İSTEMİN ÖZETİ: Dava; .... Üniversitesi .... Hukuk Fakültesi'nde 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu'nun 33/a. maddesine uyarınca araştırma görevlisi olarak görev yapmakta iken anılan Kanun'un ek 30.maddesi uyarınca aynı Kanun'un 50/d. maddesinde düzenlenen statüye geçirilen davacı tarafından, 2547 sayılı Kanun'un geçici 78.maddesi uyarınca yeniden 33/a. maddesi kapsamında atamasının yapılması istemiyle yaptığı 11/06/2018 tarihli başvurunun zımnen reddine ilişkin işlemin iptali istemiyle açılmıştır.
Samsun 1. İdare Mahkemesi'nin 28/02/2019 gün ve E:2018/1476, K:2019/217 sayılı kararıyla; kararda yer verilen mevzuat hükmü uyarınca Öğretim Üyesi Yetiştirme Programı kapsamında 33.maddenin (a) fıkrası uyarınca araştırma görevlisi kadrosuna atanmış olanların, bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihte araştırma görevlisi kadrosundaki statüleri herhangi bir işleme gerek kalmaksızın 50.maddenin birinci fıkrasının (d) bendinde belirtilen statüye dönüştürüldüğü, daha sonraki süreçte, 33.maddenin (a) fıkrası uyarınca araştırma görevlisi kadrosuna atanacaklar konusunda idareye takdir yetkisi tanındığı açık olup, bu kapsamda, dava dosyasında yer alan bilgi ve belgelerin değerlendirilmesinden, davaya konu edilen işlemin, idarenin takdir yetkisi sınırları içinde tesis edildiği sonucuna varıldığından, dava konusu işlemde hukuka aykırılık görülmediği gerekçesiyle davanın reddine hükmedilmiştir.
Davacı tarafından; atama yapıp yapmama hususunda idarenin takdir yetkisinin bulunmadığı, Samsun Emniyet Müdürlüğü tarafından gönderilen bilgiler tebliğ edilerek savunmasının alınmadığı, güvenlik soruşturmasının atamaya esas alınıp alınamayacağının kararda açıklanmadığı, herhangi bir terör örgütü ile ilgisi bulunmadığı gibi buna ilişkin verilmiş bir mahkumiyet kararının veya açılmış bir ceza davasının da bulunmadığı ileri sürülerek istinaf yolu ile incelenerek kaldırılması ve dava konusu işlemin iptaline karar verilmesi istenilmektedir.
SAVUNMANIN ÖZETİ: İstinaf başvurusunun reddi gerektiği savunulmaktadır.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Hüküm veren Samsun Bölge İdare Mahkemesi 1. İdari Dava Dairesi'nce, dava dosyası 2577 sayılı Kanunun 45. maddesi uyarınca incelenerek işin gereği görüşüldü:
Dava; .... Üniversitesi .... Hukuk Fakültesi'nde 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu'nun 33/a. maddesine uyarınca araştırma görevlisi olarak görev yapmakta iken anılan Kanun'un ek 30.maddesi uyarınca aynı Kanun'un 50/d. maddesinde düzenlenen statüye geçirilen davacı tarafından, 2547 sayılı Kanun'un geçici 78.maddesi uyarınca yeniden 33/a maddesi kapsamında atamasının yapılması istemiyle yaptığı 11/06/2018 tarihli başvurunun zımnen reddine ilişkin işlemin iptali istemine ilişkindir.
18/05/2018 tarihli ve 30425 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7143 sayılı Vergi ve Diğer Alacakların Yeniden Yapılandırılması ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına İlişkin Kanun'un 15. maddesi ile 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu'na eklenen Geçici 78. maddenin 5. fıkrasında "Öğretim Üyesi Yetiştirme Programı" kapsamında 33 üncü maddenin (a) fıkrası uyarınca araştırma görevlisi kadrosuna atanmış olup, statüleri 50 nci maddenin birinci fıkrasının (d) bendinde belirtilen statüye dönüştürülmüş sayılan ve ek 30 uncu madde uyarınca 33 üncü maddenin (a) fıkrasına göre yeniden ataması yapılmayanlardan bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihte; a) Başarısızlık ile Öğretim Üyesi Yetiştirme Programı kapsamında süresi içinde lisansüstü eğitimlerini tamamlayamama veya terör örgütlerine veya Milli Güvenlik Kurulunca Devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti veya iltisakı yahut bunlarla irtibatı olmaları nedeniyle araştırma görevlisi kadrosuyla ilişiği kesilenler hariç olmak üzere, Devlet yükseköğretim kurumlarının öğretim elemanı kadrolarında bulunmayan ancak doktora veya sanatta yeterlik eğitimini tamamlayanlar bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren bir ay içerisinde, b) Öğretim Üyesi Yetiştirme Programı kapsamında lisansüstü eğitimine devam eden araştırma görevlilerinin maddenin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren bir ay içerisinde, kadrosunun bulunduğu yükseköğretim kurumuna müracaat etmeleri hâlinde657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 48 inci maddesinde belirtilen genel şartları taşımaları kaydıyla ilgili üniversite tarafından 33 üncü maddenin (a) fıkrası kapsamında yeniden atamaları yapılır. Öğretim Üyesi Yetiştirme Programı kapsamında eğitimlerini tamamlayan araştırma görevlileri ihtiyaç halinde başka üniversitelerde de görevlendirilir. Görevlendirmeden itibaren üç ay içerisinde görevine başlamayanlar müstafi sayılır." hükmüne yer verilmiştir.
27/11/2016 tarih ve 29872 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 676 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin 74. maddesi ile eklenen ve dava konusu işleme dayanak teşkil eden 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun "Devlet memurluğuna alınacaklarda genel ve özel şartları" düzenleyen 48. maddesinin A-8 bendinde "güvenlik soruşturması ve/veya arşiv araştırması yapılmış olmak" kuralına yer verilmiş olup, anılan düzenleme 08/03/2018 tarih ve 30354 (mükerrer) sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 7070 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Bazı Düzenlemeler Yapılması Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin Değiştirilerek Kabul Edilmesine Dair Kanun'un 60. maddesiyle yasalaşmıştır.
Yukarıda anılan yasa hükmü ile Devlet memurluğuna alımlarda güvenlik soruşturması ve/veya arşiv araştırması yapılması zorunlu hale getirilerek hakkında yapılan güvenlik soruşturması veya arşiv araştırması olumsuz sonuçlananların Devlet memurluğuna girişi engellenmiştir.
Ancak, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun Devlet memurluğuna alınacaklarda genel ve özel şartları düzenleyen 48. maddesinin birinci fıkrasının (A) bendine eklenen (8) numaralı alt bendinin Anayasaya aykırı olduğu gerekçesiyle açılan iptal davasında, Anayasa Mahkemesi'nin 24/07/2019 gün ve E: 2018/73; K: 2019/65 sayılı kararı ile, "...
Bu bağlamda güvenlik soruşturması ve arşiv araştırmasıyla elde edilen veriler kişisel veri niteliğindedir. Kuralla güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması kapsamında kamu mercileri tarafından özel yaşamı ile ilgili sorular sorulması da dâhil olmak üzere bir bireyin özel hayatı, iş ve sosyal yaşamıyla ilgili bilgilerinin alınması, kaydedilmesi ve kullanılması özel hayata saygı hakkına sınırlama niteliğindedir.
Anayasa'nın 129. maddesinin birinci fıkrasında memurlar ve kamu görevlilerinin Anayasa ve kanunlara sadık kalarak faaliyette bulunma yükümlülükleri düzenlenmiştir. Belirtilen hususlar gözetilerek kamu görevlerine atanacak kişiler bakımından birtakım şartlar getirilmesi doğaldır. Bu şekilde aranan nitelikler kamu hizmetinin etkin ve sağlıklı bir biçimde yürütülmesi amacına yöneliktir. Dolayısıyla kamu görevine atanmadan önce kişilerin güvenlik soruşturması ve arşiv araştırmasının yapılmasını öngören kural kanun koyucunun takdir yetkisindedir. Ancak bu alanda düzenleme getiren kuralların kamu makamlarına hangi koşullarda ve hangi sınırlar içinde tedbirler uygulama ve özel hayatın gizliliğine yönelik müdahalelerde bulunma yetkisi verildiğini yeterince açık olarak göstermesi ve olası kötüye kullanmalara karşı yeterli güvenceleri sağlaması gerekir.
Kuralda güvenlik soruşturması ve/veya arşiv araştırması yapılması memurluğa alımlarda genel şartlar arasında sayılmasına karşın güvenlik soruşturmasına ve arşiv araştırmasına konu edilecek bilgi ve belgelerin neler olduğuna, bu bilgilerin ne şekilde kullanılacağına, hangi mercilerin soruşturma ve araştırmayı yapacağına ilişkin herhangi bir düzenleme yapılmamıştır. Diğer bir ifadeyle güvenlik soruşturması ve arşiv araştırmasının yapılmasına ve elde edilecek verilen kullanılmasına ilişkin temel ilkeler belirlenmeksizin kuralla sadece güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması yapılması Devlet memurluğuna alımlarda aranacak şartlar arasında sayılmıştır.
Güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması sonucunda Devlet memurluğuna atanmada esas alınacak kişisel veri niteliğindeki bilgilerin alınmasına, kullanılmasına ve işlenmesine yönelik güvenceler ve temel ilkeler kanunla belirlenmeksizin bunların alınmasına ve kullanılmasına izin verilmesi Anayasa’nın 13., 20. ve 128. maddeleriyle bağdaşmamaktadır." gerekçesiyle 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 48. maddesinin birinci fıkrasının (A) bendine eklenen (8) numaralı alt bendinin iptaline karar verilmiş, sözkonusu karar 29/11/2019 gün ve 30963 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girmiştir.
Kanun, kanun hükmünde kararname veya Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüğü ya da bunların hükümleri, iptal kararlarının Resmi Gazetede yayımlandığı tarihte yürürlükten kalkar. Gereken hallerde Anayasa Mahkemesi iptal hükmünün yürürlüğe gireceği tarihi ayrıca kararlaştırabilir. Bu tarih, kararın Resmi Gazetede yayımlandığı günden başlayarak bir yılı geçemez.
İptal kararının yürürlüğe girişinin ertelendiği durumlarda, Türkiye Büyük Millet Meclisi, iptal kararının ortaya çıkardığı hukuki boşluğu dolduracak kanun tasarı veya teklifini öncelikle görüşüp karara bağlar.
İptal kararları geriye yürümez.
Anayasa Mahkemesi kararları Resmi Gazetede hemen yayımlanır ve yasama, yürütme ve yargı organlarını, idare makamlarını, gerçek ve tüzel kişileri bağlar. " hükmüne yer verilmiştir.
Bir kanun ya da kanun hükmünde kararnamenin uygulanması niteliğindeki idari işlemlerin iptali istemiyle dava açmak durumunda kalan ve Anayasanın 153. maddesi uyarınca itiraz yoluyla Anayasa Mahkemesine başvurulmasını isteme hakkına sahip olan kişilerin, hak veya menfaatlerini ihlal eden kuralın iptal davası veya itiraz yoluyla daha önce yapılan başvuru sonucunda Anayasa Mahkemesince iptal edilmiş olması halinde iptal hükmünün hukuki sonuçlarından yararlanmaları gerekeceği açıktır.
Yukarıda yer verilen Anayasanın 153. maddesine göre, yasama, yürütme ve yargı organları için bağlayıcı olan Anayasa Mahkemesinin söz konusu kararının, bu karardan önce açılmış bulunan ve henüz sonuçlanmamış olan tüm davalara uygulanması gerekmektedir.
Dosyanın incelenmesinden; davacının, .... Üniversitesi .... Hukuk Fakültesi'nde 2547 sayılı Kanun'un 33/a. maddesi uyarınca Öğretim Üyesi Yetiştirme Programı kapsamında araştırma görevlisi olarak görev yapmakta iken 2547 sayılı Kanun'un ek 30.maddesi uyarınca kadrosunun aynı Kanun'un 50/d. maddesi statüsüne dönüştürüldüğü, davacının 2547 sayılı Kanun'un geçici 78.maddesi uyarınca yeniden 33/a. maddesi kapsamında atamasının yapılması istemiyle 11/06/2018 tarihinde yaptığı başvurunun davalı idarece zımnen reddi üzerine görülmekte olan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
Uyuşmazlıkta; dava dosyasında mevcut bilgi ve belgelerden davacının yeniden 33/a. maddesi kapsamın atamasının yapılmaması isteminin, hakkında FETÖ/PDY silahlı terör örgütü kapsamında yapılan incelemenin halen devam ediyor olması nedeniyle güvenlik soruşturması yönünden 657 sayılı Kanun'un 48.maddesi kapsamında yapılan değerlendirme sonucunda uygun bulunmadığı, dolayısıyla dava konusu işlemin yasal dayanağının olan 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 48. maddesinin A-8 bendinde yer alan Devlet memurluğuna alımlarda güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması yapılması gerektiğine ilişkin düzenleme olduğu, bununla birlikte anılan Kanun hükmünün, Anayasaya ve hukuka aykırı olduğunun Anayasa Mahkemesinin yukarıda belirtilen 24/07/2019 gün ve E: 2018/73; K:2019/65 sayılı kararı ile ortaya konularak iptal edilmesi karşısında, güvenlik soruşturması ve arşiv araştırmasının olumsuz sonuçlandığı gerekçesiyle davalı idarece yapılan değerlendirme sonucunda davacının, atamasının yapılmamasına ilişkin dava konusu işlemde hukuka uygunluk, aksi yöndeki İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır.
Açıklanan nedenlerle, davacının istinaf başvurusunun kabulüne, Samsun 1. İdare Mahkemesi'nin 28/02/2019 günlü, E:2018/1476, K:2019/217 sayılı kararın kaldırılmasına, dava konusu işlemin iptaline, dava ve istinaf aşamasına ait aşağıda dökümü yapılan toplam 580,35 TL yargılama giderinin davalı idareden alınarak davacıya verilmesine, posta gideri avansından artan miktarın istinaf isteminde bulunana iadesine, 14/07/2020 tarihinde oybirliği ile kesin olarak karar verildi. (¤¤)