İSTEMİN KONUSU: Ankara 20. İdare Mahkemesi'nce verilen 17/04/2019 gün ve E:2018/2879, K:2019/2178 sayılı kararın kaldırılması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ:
(1) Dava konusu istem: Dava, davalı idare bünyesinde görev yapmakta iken 672 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yapılan başvurunun reddine dair 03.04.2018 tarih ve 2018/9739 sayılı işlemin iptali istemiyle açılmıştır.
(2) İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti: Ankara 20. İdare Mahkemesi'nce; davacının, FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün örgüt içi haberleşme programı olan ByLock iletişim sistemini kullandığı, örgütle iltisaklı Bank..... isimli bankadaki mevduatında 2014 yılından itibaren artış meydana getirdiği, örgüte müzahir sendika ve dernekte üyelik kaydının olduğu, bu verilerin yanı sıra örgütle irtibatlı yayın organına muhtelif ödemelerde bulunduğu, bu eylemlerin mevcut olmasının davacının FETÖ/PDY ile normal bir vatandaştan beklenebilecek olandan daha yoğun bir bağ içerisine girdiğini ortaya koyduğu ve davacının FETÖ/PDY ile bağı olduğuna dair tespitin makul ve hakkaniyete uygun düştüğü, böyle bir durumda Anayasayla kurulmuş hür demokratik düzeni ortadan kaldırmayı amaçlayan terör örgütüyle bağı bulunduğu konusunda somut verilere ulaşılan davacının, Anayasaya sadakat yükümlülüğünü de ihlal ettiği anlaşıldığından, 672 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Bazı Tedbirler Alınması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname ile hiçbir işleme gerek kalmaksızın kamu görevinden çıkarılması üzerine kamu görevine iade edilmesi talebiyle Olağanüstü Hal İşlemleri İnceleme Komisyonu'na yaptığı başvurunun reddine ilişkin dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF İSTEMİNDE BULUNANIN İDDİALARI: Davacı tarafından, kamu görevinden ihracına ilişkin 672 sayılı KHK'da yer alan düzenlemelerin dayanağı olan 2935 sayılı OHAL Kanununda yer alan yetkiler dışında alınan ve yasal dayanağı bulunmayan tedbirler olduğu, Anayasanın 40/2 maddesinde hüküm altına alınan, idari işlemlerde ilgili kişilerin hangi kanun yolarına başvuracağını ve sürelerini belirtmek zorunda olduğu hükmüne uyulmadığı, 672 sayılı KHK ile idari yetki adı altında yargı erkinin kullanıldığı, Anayasanın 125. maddesinde uyarınca idarenin her türlü eylem ve işlemlerine karşı yargı yolunun açık olacağı kuralının ihlal edildiği, Anayasa ve AİHS hükümleri uyarınca, hiç kimsenin işlendiği zaman ulusal veya uluslar arası hukuka göre bir suç sayılmayan bir fiilden dolayı mahkum edilemeyeceği, savunma hakkı tanınmadığı, 27 Mayıs 2016 tarihli MGK toplantısında FETÖ/PDY yapılanmasının suç örgütü niteliğinde olduğunun kabul edildiği, kendisinin ve kendisi konumunda olan pek çok kişinin 15 Temmuz tarihi sonrasında FETÖ/PDY yapılanması ile üyeliği, mensubiyet veya iltisakı ya da irtibatının söz konusu olmadığı, ithamların dayanaklarının ise MGK kararı öncesi tarihlere ait olduğu, Olağanüstü Hal işlemleri İnceleme Komisyonunun yargı erki üzerinde oluşturulmuş bir kuruluş olarak işlem yaptığı, idari bir kuruluş olmasına karşın yargıya iletilmiş bir olgunun Komisyona sevkinin de ulusal ve uluslar arası yasa ve yönteme aykırı olduğu ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAF SAVUNMASININ ÖZETİ: İstinaf isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Ankara Bölge İdare Mahkemesi 13. İdari Dava Dairesince, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 334'üncü maddesindeki koşulların gerçekleştiği görüldüğünden davacının adli yardım isteği kabul edilmek suretiyle, 2577 sayılı Kanunun değişik 45. maddesi uyarınca dava dosyası incelenerek gereği görüşüldü:
Dava dosyasında yer alan belgeler ve UYAP kayıtlarının incelenmesinden; "silahlı terör örgütüne üye olma" suçunu işlediği gerekçesiyle Ceza Mahkemesi'nde yapılan yargılama sonunda, suçu sabit görülen davacı hakkında hapis cezası verildiği, cezanın istinafen incelenerek kaldırılması istemiyle yapılan başvurunun Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi'nce reddedildiği ve nihayet anılan kararın, temyiz incelemesi yapan Yargıtay 16. Ceza Dairesinin 05.12.2018 tarih ve E:2018/4548, K:2018/4867 sayılı kararı ile onanarak kesinleştiği anlaşılmaktadır.
KARAR SONUCU:
Yapılan ek gerekçeyle birlikte;
1-Ankara 20. İdare Mahkemesi'nce verilen 17/04/2019 gün ve E:2018/2879, K:2019/2178 sayılı karar usul ve hukuka uygun olup, kaldırılmasını gerektiren bir neden bulunmadığından, İSTİNAF İSTEMİNİN REDDİNE,
2-Aşağıda dökümü yapılan istinaf aşamasına ait yargılama giderinin istinaf edenin üzerinde bırakılmasına,
3-Adli yardım talebi kabul edilmiş olduğundan davacıdan önceden alınmamış olan istinaf yargılama giderlerine ait olan istinaf başvuru harcı ve resmi posta giderinin tahsili için karar kesinleştikten sonra mahkemesince ilgili tahsil dairesine müzekkere yazılmasına,
4-Gider avansının kullanılmayan kısmının talep edilmesi halinde derhal, talep edilmemesi halinde karar kesinleştikten sonra mahkemesince istinaf başvurusunda bulunana re'sen iadesine,
2577 sayılı Kanunun değişik 46. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren 30 gün içerisinde Danıştay'a temyiz yolu açık olmak üzere, 27/02/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)