İSTEMİN KONUSU: Ankara 19. İdare Mahkemesi'nce verilen 27/11/2018 gün ve E:2018/1347, K:2018/1518 sayılı kararın, avukatlık ücretine ilişkin kısmının kaldırılması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ:
(1) Dava konusu istem : Dava, davalı idare bünyesinde görev yapmakta iken 672 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yapılan başvurunun reddine dair 29/01/2018 tarih ve 2018/2807 sayılı işlemin iptali ile işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının yasal faiziyle birlikte tazminine karar verilmesi istemiyle açılmıştır.
(2) İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti: Ankara 19. İdare Mahkemesi'nce; davacının, FETÖ/PDY silahlı terör örgütü mensuplarının kullanması amacıyla oluşturulduğu ve münhasıran bu suç örgütünün mensupları tarafından kullanılmakta olan bir ağ olduğu tespit ve değerlendirilen ByLock iletişim sistemini kullandığı, çocuğunun FETÖ/PDY'ye aidiyeti, iltisakı veya irtibatı olduğu gerekçesiyle kapatılan kurumlar arasında yer alan .... Anaokulu ve .... İlkokulunda 2015-2016 eğitim öğretim dönemine ilişkin kaydı olduğu, FETÖ/PDY'ye aidiyeti, iltisakı veya irtibatı olduğu gerekçesiyle kapatılan şirketlerde 10.10.2008- 10.02.2016 tarihleri arasında çalışma kaydının bulunduğu, FETÖ/PDY'ye aidiyeti, iltisakı veya irtibatı olduğu gerekçesiyle TMSF'ye devredilen .... Medya Dağıtım A.Ş.'ye 13.01.2014 - 03.10.2015 tarihleri arasında toplam 3.139,00-TL ödeme bilgisinin bulunduğunun Komisyon tarafından tespit edildiği, söz konusu tespitleri mesnetsiz bırakacak somut herhangi bir bilgi ve belgenin sunulmadığı; ayrıca Muş 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 2018/3 esas sayılı dosyasında yapılan yargılaması sonucunda verilen 23.07.2018 tarihli, Karar No:2018/444 sayılı karar ile davacının, örgütle irtibatlı olduğu için KHK ile kapatılan kurum ve kuruluşlarda öğretmen olarak uzun bir süre çalıştığı, örgütün emniyet yapılanmasında görevli mahrem imamlardan biri olduğu, kod adının .... olduğu, FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne üye olma suçunu işlediği sabit görülerek hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, bu durumda davacının FETÖ/PDY terör örgütü ile en az irtibat derecesinde bağının olduğu sonucuna varıldığından, davacının başvurusunun reddine dair Komisyon kararında hukuka aykırılık görülmediği, dava konusu işlem hukuka uygun bulunduğundan işlem nedeniyle yoksun kalınan parasal hakların yasal faiziyle birlikte ödenmesine olanak bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF İSTEMİNDE BULUNANIN İDDİALARI: Davalı idare tarafından, bakılan davanın seri dava olarak kabul edilmesine olanak bulunmadığından vekalet ücretinin tam ödenmemesinin, usul ve yasaya aykırı olduğundan vekalet ücreti yönünden kararın kaldırılması istenilmektedir.
KARŞI TARAF SAVUNMASININ ÖZETİ: Savunma verilmemiştir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Ankara Bölge İdare Mahkemesi 13. İdari Dava Dairesince, 2577 sayılı Kanunun değişik 45. maddesi uyarınca dava dosyası incelenerek gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Davalı idare tarafından verilen istinaf dilekçesinde, İdare Mahkemesi kararının, OHAL dosyalarının seri dosya kapsamına alınarak eksik vekalet ücretine hükmedilmesinin hukuka aykırı olduğu ileri sürülmektedir.
1136 sayılı Avukatlık Kanunun'un "Avukatlık ücreti" başlıklı 164. maddesinin birinci paragrafında; Avukatlık ücretinin avukatın hukukî yardımının karşılığı olan meblâğı veya değeri ifade ettiği, aynı maddenin 4. paragrafında ise Avukatlık asgarî ücret tarifesi altında vekâlet ücreti kararlaştırılamayacağı düzenlenmiştir.
İlk derece mahkemesince verilen karar tarihinde yürürlükte bulunan 2018 yılı Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 15. maddesinde "...bölge idare, idare ve vergi mahkemelerinde birinci savunma dilekçesi süresinin bitimine kadar anlaşmazlığın feragat ya da kabul nedenleriyle ortadan kalkması veya bu nedenlerle davanın reddine karar verilmesi durumunda Tarifede yazılı ücretin yarısına, diğer durumlarda tamamına hükmedilir" düzenlemesine yer verilmiş, tarifenin, yargı yerleri ile icra ve iflas dairelerinde yapılan ve konusu para olmayan veya para ile değerlendirilemeyen hukuki yardımlara ödenecek ücretlerin düzenlendiği ikinci kısmın ikinci bölümünün 16. maddesinde, "İdare ve Vergi Mahkemelerinde takip edilen davalar için a) Duruşmasız ise 1.090,00 TL, b) Duruşmalı ise 1.660,00 TL" vekalet ücreti öngörülmüştür.
Bakılan davada, İdare Mahkemesince iş bu davanın seri dava niteliğinde olduğu kabul edilerek Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin "Seri davalarda ücret" başlıklı 22. maddesi uyarınca davalı idare lehine 327,00 TL vekalet ücreti ödenmesine hükmedilmiş ise de; her bir uyuşmazlığın içeriği itibariyle davacılar açısından ayrı ayrı irdelenmesi gerektiği açık olup 6100 sayılı Kanunun 57. maddesinde ihtiyari dava arkadaşlığında birlikte dava açılabileceği de öngörülmesine rağmen, mahkemenin işaret ettiği davalar açısından davacıların birlikte dava açabilmesinin 2577 sayılı Kanun uyarınca mümkün olmadığı göz önüne alındığından, bakılan davanın seri dava niteliğinin bulunmadığı sonucuna varılmış olup yukarıda içeriğine yer verilen tarife hükümleri uyarınca davalı idare lehine tam vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken seri dava nitelemesi yapılmak suretiyle eksik vekalet ücretine hükmeden İdare Mahkemesi kararının buna ilişkin kısmında hukuka uyarlık bulunmamaktadır.
KARAR SONUCU:
Yukarıdaki açıklamalarla birlikte;
1-Ankara 19. İdare Mahkemesince verilen 27/11/2018 gün ve E:2018/1347, K:2018/1518 sayılı karara yönelik davalı idare istinaf isteminin KABULÜNE,
2-Mahkeme kararının "...327,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine" ilişkin kısmı yönünden KALDIRILMASINA, kararın verildiği tarihte yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca belirlenen 1.090,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine,
3-Aşağıda dökümü yapılan istinaf aşamasına ait 49,70 TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalı idareye verilmesine,
4-Gider avansının kullanılmayan kısmının talep edilmesi halinde derhal, talep edilmemesi halinde karar kesinleştikten sonra istinaf başvurusunda bulunana re'sen iadesine,
2577 sayılı Kanunun değişik 46. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren30 gün içerisinde Danıştay'a temyiz yolu açık olmak üzere, 05/03/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)