İSTEMİN KONUSU: Ankara 20. İdare Mahkemesi'nce verilen 29/03/2019 gün ve E:2018/4560, K:2019/1551 sayılı kararın kaldırılması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ:
(1) Dava konusu istem: Dava, davalı idare bünyesinde görev yapmakta iken 677 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yapılan başvurunun reddine dair 08.05.2018 tarih ve 2018/15230 sayılı işlemin iptali ile işlem nedeniyle yoksun kalındığı iddia olunan parasal ve özlük haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılmıştır.
(2) İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti: Ankara 20. İdare Mahkemesi'nce; davacının, ceza mahkemesince silahlı terör örgütüne üye olma suçunu işlediği gerekçesiyle mahkumiyetine karar verildiği, hakkında yürütülen adli muhakeme esnasında alınan ifadelerden örgüt ile irtibat içinde olduğu, örgüte iltisaklı Bank ....'da bulunan mevduatında 2014 yılından itibaren artış meydana getirdiği, bu verilerin yanı sıra, örgüte müzahir yayın organına ve örgüte müzahir kuruma muhtelif ödemelerde bulunduğu, davacının bu eylemlerinin FETÖ/PDY ile normal bir vatandaştan beklenebilecek olandan daha yoğun bir ilişki içerisine girdiğini ortaya koyduğu, bu durumun davacının FETÖ/PDY ile bağı olduğu şeklinde değerlendirilmesinin makul ve hakkaniyete uygun düştüğü, böyle bir durumda Anayasayla kurulmuş hür demokratik düzeni ortadan kaldırmayı amaçlayan terör örgütüyle bağı bulunduğu konusunda somut verilere ulaşılan davacının, Anayasaya sadakat yükümlülüğünü de ihlal ettiği kanaatine varıldığından, ilgili Olağanüstü Hal Kapsamında Bazı Tedbirler Alınması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname ile hiçbir işleme gerek kalmaksızın kamu görevinden çıkarılması üzerine kamu görevine iade edilmesi talebiyle Olağanüstü Hal İşlemleri İnceleme Komisyonu'na yaptığı başvurunun reddine ilişkin dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı, dava konusu işlem hukuka uygun bulunduğundan davacının özlük ve parasal hak talebinin de reddi gerektiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF İSTEMİNDE BULUNANIN İDDİALARI: Davacı tarafından, hiçbir terör örgütü ile herhangi bir ilişkisinin olmadığı, yargı makamlarınca kabul edilen FETÖ kriterlerinin kendisinde olmadığı, Devlete sadakat yükümlülüğünü ihlal ettiğine ilişkin somut bir delil bulunmadığı, hiçbir delil sunulmaksızın kamu görevinden çıkarıldığı, savunma hakkı verilmediği, örgüt liderinin talimatı üzerine Bank .... hesabına para yatırmadığı, Bank .... hesabına yatırdığı para miktarının maddi imkanlarının üzerinde bir miktar olmadığı, yasal bir şekilde görevini sürdüren bankaya yatırılan paranın suç teşkil etmediği, kapatılan bir basın yayın kuruluşuna para ödemesi yapmış olmanın terör örgütü üyeliğini göstermeyeceği, masumiyet karinesine aykırı hareket edildiği, ceza hukuku ilkeleri ile Anayasa ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinde güvence altına alınan temel hak ve hürriyetlerinin ihlal edildiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAF SAVUNMASININ ÖZETİ: Usul yönünden; davanın süresinde açılmadığı, esas yönünden ise; dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığından istinaf isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Ankara Bölge İdare Mahkemesi 13. İdari Dava Dairesince, davalı idarenin usule ilişkin itirazı yerinde görülmeyerek, 2577 sayılı Kanunun değişik 45. maddesi uyarınca dava dosyası incelenerek gereği görüşüldü:
Davacı tarafından kamu görevinden çıkarılmasını sağlayan KHK'nın Anayasa'ya aykırı olduğu ileri sürülerek Anayasa Mahkemesi'ne götürülmesi istenilmiş ise de; Anayasa'nın 148 ve 152.maddelerinde yer alan kurallar birlikte değerlendirildiğinde bu iddianın ciddi olduğu kanaatine ulaşılamamaktadır.
İdare Mahkemesi kararında, "davacının, ceza mahkemesince silahlı terör örgütüne üye olma suçunu işlediği gerekçesiyle mahkumiyetine karar verildiği" şeklinde hüküm kurulmuş ise de; davacının "FETÖ/PDY silahlı terör örgütü üyesi olmamakla birlikte örgüte bilerek ve isteyerek yardım etmek" suçunu işlediği gerekçesiyle hapis cezasına çarptırıldığı görülmekle, İdare Mahkemesince bu hususun sehven yazıldığı sonucuna ulaşılmıştır. Ancak bu karar kesinleşmemiş olduğundan; devam eden ceza davasının davacı aleyhine bir durum olarak değerlendirilmesi ve davacı hakkında terör örgütüne yardım ettiği algısı oluşturacak bir yaklaşım ortaya konulması "masumiyet karinesi" gereğince mümkün değildir.
Bununla birlikte, davacı hakkında yapılan ceza yargılamasında ifadesine başvurulan tanık beyanlarına göre, davacının, 2015 yılı başlarına kadar örgütün sohbet toplantılarına katıldığı, 15 Temmuz darbe teşebbüsüne kadar örgüt ve örgüt elebaşı lehine söylemlerde bulunduğu, davacıdan ele geçirilen dijital materyallerin incelenmesi neticesinde düzenlenen imaj inceleme raporuna göre, örgütsel talimatları içeren materyallerin bulunduğu, bilgisayara 01.07.2015 tarihinde format atıldığı, silinmiş belgeler içerisinde bir adet örgüt elebaşına ait konuşma videosu ile bir adet Türkçe Olimpiyatları videosu tespit edildiği, ayrıca üst amir kanaati olarak 10.11.2016 tarihinde yapılan değerlendirmede de, davacının eskiden beri FETÖ/PDY terör örgütü içerisinde yer aldığı, bu örgütü desteklemeye devam ettiği yönünde görüş belirtildiği hususları, Mahkeme kararında belirtilen diğer delillerle birlikte değerlendirildiğinde; davacının çeşitli yol ve yöntemlerle FETÖ/PDY ile iltisak ve irtibat düzeyinde ilişkisinin olduğunu ortaya çıkarmaktadır.
KARAR SONUCU:
Yapılan açıklamalarla birlikte;
1-Ankara 20. İdare Mahkemesi'nce verilen 29/03/2019 gün ve E:2018/4560, K:2019/1551 sayılı karar usul ve hukuka uygun olup, kaldırılmasını gerektiren bir neden bulunmadığından, İSTİNAF İSTEMİNİN REDDİNE,
2-Aşağıda dökümü yapılan istinaf aşamasına ait yargılama giderinin istinaf edenin üzerinde bırakılmasına,
3-Gider avansının kullanılmayan kısmının talep edilmesi halinde derhal, talep edilmemesi halinde karar kesinleştikten sonra mahkemesince istinaf başvurusunda bulunana re'sen iadesine,
2577 sayılı Kanunun değişik 46. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren 30 gün içerisinde Danıştay'a temyiz yolu açık olmak üzere, 12/02/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)