(2709 S. K. m. 125) (2577 S. K. m. 45) (3417 S. K. m. 1, 2, 4, 6, 7) (4853 S. K. m. 1, 2, Ek m. 1) (4857 S. K. m. 8)
İSTEMİN ÖZETİ: Siirt Belediyesi'nde işçi olarak görev yapan davacı tarafından, görev yaptığı döneme ilişkin 3417 Sayılı Kanun kapsamında ödenmeyen hak ettiği tasarrufu teşvik kesintisi, Devlet/işveren katkısından oluşan ana para ve bunların nema alacaklarının ödenmesi istemiyle 28/11/2014 tarihinde yapılan başvurunun zımnen reddine ilişkin işleminin iptali ile ödenmeyen tasarrufu teşvik kesintisi ana parası, devlet katkısı ve nemasının yasal faiziyle birlikte tazminine karar verilmesi istemiyle açılan davada; Siirt İdare Mahkemesi'nce verilen 14/02/2019 tarih ve E:2018/272, K:2019/40 Sayılı "davanın reddine" ilişkin karara karşı yapılan istinaf başvurusu üzerine yine Siirt İdare Mahkemesi'nce verilen 24/05/2019 tarih ve E:2018/272 Sayılı "istinaf isteminin reddine" ilişkin kararın; hukuka aykırı olduğu, başka bir davacının dosyası üzerinden yapılan hesaplamayla olasılık kurularak yasa yolunun kapatılmasının hakkaniyete aykırı olduğu, kesinlik sınırının ancak davacının dosyasında yapılacak hesaplamayla ortaya çıkabileceği, daha önce benzer mahiyette dava açan Siirt Belediye Başkanlığı çalışanlarının kesinleşen kararlar ile alacaklarını tahsil ettiği ileri sürülerek istinaf yoluyla incelenip kaldırılması istenilmektedir.
DAVALI HAZİNE VE MALİYE BAKANLIĞI SAVUNMASININ ÖZETİ: İstinaf yoluyla incelenen kararın hukuka uygun olduğu belirtilerek, istemin reddine karar verilmesi gerektiği savunulmaktadır.
DAVALI SİİRT BELEDİYE BAŞKANLIĞI SAVUNMASININ ÖZETİ: İstinaf yoluyla incelenen kararın hukuka uygun olduğu belirtilerek, istemin reddine karar verilmesi gerektiği savunulmaktadır.
DAVALI SOSYAL GÜVENLİK KURUMU BAŞKANLIĞI SAVUNMASININ ÖZETİ: Savunma verilmemiştir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Gaziantep Dördüncü İdari Dava Dairesi'nce, dosyadaki tüm bilgi ve belgeler, 2577 Sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesi uyarınca incelenerek işin gereği görüşüldü;
KARAR: Dava; Siirt Belediyesi'nde işçi olarak görev yapan davacı tarafından, görev yaptığı döneme ilişkin 3417 Sayılı Kanun kapsamında ödenmeyen hak ettiği tasarrufu teşvik kesintisi, Devlet/işveren katkısından oluşan ana para ve bunların nema alacaklarının ödenmesi istemiyle 28/11/2014 tarihinde yapılan başvurunun zımnen reddine ilişkin işleminin iptali ile ödenmeyen tasarrufu teşvik kesintisi ana parası, devlet katkısı ve nemasının yasal faiziyle birlikte tazminine karar verilmesi istemiyle açılmıştır.
2577 Sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 45/1.maddesinde, “İdare ve vergi mahkemelerinin kararlarına karşı, başka kanunlarda aksine hüküm bulunsa dahi, mahkemenin bulunduğu yargı çevresindeki bölge idare mahkemesine, kararın tebliğinden itibaren otuz gün içinde istinaf yoluna başvurulabilir. Ancak, konusu beş bin Türk lirasını geçmeyen vergi davaları, tam yargı davaları ve idari işlemlere karşı açılan iptal davaları hakkında idare ve vergi mahkemelerince verilen kararlar kesin olup, bunlara karşı istinaf yoluna başvurulamaz.” hükmüne yer verilmiş, Ek 1.maddesinde de; bu Kanunda öngörülen parasal sınırlar; her takvim yılı başından geçerli olmak üzere, önceki yılda uygulanan parasal sınırların, o yıl için 213 Sayılı Vergi Usul Kanununun mükerrer 298. maddesi hükümleri uyarınca Maliye Bakanlığınca her yıl tespit ve ilan edilen yeniden değerleme oranında artırılması suretiyle uygulanacağı, bu şekilde belirlenen sınırların bin Türk lirasını aşmayan kısımları dikkate alınmayacağı kurala bağlanmıştır.
Uyuşmazlıkta; davacı tarafından, 3417 Sayılı Kanun kapsamında ödenmeyen hak ettiği tasarrufu teşvik kesintisi, Devlet/işveren katkısından oluşan ana para ve bunların nema alacaklarının ödenmesi istemiyle yapılan başvurunun reddine ilişkin işlemin iptali istemiyle bakılan davanın açıldığı, davanın konusunun belli bir paraya ilişkin olan iptal veya tam yargı davası olmadığı anlaşıldığından, bu davada verilen bu karara karşı istinaf yoluna başvurulabileceği sonucuna varılmıştır.
Siirt İdare Mahkemesi'nce verilen 14/02/2019 tarih ve E:2018/272, K:2019/40 Sayılı "davanın reddine" ilişkin karara karşı davacı tarafından yapılan istinaf başvurusu gelince;
İdare Mahkemesince; "davacının maaşından 1989-1994 yılları arasında yapılan 10.516.650-TL(10,52-TL) tasarruf teşvik kesintisi ile 55.075.000-TL (55,08-TL) nemanın 2002 yılında davacıya ödendiği, tasarruf teşvik kesinti miktarlarını gösteren icmal bordrolarına göre davacının maaşından 1989-1994 yılları arasında yapılan kesintiler dışında tasarruf teşvik kesintisi yapılmadığı, 1994 yılından sonra kesinti yapılmadığı anlaşılan aylara ilişkin herhangi bir kesinti, devlet katkısı veya nema ödenemeyeceği, dolayısıyla davacıya ödenmeyen tasarruf teşvik kesintisi, devlet katkısı ve nema bulunmadığı anlaşıldığından, davacının tasarruf teşvik kesintisi, devlet katkısı ve nemadan oluşan parasal haklarının ödenmesi istemiyle davalı Siirt Belediyesi Başkanlığına yaptığı başvurunun zımnen reddine ilişkin işlemde hukuka aykırılık" bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Davacı tarafından, anılan kararın hukuka aykırı olduğu ileri sürülerek istinaf yoluyla incelenip kaldırılması istenilmektedir.
18.3.1988 gün ve 19758 Sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 3417 Sayılı Çalışanların Tasarrufa Teşvik Edilmesi Ve Bu Tasarrufların Değerlendirilmesine Dair Kanun'un 1. maddesinde, bu Kanunun amacının, çalışanların aylık ve ücretlerinden tasarruf kesintisi yapılmasını, tasarruflara Devlet veya ilgili işverenlerin katkıda bulunmasını, bağımsız çalışanların gelirlerinin bir kısmının tasarrufa ayrılmasını temin etmek ve bu tasarrufların en iyi şekilde nemalandırılmasını sağlamak suretiyle çalışanların tasarruf yapmalarını teşvik etmek olduğu belirtilmiş, 2. maddesinde, Aylıklarını 657 Sayılı Devlet Memurları Kanunu hükümlerine göre almakta olan kamu görevlileri ile kanunla veya kanunların verdiği yetkiye dayanılarak kurulan kuruluşlarda çalışanların, on ve daha fazla işçi çalıştıran işyerlerinde çalışan işçilerin, Kanunları uyarınca sözleşmeli statüde çalışan personelin, aylık ve ücretlerinden "tasarruf kesintisi" yapılacağı, bu tasarruflara Devlet veya ilgili işverenlerin katkısının sağlanacağı, 4. maddesinde, Kurumların bu Kanun hükümleri çerçevesinde çalışanların aylık ve ücretlerinden yapacakları tasarruf kesintisi ile sağlanacak Devlet katkılarını aylık ve ücret ödemesinin yapıldığı ayı takip eden ayın sonuna kadar T.C. Ziraat Bankasında personeli adına açtıracakları "Tasarrufu Teşvik Hesabı"na yatırılacakları, işverenlerin işçilerinin ücretlerinden yapacakları tasarruf kesintileri ile sağlayacakları işveren katkılarını tahakkuk ettirerek, ücret ödenmesinin yapıldığı ayı takip eden ayın sonuna kadar T.C. Ziraat Bankasında işçileri adına açtıracakları "Tasarrufu Teşvik Hesabı"na yatıracakları, anılan maddenin 24.11.1994 tarih ve 4046 Sayılı Kanun'un 32. maddesiyle değişik son fıkrasında, bu şekilde tahsil edilen paraların, tahsilatın yapıldığı ayı takip eden ayın sonuna kadar T.C.Ziraat Bankası Ankara Merkez Şubesinde Hazine ve Dış ticaret Müsteşarlığı adına açılacak "Çalışanların Tasarruflarını Teşvik Hesabı"na yatırılacağı, 5. maddesinde, Hazine ve Dış Ticaret Müsteşarlığının, 4. maddeye göre açılacak hesapta toplanan paraları, Yüksek Planlama Kurulunca belirlenecek esaslar dahilinde, gayrimenkul alım satımına yönelik yatırımlar hariç olmak üzere, her türlü menkul kıymetler ve verimi yüksek yatırımlara yatırmak suretiyle nemalandıracağı, 7. maddesinde, İşverenlerin, ücretlerden yapacakları tasarruf kesintileri ile sağlayacakları işveren katkılarını 4. maddede belirtilen süreler içinde ilgililerin banka hesaplarına yatırmamaları halinde, yatırılması gereken miktarların resen veya ilgililerin başvurusu halinde Sosyal Sigortalar Kurumunca 506 Sayılı Sosyal Sigortalar Kanununun primlerin tahsiline ilişkin hükümleri dairesinde tahsil olunarak alınacak gecikme zammı ile birlikte ilgili banka hesabına yatırılacağı kurala bağlanmıştır.
29.4.2003 gün ve 25093 Sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak 10. maddesiyle 3717 Sayılı Yasayı yürürlükten kaldıran, 4853 Sayılı Çalışanların Tasarruflarını Teşvik Hesabının Tasfiyesi ve Bu Hesaptan Yapılacak Ödemelere Dair Kanun' un 1. maddesinde; bu Kanunun amacı, 9.3.1988 tarihli ve 3417 Sayılı Çalışanların Tasarrufa Teşvik Edilmesi ve Bu Tasarruflarının Değerlendirilmesine Dair Kanun uyarınca açılmış bulunan Çalışanların Tasarruflarını Teşvik Hesabında biriken paraların tasfiyesi ve bu hesaptan hak sahiplerine yapılacak ödemelere ilişkin usul ve esasların belirlenmesi olarak gösterilmiş, 2. maddesinde, bu Kanunun, 3417 Sayılı Kanun hükümleri uyarınca T.C. Ziraat Bankasında adlarına Tasarrufu Teşvik Hesabı açılan ve bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihe kadar kendilerine 3417 Sayılı Kanun'un 6. maddesinin birinci ve iptal edilen üçüncü fıkraları gereği ödeme yapılmamış hak sahiplerini kapsadığı belirtilmiş, 6. maddesinde, hak sahiplerine, anapara tutarlarının 2003 yılı Nisan ayında defaten ödeneceği, 5. madde uyarınca değerlendirilen tutarın ise Mart, Haziran, Eylül ve Aralık aylarında olmak üzere 2004 yılında dört taksit, 2005 yılında dört taksit ve Mart ve Haziran aylarında olmak üzere 2006 yılında iki taksit olarak toplam on taksitte ödeneceği, Hazine Müsteşarlığının bağlı olduğu Bakanın, ödeme tarihlerini bir ay önce veya bir ay sonra olarak belirlemeye yetkili olduğu kurala bağlanmış; 7. maddesinde, 3417 Sayılı Kanun'un mülga 2. maddesi kapsamındaki hak sahipleri tarafından bu Kanun kapsamına giren alacaklarla ilgili olarak yargı mercilerine açılmış ve devam eden davalar ile icra takipleri hakkında bu Kanun hükümlerinin uygulanacağı kuralları getirilmiş, 8. maddesinde; 3417 Sayılı Kanun hükümlerine göre, ücretlerden yapmaları gereken tasarruf kesintileri ile katkı paylarını süresi içinde ilgililer adına açılmış bulunan Tasarrufu Teşvik Hesaplarına yatırmayan işverenlerden; yatırılması gereken miktarlar ile gecikme zammı, resen veya ilgililerin başvurusu halinde Sosyal Sigortalar Kurumunca 506 Sayılı Sosyal Sigortalar Kanununun primlerin tahsiline ilişkin hükümleri dairesinde tahsil olunarak T.C. Ziraat Bankası şubelerindeki ilgili Tasarrufu Teşvik Hesaplarına yatırılacağı, 3417 Sayılı Kanun'un mülga 2. maddesinin birinci fıkrasının (a) ve (c) bentleri kapsamındaki personelin aylık ve ücretlerinden tasarruf kesintileri ile Devlet ve işveren katkılarını süresi içinde ilgililer adına açılmış bulunan Tasarrufu Teşvik Hesaplarına yatırmayan kurumlar, yatırılması gereken miktarların resen veya ilgililerin başvurusu halinde yasal faiziyle birlikte T.C. Ziraat Bankası şubelerindeki ilgili Tasarrufu Teşvik Hesaplarına yatırılmasından sorumlu oldukları, 9. maddesinde, Hazine Müsteşarlığının bağlı olduğu Bakanın, bu Kanunun uygulanması ile ilgili her türlü düzenlemeyi yapmaya yetkili olduğu, anılan Yasanın 26.12.2006 tarih ve 5568 Sayılı Kanun'un 4 maddesiyle değişik Ek-1. maddesinde ise, Mülga 9.03.1988 tarihli ve 3417 Sayılı Kanunla kurulan ve bu kapsamda hak sahiplerine yapılacak ödemelere ilişkin usûl ve esasları belirlemek üzere 24.04.2003 tarihli ve 4853 Sayılı Kanunla tasfiye edilen Çalışanların Tasarruflarını Teşvik Hesabına ait tüm varlık ve yükümlülükler, 31.12.2007 tarihine kadar Hazineye devrolunur. Devre ilişkin hususları belirlemeye Hazine Müsteşarlığının bağlı olduğu Bakan yetkilidir. Devir tarihinden sonra hak sahiplerine yapılacak her türlü ödeme, Türkiye Cumhuriyeti Ziraat Bankası Anonim Şirketi kayıtları esas alınarak Banka tarafından gerçekleştirilir. Bu ödemelere ilişkin bilgi ve belgelerin Hazine Müsteşarlığına iletilmesini takiben söz konusu ödeme karşılığı tutarlar Müsteşarlık bütçesine bu amaçla konulacak ödenekten karşılanmak suretiyle hak sahibine ödenmek üzere Bankaya aktarılacağı kurallarına yer verilmiştir.
Yukarıda yer verilen yasal düzenlemeler birlikte incelendiğinde; 3417 Sayılı Kanun'un yürürlükte olduğu dönemde, 3417 Sayılı Kanun kapsamında ilgililerden tahsil edilerek Hazine adına açılmış olan Tasarrufu Teşvik Hesabında toplanan paraların verimi yüksek yatırımlara yatırılmak suretiyle işletilmesi sonucu elde edilecek nemalarıyla birlikte ilgilisine ödenmesi kapsamında Hazine Müsteşarlığına verilen görev, yetki ve sorumluluğun, 4853 Sayılı Yasayla daha da genişletildiği; tasfiye edilen Çalışanların Tasarruflarını Teşvik Hesabına ait tüm varlık ve yükümlülüklerin Hazineye devrolunduğu, 4857 Sayılı Kanun'un 8. maddesinde, ücretlerden yapılan kesintiler ile katkı paylarını süresi içinde ilgililer adına açılmış bulunan tasarrufu teşvik hesaplarına yatırmayan işverenler ile kurumların bu tutarların faiziyle birlikte yatırılmasından sorumlu oldukları kurala bağlandıktan sonra, 9. maddesinde, Hazine Müsteşarlığının bağlı olduğu Bakanın, bu Kanunun uygulanması ile ilgili her türlü düzenlemeyi yapmaya yetkili olduğu belirtilmek suretiyle, Hazine Müsteşarlığına mülga 3417 Sayılı yasa kapsamında oluşturulan Çalışanların Tasarruflarını Teşvik Sisteminden kaynaklanan borç ve hakların tasfiyesinin sağlanması konusunda her türlü idari düzenlemeyi yapmayı kapsayan genel gözetim yetki ve sorumluluğu da verildiği anlaşılmaktadır.
Dosyanın incelenmesinden; davacı tarafından, tasarruf teşvik kesintisi ana parası, idare katkısı ve neması ile fer'ilerinin ödenmesi istemiyle yapılan 28/11/2014 tarihli başvurunun zımnen reddedilmesi üzerine, zımnen ret işleminin iptali ile söz konusu parasal hakların ödenmesine karar verilmesi istemiyle bakılan davanın açıldığı anlaşılmıştır.
Bakılan uyuşmazlıkta, davalı Siirt Belediye Başkanlığı tarafından, Mülga 3417 Sayılı Kanun'un yürürlükte olduğu Nisan 1988- 29.04.2003 tarihleri arasında davacının ücretinden tasarruf kesintisi yapılması ve kesilen tasarruf kesintisine işveren katkısının da eklenerek ilgili adına Ziraat Bankasında açtırılan hesaba yatırılmasının zorunlu olduğu, kesitinin yapılıp yapılmaması konusunda takdir yetkisi bulunmadığı açıktır.
Olayda; Siirt Belediyesi'nde işçi olarak 01/10/1980-14/08/1995 tarihleri arasında görev yapan davacının maaşından 3417 Sayılı Kanun uyarınca yapılan tasarruf teşvik kesintilerini gösteren icmal bordrolarının incelenmesinden davacının maaşından 01/01/1989-31/07/1994 tarihleri arasında toplamda 10.516.650-TL(eski para birimi ile) kesinti yapıldığı, davacı tarafından 2001 yılında verilen dilekçeyle Ziraat Bankası Siirt Şubesi'nden tasarruf teşvik kesintisi ve nemalarının ödenmesi isteminde bulunulduğu, Ziraat Bankası Genel Müdürlüğü tarafından sunulan 28/12/2017 tarih ve 50542-1204 Sayılı yazıda davacıya ait tasarruf teşvik hesabına 1989-1994 yılları arasında 10.090.506 (yeni para birimi ile 10.09-TL) yatırıldığı, Ocak 2002 tarihinde Ziraat Bankası Siirt Şubesi tarafından Siirt Belediyesi'nin düzenlediği nema ödeme formuna istinaden 10.516.650-TL(yeni para birimi ile 10,52-TL) ana para ile bu tutara tekabül eden 55.075.000-TL (55,08-TL) nemanın davacıya ödendiğinin belirtildiği görülmüştür.
Uyuşmazlıkta, 3417 Sayılı Kanun'un yürürlükte bulunduğu dönemde Siirt Belediye Başkanlığında işçi olarak görev yapan davacının ücretinden anılan Kanunun 2. maddesi gereğince tasarruf kesintisi yapılması gerekirken; 31.07.1994 tarihinden sonra kesinti yapılmaması, açılmış olan tasarrufu teşvik hesabına tasarruf teşvik kesintisi ve katkı paylarının yatırılmaması hususlarında davalı Siirt Belediye Başkanlığının sorumluluğunun bulunduğunun açık olduğu, her ne kadar dosyadaki bilgi/belgelerden Siirt Belediye Başkanlığı'nın uzlaşma kapsamında böyle bir borcunun bulunmadığı görülse de, 4853 Sayılı Kanun'un Ek-1. maddesinde, 4853 Sayılı Kanunla tasfiye edilen Çalışanların Tasarruflarını Teşvik Hesabına ait tüm varlık ve yükümlülüklerin, 31.12.2007 tarihine kadar Hazineye devrolunacağına dair hükümlere yer verilmek suretiyle Çalışanların Tasarruflarını Teşvik Hesabı'na ait tüm yetki ve sorumluluğun Hazine Müsteşarlığına devredildiği, Başbakanlık Hazine Müsteşarlığı'nın davacıya ait tasarruf kesintilerinin kesilmemiş olmasından ve işveren katkısının yatırılmamış olmasından dolayı bir sorumluluğu bulunmamakta ise de 4853 Sayılı Kanun'un Ek 1. maddesinde getirilen düzenlemeler çerçevesinde ilgi hesabın tüm varlık ve yükümlülükleri ile Hazineye devredilmiş olması nedeniyle kusursuz sorumluluğunun bulunduğu, diğer davalı idare Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı'nın ise 4853 Sayılı Kanun'un 8. maddesi gereğince işverenlerce yatırılmayan kesintilerin işverenlerden tahsil edilmek suretiyle yatırılması yükümlülüğünü yerine getirmemesi nedeniyle davada sorumluluğunun bulunduğu sonucuna varılmaktadır.
Bakılan olayda, davacının ücretinden 31.07.1994 tarihi itibariyle herhangi bir kesinti yapılmadığı anlaşıldığından, bu yönüyle bir hak kaybının bulunmadığı, ancak ücretinden kesinti yapılmış olsa idi buna eklenecek olan işveren katkısı ve bunun nemasından mahrum kaldığı anlaşıldığından, işveren katkısı ve bunun nemasının davacıya ödenmesi gerektiği açıktır.
Bu durumda, davacının hak ettiği Devlet/işveren katkısından oluşan ana para ve bunların nema alacaklarının davacıya ödenmesi gerektiği anlaşıldığından, davacının 3417 Sayılı Kanun ve 4853 Sayılı Kanun hükümleri uyarınca yaptığı başvurusunun reddine ilişkin işlemde hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna ulaşılmıştır.
Öte yandan, Anayasanın 125. maddesi uyarınca dava konusu işlem sebebiyle yoksun kalınan parasal haklarının yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesi gerekmektedir.
Diğer taraftan, davacıya 3417 Sayılı Kanun ve 4853 Sayılı Kanun hükümleri uyarınca idare/işveren katkısı ve bunun nemasının ödenmesi gerekmekte ise, davacıya aynı dönem için bu hususlara yönelik ödeme yapılmış ise, bu ödemenin işbu karar uyarınca yapılacak ödemeden mahsubunun gerekeceği de açıktır.
SONUÇ: Açıklanan nedenlerle, istinaf başvurusunun kabulüne, Siirt İdare Mahkemesi'nce verilen 14/02/2019 tarih ve E:2018/272, K:2019/40 Sayılı "davanın reddine" ilişkin kararın ve bu karara karşı yapılan istinaf başvurusu üzerine yine Siirt İdare Mahkemesi'nce verilen 24/05/2019 tarih ve E:2018/272 Sayılı "istinaf isteminin reddine" ilişkin kararın kaldırılmasına, dava konusu işlemin iptaline, davacının yoksun kaldığı parasal haklarının davalı idarelerce hesaplanarak idareye başvurunun yapıldığı 28.11.2014 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine, aşağıda dökümü yapılan 316,50 TL ilk derece yargılama gideri ile 438,90 TL istinaf yargılama giderinin ve kararın verildiği tarihte yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca belirlenen 1.700,00 TL vekalet ücretinin davalı idareler tarafından davacıya ödenmesine, Siirt Belediye Başkanlığı'nın itiraz ve karar düzeltme aşamasında yaptığı toplam 224,30.-TL yargılama giderinin davalı Siirt Belediye Başkanlığı üzerinde bırakılmasına, posta giderine karşılık yatırılmış olan avanstan artanın 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 333. maddesi uyarınca mahkemesince ilgili tarafa re'sen iadesine, 2577 Sayılı Kanun'un 45. maddesinin 6. fıkrası uyarınca temyiz yolu kapalı olmak üzere (kesin olarak), 27/02/2020 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)