(2464 S. K. m. 80) (6306 S. K. m. 1, 7, 10)
İSTEMİN ÖZETİ: Davacı tarafından, İstanbul İli, Bakırköy İlçesi, ... 7-8-9-10. ... Mahallesi, 52 Pafta, 62 Ada, 118 No'lu Parsel (eski: 38 Parsel)'de yer alan taşınmaz için ödenen 232.943,00-TL tutarındaki yapı kullanma izin harcının iptali ve ödenen tutarın ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte iadesi istemiyle açılan davada; davaya konu yeni inşa edilen taşınmazın öncesinde yer alan taşınmazın 6306 sayılı Kanun kapsamında "Riskli Yapı" olarak tespit edildiğine dair taraflar arasında herhangi bir ihtilaf bulunmadığı, ilgili mevzuat hükümleri uyarınca 6306 sayılı Kanun kapsamında yapılan devir ve tesciller ile uygulamaların belediyelerce alınan harçlardan muaf olduğunun kanunda açıkça düzenlenmesi karşısında, davacı adına tahakkuk ettirilip ödenen uyuşmazlık konusu harçta yasal isabet görülmediği, diğer taraftan, 6306 sayılı Kanun'un 1'inci maddesinde; "kanunun amacı", afet riski altındaki alanlar ile bu alanlar dışındaki riskli yapıların bulunduğu arsa ve arazilerde, fen ve sanat norm ve standartlarına uygun, sağlıklı ve güvenli yaşama çevrelerini teşkil etmek üzere iyileştirme, tasfiye ve yenilemelere dair usul ve esasları belirlemek olarak tanımlandığı, dolayısıyla "riskli yapı" olarak tespit edilen bir binanın yıkılarak yerine standartlara uygun yeni bina yapılması halinde, söz konusu riskli bina yenilenmiş olup, riskli yapı konumunda iken, Kanun kapsamındaki uygulamalar neticesinde yeni yapı haline getirilen bu yapının satışı, devri ve tescili gibi işlemlerin harca tabi tutulmasının kanun koyucunun öngördüğü amaca aykırılık teşkil edeceği gerekçesiyle davanın kabulüne, dava konusu yapı kullanma izin harcı tahakkukuna ilişkin işlemin iptaline, ödenen tutarın ödeme tarihinden itibaren 3095 sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine İlişkin Kanun’da öngörülen oranda hesaplanacak yasal faizi ile birlikte davacıya iadesine karar veren İstanbul 2. Vergi Mahkemesi'nin 28/03/2019 gün ve E:2018/609, K:2019/535 sayılı kararının; 6306 sayılı Kanun uyarınca riskli olduğu tespit edilerek tapu ve belediyelere bildirimi yapılan riskli yapı, harç, vergi ve ücretlerden muaf tutulmaktayken anılan Kanunu'nun 7. maddesinin 10. fıkrasında 26.04.2016 tarihinde yapılan değişiklikle bu tarihten sonra inşai faaliyete devam eden yapılara tadilat ruhsatı, ilave inşaat ruhsatı ve yeni yapı için kullanma izin belgesi talebinde bulunulması halinde her türlü harç ve ücretin alınması gerektiği, dava konusu riskli yapı 1.251 m2 büyüklüğünde, depo fonksiyonlu 3 binadan oluşmakta iken, yerine inşa edilen yapıda fonksiyon değişikliğine gidilerek toplamda 46.612,99 m2 büyüklüğünde ofis, konut ve ticari amaçlı işyerinin inşa edildiği, Kanun hükmünün yürürlüğe girdiği 26.04.2016 tarihinden sonra iskan için başvuruda bulunulduğundan, tamamı fonksiyon değişikliğine uğrayan ve büyüklüğünde artış sağlanan yapı için iskan harcı alınmasında hukuka aykırılık bulunmadığı iddialarıyla istinaf yoluyla kaldırılması istenilmektedir.
SAVUNMANIN ÖZETİ: İstinaf başvurusunun reddi gerektiği savunulmaktadır.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren İstanbul Bölge İdare Mahkemesi Beşinci Vergi Dava Dairesince gereği görüşüldü:
İstinaf başvurusu; davacı tarafından, İstanbul ili, Bakırköy İlçesi, ... 7-8-9-10. ... Mahallesi, 52 Pafta, 62 Ada, 118 No'lu Parsel (eski: 38 Parsel)'de yer alan taşınmaz için ödenen 232.943,00-TL tutarındaki yapı kullanma izin harcının iptali ile ödenen tutarın ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte iadesi istemiyle açılan davanın kabulüne dair Mahkeme kararının kaldırılması istemine ilişkindir.
2464 sayılı Belediye Gelirleri Kanunu'nun 80. maddesinin (f) bendinde, yapı kullanma izni verilmesi işlerinin "Yapı Kullanma İzin Harcına" tabi olduğu hükme bağlanmıştır.
6306 sayılı Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkında Kanun'un 1. maddesinde, bu Kanunun amacının; afet riski altındaki alanlar ile bu alanlar dışındaki riskli yapıların bulunduğu arsa ve arazilerde, fen ve sanat norm ve standartlarına uygun, sağlıklı ve güvenli yaşama çevrelerini teşkil etmek üzere iyileştirme, tasfiye ve yenilemelere dair usul ve esasları belirlemek olduğu, 7. maddesinin 9. fıkrasında, bu Kanun uyarınca yapılacak olan işlem, sözleşme, devir ve tesciller ile uygulamaların, noter harcı, tapu harcı, belediyelerce alınan harçlar, damga vergisi, veraset ve intikal vergisi, döner sermaye ücreti ve diğer ücretlerden; kullandırılan krediler sebebiyle lehe alınacak paraların ise banka ve sigorta muameleleri vergisinden müstesna olduğu hükümlerine yer verilmiş, aynı maddenin 10. fıkrasında, "gerçek kişilerce ve özel hukuk tüzel kişilerince uygulamada bulunulan riskli alanlardaki yapıların mevcut alanları için daha önce belediyelerce alınan harç ve ücretlere ilave olarak, sadece kullanım maksadı değişiklikleri ile yapı alanındaki artışlar için hesaplanan harç ve ücret farkları alınacağı" hükmü yer almış iken, 14.04.2016 tarih ve 6704 sayılı Kanun'la yapılan değişiklikle maddenin 10. fıkrası, "riskli alanlarda, rezerv yapı alanlarında ve riskli yapıların bulunduğu parsellerde, gerçek kişilerce ve özel hukuk tüzel kişilerince uygulamada bulunulması hâlinde, yapıların mevcut alanları için daha önce belediyelerce alınan harç ve ücretlere ilave olarak, sadece kullanım maksadı değişiklikleri ile yapı alanındaki artışlar için hesaplanan harç ve ücret farkları alınacağı" şeklinde yeniden düzenlenmiştir.
Yapılan düzenlemelerin birlikte değerlendirilmesinden, 6306 sayılı Kanunu'nun 7/9. maddesi ile harç, vergi ve ücretlere yönelik öngörülen istisna hükmü ile genel bir kural getirilmekle birlikte, 10. maddenin önceki hali ile yeniden yapılan yapıların, yıkılan yapının önceki durumuyla eşdeğer olmaması haline yönelik olarak, yani kullanım maksadı değişiklikleri ile yapı alanındaki artışlar için harç ve ücret farklarının alınacağı yönünde istisnai bir düzenleme öngörülmüştür.
Anılan maddede yapılan değişiklikle ise, rezerv yapı alanlarında ve riskli yapıların bulunduğu parsellerde yapılan yapılar da, önceki durumu ile eşdeğer olmama kriterinden hareketle bu istisnanın kapsamı içerisine alınmıştır.
Yukarıda metnine yer verilen Kanun ve yönetmelik hükümlerinde açıkça belirtildiği üzere, kentsel dönüşümün temel amacı riskli yapıların yerine olası afetlere dayanıklı, sağlıklı ve güvenli yaşam alanlarının oluşturulmasıdır. Bir başka anlatımla, standartlara uygun yapılaşma sağlanarak genelde doğanın tahribine engel olmak, özelde de paydaşların yararına çözüm üretmek bu düzenlemelerin amacını oluşturmaktadır.
6306 sayılı Kanunda yapılan değişikliklerle, öngörülen istisna hükmünün uygulama alanının, yapının önceki durumuna göre oluşan farklılıklara göre yani yapının kullanım maksadı ve alandaki artışa göre belirlendiği, kişilere ya da yapının bulunduğu yere ya da yapıldığı zamana yönelik herhangi bir muafiyet ve istisnaya yer verilmediği, uygulamaya katılan kişileri uygulamaya başlama zamanına göre ayrıcalıklı konuma getirmeyi de hedeflemediği görülmektedir.
Söz konusu düzenlemeler ile riskli yapıların yıkımına kadar olan süreçteki muafiyetler devam etmekte olup, yerine yenisinin yapılması aşamasında yürürlükte olan Kanun ve Yönetmelik hükümlerine tabi kılınmasının, derhal uygulanırlık ilkesine aykırı olduğundan söz edilemez.
Zira, düzenleyici kuralların yürürlüğe girdiği tarihten sonraki olaylara uygulanacağı yönündeki bu hukuk genel prensibi göz önüne alındığında, yasa değişikliğinden önce riskli alanda uygulamaya başlamış kişiler için öngörülmüş bir kazanılmış hakkın varlığından da söz edilemeyecektir. Nitekim aksine bir yaklaşım kanun önünde eşitlik ilkesini de zedeleyecektir.
Dava dosyasının incelenmesinden; davacın hak sahibi olduğu İstanbul İli, Bakırköy İlçesi, ... 7-8-9-10. ... Mahallesi, 52 Pafta, 62 ada, 118 No'lu Parsel (eski: 38 Parsel)'de kayıtlı taşınmazda bulunan mevcut yapının "Riskli Yapı" olarak tespit edilerek tapu kaydına "6306 sayılı Kanun gereğince Riskli Yapıdır" şerhinin konulduğu, akabinde mevcut riskli yapının yıktırıldığı, davacı tarafından söz konusu taşınmazda yeniden inşa edilen konut ve iş yerlerine ilişkin olarak davalı idareye 16.02.2018 tarihinde ihtirazi kayıtla toplam 232.943,00 TL tutarında yapı kullanma izin harcının ödenmesi üzerine işbu davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
Olayda, riskli yapı tespiti yapılan ve ticari depo olarak kullanılan 1.251 m2 büyüklüğündeki taşınmazın yıkılması sonucunda, 46.612,99 m2 alan üzerine iki bloktan oluşan 208 ofis, 188 konut ve 2 adet ticari amaçlı iş yerinin inşa edildiği görülmüştür.
Bu durumda, 6306 sayılı Kanun'un 7. maddesinin 10. fıkrasında, 6704 sayılı Kanun'un 24. maddesiyle yapılan değişiklikle, gerçek kişilerce ve özel hukuk tüzel kişilerince, yasa kapsamında riskli yapı olduğu belirlenen yapının yıkımı sonrasında yeniden inşasında, yeni yapıdaki ilaveler ve yeni yapı alanındaki artışlar için harç ve ücret farklarının alınacağı hüküm altına alındığından, kullanım maksadı değişikliği ve inşaat alanı dikkate alınarak yapılan tahakkukta ve ödenen harçta hukuka aykırılık bulunmamaktadır.
Açıklanan nedenlerle, istinaf başvurusunun kabulü ile Mahkeme kararının kaldırılmasına, davanın reddine, aşağıda dökümü gösterilen ve davacı tarafından yapılan 136,80-TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, istinaf aşamasında davalı idarece karşılanan 156,50-TL yargılama gideri ile Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 1.890,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı idareye verilmesine, 54,40-TL maktu karar harcının davacıdan tahsili için müzekkere yazılmasına, artan posta ücretinin talep edilmemesi halinde kararın kesinleşmesinden sonra ilgilisine iadesine, kararın tebliğini izleyen günden itibaren otuz (30) gün içinde Danıştaya temyiz yolu açık olmak üzere 27/02/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)