İSTEMİN KONUSU: Ankara 22. İdare Mahkemesi'nce verilen 28/03/2019 gün ve E:2018/2089, K:2019/445 sayılı karar.
YARGILAMA SÜRECİ:
(1) Dava konusu istem: Dava, davalı idare bünyesinde görev yapmakta iken 672 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yapılan başvurunun reddine dair 08.08.2018 tarih ve 2018/29043 sayılı işlemin iptali istemiyle açılmıştır.
(2) İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti: Ankara 22. İdare Mahkemesi'nce; davacının, FETÖ/PDY'nin örgüt içi haberleşme programı olan ByLock programını kullandığı, FETÖ/PDY’ye aidiyeti, iltisakı veya irtibatı olduğu gerekçesiyle kapatılan sendikaya üye olduğu, bu nedenlerle FETÖ/PDY ile iltisak ve irtibatı sabit olduğu anlaşılmakla; kamu görevine iadesi talebiyle OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yaptığı başvurunun reddine ilişkin dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF İSTEMİNDE BULUNANIN İDDİALARI (DAVACI): Davacı tarafından, ihraç tarihi itibariyle hakkında kesinleşmiş bir hüküm, hatta açılmış bir dava dahi bulunmadığı, hakkında soruşturma açılmadığı, savunma hakkı verilmediği, darbe girişimiyle hiçbir ilgisi olmadığı, OHAL KHK'sı ile kalıcı olarak kamu görevinden çıkarma işlemi tesis edilemeyeceği, kızının okuduğu özel okulun ..... Sendikasına %10 indirim uygulamasından dolayı anılan sendikaya üye olduğu, kaldı ki sendikanın o dönem tamamen yasal bir sendika olduğu, şahsından alınan cihaz ve diğer envanterde Bylock tespiti yapılmadığı, ByLock verileri hukuka uygun olarak elde edilmediğinden hiçbir yargılamada delil olarak kullanılamayacağı, Bylock programının dijital platformda dağıtılan bir program olduğu, kendisine ait ID ve içerik tespiti yapılmadığı, log kayıtları bulunmadığı, FETÖ/PDY ile herhangi bir ilişkisinin olmadığı, terör örgütü üyeliğinin kasten işlenebilen bir suç olduğu, söz konusu yapının terör örgütü olarak ilan edildiği 30.05.2016 tarihinden önceki eylem ya da işlemlerden dolayı terör örgütü üyeliği ile suçlanamayacağı ileri sürülmektedir.
İSTİNAF İSTEMİNDE BULUNANIN İDDİALARI (DAVALI): Davalı idare tarafından ilk derece mahkemesi kararının yalnızca "vekalet ücretinin kararın kesinleşmesinden sonra ödenmesine" hükmedilmesi nedeniyle hukuka aykırı olduğu ileri sürülmektedir.
DAVACININ SAVUNMASININ ÖZETİ: Savunma verilmemiştir.
DAVALININ SAVUNMASININ ÖZETİ: Davacının istinaf isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Ankara Bölge İdare Mahkemesi 13. İdari Dava Dairesince, 2577 sayılı Kanunun değişik 45. maddesi uyarınca dava dosyası incelenerek gereği görüşüldü:
Davacı hakkında yapılan ceza yargılamasında elde edilen verilere göre, davacının 2016 yılına kadar FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün sohbet adı altında düzenlediği toplantılarına katıldığı hususu, Mahkeme kararında belirtilen diğer delillerle birlikte değerlendirildiğinde; davacının çeşitli yol ve yöntemlerle FETÖ/PDY ile iltisak ve irtibat düzeyinde ilişkisinin olduğunu ortaya çıkarmaktadır.
Öte yandan, davalı idare tarafından, ilk derece mahkemesi kararının hüküm fıkrasında yer alan "vekalet ücretinin kararın kesinleşmesinden sonra ödenmesine" şeklindeki kısmın kaldırılması istemiyle istinaf isteminde bulunulduğu görülmekte ise de; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 323. maddesinde harçlar, posta giderleri ve vekalet ücretinin yargılama giderleri arasında sayıldığı, aynı Kanunun 335. maddesinin 3.fıkrasında ise adli yardımın, yapılacak tüm yargılama ve takip giderlerinden geçici olarak muafiyet sağladığı ve hükmün kesinleşmesine kadar devam edeceği yönünde kural getirildiği hususları birlikte dikkate alındığında; adli yardım talebi kabul edilen davacıdan vekalet ücreti dahil tüm yargılama giderlerine ilişkin tahsilatın kararın kesinleşmesinden sonra yapılabileceği açık olduğundan İdare Mahkemesi kararında bu yönüyle de hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Ayrıca davacının istinaf dilekçesinde, işlem nedeniyle yoksun kaldığı maaşlarının ve diğer özlük haklarının ödenmesi isteminde de bulunduğu görülmektedir.
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 16. maddesinin 4. fıkrasında, tarafların, sürenin geçmesinden sonra verecekleri savunmalara veya ikinci dilekçelere dayanarak hak iddia edemeyecekleri, ancak, tam yargı davalarında dava dilekçesinde belirtilen miktarın, süre veya diğer usul kuralları gözetilmeksizin nihai karar verilinceye kadar, harcı ödenmek suretiyle bir defaya mahsus olmak üzere artırılabileceği ve miktarın artırılmasına ilişkin dilekçenin otuz gün içinde cevap verilmek üzere karşı tarafa tebliğ edileceği hüküm altına alınmıştır.
İdari yargılama usulünde davayı genişletme yasağının olduğu, istinaf başvurusunda davayı genişletici mahiyette hiçbir istemde bulunulamayacağı, bunun tek istisnasının yukarıdaki Kanun maddesinde hüküm altına alınan tam yargı davalarında nihai karar verilinceye kadar harcı ödenmek suretiyle bir defaya mahsus olmak üzere tazminat miktarının artırılması hususunun olduğu anlaşılmaktadır.
Bu durumda, davacı tarafından davanın iptal davası olarak açıldığı, ancak istinaf dilekçesinde davayı genişletici mahiyette işlem nedeniyle yoksun kaldığı maaşlarının ve diğer özlük haklarının ödenmesine karar verilmesi istemine de yer verildiği görüldüğünden, bu istemin "davanın konusunu genişletme yasağı" kapsamında olması nedeniyle incelenmesine hukuken olanak bulunmamaktadır.
KARAR SONUCU:
Yapılan açıklamalarla birlikte;
1-Ankara 22. İdare Mahkemesi'nce verilen 28/03/2019 gün ve E:2018/2089, K:2019/445 sayılı kararın, davanın reddine ilişkin kısmında hukuka aykırılık bulunmadığından bu kısma yönelik davacının İSTİNAF İSTEMİNİN REDDİNE,
2-Anılan kararın vekalet ücretine ilişkin kısmında hukuka aykırılık bulunmadığından davalı idarenin İSTİNAF İSTEMİNİNREDDİNE,
3-Aşağıda dökümü yapılan istinaf aşamasına ait davacı ve davalı idare tarafından yapılan yargılama giderlerinin istinaf edenlerin üzerinde bırakılmasına,
4-Adli yardım talebi kabul edilmiş olduğundan davacıdan önceden alınmamış olan istinaf yargılama giderlerinin tahsili için karar kesinleştikten sonra Mahkemesince ilgili tahsil dairesine müzekkere yazılmasına,
5-Davalı idarenin istinaf dilekçesinin tebliğine ilişkin 16,20 TL resmi posta giderinin davalı idareden tahsili için Mahkemesince ilgili tahsil dairesine müzekkere yazılmasına,
6-Gider avansının kullanılmayan kısmının talep edilmesi halinde derhal, talep edilmemesi halinde karar kesinleştikten sonra mahkemesince istinaf başvurusunda bulunan davalı idareye re'sen iadesine,
2577 sayılı Kanunun değişik 46. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren 30 gün içerisinde Danıştay'a temyiz yolu açık olmak üzere, 11/03/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)