Müfettişliği tarafından tanzim edilen 02/01/2017 tarihli raporda davacının FETÖ/PDY'ye aidiyeti, iltisakı veya irtibatı olduğu gerekçesiyle kapatılanF1 Derneğine bağış yaptığının tespit edildiğinin belirtildiği hususları Mahkeme kararında belirtilen diğer delillerle birlikte değerlendirildiğinde, davacının çeşitli yol ve yöntemlerle FETÖ/PDY ile iltisak ve irtibat düzeyinde ilişkisinin olduğunu ortaya çıkarmaktadır.
Ayrıca Mahkeme tarafından, adli yardımdan yararlanması nedeniyle davacıdan tahsil edilmemiş olan yargılama giderinin davacıdan tahsili için kararın kesinleşmesinden sonra ilgili tahsil dairesine müzekkere yazılmasına karar verilmekle birlikte, davacıdan zaten tahsil edilmiş olan "vekalet harcının" istisna tutulmadığı görüldüğünden, mükerrer tahsilata yol açılmaması için kararın hüküm fıkrasının bu kısım yönünden de düzeltilmesi gerekmektedir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1- Ankara 24. İdare Mahkemesince verilen istinafa konu karar, usul ve hukuka uygun olup kaldırılmasını gerektiren bir neden bulunmadığından, İSTİNAF İSTEMİNİN REDDİNE,
2- Anılan kararda "...davacının adli yardım talebi kabul edildiğinden (...) aşağıda dökümü yapılan yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına ve karar kesinleştikten sonra davacıdan tahsili için ilgili tahsil dairesine müzekkere yazılmasına..." şeklinde kurulan hükmün, 2577 sayılı Kanun'un 45. maddesinin 3. fıkrası gereğince; "...davacının adli yardım talebi kabul edildiğinden (...) aşağıda dökümü yapılan yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına ve (davacıdan tahsil edilmiş olan 6,40-TL vekalet harcı hariç olmak üzere) karar kesinleştikten sonra davacıdan tahsili için ilgili tahsil dairesine müzekkere yazılmasına..." şeklinde düzeltilmesine,
3- Aşağıda dökümü yapılan istinaf aşamasına ait yargılama giderinin istinaf edenin üzerinde bırakılmasına,
4- Adli yardım talebi kabul edilmiş olduğundan davacıdan önceden alınmamış olan istinaf yargılama giderlerine ait olan istinaf başvuru harcı ve posta giderinin tahsili için karar kesinleştikten sonra Mahkemesince ilgili tahsil dairesine müzekkere yazılmasına,
2577 sayılı Kanun'un değişik 46. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren 30 gün içerisinde Danıştaya temyiz yolu açık olmak üzere, 11/06/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)