İSTEMİN KONUSU: Ankara 22. İdare Mahkemesi'nce verilen 07/05/2019 gün ve E:2018/52, K:2019/854 sayılı kararın kaldırılması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ:
(1) Dava konusu istem: Dava, davalı idare bünyesinde görev yapmakta iken 692 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yapılan başvurunun reddine dair 27.06.2018 tarih ve 2018/21996 sayılı işlemin iptali istemiyle açılmıştır.
(2) İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti: Ankara 22. İdare Mahkemesi'nce; davacının, örgüt içi iletişim programı olan ... programını kişisel telefonuna yüklediği ve kendisinin kullandığı, bu nedenle FETÖ/PDY ile iltisak ve irtibatı sabit olduğu anlaşılmakla; kamu görevine iadesi talebiyle OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yaptığı başvurunun reddine ilişkin dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF İSTEMİNDE BULUNANIN İDDİALARI: Davacı tarafından, OHAL sürecinde alınan tedbirlerin OHAL'in gerektirdiği ölçüde ve OHAL süresince sınırlı olacağı, somut olayda, geçici nitelikte olmayan ömür boyu kamu görevinden çıkarma işleminin, darbe girişimiyle ilişkisi olmayan kamu görevlileri açısından durumun kesinlikle gerektirdiği türden bir tedbir olmadığı, Anayasanın 15. ve 121. maddeleri ile AİHS’nin 15. maddesine aykırı olduğu, kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin OHAL KHK’sı ile yargılanmadan terör örgütü üyesi olmakla suçlandığı, mahkum edildiği ve cezalandırıldığı, bu nedenle, davacının kamu görevinden çıkarılmasına dayanak yapılan OHAL KHK’sı ile masumiyet karinesinin açıkça ihlal edildiği, söz konusu kamu görevinden çıkarma cezasının sonuçları itibariyle Ceza Hukuku anlamında bir ceza olduğu, bu nedenle yargı organı tarafından verilmesi gereken bir karar iken yürütme ve yasama organı tarafından verilmesinin fonksiyon gaspını oluşturduğu, TBMM, Bakanlar Kurulu, MGK, OHAL Komisyonu ve idare mahkemelerinin Anayasanın bağlayıcı hükümlerini dikkate alarak karar vermek zorunda olduğu, somut olayda, ne OHAL Komisyonunun ne de idare mahkemesinin, kararlarında bu argümanları hiçbir şekilde belirtme, inceleme ve cevap verme ihtiyacı dahi duymadan, başvuruyu ve davayı reddettiği, ölçülülük ilkesinin ihlal edildiği, kamu görevlisi olduğu dönemdeki tüm faaliyetleri yasalara uygun olarak gerçekleştirdiği, hiçbir somut delil gösterilmeden, savunması alınmadan, adil bir yargılama süreci işletilmeden, hakkında verilmiş kesinleşmiş bir ceza bulunmaksızın ve yürütme organının (ve daha sonra yasama organın) bir işlemi ile suçlu ilan edildiği, masumiyet karinesinin yok sayıldığı, tüm delillerin, kamu görevinden çıkarıldıktan sonra toplandığı, hakkındaki mahkumiyet kararının kesinleşmediği, ceza mahkemesince verilen kararın üst mahkemece salt onanması hali değerlendirilerek ulaşılan kararın açıkça hukuk garabeti olduğu, Yargıtay 16. Ceza Dairesinin hükmü gereği ancak operatör kayıtları ve user-id eşleştirmesi doğru yapılabilen kişilerin gerçek ... kullanıcısı olduklarının kabulü gerekeceği, kendisine ilişkin ... kaydında id numarası bulunmadığından tespit ve değerlendirme tutanağının temin edilmesinin mümkün olmadığı, bu durumun ... kullanıcısı olmadığını ortaya koyduğu, adil yargılanma hakkının ihlal edildiği, Bank ... hesabına ilişkin değerlendirme kısmında, hesap hareketlerinin örgüt liderinin talimatı doğrultusunda yapıldığı sonucuna varılmışsa da bu tespite dayanak işlemin belirtilmediği, ceza yargılamasında toplanan bilgi ve belgelerde, dosya kapsamında alınan raporlarda Bank ... hesap hareketleri ile örgütsel faaliyet arasında bağ kurulamamışken idare mahkemesince ulaşılan mesnetsiz tespitin yasa ve usullere aykırı olduğu ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAF SAVUNMASININ ÖZETİ: İstinaf isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Ankara Bölge İdare Mahkemesi 13. İdari Dava Dairesince, 2577 sayılı Kanunun değişik 45. maddesi uyarınca dava dosyası incelenerek gereği görüşüldü:
Her ne kadar istinaf incelemesine konu İdare Mahkemesi kararında "davacının Bank ... hesabına ilişkin değerlendirme kısmında açıklandığı üzere, davacının Bank ... hesap hareketlerinin örgüt liderinin talimatı doğrultusunda yapıldığı"nın değerlendirildiği belirtilmiş ise de; davacının anılan Bankaya örgüt liderinin talimatıyla para yatırdığı yolunda bir iddiaya dava konusu işlemde yer verilmediği gibi, dosyada da bu hususa ilişkin herhangi bir bilgi ve belge bulunmaması karşısında İdare Mahkemesi kararının bu gerekçesine hukuken itibar etme olanağı bulunmamaktadır. Ancak bu husus davacı hakkındaki diğer tespitler göz ününe alındığında İdare Mahkemesi kararının kaldırılmasını gerektirmemektedir.
KARAR SONUCU: Yukarıda yer verilen gerekçeyle birlikte;
1-Ankara 22. İdare Mahkemesi'nce verilen 07/05/2019 gün ve E:2018/52, K:2019/854 sayılı karar usul ve hukuka uygun olup, kaldırılmasını gerektiren bir neden bulunmadığından, İSTİNAF İSTEMİNİN REDDİNE,
2- Aşağıda dökümü yapılan istinaf aşamasına ait yargılama giderinin istinaf edenin üzerinde bırakılmasına,
3- Gider avansının kullanılmayan kısmının talep edilmesi halinde derhal, talep edilmemesi halinde karar kesinleştikten sonra mahkemesince istinaf başvurusunda bulunana re'sen iadesine,
2577 sayılı Kanunun değişik 46. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren 30 gün içerisinde Danıştay'a temyiz yolu açık olmak üzere, 30.06.2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)