(657 S. K. m. 4, 36, 237) (2577 S. K. m. 45, 46)
İSTEMİN ÖZETİ: Posta ve Telgraf Teşkilatı (PTT) Genel Müdürlüğü bünyesinde 399 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 2 sayılı cetveline tabi sözleşmeli personel (Dağıtıcı) olarak görev yapmakta iken merkezi yerleştirme sınav sonuçlarına göre açıktan atama yoluyla Türkiye İş Kurumu'na 657 sayılı Devlet Memurları Kanununa tabi memur olarak atanan ve sonrasında İstanbul Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğü'nde Sosyal Güvenlik Denetmen Yardımcısı olarak görev yapan davacı tarafından, PTT Genel Müdürlüğü bünyesinde 399 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 2 sayılı cetveline tabi sözleşmeli personel statüsünde görev yaptığı 07/04/2006-24/08/2009 tarihleri arasındaki sürelerin kazanılmış hak aylığı ve kıdem yılı intibakında değerlendirilmesi istemiyle 19/10/2017 tarihinde yapılan başvurunun reddine ilişkin Sosyal Güvenlik Kurumu İnsan Kaynakları Daire Başkanlığı'nın 01/11/2017 tarih ve 5496634 işleminin iptali istemiyle açılan davada; davanın reddine yönelik İstanbul 10. İdare Mahkemesinin 27/12/2018 tarih ve E:2017/2347, K:2018/2439 sayılı kararının; kazanılmış haklarının korunması gerektiği, mevcut durumda aynı statüde görev yapan personeller arasında eşit olmayan uygulamalar yapıldığı, işlemin hukuka aykırı olduğu iddialarıyla kaldırılması istenilmektedir.
SAVUNMANIN ÖZETİ: İstinaf dilekçesinde belirtilen hususların mahkeme kararının kaldırılmasını gerektirecek nitelikte bulunmadığı ve kararın usul ve hukuka uygun olduğu ileri sürülerek istinaf isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren İstanbul Bölge İdare Mahkemesi İkinci İdare Dava Dairesince, dava dosyasındaki bilgi ve belgeler incelenerek işin gereği görüşüldü:
Dava; Posta ve Telgraf Teşkilatı (PTT) Genel Müdürlüğü bünyesinde 399 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 2 sayılı cetveline tabi sözleşmeli personel (Dağıtıcı) olarak görev yapmakta iken merkezi yerleştirme sınav sonuçlarına göre açıktan atama yoluyla Türkiye İş Kurumu'na 657 sayılı Devlet Memurları Kanununa tabi memur olarak atanan ve sonrasında İstanbul Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğü'nde Sosyal Güvenlik Denetmen Yardımcısı olarak görev yapan davacı tarafından, PTT Genel Müdürlüğü bünyesinde 399 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 2 sayılı cetveline tabi sözleşmeli personel statüsünde görev yaptığı 07/04/2006-24/08/2009 tarihleri arasındaki sürelerin kazanılmış hak aylığı ve kıdem yılı intibakında değerlendirilmesi istemiyle 19/10/2017 tarihinde yapılan başvurunun reddine ilişkin Sosyal Güvenlik Kurumu İnsan Kaynakları Daire Başkanlığı'nın 01/11/2017 tarih ve 5496634 işleminin iptali istemiyle açılmıştır.
İdare Mahkemesince "...399 sayılı Kanun Hükmünde Kararnameye tabi sözleşmeli statüde görev yapmakta iken bu görevinden istifaen ayrılarak, KPSS sonucunda açıktan atama yoluyla Türkiye İş Kurumu'na 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nu kapsamında memur olarak atanan ve en son İstanbul Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğü'nde Sosyal Güvenlik Denetmen Yardımcısı olarak görev yapan davacının, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 4.ve 237.maddesinin (e) fıkrası kapsamında sözleşmeli olarak görev yapmamış olması ve 399 sayılı Kanun Hükmünde Kararnameye ekli 1 sayılı cetvelde yer verilen bir göreve de atanmamış olması nedeniyle bu maddelerden yararlanma imkanın bulunmadığı gibi davacının intibakının yapılmasını zorunlu kılan başkaca bir mevzuat hükmünün de var olmaması karşısında sözleşmeli statüde geçen hizmetlerinin kazanılmış hak aylığı ve kıdem yılında değerlendirilmemesine ilişkin dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı" gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 36. maddesinin C/6 bendinde; "Bu Kanunun 4 üncü ve 237 nci maddesinin (e) fıkrasına göre sözleşme ile istihdam edilenlerin, memuriyete geçirilmeleri halinde, sözleşmeli olarak geçirdikleri hizmet süreleri, her yıl için bir kademe ilerlemesi ve her üç yıl için bir derece yükselmesi verilmek suretiyle değerlendirilir." hükmüne yer verilmiştir.
Kamu İktisadi Teşebbüsleri Personel Rejiminin Düzenlenmesi ve 233 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin Bazı Maddelerinin Yürürlükten Kaldırılmasına Dair 399 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin 4. maddesinde, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'na bağlı olarak istihdam edilecek personelin kadro, unvan, derece ve sayılarının Kararnameye ekli 1 sayılı cetvelde gösterileceği ve sözleşmeli statüde istihdam edilecek personele ait pozisyonların unvan ve sayılarının da Bakanlar Kurulu Kararı ile belirleneceği belirtilmiş; aynı Kararnamenin 3771 sayılı Yasayla değişik 3/b maddesinde, 1 sayılı cetvele bağlı personel hakkında bu Kanun Hükmünde Kararnamede belirtilen hükümler dışında 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu hükümlerinin uygulanacağı; 5. maddesinin ikinci fıkrasında ise, 1 sayılı cetvele yapılacak atamalarda teşebbüs ve bağlı ortaklıklarda sözleşmeli statüde geçen hizmetlerin memur statüsünde geçmiş gibi değerlendirileceği öngörülmüştür.
Dava dosyasının incelenmesinden, davacının, Posta ve Telgraf Teşkilatı (PTT) Genel Müdürlüğü bünyesinde 399 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 2 sayılı cetveline tabi sözleşmeli personel olarak görev yapmakta iken 24.08.2009 tarihinde bu görevinden istifa ederek KPSS sonucuna göre Türkiye İş Kurumu İstanbul İl Müdürlüğüne açıktan atama yoluyla memur olarak atandığı ve 25.08.2009 tarihinde bu görevine başladığı, 01.08.2016 tarihinde naklen atandığı İstanbul Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğü bünyesinde sosyal güvenlik denetmen yardımcısı olarak görev yapmakta iken 19/10/2017 tarihli dilekçe ile davalı idareye başvurarak PTT Genel Müdürlüğü bünyesinde 399 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 2 sayılı cetveline tabi sözleşmeli personel statüsünde görev yaptığı 07/04/2006-24/08/2009 tarihleri arasındaki sürelerin kazanılmış hak aylığı ve kıdem yılı intibakında değerlendirilmesi talebinde bulunduğu, davacının anılan tarihlerde 399 sayılı KHK'nın 1 sayılı cetvelinde yer alan bir kadroda görev yapmamış olması ve 399 sayılı KHK'ya tabi hizmetlerinin sözleşmeli statüde geçmiş olması nedeniyle, bu hizmetlerinin kazanılmış hak aylık derecesinde değerlendirilmesinin mümkün olmadığı gerekçesiyle 01/11/2017 tarih ve 5496634 sayılı davalı idare işlemiyle başvurusunun reddedilmesi üzerine bakılmakta olan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
Uyuşmazlıkta, davacının 399 sayılı KHK'nin 2.sayılı cetveline tabi sözleşmeli personel statüsünde istihdam edilmekte iken anılan KHK'nin 1 sayılı cetveline tabi bir göreve değil, başka bir kurumda 657 sayılı Kanun kapsamında bir kadroya atandığı görülmekle birlikte, anılan maddelerle kanun koyucunun, sözleşmeli statüdeki görev nedeniyle belli kazanımlar elde edildiği hususunu gözönünde bulundurarak bu statüde geçen süreleri kazanılmış hak olarak kabul edip bunların değerlendirilmesini amaçladığı açık olup, 399 sayılı KHK'nin 3. maddesindeki "1 sayılı cetvele tabi personel hakkında 657 sayılı Kanunun uygulanacağı"nı belirten hüküm karşısında 5. maddesindeki, "1 sayılı cetvele yapılacak atamalarda, sözleşmeli statüde geçen hizmetlerin değerlendirileceği" hükmünün, doğal olarak kurumlar arasında 657 sayılı Yasa kapsamında olan kadrolara yapılan naklen atama işlemleri için de geçerli olacağında ve davacının durumunun anılan maddelerin getirdiği ilkeler çerçevesinde değerlendirilmesi gerektiğinde kuşku yoktur.
Nitekim, bir kamu iktisadi teşebbüsünde sözleşmeli personel statüsünde görev yapmakta iken 1 sayılı cetvele tabi bir göreve atanan ve bu atama esnasında sözleşmeli statüde geçen hizmetleri değerlendirilerek hakkında 657 sayılı Kanun hükümleri uygulanan bir kişinin, personeline 657 sayılı Kanun hükümlerinin uygulandığı bir kamu kurum ve kuruluşuna naklen atanması durumunda, sözleşmeli personel statüsünde geçmiş hizmetleri de dahil olmak üzere kamu görevlisi olarak tüm hizmetleri değerlendirilirken, sözleşmeli personel statüsünde iken kurumlararası nakil veya açıktan atama yoluyla personeline 657 sayılı Kanun hükümlerinin uygulandığı bir kamu kurum ve kuruluşuna atanan kişinin sözleşmeli personel statüsünde geçen hizmetlerinin değerlendirilmemesinin adalet ve hakkaniyet ilkeleri ile bağdaşmayacağı, konuyla ilgili mevzuat hükümlerinde de, bir kamu iktisadi teşebbüsünde sözleşmeli personel statüsünde iken 657 sayılı Kanuna tabi bir kadroya atanan ilgilinin, sözleşmeli personel statüsünde geçen hizmetlerinin değerlendirilmesini engelleyen herhangi bir yasal düzenlemenin de bulunmadığı açıktır.
Bu kapsamda, yukarıda yer verilen mevzuat hükümlerinin değerlendirilmesinden, kazanılmış hakların korunmasının asıl ilke olarak benimsenmiş bulunduğu anlaşılmakla, 399 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'ye tabi olarak sözleşmeli personel statüsünde görev yapan ve daha sonra 657 sayılı Kanun hükümlerine tabi memur kadrosuna atanan davacının, sözleşmeli personel statüsünde geçen hizmetlerinin kazanılmış hak aylık derecesinin belirlenmesinde değerlendirilmesi gerekeceğinden, bu isteminin reddi yolunda kurulan işlemde hukuka uyarlık, davanın reddi yolunda verilen İdare Mahkemesi kararında ise hukuki isabet bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Açıklanan nedenlerle; istinaf talebinin kabulü ile, İstanbul 10. İdare Mahkemesinin 27/12/2018 tarih ve E:2017/2347, K:2018/2439 sayılı kararının kaldırılmasına, dava konusu işlemin iptaline, aşağıda dökümü yapılan 287,10-TL yargılama giderinin davalı idareden alınarak davacıya verilmesine, posta avansından artan kısmın mahkemesince ilgilisine iadesine, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 45/6. ve 46. maddeleri uyarınca temyizi kabil olmamak üzere kesin olarak, 29.03.2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)