İSTEMİN KONUSU: Ankara 20. İdare Mahkemesi'nce verilen 12/04/2019 gün ve E:2018/4411, K:2019/1759 sayılı kararın kaldırılması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ:
(1) Dava konusu istem: Dava, davalı idare bünyesinde görev yapmakta iken 672 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yapılan başvurunun reddine dair 09/04/2018 tarih ve 2018/10417 sayılı işlemin iptali ile işlem nedeniyle yoksun kalındığı iddia olunan parasal ve özlük haklarının ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılmıştır.
(2) İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti: Ankara 20. İdare Mahkemesi'nce; davacının, örgüte iltisaklı Bank……. isimli banka hesabındaki mevduatında 2014 yılından itibaren artış meydana getirdiği, örgüte müzahir sendikada üyelik kaydının olduğu, davacının bu eylemlerinin FETÖ/PDY ile normal bir vatandaştan beklenebilecek olandan daha yoğun bir ilişki içerisine girdiğini ortaya koyduğu, bu durumun davacının FETÖ/PDY ile bağı olduğu şeklinde değerlendirilmesinin makul ve hakkaniyete uygun düştüğü, böyle bir durumda Anayasayla kurulmuş hür demokratik düzeni ortadan kaldırmayı amaçlayan terör örgütüyle bağı bulunduğu konusunda somut verilere ulaşılan davacının, Anayasaya sadakat yükümlülüğünü de ihlal ettiği kanaatine varıldığından, ilgili Olağanüstü Hal Kapsamında Bazı Tedbirler Alınması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname ile hiçbir işleme gerek kalmaksızın kamu görevinden çıkarılması üzerine kamu görevine iade edilmesi talebiyle Olağanüstü Hal İşlemleri İnceleme Komisyonu'na yaptığı başvurunun reddine ilişkin dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı, dava konusu işlem hukuka uygun bulunduğundan davacının özlük ve parasal hak talebinin reddi gerektiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF İSTEMİNDE BULUNANIN İDDİALARI: Davacı tarafından, Anayasanın 121.maddesinin 3. fıkrası uyarınca, olağanüstü halin gerekli kıldığı konularda kanun hükmünde kararnameler çıkarabileceği ve bu kararnamelerin resmi gazete de yayınlanarak aynı gün TBMM onayına sunulması gerekirken bu şekil şartına raiyet edilmediği, suç ve cezaların geçmişe yürütülemeyeceği, suçluluğu mahkeme kararı ile saptanıncaya kadar kimsenin suçlu sayılamayacağı, olağanüstü hallerde çıkarılacak KHK’ların sadece olağanüstü hal süresi ile sınırlı olacak şekilde uygulanacak ve olağanüstü hal gerekçesine bağlı olarak çıkarılacak hükümler içermesi gerektiği, savunma hakkının kullandırılmadığı, hak arama, masumiyet karinesi ve adil yargılama hakkının ihlal edildiği, Bank ………. hesabının ve …. Sendikasında üyelik kaydının bulunmasının terör örgütü ile irtibatlı olduğunu göstermediği, söz konusu Bankada uzun süre bankacılık faaliyetinde bulunduğu, örgüt liderinin çağrısı olup olmadığından habersiz bir şekilde işlem gerçekleştirdiği, Devlet yetkilileri tarafından bu konuda uyarılmadığı, aynı hususların adı geçen Sendika için de söz konusu olduğu, bu yaklaşımın Anayasa ve uluslararası sözleşmelere aykırı olduğu ileri sürülmektedir
KARŞI TARAF SAVUNMASININ ÖZETİ: İstinaf isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Ankara Bölge İdare Mahkemesi 13. İdari Dava Dairesince, 2577 sayılı Kanunun değişik 45. maddesi uyarınca dava dosyası incelenerek gereği görüşüldü:
Davacının Bank….. hesap hareketleri ilk derece mahkemesinde davanın reddi gerekçeleri arasında sayılmış olmakla beraber ayrıca belirtilmesi gereken bir husus da şudur:
BDDK'nın 03/02/2015 tarihli kararıyla Bank …..'nın Bankacılık Kanununda yer alan yükümlülükleri yerine getiremeyen ortaklarının paylarına ilişkin temettü dışındaki ortaklık haklarının Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu tarafından kullanılmasına karar verilmesi ve 04/02/2015 tarihinde TMSF tarafından söz konusu Banka yönetimine görevlendirmeler yapılmasına müteakip, Bankaya sahip çıkma adı altında çeşitli yardım çağrıları yapılmıştır. Bu yardım çağrısının karşılık bulduğu hem banka nezdindeki hesap hareketlerinden, hem de basında yer alan haberlerden anlaşılmaktadır.
Bu çerçevede, Dairemizin 27/02/2020 gün ve E:2019/4172 sayılı ara kararıyla TMSF'den istenilen davacının Bank….. hesap hareketlerine ilişkin belgenin incelenmesinden, diğer hesap hareketleri yanında davacının 04 Şubat 2015 tarihinde anılan Bankada yer alan hesabına 3.000,00 TL para yatırmış olması hususu da, davacının terör örgütünün amacına uygun tavır ve davranış sergileyerek çeşitli yol ve yöntemlerle FETÖ/PDY ile iltisak ve irtibat düzeyinde ilişkisinin olduğunu ortaya çıkarmaktadır.
KARAR SONUCU:
Yukarıda yer verilen ek gerekçeyle birlikte;
1-Ankara 20. İdare Mahkemesi'nce verilen 12/04/2019 gün ve E:2018/4411, K:2019/1759 sayılı karar usul ve hukuka uygun olup, kaldırılmasını gerektiren bir neden bulunmadığından, İSTİNAF İSTEMİNİN REDDİNE,
2-Aşağıda dökümü yapılan istinaf aşamasına ait yargılama giderinin istinaf edenin üzerinde bırakılmasına,
3-İstinaf aşamasında adli yardım talebi kabul edilmiş olduğundan davacıdan önceden alınmamış olan istinaf yargılama giderlerine ait olan istinaf başvuru harcı ve resmi posta giderinin tahsili için karar kesinleştikten sonra Mahkemesince ilgili vergi dairesine müzekkere yazılmasına,
4-Gider avansının kullanılmayan kısmının talep edilmesi halinde derhal, talep edilmemesi halinde karar kesinleştikten sonra Mahkemesince istinaf başvurusunda bulunana re'sen iadesine,
2577 sayılı Kanunun değişik 46. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren 30 gün içerisinde Danıştay'a temyiz yolu açık olmak üzere, 09.06.2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)