İSTEMİN KONUSU: Ankara 22. İdare Mahkemesi'nce verilen 23/05/2019 gün ve E:2018/4052, K:2019/1074 sayılı kararın kaldırılması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ:
(1) Dava konusu istem: Dava, davalı idare bünyesinde görev yapmakta iken 675 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yapılan başvurunun reddine dair 10/10/2018 tarih ve 2018/38923 sayılı işlemin iptali istemiyle açılmıştır.
(2) İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti: Ankara 22. İdare Mahkemesi'nce; davacının, örgüt içi iletişim programı olan …. programını kişisel telefonuna yüklediği ve kendisinin kullandığı, Bank ….'daki hesabında para hareketinin olduğu, 14/12/2014 tarihinde 2 adet katılım hesabı açtığı, bu nedenlerle FETÖ/PDY ile iltisak ve irtibatı sabit olduğu anlaşılmakla; kamu görevine iadesi talebiyle OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yaptığı başvurunun reddine ilişkin dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF İSTEMİNDE BULUNANIN İDDİALARI: Davacı tarafından, OHAL KHK'sı ile terör örgütü ile irtibatlı veya iltisaklı olduğu düşüncesiyle kamu görevinden çıkarıldığı, AİHM kararları dikkate alındığında bu yaptırımın ceza hukuku anlamında bir ceza olduğu ve ceza yargılamasındaki tüm güvencelere uygun bir yargılama sonucu uygulanması gerektiği, meslek hayatı boyunca FETÖ ile irtibatlı hiçbir kurumda çalışmadığı ve tüm eğitim hayatını Devlet okullarında tamamladığı, .... program verilerinin yasadışı delil olup hiçbir yargılamada kullanılamayacağı, Milli İstihbarat Teşkilatı tarafından elde edilen istihbari nitelikteki bilgilerin delil niteliği bulunmadığı, Yargıtay kararları uyarınca .... kullanıcısı olunduğunun şüpheden uzak bir şekilde ortaya konulabilmesi için User ID, kullanıcı adı gibi verilerle doğrulanması gerektiği, son bilirkişi raporlarıyla bir çok programın ....'a istemsiz şekilde yönlendirdiğinin ortaya çıktığı, hem görevi itibariyle hem de boş vakitlerinde siyaseti ve dini cemaatleri takip etme gibi bir alışkanlığı olmadığından ilk derece mahkemesi kararında ülkedeki sosyal ve siyasal olayları takip etme ve anlamlandırma yeteneği bulunması gerektiği, Bank ....'nın örgütle olan bağlantısını bilmemesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğu yolundaki gerekçesinin hukuka aykırı olduğu, aynı tarihlerde 11 bankada daha hesabının bulunduğu, Devletin faaliyet göstermesine izin verdiği ve denetlediği bankada işlem yapmanın bir suç olmadığı, söz konusu Bankada hesap açtığı tarihte 5 ayrı bankadan 230.000 TL kredi kullanmış olduğu, yatırdığı parayı da vadesi gelmeden çektiği, hakkındaki kurum kanaatinin gerekçesinin ne olduğu konusunda bilgisi bulunmadığı, mahkumiyet kararının kesinleşmediği, masumiyet karinesi ihlal edildiği, hangi eylemlerle suçlandığının ve delillerin neler olduğunun bildirilmediği, soruşturma açılmadığı, savunma hakkı tanınmadığı, tüm bu hususların adil yargılanma hakkının ihlaline neden olduğu, adil bir yargılama yapılmadan bir kamu görevlisinin kamu görevinden çıkartılmasının, maaş elde edememesi, sosyal güvenlikten yararlanamaması ve emeklilik hakkını zamanında elde edememesi nedeniyle mülkiyet hakkının ihlali anlamına geldiği, kendisiyle aynı eylemleri gerçekleştirmesine rağmen kamu görevinden ihraç edilmeyen kişilerin bulunmasının ayrımcılık yasağına aykırı olduğu, OHAL sürecinde alınan tedbirlerin OHAL'in gerektirdiği ölçüde ve OHAL süresince sınırlı olacağı, OHAL sona erdiği için kamu görevinden çıkarılmasının Anayasal dayanağı kalmadığı, OHALKHK'sının Resmi Gazetede yayımlandığı gün meclisin onayına sunulması ve 30 gün içinde onaylanmasının zorunlu olduğu, söz konusu KHK'lar ile hukuka aykırı şekilde bireysel, kesin ve yürütülebilir işlem tesis edildiği, 657 sayılı Devlet Memurları Kanununda yer alan kamu görevinden çıkarmaya ilişkin hükümlerin uygulanmadığı, dava konusu işlemin, idari işlemin unsurları yönünden de hukuka aykırı olduğu ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAF SAVUNMASININ ÖZETİ: İstinaf isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Ankara Bölge İdare Mahkemesi 13. İdari Dava Dairesince, davacının adli yardım talebinin kabulü yönünde ilk derece mahkemesince karar verildiği görüldüğünden, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 335.maddesinin 3.fıkrasında, adli yardımın, hükmün kesinleşmesine kadar devam edeceğinin belirtilmesi karşında, bu konuda yeniden bir karar verilmeksizin, 2577 sayılı Kanunun değişik 45. maddesi uyarınca dava dosyası incelenerek gereği görüşüldü:
Davacı tarafından kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin 675 sayılı KHK'nın Anayasa'ya aykırı olduğu ileri sürülerek Anayasa Mahkemesi'ne götürülmesi istenilmiş ise de; Anayasa'nın 148 ve 152. maddelerinde yer alan kurallar birlikte değerlendirildiğinde bu iddianın ciddi olduğu kanaatine ulaşılamamaktadır.
KARAR SONUCU:
1-Ankara 22. İdare Mahkemesi'nce verilen 23/05/2019 gün ve E:2018/4052, K:2019/1074 sayılı karar usul ve hukuka uygun olup, kaldırılmasını gerektiren bir neden bulunmadığından, İSTİNAF İSTEMİNİN REDDİNE,
2-Aşağıda dökümü yapılan istinaf aşamasına ait yargılama giderinin istinaf edenin üzerinde bırakılmasına,
3-Adli yardım talebi kabul edilmiş olduğundan davacıdan önceden alınmamış olan istinaf yargılama giderlerinin tahsili için karar kesinleştikten sonra mahkemesince ilgili tahsil dairesine müzekkere yazılmasına,
2577 sayılı Kanunun değişik 46. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren30 gün içerisinde Danıştay'a temyiz yolu açık olmak üzere, 30/06/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)