İSTEMİN KONUSU: Ankara 20. İdare Mahkemesi'nce verilen 08/07/2019 gün ve E:2018/2790, K:2019/3944 sayılı kararın kaldırılması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ:
(1) Dava konusu istem: Dava, davalı idare bünyesinde görev yapmakta iken 672 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yapılan başvurunun reddine dair 26.02.2018 tarih ve 2018/5012 sayılı işlemin iptali istemiyle açılmıştır.
(2) İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti: Ankara 20. İdare Mahkemesi'nce; davacının, FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün örgüt içi haberleşme programı olan ByLock iletişim sistemini kullandığı, örgüte iltisaklı Bank.... isimli banka hesabındaki mevduatında 2014 yılından itibaren artış meydana getirdiği, örgüte müzahir sendikada üyelik kaydının olduğu, bu verilerin yanı sıra örgüte müzahir yayın organına muhtelif ödemelerde bulunduğu, örgüte müzahir okulda veli kaydının olduğu, bu eylemlerinin FETÖ/PDY ile normal bir vatandaştan beklenebilecek olandan daha yoğun bir ilişki içerisine girdiğini ortaya koyduğu, bu durumun davacının FETÖ/PDY ile bağı olduğu şeklinde değerlendirilmesinin makul ve hakkaniyete uygun düştüğü, böyle bir durumda Anayasayla kurulmuş hür demokratik düzeni ortadan kaldırmayı amaçlayan terör örgütüyle bağı bulunduğu konusunda somut verilere ulaşılan davacının, Anayasaya sadakat yükümlülüğünü de ihlal ettiği kanaatine varıldığından, ilgili Olağanüstü Hal Kapsamında Bazı Tedbirler Alınması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname ile hiçbir işleme gerek kalmaksızın kamu görevinden çıkarılması üzerine kamu görevine iade edilmesi talebiyle Olağanüstü Hal İşlemleri İnceleme Komisyonu'na yaptığı başvurunun reddine ilişkin dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF İSTEMİNDE BULUNANIN İDDİALARI: Davacı tarafından, AİHM kararları dikkate alındığında, bir daha hiç alınmamak üzere kamu görevinden çıkarma yaptırımının ceza hukuku anlamında bir yaptırım olduğu, bu nedenle ceza muhakemesindeki tüm güvencelere uygun bir yargılama yapılması gerektiği, savunma hakkı kullandırılmadığı, KHK ile terör örgütü üyeliği ile suçlanarak ve hiçbir yargılama yapılmadan mahkum edildiği, masumiyet karinesinin ihlal edildiği, kamu görevinden çıkarılmasının gerekçesinin KHK'da belirtilmediği gibi kendisine tebliğ de edilmediği, olağanüstü hal dönemlerinde Anayasa ve uluslararası sözleşmelerle güvence altına alınan bir kısım temel hak ve hürriyetlerin özüne dokunulmadan, durumun gerektirdiği ölçüde, sadece olağanüstü hal süresi boyunca, geçicilik ve ölçülülük ilkesine uygun olarak tedbir niteliğinde sınırlanabileceği, sendika veya derneğe üye olduğu, dernek faaliyetlerine katıldığı, üyelik aidatı ödediği veya yasal derneklere bağış yaptığı iddiasıyla kamu görevinden çıkarılmasının barışçıl örgütlenme, …. Medya Dağıtım A.Ş.'ye ödeme bilgisinin delil olarak alınmasının basın özgürlüğüne aykırı olduğu, Devletin faaliyetine izin verdiği Bank ….'daki hesap hareketlerinin delil alınmasının ise mülkiyet hakkını, özel hayata saygı ile suç ve cezada kanunilik ilkesini ihlal ettiği, çocuğunun eğitim gördüğü okula dayanılmasının eğitim hakkına aykırı olduğu, OHAL KHK'larının Resmi Gazetede yayımlandığı gün TBMM'ye sunulması ve 30 gün içerisinde Meclis tarafından onanması gerektiği, ancak bu şekil şartına uyulmadığı, ByLock programına ilişkin olarak da, MİT tarafından istihbari amaçlı toplanan bilgilerin, yasalara uygun olarak elde edilmiş olsalar dahi amaçları dışında kullanılamayacağı için delil niteliği bulunmadığı, dava konusu işlemin ve davanın reddi yolundaki İdare Mahkemesi kararının dilekçesinde belirttiği Anayasa ve uluslararası sözleşme hükümlerine aykırı olduğu ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAF SAVUNMASININ ÖZETİ: İstinaf isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Ankara Bölge İdare Mahkemesi 13. İdari Dava Dairesince, davacının adli yardım talebinin kabulü yönünde ilk derece mahkemesince karar verildiği görüldüğünden, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 335.maddesinin 3.fıkrasında, adli yardımın, hükmün kesinleşmesine kadar devam edeceğinin belirtilmesi karşında, bu konuda yeniden bir karar verilmeksizin, 2577 sayılı Kanunun değişik 45. maddesi uyarınca dava dosyası incelenerek gereği görüşüldü:
Dava dosyasında yer alan belgeler ve UYAP kayıtlarının incelenmesinden; "silahlı terör örgütüne üye olma" suçunu işlediği gerekçesiyle Konya 7. Ağır Ceza Mahkemesi'nde yapılan yargılama sonunda, suçu sabit görülen davacı hakkında hapis cezası verildiği, cezanın istinafen incelenerek kaldırılması istemiyle yapılan başvurunun Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesi'nce esastan reddedildiği ve nihayet anılan kararın, temyiz incelemesi yapan Yargıtay 16. Ceza Dairesinin 07.11.2019 tarih ve E:2019/5310, K:2019/6716 sayılı kararı ile düzeltilerek onandığı ve bu suretle kesinleştiği anlaşılmaktadır.
KARAR SONUCU:
Yapılan açıklamayla birlikte;
1- Ankara 20. İdare Mahkemesi'nce verilen 08/07/2019 gün ve E:2018/2790, K:2019/3944 sayılı karar usul ve hukuka uygun olup, kaldırılmasını gerektiren bir neden bulunmadığından, İSTİNAF İSTEMİNİN REDDİNE,
2- Aşağıda dökümü yapılan istinaf aşamasına ait yargılama giderinin istinaf edenin üzerinde bırakılmasına,
3- Adli yardım talebi kabul edilmiş olduğundan davacıdan önceden alınmamış olan istinaf yargılama giderlerine ait olan istinaf başvuru harcı ve posta giderinin tahsili için karar kesinleştikten sonra mahkemesince ilgili tahsil dairesine müzekkere yazılmasına,
2577 sayılı Kanunun değişik 46. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren 30 gün içerisinde Danıştay'a temyiz yolu açık olmak üzere, 19/02/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)