İSTEMİN KONUSU: Ankara 20. İdare Mahkemesi'nce verilen 16/04/2019 gün ve E:2018/4012, K:2019/1991 sayılı kararın kaldırılması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ:
(1) Dava konusu istem: Dava, davalı idare bünyesinde görev yapmakta iken 677 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yapılan başvurunun reddine dair 02/05/2018 tarih ve 2018/14103 sayılı işlemin iptali istemiyle açılmıştır.
(2) İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti: Ankara 20. İdare Mahkemesi'nce; davacının, FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün örgüt içi haberleşme programı olan X1 iletişim sistemini kullandığı, hakkında yürütülen adli muhakeme esnasında alınan ifadelerden anlaşıldığı üzere örgüt ile irtibat içinde olduğu, örgüte müzahir dernekte üyelik kaydının olduğu, bu verilerin yanı sıra örgüte müzahir yayın organına muhtelif ödemelerde bulunduğu, davacının bu eylemlerinin FETÖ/PDY ile normal bir vatandaştan beklenebilecek olandan daha yoğun bir ilişki içerisine girdiğini ortaya koyduğu, bu durumun davacının FETÖ/PDY ile bağı olduğu şeklinde değerlendirilmesinin makul ve hakkaniyete uygun düştüğü, böyle bir durumda Anayasayla kurulmuş hür demokratik düzeni ortadan kaldırmayı amaçlayan terör örgütüyle bağı bulunduğu konusunda somut verilere ulaşılan davacının, Anayasaya sadakat yükümlülüğünü de ihlal ettiği kanaatine varıldığından, ilgili Olağanüstü Hal Kapsamında Bazı Tedbirler Alınması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname ile hiçbir işleme gerek kalmaksızın kamu görevinden çıkarılması üzerine kamu görevine iade edilmesi talebiyle Olağanüstü Hal İşlemleri İnceleme Komisyonu'na yaptığı başvurunun reddine ilişkin dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF İSTEMİNDE BULUNANIN İDDİALARI: Davacı tarafından, savunma hakkı verilmediği, adil yargılanma hakkının ihlal edildiği, masumiyet karinesine aykırı hareket edildiği, 15.07.2016 tarihinden önceki eylem ve işlemlerden dolayı terör örgütü üyeliği ile suçlanamayacağı, FETÖ/PDY ile bağını gösteren hiçbir somut delil olmadığı, ceza hukuku ilkelerinin ihlal edildiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAF SAVUNMASININ ÖZETİ: İstinaf isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Ankara Bölge İdare Mahkemesi 13. İdari Dava Dairesince, 2577 sayılı Kanunun değişik 45. maddesi uyarınca dava dosyası incelenerek gereği görüşüldü:
İdare Mahkemesi kararında, "davacının, FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün örgüt içi haberleşme programı olan X1 iletişim sistemini kullandığı" şeklinde hüküm kurulmuş ise de; davacı hakkında verilen Ceza Mahkemesi kararında, "sanığın kendi adına kayıtlı bir telefon hattını bir örgüt üyesine verdiği, bu örgüt üyesinin de bylock programını kullandığı, sanığın örgüt üyesinin kimliği hakkında bilgi vermeyerek gizliliğe riayet ettiği" şeklinde hüküm kurulduğu görülmüştür.
Uyuşmazlıkta, Dernekler Dairesi Başkanlığından edinilen bilgilere göre; davacının, FETÖ/PDY'ye aidiyeti, iltisakı veya irtibatı olduğu gerekçesiyle kapatılan .... Derneğinde 17.10.2010-21.12.2011 tarihleri arasında yönetim kurulu başkanı olarak görev aldığı, yine FETÖ/PDY'ye aidiyeti, iltisakı veya irtibatı olduğu gerekçesiyle kapatılan ….. Federasyonunda 10.03.2013-15.03.2014 tarihleri arasında üyelik kaydının bulunduğu, davacı hakkında yapılan ceza yargılamasında ifadesine başvurulan tanık beyanlarına göre, davacının, FETÖ/PDY'nin Kırıkkale MKE yapılanmasında imam olarak görev aldığı, …..'e bağlı olarak …. Fabrikasının imamı olduğu hususları, Mahkeme kararında belirtilen diğer delillerle birlikte değerlendirildiğinde; davacının çeşitli yol ve yöntemlerle FETÖ/PDY ile iltisak ve irtibat düzeyinde ilişkisinin olduğunu ortaya çıkarmaktadır.
Mahkeme Kararının Yargılama Giderleri Yönünden Değerlendirilmesi;
492 sayılı Harçlar Kanunu'na ekli (1) sayılı Tarife'nin A/III-2 numaralı maddesinde, idare mahkemelerince yürütmenin durdurulması istemi hakkında verilen kararlar için maktu harç alınacağı hükme bağlanmış olup, anılan Tarifede de, yürütmenin durdurulması isteminin incelenmeksizin reddi yönünde verilen kararlar için harç alınmayacağına dair istisnai bir hükme yer verilmemiştir.
Yukarıda anılan mevzuat hükümleri gereğince, yürütmenin durdurulması istemi hakkında verilen kararlar (yürütmenin durdurulması isteminin incelenmeksizin reddi yönünde verilen kararlar dahil) için (1) sayılı Tarifede öngörülen maktu harçların tahsil edilmesi ve mahkemece davanın reddine karar verilmesi halinde söz konusu harçların yargılama giderleri arasında gösterilmek suretiyle davacı üzerinde bırakılması gerekmektedir.
İdare Mahkemesi kararında ise, yürütmenin durdurulması isteminin incelenmeksizin reddine karar verilmesine rağmen, yargılama giderleri arasında yürütmeyi durdurma harcı gösterilmediği görülmekle, yargılama giderleri yönünden eksik hüküm kurulması sebebiyle istinafa konu kararın bu kısmının düzeltilmesi gerektiği sonucuna varılmıştır.
Ayrıca davacının istinaf dilekçesinde, 677 sayılı KHK ile meslekten çıkartılmaya dair işlemin iptali isteminde de bulunduğu görülmektedir.
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 16. maddesinin 4. fıkrasında, tarafların, sürenin geçmesinden sonra verecekleri savunmalara veya ikinci dilekçelere dayanarak hak iddia edemeyecekleri, ancak, tam yargı davalarında dava dilekçesinde belirtilen miktarın, süre veya diğer usul kuralları gözetilmeksizin nihai karar verilinceye kadar, harcı ödenmek suretiyle bir defaya mahsus olmak üzere artırılabileceği ve miktarın artırılmasına ilişkin dilekçenin otuz gün içinde cevap verilmek üzere karşı tarafa tebliğ edileceği hüküm altına alınmıştır.
İdari yargılama usulünde davayı genişletme yasağının olduğu, istinaf başvurusunda davayı genişletici mahiyette hiçbir istemde bulunulamayacağı, bunun tek istisnasının yukarıdaki Kanun maddesinde hüküm altına alınan tam yargı davalarında nihai karar verilinceye kadar harcı ödenmek suretiyle bir defaya mahsus olmak üzere tazminat miktarının artırılması hususunun olduğu anlaşılmaktadır.
Bu durumda, davacı tarafından davanın OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonunca tesis edilen 02/05/2018 tarih ve 2018/14103 sayılı işlemin iptali istemiyle açıldığı, ancak istinaf dilekçesinde davayı genişletici mahiyette 677 sayılı KHK ile meslekten çıkartılmaya dair işlemin iptali istemine de yer verildiği görüldüğünden, bu istemin "davanın konusunu genişletme yasağı" kapsamında olması nedeniyle incelenmesine hukuken olanak bulunmamaktadır.
KARAR SONUCU:
Yapılan açıklamalarla birlikte;
1-Ankara 20. İdare Mahkemesi'nce verilen 16/04/2019 gün ve E:2018/4012, K:2019/1991 sayılı karar usul ve hukuka uygun olup, kaldırılmasını gerektiren bir neden bulunmadığından, İSTİNAF İSTEMİNİN REDDİNE,
2-Anılan kararda "aşağıda dökümü yapılan yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına" şeklinde kurulan hükmün, 2577 sayılı Kanunun 45.maddesinin 3. fıkrası gereğince; "aşağıda dökümü yapılan203,80 TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına" şeklinde DÜZELTİLMESİNE,
3-Aşağıda dökümü yapılan istinaf aşamasına ait yargılama giderinin istinaf edenin üzerinde bırakılmasına,
4-Fazladan yatırılan 97,20 TL harcın istek halinde ilgili tahsil dairesince istinaf başvurusunda bulunana iadesine,
5-Gider avansının kullanılmayan kısmının talep edilmesi halinde derhal, talep edilmemesi halinde karar kesinleştikten sonra mahkemesince istinaf başvurusunda bulunana re'sen iadesine,
2577 sayılı Kanunun değişik 46. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren 30 gün içerisinde Danıştay'a temyiz yolu açık olmak üzere, 30/03/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)