İSTEMİN KONUSU: Ankara 21. İdare Mahkemesince verilen 19/06/2019 gün ve E:2018/416, K:2019/878 sayılı kararın kaldırılması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ:
(1) Dava konusu istem: Dava, davalı idare bünyesinde görev yapmakta iken 672 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yapılan başvurunun reddine dair 12.06.2018 tarih ve 2018/19820 sayılı işlemin iptali ile işlem nedeniyle yoksun kaldığını öne sürdüğü parasal ve özlük haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılmıştır.
(2) İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti: Ankara 21. İdare Mahkemesince; davacının, FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün örgüt içi kriptolu haberleşme sistemi olan ByLock programına girdiğinin tespit edildiği, FETÖ/PDY terör örgütüne müzahir Bank ..... isimli banka hesabında bulunan para miktarını örgüt liderinin talimat verdiği tarih sonrasındaki dönemde artırdığı, davacı hakkında yapılan ceza yargılaması esnasında bilgisine başvurulan kişi tarafından, davacının örgüt ile irtibat içerisinde olduğunun beyan edildiği, davacının, örgüte aidiyeti, iltisakı veya irtibatı olduğu gerekçesiyle kapatılan …. Derneğine SMS ile para gönderdiği, çocuğunun FETÖ/PDY ile iltisaklı özel okulda kaydının olduğu, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının 2017/68532 hazırlık numaralı dosyası kapsamında ele geçirilen emniyet teşkilatı personeline ait örgüt arşivinde bulunan detay bilgisinde; KIRMIZI …. (FETÖ/PDY'ye mensubiyeti, teslimiyeti, sadakati ve bağlılığı en üst seviyede olan) seviyesinde kodlandırılmış durumda olduğu görülmekle, davacının FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile en az irtibat ve iltisak düzeyinde bağı bulunduğu sonuç ve kanaatine varıldığından, dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı, dava konusu işlem hukuka uygun bulunduğundan, davacının yoksun kaldığını ileri sürdüğü özlük ve parasal haklarının yasal faiziyle birlikte tahsili yönündeki isteminin de reddi gerektiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF İSTEMİNDE BULUNANIN İDDİALARI: Davacı tarafından, aynı dönem içerisinde aynı hatta ve aynı telefonda iki farklı ByLock tespiti yapılmasının hayatın olağan akışına uygun olmadığı, Bylock programı ile ilgili bilirkişi incelemesi yapılması talebinin reddedildiği, ByLock kullandığına dair yapılan tespitlerin çelişkili olduğu, Devlet kurumlarının izni ve onayı ile kurulan ve yasal olarak faaliyetlerine devam eden kurumlarla (banka, dernek, okul vs.) ilişki içinde olmanın suç olarak kabul edilemeyeceği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAF SAVUNMASININ ÖZETİ: İstinaf isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Ankara Bölge İdare Mahkemesi 13. İdari Dava Dairesince, davacının adli yardım talebinin kabulü yönünde ilk derece mahkemesince karar verildiği görüldüğünden, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 335.maddesinin 3.fıkrasında, adli yardımın hükmün kesinleşmesine kadar devam edeceğinin belirtilmesi karşında, bu konuda yeniden bir karar verilmeksizin, 2577 sayılı Kanunun değişik 45. maddesi uyarınca dava dosyası incelenerek gereği görüşüldü:
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 45. maddesinin 1. fıkrasında, "İdare ve vergi mahkemelerinin kararlarına karşı, başka kanunlarda aksine hüküm bulunsa dahi, mahkemenin bulunduğu yargı çevresindeki bölge idare mahkemesine, kararın tebliğinden itibaren otuz gün içinde istinaf yoluna başvurulabilir. Ancak, konusu beş bin Türk lirasını geçmeyen vergi davaları, tam yargı davaları ve idari işlemlere karşı açılan iptal davaları hakkında idare ve vergi mahkemelerince verilen kararlar kesin olup, bunlara karşı istinaf yoluna başvurulamaz." hükmüne yer verilmiş; 2. fıkrasında, istinafın temyizin şekil ve usullerine tabi olduğu belirtilmiş, "Temyiz dilekçesi" başlıklı 48. maddesinin 7. fıkrasında, temyiz dilekçesi verilirken gerekli harç ve giderlerin ödenmemiş olduğu, dilekçenin 3. madde esaslarına göre düzenlenmediği, temyizin kanuni süre içinde yapılmadığı veya kesin bir karar hakkında olduğunun anlaşıldığı hallerde, 2 ve 6. fıkralarda sözü edilen kararların, dosyanın gönderildiği Danıştayın ilgili dairesi ve kurulunca, kesin olarak verileceği hükmü düzenlenmiştir.
Dosyanın incelenmesinden; Ankara21. İdare Mahkemesi'nce verilen 19.06.2019 gün ve E:2018/416, K:2019/878 sayılı kararın, davacıya usulüne uygun olarak 02.08.2019 tarihinde tebliğ edilmesine rağmen, davacı tarafından verilen istinaf dilekçesinin 09.09.2019 tarihinde Mahkeme kayıtlarına girdiği görülmektedir.
Bu durumda, 02.08.2019 tarihinde tebliğ edilen Mahkeme kararına yönelik (30) günlük istinaf süresinin 02.09.2019 tarihinde (Pazartesi günü) sona ermesine karşın davacı tarafından, istinaf süresi geçirildikten sonra 09.09.2019 tarihinde istinaf talebinde bulunulduğu anlaşıldığından; yukarıda anılan Kanun'un 45/1. maddesi uyarınca istinaf isteminin süre aşımı nedeniyle incelenmesi olanağı bulunmamaktadır.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1-DavacınınİSTİNAF İSTEMİNİN SÜRE AŞIMI NEDENİYLE REDDİNE,
2-Aşağıda dökümü yapılan istinaf aşamasına ait yargılama giderinin istinaf edenin üzerinde bırakılmasına,
3-Adli yardım talebi kabul edilmiş olduğundan davacıdan önceden alınmamış olan istinaf yargılama giderlerinin tahsili için karar kesinleştikten sonra mahkemesince ilgili tahsil dairesine müzekkere yazılmasına,
2577 sayılı Kanunun değişik 46. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren 30 gün içerisinde Danıştay'a temyiz yolu açık olmak üzere, 26/02/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)