İSTEMİN KONUSU: Ankara 20. İdare Mahkemesi'nce verilen 24/04/2019 gün ve E:2018/5379, K:2019/2575 sayılı kararın kaldırılması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ:
(1) Dava konusu istem: Dava, davalı idare bünyesinde görev yapmakta iken 672 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yapılan başvurunun reddine dair 07/05/2018 tarih ve 2018/14883 sayılı işlemin iptali istemiyle açılmıştır.
(2) İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti: Ankara 20. İdare Mahkemesi'nce; davacının, FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün örgüt içi haberleşme programı olan ByLock iletişim sistemini kullandığı, örgütle iltisaklı Bank... isimli bankadaki mevduatında 2014 yılından itibaren artış meydana getirdiği, örgüte müzahir sendikada üyelik kaydının olduğu, bu verilerin yanı sıra örgütle irtibatlı yayın organına muhtelif ödemelerde bulunduğu, ceza mahkemesinde yapılan muhakemede alınan tanık beyanlarından, FETÖ/PDY terör örgütünün sohbet adı altında düzenlenen toplantılarına katıldığı ve örgüte himmet adı altında mali destek sağladığı, bu eylemlerin mevcut olmasının davacının FETÖ/PDY ile normal bir vatandaştan beklenebilecek olandan daha yoğun bir bağ içerisine girdiğini ortaya koyduğu ve davacının FETÖ/PDY ile bağı olduğuna dair tespitin makul ve hakkaniyete uygun düştüğü, böyle bir durumda Anayasayla kurulmuş hür demokratik düzeni ortadan kaldırmayı amaçlayan terör örgütüyle bağı bulunduğu konusunda somut verilere ulaşılan davacının, Anayasaya sadakat yükümlülüğünü de ihlal ettiği anlaşıldığından, 672 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Bazı Tedbirler Alınması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname ile hiçbir işleme gerek kalmaksızın kamu görevinden çıkarılması üzerine kamu görevine iade edilmesi talebiyle Olağanüstü Hal İşlemleri İnceleme Komisyonu'na yaptığı başvurunun reddine ilişkin dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF İSTEMİNDE BULUNANIN İDDİALARI: Davacı tarafından, hakkındaki ceza mahkemesi kararının kesinleşmediği, ByLock programını kullandığını kabul etmediği gibi ceza yargılamasından beklenen %100 maddi gerçeğe de ulaşılmadığı, yeterli nitelikte delil olmayan CGNAT kayıtları esas alınarak anılan programı kullandığı kanaatine varıldığı, ayrıca söz konusu haberleşme uygulamasının delil niteliği bulunmadığı, Bylock'a ait verilerin ilk olarak Milli İstihbarat Teşkilatı (MİT) tarafından istihbari çalışmalar çerçevesinde ele geçirildiği ve istihbari amaç dışında delil olarak kullanılamayacağı, MİT tarafından verilerin toplandığı dönemde de bir terör örgütünün varlığından söz edilemeyeceği, suç ve cezada kanunilik ilkesinin ihlal edildiği, idari yolla suç ve ceza ihdas edilemeyeceği, tabii hakim ilkesine riayet edilmediği, tüm uygulamaların adil yargılama ilkesinin ihlali anlamına geldiği, dava konusu işlemin ve davanın reddi yolundaki İdare Mahkemesi kararının, Anayasa'da yer alan hükümlere ve AİHM kararlarına aykırı olduğu ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAF SAVUNMASININ ÖZETİ: İstinaf isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Ankara Bölge İdare Mahkemesi 13. İdari Dava Dairesince, 2577 sayılı Kanunun değişik 45. maddesi uyarınca dava dosyası incelenerek gereği görüşüldü:
Her ne kadar İdare Mahkemesi kararında, ceza mahkemesinde yapılan muhakemede alınan beyanlarından, davacının örgüte himmet adı altında mali destek sağladığının tespit edildiği belirtilmiş ise de, davacının sanık sıfatıyla yargılanarak mahkumiyetine hükmedilen Zonguldak 2. Ağır Ceza Mahkemesinin E:2017/199 sayılı dosyasının incelenmesinden, davacının örgüte himmet adı altında mali destek sağladığına ilişkin bir beyanı bulunmadığı, sadece soruşturma aşamasında polis tarafından alınan 22/04/2017 tarihli ifadesinde; çocuğu okulda okuduğundan kurban parası istendiğini ve bir kere verdiğini beyan ettiği, ayrıca söz konusu ceza dava dosyasında yer alan bilgi ve belgelerden ve ceza mahkemesi tarafından verilen karardan, davacının Bank ...'da 2005 yılında açtırdığı hesabına para girişlerinin de örgüt talimatına uygun olmadığı anlaşılmış olup, bu hususlar davacının aleyhine değerlendirilmemiştir.
Diğer yandan, 6528 sayılı Kanun'un 9. maddesiyle yapılan değişiklikle 08/02/2007 tarihli ve 5580 sayılı Özel Öğretim Kurumları Kanunu'nun 2. maddesindeki "dershaneleri" ibaresi yürürlükten kaldırılarak, FETÖ/PDY'nin faaliyetleri içinde çok önemli bir yer tuttuğu anlaşılan dershaneler kapatılmıştır. Konuyla ilgili olarak kamuoyunda yaşanan tartışmaların yoğunlaştığı süreçte ... Eğitimciler Sendikası 01/03/2012 tarihinde kurulmuştur (AYM, Ali Şeker, B. No:2016/68962, 20/09/2018, §10). Sendikanın üye sayısındaki değişiklikler incelendiğinde; 10/08/2012 tarihli ve 28380 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan istatistiklere göre 402 üyesinin olduğu, 31/03/2013 tarihinde yaklaşık olarak 35.000 üye sayısına ulaştığı halde kendini feshetmek suretiyle kapandığı, 22/11/2013 tarihinde yeniden kurulduğu (AYM, Ali Şeker, §12-14), 04/07/2014 tarihli ve 29050 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan istatistiklere göre 23.489 üye sayısına, 08/07/2015 tarihli ve 29410 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan istatistiklere göre 23.700 üye sayısına ulaştığı, 04/07/2016 tarihli ve 29762 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan istatistiklere göre üye sayısının 18.015'e düştüğü görülmektedir. Sendika, 23/07/2016 tarihli ve 29779 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 667 sayılı KHK ile de kapatılmıştır.
Anılan Sendikanın, 2012 yılı başlarında FETÖ/PDY'ye ait dershanelerin kapatılması tartışmalarının başladığı dönemde kurulması, 1 yıllık süre içinde 35.000 üyeye ulaşması, feshini müteakip 17/25 Aralık 2013 süreciyle birlikte FETÖ/PDY ile yapılan açık mücadeleye rağmen yeniden kurularak kısa sürede 23.489 üyeye ulaşması; ancak iltisaklı ve irtibatlı bir grup bilincinin varlığı ile izah edilebilir. Nitekim, Yargıtay 16.Ceza Dairesi'nin 20/12/2017 tarihli ve E:2017/1862, K:2017/5796 sayılı kararı ile terör örgütüne ait sendikaya üye olmak fiilinin terör örgütünün amacına hizmet eden yardım suçu kapsamında değerlendirilebileceği vurgulanmıştır. Öte yandan, ... Eğitimciler Sendikası yöneticilerinin silahlı terör örgütüne üye olma suçundan 6 ila 13 yıl arasında hapis cezasıyla cezalandırılmaları yönünde Ankara 19.Ağır Ceza Mahkemesi'nce verilen 11/06/2018 gün ve E:2017/87, K:2018/121 sayılı kararın 62. sayfasında; Sendika Genel Başkanının Wifi üzerinden erişim sağladığı bylock programı aracılığı ile diğer bylock kullanıcılarına "Sendika isteği güvencedir. ... Eğitimciler Sendikası ateşten gömlek değil, çelikten zırhtır" ibarelerinin yer aldığı toplu mesaj gönderdiği anlaşılmaktadır.
İdare Mahkemesi kararında, davacının FETÖ/PDY'ye aidiyeti, iltisakı veya irtibatı olduğu gerekçesiyle kapatılan sendikalar arasında yer alan ... Eğitimciler Sendikasında üyeliği olduğu tespitine yer verilmekle yetinilmiş ise de, kurumu tarafından Komisyona intikal ettirilen personel bilgi dosyasından, davacının 17/25 Aralık 2013 sürecinden önceki Aralık 2012 - Nisan 2013 tarihleri arasında ve söz konusu süreçten sonraki Şubat 2014 - Mayıs 2015 tarihleri arasında mezkur sendikaya üyeliğinin bulunduğu anlaşılmaktadır.
Yukarıda yapılan açıklamalar çerçevesinde, bu durum da, davacının yasal görünümlü bir sendika aracılığı ile terör örgütünün amacına uygun tavır ve davranış sergileyerek çeşitli yol ve yöntemlerle FETÖ/PDY ile iltisak ve irtibat düzeyinde ilişkisinin olduğunu ortaya çıkarmaktadır.
Bu durumda, İdare Mahkemesi kararının Bank ... hesabı ve davacının himmet adı altında örgüte mali destek sağladığı dışındaki gerekçeleri hukuken geçerli olup, davacının ... Eğitimciler Sendikası üyeliğine ilişkin yapılan açıklamalar da göz önüne alındığında, davanın reddi yolundaki ilk derece mahkemesi kararında hukuki isabetsizlik görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
1-Ankara 20. İdare Mahkemesi'nce verilen 24/04/2019 gün ve E:2018/5379, K:2019/2575 sayılı karar usul ve hukuka uygun olup, kaldırılmasını gerektiren bir neden bulunmadığından, İSTİNAF İSTEMİNİN REDDİNE,
2-Aşağıda dökümü yapılan istinaf aşamasına ait yargılama giderinin istinaf edenin üzerinde bırakılmasına,
3-Fazladan yatırılan 44,40 TL harcın istek halinde ilgili tahsil dairesince istinaf başvurusunda bulunana iadesine,
4-Gider avansının kullanılmayan kısmının talep edilmesi halinde derhal, talep edilmemesi halinde karar kesinleştikten sonra mahkemesince istinaf başvurusunda bulunana re'sen iadesine,
2577 sayılı Kanunun değişik 46. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren 30 gün içerisinde Danıştay'a temyiz yolu açık olmak üzere, 27.02.2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)