İSTEMİN KONUSU: Ankara 19. İdare Mahkemesince verilen 19/06/2019 gün ve E:2018/7483, K:2019/2188 sayılı kararın kaldırılması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ:
(1) Dava konusu istem: Dava, davalı idare bünyesinde görev yapmakta iken 675 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yapılan başvurunun reddine dair 02.07.2018 tarih ve 2018/22643 sayılı işlemin iptali istemiyle açılmıştır.
(2) İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti: Ankara 19. İdare Mahkemesince; davacının, FETÖ/PDY silahlı terör örgütü mensuplarının kullanması amacıyla oluşturulduğu ve münhasıran bu suç örgütünün mensupları tarafından kullanılmakta olan bir ağ olduğu belirlenen ByLock iletişim sistemini kullandığı, FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisaklı ..... Katılım Bankası AŞ'de (Bank ..... 2014 yılından sonra para yatırdığının, FETÖ/PDY'ye aidiyeti, iltisakı veya irtibatı olduğu gerekçesiyle kapatılan özel öğretim kurumunda çocuğunun 2015-2016 yılları arasında öğrenim kaydının bulunduğu, FETÖ/PDY'ye aidiyeti, iltisakı veya irtibatı olduğu gerekçesiyle TMSF'ye devredilen ..... Medya Dağıtım A.Ş.'ye 2014 yılında ödeme bilgisinin bulunduğu, adli soruşturma aşamasındaki tanık beyanları ile örgütle bağının ortaya konulduğu, örgütün mahrem yapılanması içerisinde yer aldığının tespit edildiği hususları göz önüne alındığında, davacının FETÖ/PDY terör örgütü ile en az irtibat derecesinde bağının olduğu sonucuna varıldığından, davacının başvurusunun reddine dair Komisyon kararında hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF İSTEMİNDE BULUNANIN İDDİALARI :Davacı tarafından, Kars ilinde öğretmen olarak çalışırken 675 sayılı KHK ile mesleğinden ihraç edildiği, Devlete karşı sadakat yükümlülüğünü ihlal etmediği, bu iddianın somutlaştırılmadığı, yasal sorumluluğunun 15/07/2016 tarihinden sonra bir irtibat ve iltisakın mevcut olması halinde tartışılabileceği, İdare Mahkemesince, kesinleşmeyen mahkumiyet kararının hükme esas alınmasıyla masumiyet karinesinin bertaraf edildiği, darbe girişimiyle bir ilişkisi bulunmamasına karşın kamu görevinden çıkarılmasının suç ve cezaların şahsiliği ilkesine aykırılık teşkil ettiği, ceza yargılamasındaki hukuka aykırı delillerin hükme esas alındığı, Bank .....'nın açılışından kapanışına kadar Devletin denetim ve gözetiminde faaliyette bulunduğu dikkate alındığında bu bankadaki hesabından dolayı yasa dışı bir fiil içerisinde olduğunun kabulünün mümkün bulunmadığı, hesabındaki paranın kendisi tarafından yatırılmadığı, kira gelirinin bu hesaba yatırılmış olmasının suç sayılamayacağı, gazete-yayın aboneliğine ilişkin herhangi bir kayıt olmadığı, mahrem imam olduğu iddiası ceza muhakemesi sırasında çürütüldüğünden İdare Mahkemesinin bu iddiayı gerekçe olarak almasının usul ve yasaya aykırı olduğu, aleyhine olan tanık beyanının yasal çerçevede alınmadığı, ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAF SAVUNMASININ ÖZETİ: İstinaf isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Ankara Bölge İdare Mahkemesi 13. İdari Dava Dairesince, davacının adli yardım talebinin kabulü yönünde ilk derece mahkemesince karar verildiği görüldüğünden, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 335.maddesinin 3.fıkrasında, adli yardımın, hükmün kesinleşmesine kadar devam edeceğinin belirtilmesi karşında, bu konuda yeniden bir karar verilmeksizin, 2577 sayılı Kanunun değişik 45. maddesi uyarınca dava dosyası incelenerek gereği görüşüldü:
İlk derece mahkemesince davacının adli yardım talebi kabul edilmiş olup, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 323. maddesinde harçlar, posta giderleri ve vekalet ücretinin yargılama giderleri arasında sayıldığı, aynı Kanunun 335. maddesinin 3.fıkrasında ise adli yardımın, yapılacak tüm yargılama ve takip giderlerinden geçici olarak muafiyet sağladığı ve hükmün kesinleşmesine kadar devam edeceği yönünde kural getirildiği hususları birlikte dikkate alındığında; vekalet ücreti dahil tüm yargılama giderlerine ilişkin tahsilatın, kararın kesinleşmesinden sonra yapılabileceği, dolayısıyla bu aşamada davacıdan herhangi bir tahsilat yapılamayacağı açık olmakla birlikte İdare Mahkemesi kararında yargılama gideri ve vekalet ücretine ilişkin olarak bu yönde bir belirleme yapılmadığı anlaşılmıştır.
KARAR SONUCU:
Yapılan açıklamayla birlikte;
1- Ankara 19. İdare Mahkemesince verilen 19/06/2019 gün ve E:2018/7483, K:2019/2188 sayılı karar usul ve hukuka uygun olup, kaldırılmasını gerektiren bir neden bulunmadığından, İSTİNAF İSTEMİNİN REDDİNE,
2- Anılan kararda ''belirlenen 1.362,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine'' şeklinde kurulan hükmün, 2577 sayılı Kanunun 45.maddesinin 3. fıkrası gereğince; ''belirlenen 1.362,00 TL vekalet ücretinin iş bu kararın kesinleşmesinden sonra davacıdan alınarak davalıya ödenmesine'' olarak düzeltilmesine,
3- Anılan kararda "davacının adli yardım isteminin kabul edilmiş olması nedeniyle davanın başında alınmayan söz konusu yargılama giderinin davacıdan tahsili için ilgili kuruma müzekkere yazılmasına" şeklinde kurulan hükmün, 2577 sayılı Kanunun 45.maddesinin 3. fıkrası gereğince; "davacının adli yardım isteminin kabul edilmiş olması nedeniyle davanın başında alınmayan söz konusu yargılama giderinin kararın kesinleşmesinden sonra davacıdan tahsili için ilgili kuruma müzekkere yazılmasına" şeklinde düzeltilmesine,
4- Aşağıda dökümü yapılan istinaf aşamasına ait yargılama giderinin istinaf edenin üzerinde bırakılmasına,
5- Adli yardım talebi kabul edilmiş olduğundan davacıdan önceden alınmamış olan istinaf yargılama giderlerine ait olan istinaf başvuru harcı ve posta giderinin tahsili için karar kesinleştikten sonra mahkemesince ilgili tahsil dairesine müzekkere yazılmasına,
2577 sayılı Kanunun değişik 46. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren 30 gün içerisinde Danıştay'a temyiz yolu açık olmak üzere, 05/03/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)