(2577 S. K. m. 45) (657 S. K. m. 125) (2547 S. K. m. 53)
İSTEMİN ÖZETİ: Türk Hava Kurumu Üniversitesi'nde Öğrenci İşleri Müdürü olarak görev yapan davacı tarafından, Fen Bilimleri Enstitüsünde öğrenim gören bazı yabancı öğrencilerin yabancı dil sınavı notları üzerinde oynama yapıldığından bahisle yürütülen soruşturma sonucunda, Üniversite İdari Disiplin Kurulunun 01.12.2017 tarihli kararıyla "kınama" disiplin cezasıyla tecziye edilmesine ilişkin işlem ile bu işleme yapılan itirazın reddine ilişkin Üniversite Disiplin Kurulunun 31.01.2018 tarih ve 02 sayılı işleminin iptali istemiyle açılan davada; davanın reddi yönünde Ankara 17. İdare Mahkemesi'nce verilen 28/06/2019 gün ve E:2018/492, K:2019/1396sayılı kararın; davacı vekili tarafından, istinaf başvuru dilekçesinde belirtilen gerekçelerle mevzuata ve hukuka aykırı olduğu ileri sürülerek kaldırılması istenilmektedir.
SAVUNMANIN ÖZETİ: Mahkeme kararında hukuka aykırılık bulunmadığı savunularak istinaf başvurusunun reddine karar verilmesi talep edilmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Hüküm veren Ankara Bölge İdare Mahkemesi 4. İdari Dava Dairesince 2577 sayılı Kanunun 45. maddesi uyarınca dava dosyası incelenerek işin gereği görüşülüp düşünüldü:
Dava; Türk Hava Kurumu Üniversitesi'nde Öğrenci İşleri Müdürü olarak görev yapan davacının, Fen Bilimleri Enstitüsünde öğrenim gören bazı yabancı öğrencilerin yabancı dil sınavı notları üzerinde oynama yapıldığından bahisle yürütülen soruşturma sonucunda, Üniversite İdari Disiplin Kurulunun 01.12.2017 tarihli kararıyla "kınama" disiplin cezasıyla tecziye edilmesine ilişkin işlem ile bu işleme yapılan itirazın reddine ilişkin Üniversite Disiplin Kurulunun 31.01.2018 tarih ve 02 sayılı işleminin iptali istemiyle açılmıştır.
İdare Mahkemesi tarafından, Türk Hava Kurumu Üniversitesi "Fen Bilimleri Enstitüsünde öğrenim gören bazı yabancı öğrencilerin Yabancı Dil Sınavı notları üzerinde oynama yapılarak İngilizce Yeterliliği almalarının sağlandığı ve söz konusu usulsüz işlemlerin rüşvet karşılığı yapıldığı" iddiasıyla başlatılan soruşturmada öğrenci notlarında yapılan değişikliklere ilişkin olarak bilirkişi incelemesi yapıldığı, hazırlanan raporda davacının adının geçtiği, davacının öğrenci bilgi sisteminin en üst yöneticisi (admin) olduğu ve usulsüz işlemleri yapan diğer personele sistem kullanma yetkisinin davacı tarafından verildiğinin ve bu yetki çerçevesinde adı geçen personellerce ekleme ya da silme yoluyla yabancı uyruklu öğrencilerin yabancı dil yeterlilik notlarında değişiklik yaptığının belirtildiği, davacı hakkında düzenlenen soruşturma raporunda, davacının öğrenci bilgi sisteminde sistem yöneticisi olarak tanımlı olması ve Öğrenci İşleri Müdürü pozisyonu nedeniyle kontrol ve denetim mekanizmasını yeterince çalıştırmadığının belirtildiği ve Üniversite İdari Disiplin Kurulu'nun 01.12.2017 tarihli kararı ile de davacıya "kınama" cezası verildiği, davacı tarafından verilen disiplin cezasına yapılan itirazın reddine yönelik Üniversite Disiplin Kurulu'nun 31.01.2018 tarih ve 02 sayılı kararının tesis edilmesi üzerine bakılan davanın açıldığı, buna göre, davacının öğrenci işleri bilgi sisteminin işletilmesine Sistem Yöneticisi (admin) sıfatıyla en üst düzey görevi ifa ettiği, bu yetkisini 6 diğer personele kullanıcı adı ve şifre tanımlamak suretiyle devrettiği ve yapılan tüm işlemleri görmesine rağmen denetim mekanizmasını gereği gibi işletmediği ve amirlerine durumu bildirmediği, söz konusu hizmetin aksamadan yürütülmesini sağlamaktan görevi gereği sorumlu olduğu, davacının 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 125/B-a maddesi uyarınca "verilen emir ve görevlerin tam ve zamanında yapılmasında, görev mahallinde kurumlarca belirlenen usul ve esasların yerine getirilmesinde, görevle ilgili resmi belge, araç ve gereçlerin korunması, kullanılması ve bakımında kusurlu davranmak" fiili sabit görülerek "kınama" disiplin cezasıyla tecziye edilmesine ilişkin işlemde ve bu cezaya karşı yapmış olduğu itirazın reddine ilişkin işlemde hukuka aykırılık görülmediği, öte yandan "kınama" disiplin cezası vermeye yetkili makamın disiplin amiri olduğu ve davacıya disiplin cezasının İdari Disiplin Kurulu tarafından verildiği görülmekte ise de, davacının birinci ve ikinci disiplin amirinin söz konusu kurulda yer alarak "kınama" disiplin cezası verilmesi yönünde oy kullandıkları hususu dikkate alındığında bu eksikliğin işin esasını etkileyecek nitelikte olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu'nun 53.maddesinde, "Yükseköğretim Kurulu Başkanı üst kuruluşlar, rektörler ve bağımsız vakıf meslek yüksekokulu müdürlerinin ve 53/Ç maddesinin birinci fıkrasının (e) bendinde yer alan fiillerle ilgili olarak öğretim elemanlarının; rektör, üniversitenin; bağımsız vakıf meslek yüksekokulu müdürü, bağımsız vakıf meslek yüksekokulunun; dekan, fakültenin; enstitü ve yüksekokul müdürleri, enstitü ve yüksekokulların; kadrosu bulunan uygulama araştırma merkezi ile bağımsız enstitü müdürleri, uygulama araştırma merkezi ile enstitünün; bu birimlerin genel sekreter veya sekreterleri de bağlı birim personelinin disiplin amirleridir." hükmü; "Disiplin cezası verme yetkisi:" kenar başlıklı 53/Ç maddesinde, "Disiplin cezası vermeye yetkili amir ve kurullar şunlardır: a) Uyarma ve kınama cezaları sıralı disiplin amirleri tarafından, rektörler ve bağımsız vakıf meslek yüksekokulu müdürleri hakkında Yükseköğretim Kurulu Başkanı tarafından verilir... Disiplin cezası verme yetkisi devredilemez." hükmü yer almış, "İtiraz" kenar başlıklı 53/F maddesinde ise "Disiplin cezalarına itiraz edilebilecek amir ve kurullar şunlardır: a) Uyarma ve kınama cezalarına karşı itiraz ilgilinin görevli olduğu birimin disiplin kuruluna, dekanlar için üniversite disiplin kuruluna, rektörler ve bağımsız vakıf meslek yüksekokulu müdürleri için Yüksek Disiplin Kuruluna yapılabilir..." hükmüne yer verilmiştir.
Dava dosyasının incelenmesinden, davalı idare Fen Bilimleri Enstitüsünde öğrenim gören bazı yabancı öğrencilerin Yabancı Dil Sınavı notları üzerinde oynama yapılarak İngilizce Yeterliliği almalarının sağlandığı ve söz konusu usulsüz işlemlerin rüşvet karşılığı yapıldığı iddiasıyla başlatılan soruşturmada, öğrenci notlarında yapılan değişikliklere ilişkin olarak bilirkişi incelemesi yapıldığı, konuya ilişkin raporda davacının da adının geçtiği, davacının öğrenci bilgi sisteminin en üst yöneticisi (admin) olduğu ve usulsüz işlemleri yapan diğer personele sistem kullanma yetkisinin davacı tarafından verildiğinin ve bu yetki çerçevesinde adı geçen personellerce ekleme ya da silme yoluyla yabancı uyruklu öğrencilerin yabancı dil yeterlilik notlarında değişiklik yaptığının belirtildiği, yapılan disiplin soruşturması üzerine 30/10/2017 tarihli soruşturma raporunda davacının öğrenci bilgi sisteminde sistem yöneticisi olarak tanımlı olması ve Öğrenci İşleri Müdürü pozisyonu nedeniyle kontrol ve denetim mekanizmasını yeterince çalıştırmadığı kanaatine varıldığı, Üniversite İdari Disiplin Kurulu'nun 01.12.2017 tarihli kararı ile de davacıya "kınama" disiplin cezası verildiği, davacı tarafından yapılan itirazın Üniversite Disiplin Kurulu'nun 31.01.2018 tarih ve 02 sayılı kararıyla reddi üzerine bakılan davanın açıldığı anlaşılmıştır.
Buna göre, 2547 sayılı Kanunun 53/Ç maddesi uyarınca "kınama" disiplin cezasının disiplin amirince verilmesi gerekirken, genel sekreter vekili, genel sekreter yardımcısı ve hukuk müşaviri üye tarafından oluşturulan Üniversite İdari Disiplin Kurulu (2547 sayılı Kanunda bu isimde bir kurul bulunmadığı) adındaki bir kurul tarafından verildiği, dolayısıyla dava konusu işlemde yetki yönünden hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varıldığından, aksi yönde verilen Mahkeme kararında hukuki isabet görülmemiştir.
Öte yandan, davacının disiplin amiri, dava konusu işlemi tesis eden İdari Disiplin Kurulu'nda yer almakla birlikte, 2547 sayılı Kanunun 53/Ç maddesinde, disiplin cezası verme yetkisinin devredilemeyeceğine ilişkin hüküm dikkate alındığında, disiplin cezası verme yetkisinin disiplin amirince tek başına kullanılması gereken bir yetki olduğu ve bu nedenle de disiplin amirinin, dava konusu işlemi tesis eden İdari Disiplin Kurulu'nda yer almasının, anılan işlemi yetki unsuru yönünden hukuka uygun hale getirmeyeceği de açıktır.
Açıklanan nedenlerle; davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, başvuruya konu mahkeme kararının kaldırılmasına ve dava konusu işlemin iptaline, aşağıda dökümü yapılan mahkeme ve istinaf safhasına ait toplam 377,40 TL yargılama giderinin ve bu kararın verildiği tarihte yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücreti Tarifesi uyarınca belirlenen 1.700,00 TL vekalet ücretinin davalı idarece davacıya verilmesine; artan tebligat avansının Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 333. maddesi uyarınca davacıya iadesine, 2577 sayılı Yasanın 45. maddesinin 6. fıkrası gereğince diğer kanun yolları kapalı ve kesin olmak üzere, 28.02.2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)