İSTEMİN KONUSU: Ankara 19. İdare Mahkemesi'nce verilen 21/06/2019 gün ve E:2018/1928, K:2019/2217 sayılı kararın kaldırılması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ:
(1) Dava konusu istem: Dava, davalı idare bünyesinde görev yapmakta iken, 672 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, kamu görevine iade edilmesi talebiyle Olağanüstü Hal İşlemleri İnceleme Komisyonuna yapılan başvurunun reddine dair 09.02.2018 tarih ve 2018/3896 sayılı işlemin iptali istemiyle açılmıştır.
(2) İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti: Ankara 19. İdare Mahkemesi'nce; davacının, FETÖ/PDY silahlı terör örgütü mensuplarının kullanması amacıyla oluşturulduğu ve münhasıran bu suç örgütünün mensupları tarafından kullanılmakta olan bir ağ olduğu belirlenen X1 iletişim sistemini kullandığı, FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisaklı ..... Bankası AŞ'de (Bank .....) 2014 yılından sonra para yatırdığı, FETÖ/PDY'ye aidiyeti, iltisakı veya irtibatı olduğu gerekçesiyle kapatılan … Derneği'ne 2014 yılında ödeme bilgisinin bulunduğu, FETÖ/PDY'ye aidiyeti, iltisakı veya irtibatı olduğu gerekçesiyle TMSF'ye devredilen …. Medya Dağıtım A.Ş.'ye 2014-2016 yılları arasında ödeme bilgisinin bulunduğu, samanyolu yayın grubu kanallarının digitürk platformundan çıkarılmasını gerekçe göstererek mevcut aboneliğini iptal ettirdiğinin Komisyon tarafından tespit edildiği, söz konusu tespitleri mesnetsiz bırakacak somut herhangi bir bilgi ve belgenin sunulmadığı, ayrıca ceza yargılamasında ifadesine başvurulan tanık beyanları ile davacının örgütle bağının ortaya konulduğu, örgütün mahrem yapılanması içerisinde yer aldığının tespit edildiği anlaşılmakla, davacının FETÖ/PDY terör örgütü ile en az irtibat derecesinde bağının olduğu sonucuna varıldığından, dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF EDENİN İDDİALARI: Davacı tarafından, istinaf dilekçesinde belirtilen iddialarla dava konusu işlemin ve davanın reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararının hukuka aykırı olduğu ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAF SAVUNMASININ ÖZETİ: İstinaf isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Ankara Bölge İdare Mahkemesi 13. İdari Dava Dairesince, davacının adli yardım talebinin kabulü yönünde ilk derece mahkemesince karar verildiği görüldüğünden, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 335.maddesinin 3.fıkrasında, adli yardımın hükmün kesinleşmesine kadar devam edeceğinin belirtilmesi karşında, bu konuda yeniden bir karar verilmeksizin, 2577 sayılı Kanunun 17/2 maddesi uyarınca davacının duruşma istemi yerinde görülmeyerek, aynı Kanunun değişik 45. maddesi uyarınca dava dosyası incelenerek, gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 17. maddesinin birinci fıkrasında; Danıştay ile idare ve vergi mahkemelerinde açılan iptal ve yirmibeşbin Türk Lirasını aşan tam yargı davalarında taraflardan birinin isteği üzerine duruşma yapılacağı; üçüncü fıkrasında; duruşma talebinin dava dilekçesi ile cevap ve savunmalarda yapılabileceği kurala bağlanmıştır. Anılan maddeye göre, taraflardan birinin isteği halinde duruşma yapılması gerekmektedir.
Dava dosyasının incelenmesinden; avukatı bulunmayan ve Kocaeli 2 Nolu T Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda tutuklu bulunan davacının 05/06/2018 tarihli dava dilekçesinde duruşma yapılmasını istediği, Mahkemece 20/06/2019 tarihinde yapılmasına karar verilen duruşma için taraflara davetiye gönderildiği, ancak davacının tutuklu olması nedeniyle ilgili ceza infaz kurumu tarafından (istekli olması halinde) duruşmaya katılmasının sağlanması konusunda Adalet Bakanlığı Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürlüğü ile herhangi bir yazışma yapılmadığı, 20/06/2019 tarihli ve E:2018/1928 sayılı duruşma tutanağında da davacının duruşmaya gelmediği ifadesine yer verilerek davalı idare vekilinin katılımı ile davacının yokluğunda duruşma yapıldığı anlaşılmaktadır.
Yukarıda belirtilen mevzuat hükümleri dikkate alındığında; iptal davası niteliğindeki işbu davada davacının usule uygun şekilde yaptığı duruşma talebinin karşılanması ve tutuklu olan davacının katılımı sağlanarak duruşma yapılması zorunlu olduğu halde davacının yokluğunda yapılan duruşma sonunda verilen Mahkeme kararında hukuka uyarlık görülmemiştir.
Bu durumda, Dairemizin 08/10/2019tarihli, E:2019/1016, K:2019/1158 sayılı kararında da belirtildiği üzere; Mahkemece SEGBİS imkanı olması halinde bu sistem kullanılarak yahut Adalet Bakanlığı Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürlüğü ile yapılacak yazışma ile işbu davada duruşma yapılmasının zorunlu olduğu ve davacının duruşmaya katılmak istediğini belirtmesi halinde nakil masrafı vs. gibi herhangi bir ön koşul aranmaksızın duruşmada hazır edilmesi gerektiği hususu ihtar edilerek yeni bir duruşma yapılması ve sonrasında yeni bir karar verilmesi gerektiği açıktır.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle, davacının istinaf başvurusunun kabulüne, Ankara 19. İdare Mahkemesi'nce verilen 21/06/2019 gün ve E:2018/1928, K:2019/2217 sayılı kararın kaldırılmasına, yukarıda belirtilen hususlar gözetilerek yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın Mahkemesine gönderilmesine, istinaf nedeniyle doğan yargılama giderleri nihai hüküm verilirken Mahkemesince gözetileceğinden bu konuda ayrıca karar verilmesine yer olmadığına, 2577 sayılı Kanun'un 45. maddesi uyarınca kesin olarak 30/03/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)