İSTEMİN KONUSU: Ankara 19. İdare Mahkemesi'nce verilen 25/03/2019 gün ve E:2018/3297, K:2019/766 sayılı kararın kaldırılması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ:
(1) Dava konusu istem: Dava, davalı idare bünyesinde görev yapmakta iken 672 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yapılan başvurunun reddine dair 18/04/2018 tarih ve 2018/12186 sayılı işlemin iptali ve anılan işlem nedeniyle yoksun kalınan özlük ve parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılmıştır.
(2) İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti: Ankara 19. İdare Mahkemesi'nce; davacının, FETÖ/PDY silahlı terör örgütü mensuplarının kullanması amacıyla oluşturulduğu ve münhasıran bu suç örgütünün mensupları tarafından kullanılmakta olan bir ağ olduğu belirlenen ByLock iletişim sistemini kullandığı, .... Bankası AŞ'de (Bank ....) 2014 yılından sonra para yatırdığı, çocuğunun FETÖ/PDY'ye aidiyeti, iltisakı veya irtibatı olduğu gerekçesiyle kapatılan kurumlar arasında yer alan ….. Anaokulu'nda 2014-2016 yılları arasında kaydının olduğu, TMSF'ye devredilen .... Medya Dağıtım A.Ş.'ye 2014-2016 yılları arasında ödeme bilgisinin bulunduğu, FETÖ/PDY'ye aidiyeti, iltisakı veya irtibatı olduğu gerekçesiyle kapatılan .... Derneği'ne üyeliğinin bulunduğu, FETÖ/PDY'ye aidiyeti, iltisakı veya irtibatı olduğu gerekçesiyle kapatılan …. Sendikası'na üyeliğinin bulunduğu, bu nedenle FETÖ/PDY ile iltisak ve irtibatı sabit olduğu anlaşılmakla; kamu görevine iadesi talebiyle OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yaptığı başvurunun reddine ilişkin dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı, dava konusu işlem Mahkememizce hukuka uygun bulunduğundan, davacının anılan işlemden dolayı yoksun kalınan parasal ve özlük haklarının ödenmesi talebinin de kabulüne olanak bulunma gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF İSTEMİNDE BULUNANIN İDDİALARI: Davacı tarafından, hayatı boyunca hiçbir soruşturma geçirmediği ve ceza almadığı, somut ve bireysel bir suç isnadı yapılmaksızın, genel, soyut, delilsiz ve haksız bir ithamla üniversitedeki görevinden ihraç edildiği, savunmasının alınmadığı, uluslararası sözleşmeler, Anayasa ve kanunlarda yer alan emredici hükümler dikkate alınmaksızın yargısız infaz gerçekleştirildiği, hayatı boyunca hukuka aykırı ve yasadışı hiçbir yapı, oluşum veya gruplara üyeliğinin, mensubiyetinin veya iltisakının yahut bunlarla irtibatının olmadığı, Devlete sadakatle bağlı ve başarılı bir şekilde kamu görevini ifa ettiği, hakkında tesis edilen işlemin yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönleri bakımından hukuka aykırı olduğu, suç ve cezada kanunilik ilkesinin ihlal edildiği, bir iletişim programı kullanmanın hiçbir şekilde terör örgütü ile irtibatı ortaya koyamayacağı, içeriğinde suç teşkil eden bir paylaşım olmadığı müddetçe herkesin özgürce istediği iletişim programını kullanabileceği, mevzuata göre kurulan, faaliyet gösteren, Devletin vergilerinin toplanmasına aracılık eden ve Devlete ait bazı kurumların paralarının bulunduğu bir bankada (Bank .... hesap açtırmanın, yine bir terör örgütü ile irtibatının ortaya konulmasında delil, veri olarak kullanılamayacağı, yasal olarak kurulan ve faaliyet gösteren bir okula çocuğunu göndermenin ve bir derneğe, sendikaya üye olmanın terör örgütü ile irtibat kurulması açısından yeterli olmadığı, ihraç işlemi ve buna karşı açılan davada verilen mahkeme kararının evrensel hukuk ilkeleri başka olmak üzere, BM Siyasi ve Medeni Haklar Sözleşmesi, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi, Anayasa, kanunlar, içtihatlar ve doktrinsel tüm görüşlere açıkça aykırı olduğu ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAF SAVUNMASININ ÖZETİ: İstinaf isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Ankara Bölge İdare Mahkemesi 13. İdari Dava Dairesince, davacının adli yardım talebinin kabulü yönünde ilk derece mahkemesince karar verildiği görüldüğünden, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 335.maddesinin 3.fıkrasında, adli yardımın, hükmün kesinleşmesine kadar devam edeceğinin belirtilmesi karşında, bu konuda yeniden bir karar verilmeksizin, 2577 sayılı Kanunun değişik 45. maddesi uyarınca dava dosyası incelenerek gereği görüşüldü:
Dava dosyasında yer alan belgeler ve UYAP kayıtlarının incelenmesinden; "silahlı terör örgütüne üye olma" suçunu işlediği gerekçesiyle Adıyaman 2. Ağır Ceza Mahkemesi'nde yapılan yargılama sonunda, suçu sabit görülen davacı hakkında hapis cezası verildiği, cezanın istinafen incelenerek kaldırılması istemiyle yapılan başvurunun Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesi'nce esastan reddedildiği ve nihayet anılan kararın, temyiz incelemesi yapan Yargıtay 16. Ceza Dairesinin 27.11.2018 tarih ve E:2018/4432, K:2018/4455 sayılı kararı ile düzeltilerek onandığı ve bu suretle kesinleştiği anlaşılmaktadır.
Öte yandan, İlk derece mahkemesince davacının adli yardım talebi kabul edilmiş olup, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 323. maddesinde harçlar, posta giderleri ve vekalet ücretinin yargılama giderleri arasında sayıldığı, aynı Kanunun 335. maddesinin 3.fıkrasında ise adli yardımın, yapılacak tüm yargılama ve takip giderlerinden geçici olarak muafiyet sağladığı ve hükmün kesinleşmesine kadar devam edeceği yönünde kural getirildiği hususları birlikte dikkate alındığında; vekalet ücreti dahil tüm yargılama giderlerine ilişkin tahsilatın, kararın kesinleşmesinden sonra yapılabileceği, dolayısıyla bu aşamada davacıdan herhangi bir tahsilat yapılamayacağı açık olmakla birlikte İdare Mahkemesi kararında yargılama gideri ve vekalet ücretine ilişkin olarak bu yönde bir belirleme yapılmadığı anlaşılmıştır.
KARAR SONUCU:
Yapılan açıklamayla birlikte;
1- Ankara 19. İdare Mahkemesi'nce verilen 25/03/2019 gün ve E:2018/3297, K:2019/766 sayılı karar usul ve hukuka uygun olup, kaldırılmasını gerektiren bir neden bulunmadığından, İSTİNAF İSTEMİNİN REDDİNE,
2- Anılan kararda ''belirlenen 1.362,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine'' şeklinde kurulan hükmün, 2577 sayılı Kanunun 45.maddesinin 3. fıkrası gereğince; ''belirlenen 1.362,00TL vekalet ücretinin iş bu kararın kesinleşmesinden sonra davacıdan alınarak davalıya ödenmesine'' olarak düzeltilmesine,
3- Anılan kararda "davacının adli yardım talebi kabul edildiğinden davanın başında alınmayan söz konusu yargılama giderinin davacıdan tahsili amacıyla tahsil dairesine müzekkere yazılmasına" şeklinde kurulan hükmün, 2577 sayılı Kanunun 45.maddesinin 3. fıkrası gereğince; "davacının adli yardım talebi kabul edildiğinden davanın başında alınmayan söz konusu yargılama giderinin kararın kesinleşmesinden sonra davacıdan tahsili amacıyla tahsil dairesine müzekkere yazılmasına" şeklinde düzeltilmesine,
4- Aşağıda dökümü yapılan istinaf aşamasına ait yargılama giderinin istinaf edenin üzerinde bırakılmasına,
5- Adli yardım talebi kabul edilmiş olduğundan davacıdan önceden alınmamış olan istinaf yargılama giderlerine ait olan istinaf başvuru harcı ve resmi posta giderinin tahsili için karar kesinleştikten sonra mahkemesince ilgili tahsil dairesine müzekkere yazılmasına,
2577 sayılı Kanunun değişik 46. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren 30 gün içerisinde Danıştay'a temyiz yolu açık olmak üzere, 09/06/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)