(2577 S. K. m. 45)
İSTEMİN ÖZETİ: Davacı tarafından, %80 hisse ile ortağı olduğu G... Ltd. Şti.'nin vergi borçlarının hissesi oranında 7143 Sayılı Kanun kapsamında yapılandırılması sonucu düzenlenen 2018071085A040000037 tecil dosya numaralı ödeme tablosunun iptali istemiyle açılan davayı; davacının vergi borçlarının hissesi oranında 7143 Sayılı Kanun kapsamında yapılandırılması istemiyle 10/07/2018 tarihinde başvuruda bulunduğu, şirket borçlarının 24/01/2011 tarihinde 6111 Sayılı Kanun kapsamında, 28/11/2014 tarihinde 6552 Sayılı Kanun uyarınca yapılandırıldığı, 2014 ila 2018 yılları arasında muhtelif zamanlarda şirket adına ödemeler yapıldığı, davacının 15/01/2009 tarih ve 7228 Sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 24/12/2008 tarihli karar ile şirketin %80 hisseli ortağı olduğu ve ortaklığının devam ettiği, şirketin 31/12/2009 tarihinde mükellefiyetinin re'sen terkin ettirildiği, 7143 Sayılı Kanun'a göre yapılandırmaya başvuran davacının dava açma hakkından vazgeçmiş bulunduğu, bu durumda davacının kendi beyanı üzerine şirketin borçlarının hissesi oranında yapılandırılarak taksitlendirilmesi üzerine düzenlenen ödeme tablosunda hukuka aykırılık görülmediği, her ne kadar borçların 2009 yılına ilişkin olduğu, tarh ve tahsil zamanaşımına uğradığı iddiasında bulunmuş ise de söz konusu borçların 24/01/2011 tarihinde başvuruda bulunularak 6111 Sayılı Kanun kapsamında yapılandırıldığı, bunun üzerine borçların tahsil aşamasına geldiği ve yine 28/11/2014 tarihinde 6552 Sayılı Kanun uyarınca yapılandırıldığı, 2014 ila 2018 yılları arasında muhtelif zamanlarda şirket adına ödemeler yapıldığı göz önünde bulundurulduğunda zamanaşımına uğradığı iddiasının yerinde görülmediği gerekçesiyle reddeden Eskişehir 1. Vergi Mahkemesi'nin 01/03/2019 tarih ve E:2018/642, K:2019/102 Sayılı kararının; vergi borçlarının 2012 yılında uzlaşıldığı ve zamanaşımına uğradığı, 6552 Sayılı Kanun uyarıca yapılandırmanın yetkili kişi tarafından başvurulmaması nedeniyle geçerli sayılamayacağı ileri sürülerek kaldırılması istenilmektedir.
SAVUNMANIN ÖZETİ: Mahkeme kararında hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülerek, istinaf isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Hüküm veren Ankara Bölge İdare Mahkemesi 3. Vergi Dava Dairesince gereği görüşüldü:
KARAR: Dava, %80 hisse ile ortağı olduğu G... Ltd. Şti.'nin vergi borçlarının hissesi oranında 7143 Sayılı Kanun kapsamında yapılandırılması sonucu davacı adına düzenlenen 2018071085A040000037 tecil dosya numaralı ödeme tablosunun iptali istemiyle açılmıştır.
Davacı tarafından yapılandırma talebi üzerine oluşturulan taksitlendirme tablosunda zamanaşımına uğrayan vergi borçlarının bulunduğu ileri sürülerek iptali istemiyle dava açılmış olduğundan, 7143 Sayılı Kanuna göre dava açılamayacağı yolundaki Mahkeme kararında isabet görülmemiştir.
Olayda, asıl borçlu şirket tarafından önce 6111 Sayılı Kanun sonra da 6552 Sayılı Kanun uyarınca vergi borçlarının yapılandırıldığı davalı idarece belirtilmiş ise de şirketin 08.07.2014 tarih ve 8607 Sayılı Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi'nde yayımlanan ilana göre sicilden silindiği anlaşıldığından 28.11.2014 tarihindeki başvuru ile 6552 Sayılı Kanuna göre yapılan yapılandırmanın hukuken geçerliliği bulunmamaktadır.
Diğer yandan, davalı idarece dosyaya sunulan belgelere göre, davacıdan istenilen vergi ve ceza borçlarının şirket hakkında düzenlenen 28.03.2012 tarih ve 2021-A-19/11,12 Sayılı inceleme raporlarından kaynaklandığı ve 6111 Sayılı Kanundan sonra ortaya çıktığı ve bu Kanun kapsamında olmadığı ve borçlu şirket tarafından 06.07.2012 tarihinde uzlaşılan vergi ve cezalara ilişkin olduğu, vergi ve ceza borçlarının tahsili amacıyla yapılan işlemlerin incelenmesinden ise, şirket hakkında uzlaşma tarihinden sonra 2013 ila 2017 yıllarında yapılan e-haciz işlemlerinden ibaret olduğu, fiilen gerçekleşmiş bir haciz bulunmadığı ve tahsilat yapıldığına yönelik herhangi bir bilgi belgenin yer almadığı görülmüştür.
Bu itibarla, davacıdan istenilen ve vergi ve cezalar için 2012 tarihindeki uzlaşmadan sonra 5 yıllık zamanaşımı süresi içerisinde zamanaşımının kesilmesine neden olacak bir işlem bulunmadığı anlaşıldığından, 2017 yılı sonunda zamanaşımına uğrayan amme alacaklarının yapılandırılarak davacıdan istenilmesinde hukuka uygunluk bulunmamıştır.
SONUÇ: Açıklanan nedenlerle, davacı istinaf isteminin kabulüyle Eskişehir 1. Vergi Mahkemesi'nin 01/03/2019 tarih ve E:2018/642, K:2019/102 Sayılı kararının kaldırılmasına, 2577 Sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 45/4. maddesi uyarınca esastan incelenen davanın kabulüne, taksitlendirme tablosuna konu vergi ve ceza borçlarının iptaline, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca takdir edilen 1.890,00-TL vekalet ücreti ile aşağıda dökümü yapılan toplam 313,60 TL yargılama giderinin davalı idareden alınarak davacıya verilmesine, posta gideri avansından artan miktarın davacıya iadesine, 2577 Sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 45. maddesinin 6. fıkrası uyarınca kesin olmak üzere, 16.03.2020 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)