İSTEMİN KONUSU: Ankara 19. İdare Mahkemesi'nce verilen 29/04/2019 gün ve E:2018/3132, K:2019/1714 sayılı kararın kaldırılması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ:
(1) Dava konusu istem: Dava, davalı idare bünyesinde görev yapmakta iken 672 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yapılan başvurunun reddine dair 12/03/2018 tarih ve 2018/7001 sayılı işlemin iptali ile anılan işlem nedeniyle yoksun kalınan parasal ve özlük haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılmıştır.
(2) İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti: Ankara 19. İdare Mahkemesi'nce; davacının, FETÖ/PDY silahlı terör örgütü mensuplarının kullanması amacıyla oluşturulduğu ve münhasıran bu suç örgütünün mensupları tarafından kullanılmakta olan bir ağ olduğu belirlenen ByLock iletişim sistemini kullandığı, FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisaklı ..... Katılım Bankası AŞ'de (Bank .....) 2014 yılından sonra para yatırdığı, FETÖ/PDY'ye aidiyeti, iltisakı veya irtibatı olduğu gerekçesiyle kapatılan ..... Eğitimciler Sendikası'na Mart 2014-Temmuz 2016 tarihleri arasında üyeliğinin bulunduğu, FETÖ/PDY'ye aidiyeti, iltisakı veya irtibatı olduğu gerekçesiyle TMSF'ye devredilen ..... Medya Dağıtım A.Ş.'ye 21.02.2014-18.02.2016 tarihleri arasında ödeme bilgisinin bulunduğunun Komisyon tarafından tespit edildiği, söz konusu tespitleri mesnetsiz bırakacak somut herhangi bir bilgi ve belgenin sunulmadığı; ayrıca Osmaniye 2. Ağır Ceza Mahkemesinin E:2017/348, K:2018/158 sayılı kararı ile davacının, FETÖ/PDY silahlı terör örgütü üyelerinin gizlilik içerisinde kullandığı kapalı devre yazışma, mesajlaşma ve görüşme programı olan bylock isimli programı kullandığı, örgütün sohbet adı altındaki örgütsel toplantılarına katıldığı ve örgütte "Kemal" kod adıyla polis memurlarının sorumlusu olarak görev yaptığı tespit edilerek silahlı terör örgütüne üye olma suçunu işlediği sabit görülerek hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği ve bu karara karşı yapılan istinaf başvurusunun esastan reddedildiği anlaşılmakla, dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı, dava konusu işlem hukuka uygun bulunduğundan, davacının anılan işlemden dolayı yoksun kalınan parasal ve özlük haklarının ödenmesi talebinin de kabulüne olanak bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF İSTEMİNDE BULUNANIN İDDİALARI: Davacı tarafından, görevini meslek hayatı boyunca vatan ve millet sevgisi içinde başarıyla yerine getirdiği, hiçbir terör örgütü ile herhangi bir ilişkisinin olmadığı, Milli Güvenlik Kurulunca Devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapıların vatandaşa resmi olarak duyurulmadığı, bir vatandaş olarak legal görünümlü illegal örgütlerin hangi kurumlar olduğunu bilmesinin mümkün olmadığı, hakkında kesinleşmiş bir mahkumiyet kararı olmaksızın terör örgütü iddiası ile işlem tesis edilmesinin hukuka aykırı olduğu, Bakanlar Kurulu'nca Anayasa ve yasaların kendisine vermediği bir yetki kullanılmak suretiyle işlem tesis edildiği, savunma hakkı verilmediği, adil yargılanma hakkının ihlal edildiği, kanunsuz suç ve ceza olmaz ilkesine aykırı hareket edildiği, Danıştay İçtihadı Birleştirme Kurulu'nun 07.12.1989 tarih ve E:1988/6, K:1989/4 sayılı kararında, sıkıyönetim sürecinde alınan tedbirlerin, sıkıyönetim süresiyle sınırlı olacağının belirtildiği, olağanüstü hal sürecinde alınan tedbirlerin de, olağanüstü hal süresince sınırlı olacağı, Mahkemece Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinde yer alan seri davalarla ilgili hüküm dikkate alınmayarak tam vekalet ücretine hükmedildiğinden vekalet ücretinin de iptal edilmesi gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAF SAVUNMASININ ÖZETİ: İstinaf isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Ankara Bölge İdare Mahkemesi 13. İdari Dava Dairesince, 2577 sayılı Kanunun değişik 45. maddesi uyarınca dava dosyası incelenerek gereği görüşüldü:
UYAP kayıtlarının incelenmesinden; "silahlı terör örgütüne üye olma" suçunu işlediği gerekçesiyle Ceza Mahkemesi'nde yapılan yargılama sonunda, suçu sabit görülen davacı hakkında hapis cezası verildiği, cezanın istinafen incelenerek kaldırılması istemiyle yapılan başvurunun Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi'nce reddedildiği ve nihayet anılan kararın, temyiz incelemesi yapan Yargıtay tarafından onanarak kesinleştiği anlaşılmaktadır.
Öte yandan, davacı tarafından istinaf dilekçesinde, Mahkemece Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinde yer alan seri davalarla ilgili hüküm dikkate alınmayarak tam vekalet ücretine hükmedildiğinden vekalet ücretinin iptal edilmesi gerektiği ileri sürülmekte ise de; her bir uyuşmazlığın içeriği itibariyle davacılar açısından ayrı ayrı irdelenmesi gerektiği, 6100 sayılı Kanunun 57. maddesinde ihtiyari dava arkadaşlığında birlikte dava açılabileceği de öngörülmesine rağmen, söz konusu davalar açısından davacıların birlikte dava açabilmesinin 2577 sayılı Kanun uyarınca mümkün olmadığı, bu durumda bakılan davanın seri dava niteliğinin olmadığı sonucuna varılmıştır. Dolayısıyla İdare Mahkemesi kararında vekalet ücretine ilişkin kısım yönünden hukuka aykırılık bulunmamaktadır.
KARAR SONUCU:
Yukarıdaki ek gerekçeyle ve açıklamayla birlikte;
1-Ankara 19. İdare Mahkemesi'nce verilen 29/04/2019 gün ve E:2018/3132, K:2019/1714 sayılı karar usul ve hukuka uygun olup, kaldırılmasını gerektiren bir neden bulunmadığından, İSTİNAF İSTEMİNİN REDDİNE,
2-Aşağıda dökümü yapılan istinaf aşamasına ait yargılama giderinin istinaf edenin üzerinde bırakılmasına,
3-Gider avansının kullanılmayan kısmının talep edilmesi halinde derhal, talep edilmemesi halinde karar kesinleştikten sonra mahkemesince istinaf başvurusunda bulunana re'sen iadesine,
2577 sayılı Kanunun değişik 46. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren 30 gün içerisinde Danıştay'a temyiz yolu açık olmak üzere, 19/02/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)