(2577 S. K. m. 45) (657 S. K. m. 125, 137)
İSTEMİN ÖZETİ: Ankara 6. İdare Mahkemesi'nce verilen 18/10/2018 gün ve E:2018/634, K:2018/2351 Sayılı kararın, hukuka aykırı olduğu ileri sürülerek, kaldırılması istenilmektedir.
SAVUNMANIN ÖZETİ: Mahkeme kararında hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülerek, istinaf isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.
Karar veren Ankara Bölge İdare Mahkemesi 2. İdari Dava Dairesince, 2577 Sayılı Kanun'un değişik 45. maddesi uyarınca dava dosyası incelenerek, gereği görüşüldü:
KARAR: Dava, Mamak Belediye Başkanlığı bünyesinde .... Şube Müdürü olarak görev yapmakta olan davacı tarafından, görevden uzaklaştırılmasına ilişkin 22/02/2018 tarih ve E.186399 Sayılı işlemin iptali istemiyle açılmıştır.
Ankara 6. İdare Mahkemesi'nce verilen 18/10/2018 gün ve E:2018/634, K:2018/2351 Sayılı kararla; davacı ve birlikte hareket ettiği birkaç kişi tarafından, FETÖ/PDY terör örgütü Mamak Belediye yapılanması olduğundan bahisle Mamak Belediye Başkanı ve diğer görevlilerin FETÖ/PDY üye/sempatizanı oldukları, örgüte yardım ettikleri, örgütle bağlantıları olduğu, para topladıkları, finansman sağladıkları, para aktardıkları iddialarıyla Cumhurbaşkanlığı, Başbakanlık, İçişleri Bakanlığı ve Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı'na müracaatlarda bulunulduğu, söz konusu iddialarla ilgili İçişleri Bakanlığı Mülkiye Teftiş Kurulu Başkanlığı'nca yapılan inceleme neticesinde, Mamak Belediyesinde gerçekleştirilen iş ve işlemlerle ilgili olarak herhangi bir usulsüzlük bulunmadığı, iddiaların tamamen soyut ve dayanaktan yoksun olduğu, suç unsurunun bulunmadığı ve asılsız iftira niteliği taşıdığı gerekçesiyle 24/10/2017 tarihinde işleme konulmama kararı verildiği, Başkanlık Makamının 21/12/2017 tarihli Oluru ile davacının somut hiçbir bilgi ve belge olmaksızın algı oluşturma gayreti içerisinde bilerek ve isteyerek suç işleme iradesiyle hareket ettiği, kurum içinde ve kurum dışında özellikle siyasi mecralarda algı oluşturma adına belediye çalışanları hakkında suç uydurmaya dönük iftiralarına devam ettiğinden bahisle soruşturma başlatıldığı, 22/02/2018 tarihli dava konusu işlem ile de, davacının iftira içerikli şikayetlerinin toplam 28 belediye çalışanını ilgilendirdiği, söz konusu belediye çalışanlarıyla aralarında husumet olabileceği ve bu bağlamda kamusal çalışma düzeninin bozulmasına sebebiyet verebilecek hareketlerin önüne geçilmesi, kurum ve çalışanlara zarar verilmesini önlemek amacıyla, soruşturmanın selameti açısından görevden uzaklaştırılması üzerine bakılmakta olan davanın açıldığı, olayda, davacı hakkında 15 Temmuz'u takip eden süreçte yalan beyanlarla Belediyede huzur, sükun ve çalışma düzenini bozmak iddiasıyla başlatılan disiplin soruşturması sonucunda 31/05/2018 tarih ve 36 Sayılı Yüksek Disiplin Kurulu Kararıyla, davacının Belediye Başkanlık Makamının 14/05/2018 tarihli Oluru ile 1/8 oranında aylıktan kesme cezası ile cezalandırıldığı, aynı fiilden dolayı iki ayrı ceza verilemeyeceğinden, teklif edilen Devlet memurluğundan çıkarma cezası ile cezalandırılmasının reddine karar verildiği, öte yandan, davacı hakkında Ankara 26. Asliye Ceza Mahkemesi'nde iftira suçundan yargılamanın devam ettiğinin görüldüğü, bu durumda, 657 Sayılı Kanun'un 137. maddesindeki düzenlemeye göre; yapılan soruşturmanın herhangi bir safhasında görev başında kalmasını sakıncalı kılan sebeplerin ortaya çıkması halinde Devlet memuru hakkında yetkili makamlarca her zaman görevden uzaklaştırma işlemi kurulabileceği ve görevden uzaklaştırma sürelerinin her defasında idarece gözden geçirilerek adli veya idari soruşturmaların devam etmesi durumunda uzatılabileceği açık olup, davacı hakkında yapılan disiplin soruşturması kapsamında görevden uzaklaştırılmasına karar verildiği ve halihazırda Ankara 26. Asliye Ceza Mahkemesi'nde iftira suçundan yargılamasının devam ettiği hususu dikkate alındığında, görevden uzaklaştırmaya yetkili olan amir tarafından takdir yetkisi kullanılarak davacı hakkında yapılan soruşturmanın selameti açısından 657 Sayılı Kanun'un 137. maddesi uyarınca görevden uzaklaştırılmasına ilişkin olarak tesis edilen dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varıldığı, öte yandan, her ne kadar davacı tarafından, iddialarının incelenmesi neticesinde İçişleri Bakanlığı'nın 24/10/2017 tarihli işleme konulmama kararının Danıştay 1. Dairesi'nin 14/02/2018 tarih ve E:2018/29, K:2018/188 Sayılı Kararıyla kaldırıldığı ve soruşturma izni verilmesine karar verildiği iddia edilmiş ise de, anılan kararın usule yönelik bir karar olduğu, doğrudan soruşturma yapılması anlamına gelmediği anlaşılmış olup, bu hususun uyuşmazlığın esasını etkilemeyeceği ve dava konusu işlemi hukuka aykırı hale getirmeyeceği açık olduğundan bu iddiaya itibar edilmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Davacı tarafından, Mahkeme kararının hukuk ve usüle aykırı olduğu öne sürülmekte ve istinaf yoluyla kaldırılmasına karar verilmesi istenilmektedir.
657 Sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun; "Görevden uzaklaştırma" başlıklı 137. maddesinde; "Görevden uzaklaştırma, Devlet kamu hizmetlerinin gerektirdiği hallerde, görevi başında kalmasında sakınca görülecek Devlet memurları hakkında alınan ihtiyati bir tedbirdir. Görevden uzaklaştırma tedbiri, soruşturmanın herhangi bir safhasında da alınabilir." hükmüne yer verilmiştir.
Dava dosyasının incelenmesinden; davacının Belediye Başkanı dahil toplamda 28 Belediye görevlisinin FETÖ/PDY Silahlı Terör Örgütü ile ilişkileri hususunda Cumhurbaşkanlığına, Başbakanlığa, İçişleri Bakanlığı'na, Sağlık Bakanlığı'na, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığına, Ankara Valiliğine ve Sayıştay Başkanlığı'na şikayet ve ihbarda bulunduğu, bu ihbar ve şikayetleri hiçbir bilgi ve belgeye dayandırmadığı ve böylece "memurluk sıfatı ile bağdaşmayacak nitelik ve derecede yüz kızartıcı hareketlerde bulunmak ve siyasi amaçlarla kurumların huzur, sükun ve çalışma düzenini bozmak" eylemleri içerisine girdiği gerekçesiyle davacı hakkında 11.08.2016 tarih ve 377 Sayılı Başkanlık Olur'u ile disiplin soruşturmasına başlanıldığı ve akabinde 26.08.2016 tarihli işlemle davacının görevinden uzaklaştırıldığı, bu işleme karşı Ankara 4. İdare Mahkemesinde açtığı iptal davasında, anılan Mahkemenin 15/11/2017 gün ve E:2016/4317, K:2017/3273 Sayılı kararıyla dava konusu işlemin iptaline karar verildiği, bu karara karşı yapılan istinaf başvurusunun Ankara Bölge İdare Mahkemesi 2. İdari Dava Dairesinin 17.05.2018 tarih ve E:2018/352, K:2018/1201 Sayılı kararıyla reddine karar verildiği, davacı ve arkadaşları hakkında 11.08.2016 tarihli Olur'la Mamak Belediyesi tarafından başlatılan disiplin soruşturması sonucunda, davacının 657 Sayılı Kanun'un 125/E maddesinin (a) ve (g) bendleri uyarınca Devlet Memurluğundan çıkarma cezası ile cezalandırılmasının teklif edildiği, ancak İçişleri Bakanlığı Yüksek Disiplin Kurulunun 21.09.2017 tarih ve 80 Sayılı kararıyla davacı ve arkadaşları hakkındaki disiplin soruşturmasının, Belediye Başkanı, üst yönetim ve müdürlerin olayda taraf olması nedeniyle soruşturmanın objektif ve daha sağlıklı yürütülebilmesi için Bakanlıktan talep edilecek soruşturmacılar tarafından yapılması gerektiği gerekçesiyle soruşturmanın yeniden yapılmasına karar verildiği, bu arada, davacının yargı kararları üzerine 22.02.2018 tarihinde yeniden görevine başlatıldığı, ancak görevine başlatıldığı aynı gün dava konusu işlemle görevinden yeniden uzaklaştırma kararının alındığı ve bu kararın iptali istemiyle görülmekte olunan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
Uyuşmazlık konusu olayda; davacının ikinci kez görevinden uzaklaştırılma işleminin gerekçesi olarak, davacının şikayet ve ihbarda bulunduğu 28 Belediye görevlisiyle ilgili olarak İçişleri Bakanlığı'nca yapılan araştırma sonucunda Mahalli İdareler Genel Müdürlüğü ( Mülkiye Teftiş Kurulu Başkanlığı'nın ) 24.10.2017 tarihli ve 2016.06.3268 Sayılı kararıyla bu 28 personel hakkındaki şikayet/ihbarın İşleme Konulmamasına Karar verildiği ve bu kararda davacının beyanlarının suç uydurmaya dönük iftira niteliğinde olduğunun belirlendiği, böylece davacının suç uydurmaya dönük iftira niteliğinde şikayet başvurusunda bulunduğunun sübuta erdiğinden bahisle dava konusu işlemin yukarıda anılan yasa hükmü ve devamı maddelerince tesis edildiği, akabinde davacı hakkında yeniden disiplin soruşturmasına başlanıldığı, ancak davacı tarafından İçişleri Bakanlığı'nca verilen işleme konulmama kararına karşı Danıştay Birinci Dairesi'ne yapılan itiraz başvurusu sonucunda anılan Daire tarafından 2018/29 E., 2018/188 K. numarasıyla; şikayet edilenler hakkında hazırlattırılacak ön inceleme raporu doğrultusunda soruşturma izni verilmesine veya verilmemesine dair bir karar tesis edilmesi gerektiğine hükmedilerek işleme konulmama kararının kaldırılmasına ve davacı tarafından yapılan itirazın kabulüne karar verildiği, şu haliyle davalı idarece, davacının şikayetlerinin suç uydurmaya dönük iftira niteliğinde olduğunun sübuta erdiğinin kabul edildiği 24.10.2017 tarihli ve 2016.06.3268 Sayılı İşleme Koymama Kararının Danıştay Birinci Dairesince kaldırılmasıyla, dava konusu işlemin dayanağının ortadan kalktığı anlaşıldığından, tesis edilen işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Bu nedenle, dava konusu işlemin iptali yerine, davanın reddi yolunda verilen Mahkeme kararında hukuki isabet bulunmamıştır.
SONUÇ: Açıklanan nedenlerle, davacının istinaf isteminin KABULÜNE, Ankara 6. İdare Mahkemesi'nce verilen 18/10/2018 gün ve E:2018/634, K:2018/2351 Sayılı kararın KALDIRILMASINA, dava konusu işlemin İPTALİNE, mahkeme ve istinaf safhasına ait toplam 411,60--TL yargılama giderinin davalı idareden alınarak davacıya VERİLMESİNE, artan posta ücretinin davacıya İADESİNE, 2577 Sayılı Kanun'un değişik 45.maddesinin 6.fıkrası uyarınca KESİN olarak, 05.07.2019 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)