(2577 S. K. m. 45) (2547 S. K. m. 53)
İSTEMİN ÖZETİ: Ankara 12. İdare Mahkemesi'nce davanın reddi yönünde verilen 16/05/2019 gün ve E:2018/14, K:2019?1096 sayılı kararın; davacı vekili tarafından istinaf yoluyla kararın kaldırılması istenilmektedir.
SAVUNMANIN ÖZETİ: Mahkeme kararında hukuka aykırılık bulunmadığı savunularak istinaf başvurusunun reddine karar verilmesi talep edilmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Hüküm veren Ankara Bölge İdare Mahkemesi 4. İdari Dava Dairesince, 2577 sayılı Kanunun 45. maddesi uyarınca dava dosyası incelenerek işin gereği görüşülüp düşünüldü:
Dava; ….. Üniversitesi hakkında davacı tarafından yapılan şikayet neticesinde; şikayetli hakkında disiplin ve ceza soruşturması açılmasına gerek olmadığı yönünde verilen Yüksek Öğretim Kurulu Başkanlığının 19/10/2017 tarih ve 97354392-622/8681 sayılı işleminin iptali istemiyle açılmıştır.
İdare Mahkemesince, dava dosyasında yer alan bilgi, belgeler ve inceleme raporu ile ilgili mevzuat hükümlerinin birlikte incelenmesinden; ….. Üniversitesi ….. Bölümünde öğretim görevlisi olan davacının, ….. Üniversitesi hakkında, muhtelif tarihlerde davalı idareye ve Adıyaman Cumhuriyet Başsavcılığıma ve BİMER'e verdiği şikayet dilekçelerinde, adı geçen rektörün, mahiyetindeki personelden kanunsuz isteklerde bulunduğu ve suç işlemek için emir verdiği, kendisinden öç almak için üniversite bünyesinde yer alan Kahta Meslek Yüksek Okulu ile ilgili olarak tasarrufta bulunduğu, Meslek Yüksek Okulu için harcanması gereken …….ndan alınan 4.500.000,00 TL'nin Mühendislik Fakültesine harcandığı, Kahta’ya açılan Devlet Konservatuarını Adıyaman'a taşıdığı, Öğretim elemanı ihtiyacını kasten karşılamadığı, Yüksekokulu'nun TOKİ'nin yaptığı yeni hizmet binasına taşınmasını istemediği, emrinde çalışanlara zulmetdiği, Devletin idari pozisyonunun şahsi çıkarı için rüşvet verdiği, özel maksatlı ısmarlama yazı yazdırdığı, sistematik bir şekilde hile yaparak davacıyı Meslek Yüksekokulu Müdürü görevinden aldığı, davacıyı atadığı idari göreve bir başkasını mükerrer şekilde atadığı, yaptığı usulsüzlüğü gidermek için davacıya başka bir idari görevi rüşvet olarak sunduğu, davacının soruşturma taleplerinin kapatılması için talimat verdiği, rektörlük oyu karşılığında suç işleyen öğretim elemanlarını koruduğu, suçu bizzat örttüğü ve karadığı, devam etmekte olan projeleri gerekçesiz olarak tek taraflı iptal ettiği, davacı hakkında istihbari bilgi elde etmeye çalıştığı ve hakaret ettiği, usulsüz belge düzenlediği ve imzalattığı, bir devlet büyüğünü kandırdığı, akademik ilana gönderilirken davacının kadrosunu listeden çıkardığı, tehditle rektörlük oyu toplamaya çalıştığı, fakülte kuruluna istediği adamı zorla seçtirdiği, Üniversiteye bağış yapıp dekontu yayın organlarında sergilediği, Cumhurbaşkanı ve Başbakana karşı basın yoluyla hakaret eden birini bilerek rektör yardımcısı yaptığı, yakınlarını üniversite içinde üst görevlere getirdiği, usulsüz rektör yardımcısı atadığı, başörtü düşmanı birini Üniversitede bilerek kadro verdiği, Cumhurbaşkanlığı makamını kalkan yaptığı, kamuoyuna yalan beyanda bulunduğu, yönünde iddialarda bulunarak adı geçen rektör hakkında idari ve ceza soruşturması açılmasını talep etmesi üzerine Yükseköğretim Denetleme Kurulunca yapılan inceleme neticesinde altı (6) klasör şeklinde hazırlanan inceleme raporunda; iddiaların ayrıntılı olarak bilgi ve belgeye dayalı olarak maddeler halinde ayrı ayrı incelendiği, iddiaların soyut iddia dışında belgeye dayanmadığı ve bir çok iddianın birbiriyle tutarsız olduğu, iddialarda adı geçen üniversite personelinin tanık olarak ifadeleri alındığı, alınan ifadelerde davacının iddialarının bir kısmının doğrulanmadığı, bir kısmı hakkında da bilgisine başvurulan kişilerin konu ile ilgili bilgilerinin ve görgülerinin olmadığı, iddiaların bir kısmının ise, Türk Ceza Kanunu Kapsamında şikayete bağlı suç isnadı şeklinde olduğunun anlaşıldığı, bu durumda, davacının iddialarına ilişkin olarak davalı idare tarafından gerekli incelemelerin ayrıntılı bir şekilde yapıldığı, inceleme raporunda davacının iddialarını doğrular nitelikte hiçbir somut bilgi ve belgenin bulunmadığı anlaşılmış olup, yukarıda mevzuat değişikliği ile ilgili yapılan açıklamalar uyarınca dava konusu işlem tarihi itibariyle, davalı idarenin soruşturma açılmasına gerek olmadığına ilişkin olarak karar alabileceği de dikkate alındığında, şikayet dilekçesindeki iddialar hususunda ilgili mevzuat hükümleri çerçevesinde yapılacak herhangi bir işlem bulunmadığı yönünde tesis edilen dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Davacı vekili tarafından, şikayet hakkında yeterli araştırma yapılmadığı, şikayet dilekçesinde belirtilen iddiaların tek tek irdelenmediği, usule aykırı bir şekilde işlem tesis edildiği, lüzum-u muhakeme yahut men-i muhakeme kararı verilmesi gerekirken, bu usule uyulmadan, hazırlanan rapora dayalı olarak ilgili hakkında yapılacak bir işlem bulunmadığına dair Kurul tarafından karar verilmesi gerekirken başkan vekili tarafından işlem tesis edildiği, hukuka ve mevzuata aykırı olduğu ileri sürülerek kararın kaldırılması istenilmektedir.
2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu'nun dava konusu işleminin tesis edildiği tarihte yürürlükte bulunan 53. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde yükseköğretim kurumlarının disiplin amirlerine, (b) bendinde ise yükseköğretim kurumlarının öğretim elemanları, memur ve diğer personeline uygulanabilecek disiplin cezalarına yer verilmiş, Ceza soruşturması usulüne ilişkin (c) bendinde ise,
"Yükseköğretim üst kuruluşları başkan ve üyeleri ile yükseköğretim kurumlan yöneticilerinin, kadrolu ve sözleşmeli öğretim elemanlarının ve bu kuruluş ve kurumların 657 sayılı Devlet Memurları Kanununa tabi memurlarının görevleri dolayısıyla ya da görevlerini yaptıkları sırada işledikleri ileri sürülen suçlar hakkında yetkili makamlarca inceleme başlatılabilir, inceleme sonucunda soruşturma açılmasına karar verilmesi ya da doğrudan soruşturma başlatılması hâlinde aşağıdaki hükümler uygulanır:
(1) İlk soruşturma:
Yükseköğretim Kurulu Başkanı için, kendisinin katılmadığı, Milli Eğitim Bakanının başkanlığındaki bir toplantıda, Yükseköğretim Kurulu üyelerinden teşkil edilecek en az üç kişilik bir kurulca, diğerleri için, Yükseköğretim Kurulu Başkanınca veya diğer disiplin amirlerince doğrudan veya görevlendirecekleri uygun sayıda soruşturmacı tarafından yapılır.
Öğretim elemanlarından soruşturmacı tayin edilmesi halinde, bunların, hakkında soruşturma yapılacak öğretim elemanının akademik unvanına veya daha üst akademik unvana sahip olmaları şarttır.
(2) Son soruşturmanın açılıp açılmamasına;
a) Yükseköğretim Kurulu Başkan ve üyeleri ile Yükseköğretim Denetleme Kurulu Başkan ve üyeleri hakkında Danıştayın 2 nci Dairesi,
b) Devlet ve vakıf yükseköğretim kurumu rektörleri, rektör yardımcıları ile üst kuruluş genel sekreterleri hakkında, Yükseköğretim Kurulu üyelerinden teşkil edilecek üç kişilik kurul,
c) Üniversite, fakülte, enstitü ve yüksekokul yönetim kurulu üyeleri, fakülte dekanları ve dekan yardımcıları, enstitü ve yüksekokul müdürleri ve yardımcıları ile üniversite genel sekreterleri hakkında, rektörün başkanlığında rektörce görevlendirilen rektör yardımcılarından oluşacak üç kişilik kurul,
d) Öğretim elemanları, fakülte, enstitü ve yüksekokul sekreterleri hakkında üniversite yönetim kurulu üyeleri arasından oluşturulacak üç kişilik kurul,
e) 657 sayılı Devlet Memurları Kanununa tabi memurlar hakkında, mahal itibariyle yetkili il idare kurulu,
karar verir..." hükmüne yer verilmiştir.
Yukarıda yer verilen mevzuata göre; 09.12.2016 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6764 sayılı Kanunun 26. maddesiyle 2547 sayılı Kanun'un 53. maddesinin birinci fıkrasının (c) bendinde yapılan değişiklik sonrasında, anılan madde kapsamındaki personelin bir suç işlediğinin ileri sürülmesi halinde, ilgililer hakkında doğrudan soruşturma yolu saklı tutulmakla birlikte, soruşturma açılmadan önce yetkili mercilere ayrıca bir inceleme yapma yetkisi de verilmiştir. Yapılacak inceleme sonucunda, yetkili merci soruşturma açılmasına veya açılmamasına karar verecek; soruşturma açılmasına karar verilmesi halinde, yine (c) bendinin alt bentlerinde belirtilen usuller uygulanacaktır.
Dava dosyasının incelenmesinden; …. Üniversitesi ….. Bölümünde öğretim görevlisi olan davacının davalı idareye 03/08/2016, 16/06/2016, 27/01/2016, 30/12/2015 ve 10/112015 tarihli şikayet dilekçeleri ve Cumhuriyet Başsavcılığının 02/03/2016 tarihli ve 2016/1611 soruşturma numaralı 2016/3 karar sayılı görevsizlik kararı ekinde yer alan 13/11/2015 tarihli dilekçe ile ve BİMER aracılığı ile davalı idareye intikal eden 12/11/2015 tarihli ve 1090546 sayılı dilekçelerde, …… Üniversitesi hakkında; rektörlük seçimi sürecinde idari atamalar, çeşitli konularda hazırlanan projelerin iptal edilmesi, adı geçenin rektörün personele karşı tutum ve davranışları, adam kayırma, devletin imkanlarını kendi çıkarları için kullanma, çeşitli yapılanmalara göz yumma gibi konularda şikayette bulunduğu, şikayetler üzerine Yükseköğretim Denetleme Kurulunca yapılan inceleme neticesinde hazırlanan inceleme raporunda; iddiaların ayrıntılı olarak bilgi ve belgeye dayalı olarak incelendiği, sübuta eren bir hususun bulunmadığı, şikayetli rektör hakkında disiplin ve ceza soruşturması açılmasına gerek olmadığı yönünde verilen Yükseköğretim Kurulu Başkanlığı'nın 19/10/2017 tarih ve 97354392-622/8681 sayılı işleminin tesis edilmesi üzerine bakılmakta olan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
Olayda, davacının iddialarına ilişkin olarak davalı idare tarafından inceleme yapılmış olmakla birlikte, davacının rektörlük seçimi sürecinde idari atamalar, çeşitli konularda hazırlanan projelerin iptal edilmesi, adı geçenin rektörün personele karşı tutum ve davranışları, adam kayırma, devletin imkanlarını kendi çıkarları için kullanma, çeşitli yapılanmalara göz yumma gibi iddialarının bulunduğu ve söz konusu iddiaların ciddiyeti dikkate alındığında, bu iddialara yönelik olarak 2547 sayılı Kanunun 53. maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi kapsamındaki işlemlerin başlatılması gerekirken, şikayet edilen Rektör hakkında disiplin ve/veya ceza soruşturması açılmasına gerek olmadığı yönünde tesis edilen dava konusu işlemde hukuka uyarlık, aksi yönde verilen İdare Mahkemesi kararında ise hukuki isabet görülmemiştir.
Açıklanan nedenlerle; davacının istinaf başvurusunun kabulüne, başvuruya konu mahkeme kararının kaldırılmasına; dava konusu işlemin iptaline, aşağıda dökümü yapılan mahkeme ve istinaf safhasına ait toplam 355,20 TL yargılama giderinin ve işbu kararın verildiği tarihte yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücreti Tarifesi uyarınca duruşmalı olarak takip edilen davalar için belirlenen 2.590,00 TL vekalet ücretinin davalı ve müdahil tarafından davacıya verilmesine; müdahil tarafından yapılan 96,40 TL yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, artan tebligat avansının Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 333. maddesi uyarınca taraflara iadesine, 2577 sayılı Yasanın 45. maddesinin 6. fıkrası gereğince diğer kanun yolları kapalı ve kesin olmak üzere 11.06.2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)