İSTEMİN KONUSU: Ankara 20. İdare Mahkemesi'nce verilen 21/02/2019 gün ve E:2018/2333, K:2019/747 sayılı kararın kaldırılması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ:
(1) Dava konusu istem: Dava, davalı idare bünyesinde görev yapmakta iken 672 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yapılan başvurunun reddine dair 09/04/2018 tarih ve 2018/10492 sayılı işlemin iptali ile işlem nedeniyle yoksun kalındığı iddia olunan parasal haklarının ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılmıştır.
(2) İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti: Ankara 20. İdare Mahkemesi'nce; davacının, FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün örgüt içi haberleşme programı olan ByLock iletişim sistemini kullandığı, hakkında yürütülen adli muhakeme esnasında alınan ifadelerden örgüt ile irtibat içinde olduğu, örgüte iltisaklı Bank ...... isimli banka hesabındaki mevduatında 2014 yılından itibaren rutin bankacılık faaliyetleri dışında artış meydana getirdiği, hakkında bilgisine başvurulan kişiler tarafından örgüt ile bağanın bulunduğunun belirtildiği, örgüte müzahir sendikada üyelik kaydının olduğu, bu verilerin yanı sıra örgüte müzahir yayın organına muhtelif ödemelerde bulunduğu, bu eylemlerinin FETÖ/PDY ile normal bir vatandaştan beklenebilecek olandan daha yoğun bir ilişki içerisine girdiğini ortaya koyduğu, bu durumun FETÖ/PDY ile bağı olduğu şeklinde değerlendirilmesinin makul ve hakkaniyete uygun düştüğü, böyle bir durumda Anayasayla kurulmuş hür demokratik düzeni ortadan kaldırmayı amaçlayan terör örgütüyle bağı bulunduğu konusunda somut verilere ulaşılan davacının, Anayasaya sadakat yükümlülüğünü de ihlal ettiği kanaatine varıldığından, ilgili Olağanüstü Hal Kapsamında Bazı Tedbirler Alınması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname ile hiçbir işleme gerek kalmaksızın kamu görevinden çıkarılması üzerine kamu görevine iade edilmesi talebiyle Olağanüstü Hal İşlemleri İnceleme Komisyonu'na yaptığı başvurunun reddine ilişkin dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı, dava konusu işlem hukuka uygun bulunduğundan davacının parasal hak talebinin reddi gerektiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF İSTEMİNDE BULUNANIN İDDİALARI: Davacı tarafından, dava konusu işlemin Anayasaya, AİHS'ne, kanunlara, idare hukuku ilkelerine ve hakkaniyete aykırı olduğu, 672 sayılı KHK'nın Anayasa'nın 121. maddesindeki Resmi Gazetede yayımlandığı gün TBMM'ye sunulacağı hükmüne uyulmadığı, ölçülük ilkesinin ihlal edildiği, savunma alınmadan veya savunma için süre verilmeden meslekten çıkarma cezası uygulandığı, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu ilga edilmemiş olmasına karşın hükümlerinin uygulanmadığı, İdare Mahkemesi kararının 7. sayfasında sıralanan hususların demokratik bir toplumda bireyin Anayasal hak ve özgürlükleri kapsamındaki beşeri faaliyetler olduğu, dolayısıyla irtibat ve iltisak sayılamayacağı, gizli fişleme notlarının delil olarak değerlendirildiği, hakkındaki mahkumiyet kararının henüz kesinleşmediği, masumiyet karinesinin ihlal edildiği, ByLock programına ilişkin suçlamaları kabul etmediği, Bank ...... hesabındaki hareketlerin ise kredi kartı ödenmesine ilişkin olduğu, herhangi bir örgütle bağlantı içinde bulunduğunu kanıtlayacak nitelikte yasal ve somut delil bulunmadığı, dava konusu işlemin OHAL dönemi tedbiri olup bir yaptırım olmadığı, idarenin görev sınırını aştığını ve tedbir niteliğinde olan bir konuda delil değerlendirmesi yaparak yargı merci gibi davrandığını, öncelikle 672 sayılı KHK'nın kabulüne dair kanunun ilgili maddesinin iptali için Anayasa Mahkemesi'ne başvurulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAF SAVUNMASININ ÖZETİ: İstinaf isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Ankara Bölge İdare Mahkemesi 13. İdari Dava Dairesince, 2577 sayılı Kanunun değişik 45. maddesi uyarınca dava dosyası incelenerek gereği görüşüldü:
Davacı tarafından kamu görevinden çıkarılmasını sağlayan KHK'nın onayına ilişkin kanunun Anayasa'ya aykırı olduğu ileri sürülerek Anayasa Mahkemesi'ne götürülmesi istenilmiş ise de; Anayasa'nın 148 ve 152.maddelerinde yer alan kurallar birlikte değerlendirildiğinde bu iddianın ciddi olduğu kanaatine ulaşılamamaktadır.
Davacının FETÖ/PDY ile irtibatı olduğu gerekçesiyle kapatılan muhtelif şirketlere bağlı okullarda çalışma kaydının bulunduğu, son olarak 2012 yılının Şubat ayına kadar da kapatılan ….. Özel Eğt.İnş. Tur.Teks.Bas.Yay.Tic.Ltd.Şti'de çalışma kaydının varlığı ile Bylock programını aktif bir şekilde kullanıyor olması bir bütün olarak değerlendirildiğinde, örgütle geçmiş yıllardan beri kurduğu irtibatının devam ettiği sonucuna varıldığından, davacının yoğun ve çeşitli yol ve yöntemlerle FETÖ/PDY ile iltisak ve irtibat düzeyinde ilişkisinin olduğu anlaşılmaktadır.
İlk derece mahkemesince davacının adli yardım talebi kabul edilmiş olup, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 323. maddesinde harçlar, posta giderleri ve vekalet ücretinin yargılama giderleri arasında sayıldığı, aynı Kanunun 335. maddesinin 3.fıkrasında ise adli yardımın, yapılacak tüm yargılama ve takip giderlerinden geçici olarak muafiyet sağladığı ve hükmün kesinleşmesine kadar devam edeceği yönünde kural getirildiği hususları birlikte dikkate alındığında; vekalet ücreti dahil tüm yargılama giderlerine ilişkin tahsilatın, kararın kesinleşmesinden sonra yapılabileceği, dolayısıyla bu aşamada davacıdan herhangi bir tahsilat yapılamayacağı açık olmakla birlikte İdare Mahkemesi kararında vekalet ücretine ilişkin olarak bu yönde bir belirleme yapılmadığı anlaşılmıştır.
KARAR SONUCU:
Yapılan açıklamayla birlikte;
1-Ankara 20. İdare Mahkemesi'nce verilen 21/02/2019 gün ve E:2018/2333, K:2019/747 sayılı karar usul ve hukuka uygun olup, kaldırılmasını gerektiren bir neden bulunmadığından, İSTİNAF İSTEMİNİN REDDİNE,
2-Anılan kararda ''takdir edilen 1.362,00 TL vekalet ücretinin davacı tarafından davalı idareye ödenmesine'' şeklinde kurulan hükmün, 2577 sayılı Kanunun 45.maddesinin 3. fıkrası gereğince; ''takdir edilen 1.362,00 TL vekalet ücretinin iş bu kararın kesinleşmesinden sonra davacı tarafından davalı idareye ödenmesine'' olarak düzeltilmesine,
3-Aşağıda dökümü yapılan istinaf aşamasına ait yargılama giderinin istinaf edenin üzerinde bırakılmasına,
4-Adli yardım talebi kabul edilmiş olduğundan davacıdan önceden alınmamış olan istinaf yargılama giderlerine ait olan istinaf başvuru harcı ve posta giderinin tahsili için karar kesinleştikten sonra mahkemesince ilgili vergi dairesine müzekkere yazılmasına,
2577 sayılı Kanunun değişik 46. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren 30 gün içerisinde Danıştay'a temyiz yolu açık olmak üzere, 05.02.2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)