İSTEMİN KONUSU: Ankara 20. İdare Mahkemesince verilen 22/04/2019 gün ve E:2018/4298, K:2019/2480 sayılı kararın kaldırılması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ:
(1) Dava konusu istem: Dava, davalı idare bünyesinde görev yapmakta iken 677 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yapılan başvurunun reddine dair 29.05.2018 tarih ve 2018/17910 sayılı işlemin iptali istemiyle açılmıştır.
(2) İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti: Ankara 20. İdare Mahkemesince; davacının, FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün örgüt içi haberleşme programı olan ByLock iletişim sistemini kullandığı, örgütle iltisaklı Bank.... isimli bankadaki mevduatında 2014 yılından itibaren artış meydana getirdiği, FETÖ/PDY terör örgütünce örgüt mensuplarını ifade eden Kırmızı A5 koduyla kodlandığı, bu eylemlerin mevcut olmasının davacının FETÖ/PDY ile normal bir vatandaştan beklenebilecek olandan daha yoğun bir bağ içerisine girdiğini ortaya koyduğu ve davacının FETÖ/PDY ile bağı olduğuna dair tespitin makul ve hakkaniyete uygun düştüğü, böyle bir durumda Anayasayla kurulmuş hür demokratik düzeni ortadan kaldırmayı amaçlayan terör örgütüyle bağı bulunduğu konusunda somut verilere ulaşılan davacının, Anayasaya sadakat yükümlülüğünü de ihlal ettiği anlaşıldığından, 677 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Bazı Tedbirler Alınması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname ile hiçbir işleme gerek kalmaksızın kamu görevinden çıkarılması üzerine kamu görevine iade edilmesi talebiyle Olağanüstü Hal İşlemleri İnceleme Komisyonu'na yaptığı başvurunun reddine ilişkin dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF İSTEMİNDE BULUNANIN İDDİALARI: Davacı tarafından, somut olayda, ölünceye kadar süreceği için geçici nitelikte olmayan kamu görevinden çıkarma işleminin, darbe girişimi ile ilgisi olmayan kamu görevlileri açısından, durumun gerektirdiği türden bir tedbir olmayıp, Anayasanın 15. ve 121. maddeleri ile AİHS'nin 15. maddesine aykırı olduğu, OHAL KHK'lerinin hiçbiri TBMM tarafından süresinde onanmamış olup, tüm KHK'lerin Anayasanın açıkça öngördüğü şekil şartlarına riayet edilmeden uygulandığı, her iki husus dava dilekçesinde açıkça ileri sürülmesine ve davanın sonucunu açıkça etkileyebilecek birer argüman olmasına rağmen, ilk derece mahkemesi kararında hiçbir şekilde incelenmeden dava reddedildiği için, gerekçeli karar hakkının ihlal edildiği, masumiyet karinesinden yararlanma hakkının ihlal edildiği, dava konusu işlemle ölçülülük ilkesine aykırı hareket edildiği, yine bağımsız mahkeme ilkesine aykırı hareket edildiği, Bylock verilerinin yasa dışı delil olup, hiçbir yargılamada kullanılamayacağı, MİT'in Ankara Cumhuriyet Başsavcılığına gönderdiği Bylocka ilişkin hard disk ve flaş bellekin, bugüne kadar, talep etmelerine rağmen, onbinlerce sanıktan hiçbirine verilmediği, bu hususun ise çekişmeli yargılama ve silahların eşitliği ilkelerini ihlal ettiği, Bank .... dair şahsının kişisel verilerinin ilk olarak hiçbir mahkeme kararı olmadan, yasa dışı şekilde polis tarafından ele geçirildiği ve kullanıldığı, kaldı ki iddia edildiği gibi, Bank .... para yatırma işleminin örgüt liderinin talimatıyla yapıldığı iddiasının doğru olduğu varsayılsa dahi, işlemin kendisinin tamamen yasal olduğu, hiçbir suçun kapsamına girmediği, bir kişinin yatırım amacıyla bir bankaya para yatırmasının ve bu yatırımdan kar elde etmesinin, mülkiyet hakkı kapsamında olduğu, idare mahkemesinin red kararında dayanılan tüm delillerin, şahsının KHK ile kamu görevinden çıkarıldığı tarihten sonra elde edildiği, ayrımcılık yasağının ihlal edildiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAF SAVUNMASININ ÖZETİ: İstinaf isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Ankara Bölge İdare Mahkemesi 13. İdari Dava Dairesince, 2577 sayılı Kanunun değişik 45. maddesi uyarınca dava dosyası incelenerek gereği görüşüldü:
Davacının Bank.... hesap hareketleri ilk derece mahkemesinde davanın reddi gerekçeleri arasında sayılmış olmakla beraber ayrıca belirtilmesi gereken bir husus da şudur:
BDDK'nın 03/02/2015 tarihli kararıyla Bank ....'nın Bankacılık Kanununda yer alan yükümlülükleri yerine getiremeyen ortaklarının paylarına ilişkin temettü dışındaki ortaklık haklarının Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu tarafından kullanılmasına karar verilmesi ve 04/02/2015 tarihinde TMSF tarafından söz konusu Banka yönetimine görevlendirmeler yapılmasına müteakip, Bankaya sahip çıkma adı altında çeşitli yardım çağrıları yapılmıştır. Bu yardım çağrısının karşılık bulduğu hem banka nezdindeki hesap hareketlerinden, hem de basında yer alan haberlerden anlaşılmaktadır.
Bu çerçevede, diğer hesap hareketleri yanında davacının 06 Şubat 2015 tarihinde anılan Bankada yer alan hesabına 150,00 TL para yatırmış olması hususu da, davacının terör örgütünün amacına uygun tavır ve davranış sergileyerek çeşitli yol ve yöntemlerle FETÖ/PDY ile iltisak ve irtibat düzeyinde ilişkisinin olduğunu ortaya çıkarmaktadır.
KARAR SONUCU:
Yukarıda yer verilen ek gerekçe ile birlikte;
1- Ankara 20. İdare Mahkemesince verilen 22/04/2019 gün ve E:2018/4298, K:2019/2480 sayılı karar usul ve hukuka uygun olup, kaldırılmasını gerektiren bir neden bulunmadığından, İSTİNAF İSTEMİNİN REDDİNE,
2- Aşağıda dökümü yapılan istinaf aşamasına ait yargılama giderinin istinaf edenin üzerinde bırakılmasına,
3- Gider avansının kullanılmayan kısmının talep edilmesi halinde derhal, talep edilmemesi halinde karar kesinleştikten sonra mahkemesince istinaf başvurusunda bulunana re'sen iadesine,
2577 sayılı Kanunun değişik 46. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren 30 gün içerisinde Danıştay'a temyiz yolu açık olmak üzere, 18/03/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)