İSTEMİN KONUSU: Ankara 20. İdare Mahkemesi'nce verilen 26/03/2019 gün ve E:2018/3714, K:2019/1407 sayılı kararın kaldırılması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ:
(1) Dava konusu istem: Dava, davalı idare bünyesinde görev yapmakta iken 672 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yapılan başvurunun reddine dair 26/03/2018 tarih ve 2018/8455 sayılı işlemin iptali istemiyle açılmıştır.
(2) İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti: Ankara 20. İdare Mahkemesi'nce; davacının, FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün örgüt içi haberleşme programı olan ByLock iletişim sistemini kullandığı, örgütle iltisaklı BankF1 isimli bankadaki mevduatında 2014 yılından itibaren artış meydana getirdiği, bu eylemlerin mevcut olmasının davacının FETÖ/PDY ile normal bir vatandaşınkinden beklenebilecek olandan daha yoğun bir ilişki içerisine girdiğini ortaya koyduğu, bu durumda davacının FETÖ/PDY ile bağı olduğuna dair tespitin makul ve hakkaniyete uygun düştüğü, böyle bir durumda Anayasayla kurulmuş hür demokratik düzeni ortadan kaldırmayı amaçlayan terör örgütüyle bağı bulunduğu konusunda somut verilere ulaşılan davacının, Anayasaya sadakat yükümlülüğünü de ihlal ettiği anlaşıldığından, 672 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Bazı Tedbirler Alınması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname ile hiçbir işleme gerek kalmaksızın kamu görevinden çıkarılması üzerine kamu görevine iade edilmesi talebiyle Olağanüstü Hal İşlemleri İnceleme Komisyonu'na yaptığı başvurunun reddine ilişkin dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF İSTEMİNDE BULUNANIN İDDİALARI: Davacı tarafından, OHAL döneminde sadece OHAL'in gerektirdiği ölçüde, OHAL'e neden olan konularla ve OHAL süresiyle sınırlı geçici tedbirler alınabileceği, 19 Temmuz 2018 tarihinde OHAL uygulamasına son verildiği için hiçbir gerekçe gösterilmeden ve savunması alınmadan meslekten ihraç edilmesinin Anayasal dayanağının kalmadığı, uluslar arası anlaşmalar ve Anayasa ile adil yargılanma ve savunma hakkının sıkı sıkıya koruma altına alındığı, bu hakkın kullanılabilmesi için de muhatabın işlemin gerekçesi olan delillere ve gerekli evraka ulaşabilmesinin önemi vurgulanarak bu hakkın kullanımı kapsamında bu verilere kolaylıkla ulaşmanın da güvence altına alındığı, OHAL KHK'sı ile kamu görevinden çıkarılmasıyla masumiyet karinesinin ihlal edildiği, ihracın gerekçesi olarak FETÖ/PDY ile iltisakı, irtibatı ve mensubiyetinin belirtildiği, bunun sadece bir iddiadan ibaret olduğu ve idare tarafından belirlenemeyeceği, bu iddianın ancak adli yargı yerlerince, adil yargılanma hakkının gereklerine uygun şekilde yapılacak bir yargılama ile ortaya konabileceği, cemaat oluşumunun 15 Temmuz 2016 tarihinde terör örgütüne dönüştüğü, kendisine atfedilecek sorumluluğun en erken oluşumun terör örgütü olarak ilan edildiği 26 Mayıs 2016 tarihinden itibaren başlayabileceği, ByLock kullanıcısı olmadığı, programa ilişkin User ID ve şifresinin tespit edilemediği, ByLock verilerinin MİT tarafından elde edildiği ve yasa dışı delil olduğundan yargılama faaliyetinde dayanak alınamayacağı, Bank F2'da aktif hesabının bulunmadığı, hatta eşinin anılan Bankada bulunan hesabını da oluşumun terör örgütü olduğunu anladıktan sonra kapattırdığı, ayrıca mevzuata uygun biçimde kurulmuş bankaya para yatırıp kazanç elde etmenin de mülkiyet hakkı kapsamında bulunan yasal bir faaliyet olduğu, adli yargı yerlerince belirlenebilecek terör örgütü üyeliği, dava konusu işlem ve İdare Mahkemesi kararı ile milletler arası hukuktan doğan yükümlülüklerin, Anayasa, İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi, AİHS'nin dilekçesinde belirttiği maddelerinin, ölçülük, çekişmeli yargılama, silahların eşitliği ve öngörülebilirlik ilkelerinin ihlal edildiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAF SAVUNMASININ ÖZETİ: İstinaf isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Ankara Bölge İdare Mahkemesi 13. İdari Dava Dairesince, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 334'üncü maddesindeki koşulların gerçekleştiği görüldüğünden davacının adli yardım isteği kabul edilmek suretiyle, 2577 sayılı Kanunun değişik 45. maddesi uyarınca dava dosyası incelenerek gereği görüşüldü:
KARAR SONUCU:
1-Ankara 20. İdare Mahkemesi'nce verilen 26/03/2019 gün ve E:2018/3714, K:2019/1407 sayılı karar usul ve hukuka uygun olup, kaldırılmasını gerektiren bir neden bulunmadığından, İSTİNAF İSTEMİNİN REDDİNE,
2-Aşağıda dökümü yapılan istinaf aşamasına ait yargılama giderinin istinaf edenin üzerinde bırakılmasına,
3-Adli yardım talebi kabul edilmiş olduğundan davacıdan önceden alınmamış olan istinaf yargılama giderlerine ait olan resmi posta giderinin tahsili için karar kesinleştikten sonra mahkemesince ilgili tahsil dairesine müzekkere yazılmasına,
4-Gider avansının kullanılmayan kısmının talep edilmesi halinde derhal, talep edilmemesi halinde karar kesinleştikten sonra mahkemesince istinaf başvurusunda bulunana re'sen iadesine,
2577 sayılı Kanunun değişik 46. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren 30 gün içerisinde Danıştay'a temyiz yolu açık olmak üzere, 27/02/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)