(2547 S. K. m. 53, 53/A) (2577 S. K. m. 45)
İSTEMİN ÖZETİ: ....... Üniversitesi Tıp Fakültesi Temel Tıp Bilimleri Bölümü Biyofizik Anabilim Dalı doktor öğretim üyesi olarak görev yapmakta olan davacı tarafından, ....... Üniversitesi Meram Tıp Fakültesi Temel Tıp Bilimleri Bölümü Biyofizik Anabilim Dalı'nda öğretim görevlisi olarak görev yaptığı dönemde, hakkında başlatılan disiplin soruşturması neticesinde bilimsel araştırma ve yayınlarında etik ihlali bulunduğundan bahisle 2547 sayılı Kanunun 53. maddesinin (b) fıkrasının 3. bendi uyarınca 1/8 oranında aylıktan kesme disiplin cezası ile tecziyesine dair ....... Üniversitesi Rektörlüğü Meram Tıp Fakültesi Disiplin Kurulu'nun 09.10.2018 tarih ve 2018/003 sayılı işleminin iptali istemiyle açılan davada; dava dosyasında bulunan disiplin soruşturma raporu ve ekleri incelendiğinde, 09/12/2017 tarihinde görevlendirilen soruşturma heyeti tarafından soruşturma yapılırken 13/12/2017 tarihli yazı ile davacıdan, hakkında Sağlık Bilimleri Etik Kurulu tarafından intihal ve etik ihlali yaptığına ilişkin karar verildiği belirtilerek savunmasının istenildiği, bu yazıya istinaden davacı tarafından 21/12/2017 tarihli yazı ile cevap verildiği anlaşılmakta olup; soruşturma heyetinin 13/12/2017 tarihli yazısı üzerine davacı tarafından verilen cevabın davacının savunması değil, ifadesi niteliğinde olduğu, söz konusu ifadenin, yukarıda açıklanan gerek Anayasal ve gerekse Yasal düzenlemeler uyarınca güvence altına alınan "savunma hakkı" kapsamında değerlendirilemeyeceği, bu nedenle de soruşturma heyeti tarafından davacının 21/12/2017 tarihinde alınan ifadesi sonrasında isnat edilen fiiller de belirtilerek 7 günden az olmamak üzere verilecek süre içerisinde savunmasının alınması suretiyle soruşturmanın tamamlanması gerekirken, anılan hususlara uyulmadan tesis edildiği anlaşılan dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı, öte yandan, 2547 sayılı Kanunun 53/A maddesinde yer alan "c) Disiplin cezası vermeye yetkili makamlar gerek görürse, isnat edilen fiil ve soruşturma raporunda önerilen disiplin cezasını da belirtmek suretiyle, bu maddedeki esaslar çerçevesinde (a) ve (b) bentlerindeki usule göre tekrar savunma isteyebilir..." kuralının, disiplin soruşturmasının tamamlanmasından sonra disiplin cezası vermeye yetkili amirlerin tekrar savunma alabilmelerine imkan veren bir düzenleme olduğu, anılan düzenlenmeye göre; tekrar "savunma istenmesi" hususu, disiplin cezası vermeye yetkili makamların takdirinde olup, disiplin soruşturması sırasında muhakkik tarafından usulüne uygun savunma alınmış olması halinde, disiplin cezası vermeye yetkili amirlerin yeniden savunma alma zorunluluğunun bulunmadığı, bu nedenle, yukarıda açıklanan ve dava konusu işlemin iptaline gerekçe olan "usulüne uygun savunma alınmaması", 2547 sayılı Kanunun 53/A maddesi kapsamında disiplin cezası vermeye yetkili makamların disiplin soruşturmasının tamamlanmasından sonra takdir hakkı kapsamında alabilecekleri savunma olmayıp, disiplin soruşturması sırasında muhakkik tarafından alınması gereken, Anayasa ve Yasa ile güvence altına alınan "savunma hakkı"na ilişkin olduğu gerekçesiyle dava konusu işlemin iptali yönünde Eskişehir 1. İdare Mahkemesi'nce verilen 15/10/2019 gün ve E:2019/116, K:2019/540 sayılı kararın; davalı idare vekilince, etik kurulu tarafından yapılan incelemede davacının etik ihlalde bulunduğuna karar verilmesi üzerine soruşturma başlatıldığı, yapılan disiplin soruşturması neticesinde "bilimsel çalışmalarda, diğer kişi ve kurumlardan temin edilen veri ve bilgileri, izin verildiği ölçüde ve şekilde kullanmamak" ve "aktif katkısı olmayan kişileri yazarlar arasına dahil etmek veya olan kişileri dahil etmemek, yazar sıralamasını gerekçesiz ve uygun olmayan bir biçimde değiştirmek, aktif katkısı olanların isimlerini sonraki baskılarda eserden çıkartmak, aktif katkısı olmadığı halde nüfuzunu kullanarak ismini yazarlar arasına dahil ettirmek" suçlarını işleyerek etik ihlalinde bulunduğundan davacının 2547 sayılı Kanunun 53. maddesinin (b) fıkrasının 3. bendi uyarınca 1/8 oranında aylıktan kesme disiplin cezasıyla tecziye edilmesinde hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülerek kaldırılması istenilmektedir.
SAVUNMANIN ÖZETİ: Mahkeme kararında hukuka aykırılık bulunmadığı savunularak talebin reddine karar verilmesi istenilmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Hüküm veren Ankara Bölge İdare Mahkemesi 4. İdari Dava Dairesince 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunun 45. maddesi uyarınca dava dosyası incelenerek işin gereği görüşülüp düşünüldü:
Dava; ....... Üniversitesi Tıp Fakültesi Temel Tıp Bilimleri Bölümü Biyofizik Anabilim Dalı doktor öğretim üyesi olarak görev yapmakta olan davacı tarafından, ....... Üniversitesi Meram Tıp Fakültesi Temel Tıp Bilimleri Bölümü Biyofizik Anabilim Dalı'nda öğretim görevlisi olarak görev yaptığı dönemde, hakkında başlatılan disiplin soruşturması neticesinde bilimsel araştırma ve yayınlarında etik ihlali bulunduğundan bahisle 2547 sayılı Kanunun 53. maddesinin (b) fıkrasının 3. bendi uyarınca 1/8 oranında aylıktan kesme disiplin cezası ile tecziyesine dair ....... Üniversitesi Rektörlüğü Meram Tıp Fakültesi Disiplin Kurulu'nun 09.10.2018 tarih ve 2018/003 sayılı işleminin iptali istemiyle açılmıştır.
2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu'nun "Genel esaslar" başlıklı 53. maddesinde, "... b. (Değişik: 2/12/2016 - 6764/26 md.) Devlet ve vakıf yükseköğretim kurumlarının öğretim elemanları, memur ve diğer personeline uygulanabilecek disiplin cezaları uyarma, kınama, aylıktan veya ücretten kesme, kademe ilerlemesinin durdurulması veya birden fazla ücretten kesme, üniversite öğretim mesleğinden çıkarma ve kamu görevinden çıkarma cezalarıdır. ...", "Disiplin soruşturması ve savunma hakkı" kenar başlıklı 53/A maddesinde; "...
Savunma hakkı kapsamında gözetilecek hususlar şunlardır:
a) Soruşturulana, iddialar hakkında savunma imkânı tanınmadan disiplin cezası verilemez. Soruşturmayı yapanın yedi günden az olmamak üzere verdiği süre içinde veya belirtilen tarihte geçerli bir mazereti olmaksızın savunmasını yapmayan, savunma hakkından vazgeçmiş sayılır.
b) Savunmaya davet yazısında hakkında disiplin soruşturması açılan fiilin neden ibaret bulunduğu, savunmasını belirtilen sürede yapmadığı takdirde savunmasından vazgeçmiş sayılacağı bildirilir.
c) Disiplin cezası vermeye yetkili makamlar gerek görürse, isnat edilen fiil ve soruşturma raporunda önerilen disiplin cezasını da belirtmek suretiyle, bu maddedeki esaslar çerçevesinde (a) ve (b) bentlerindeki usule göre tekrar savunma isteyebilir..." kuralına yer verilmiş, aynı maddenin 3. bendinde, "Aktif katkısı olmayan kişileri yazarlar arasına dâhil etmek veya olan kişileri dâhil etmemek, yazar sıralamasını gerekçesiz ve uygun olmayan bir biçimde değiştirmek, aktif katkısı olanların isimlerini sonraki baskılarda eserden çıkartmak, aktif katkısı olmadığı hâlde nüfuzunu kullanarak ismini yazarlar arasına dâhil ettirmek." aylıktan kesme cezasını gerektiren fiil ve haller arasında sayılmıştır.
Aynı Kanunun "Zamanaşımı" başlıklı 53/C maddesinde de; "(Ek: 2/12/2016 - 6764/29 md.) Disiplin cezası verilmesini gerektiren fiil ve hallerin işlendiğinin öğrenildiği tarihten itibaren; a) Uyarma, kınama, aylıktan veya ücretten kesme ve kademe ilerlemesinin durdurulması veya birden fazla ücretten kesme cezalarında bir ay içinde, b) Üniversite öğretim mesleğinden çıkarma ve kamu görevinden çıkarma cezasında altı ay içinde, disiplin soruşturmasına başlanmadığı takdirde disiplin soruşturması açılamaz.
Disiplin cezası verilmesini gerektiren fiillerin işlendiği tarihten itibaren iki yıl, üniversite öğretim mesleğinden çıkarma cezasını gerektiren fiil açısından altı yıl geçmiş ise disiplin cezası verilemez." hükmüne yer verilmiştir.
Dava dosyasının incelenmesinden; davacının ....... Üniversitesi Meram Tıp Fakültesi Temel Tıp Bilimleri Bölümü Biyofizik Anabilim Dalı'nda öğretim görevlisi olarak görev yaptığı dönemde etik ihlalinde bulunduğuna ilişkin iddiaların üniversitenin Sağlık Bilimleri Etik Kurulunda incelenmesi ve kurulca davacının etik ihlalinde bulunduğuna karar verilmesi üzerine Rektörlük Makamının 09/12/2017 tarihli yazılarıyla görevlendirilen soruşturma komisyonu tarafından hazırlanan 08/01/2018 tarihli soruşturma raporunda; "... 06/11/2017 tarihli Sağlık Bilimleri Etik Kurulu tarafından Prof. Dr. ........ ve Dr. ........'nin intihal ve etik ihlalde bulunduklarına karar verildiği, ancak Dr. ........'nin Dr. ........'nin tezinden intihal yaptığı hususunun göz önünde bulundurulmadığı belirtilerek yeniden inceleme ve değerlendirme yapılmasına" karar verildiği, Sağlık Bilimleri Etik Kurulu tarafından yapılan inceleme sonrası yeniden karar verilmesi üzerine soruşturmaya devam edildiği, 10/09/2018 tarihinde tamamlanan soruşturma raporunda; davacı Öğr. Gör. Dr. .......'in 2547 sayılı Kanunun 53. maddenin (b) fıkrasının 3-d bendinde ve 3-h bendinde belirtilen "bilimsel çalışmalarda, diğer kişi ve kurumlardan temin edilen veri ve bilgileri, izin verildiği ölçüde ve şekilde kullanmamak" ve "aktif katkısı olmayan kişileri yazarlar arasına dahil etmek veya olan kişileri dahil etmemek, yazar sıralamasını gerekçesiz ve uygun olmayan bir biçimde değiştirmek, aktif katkısı olanların isimlerini sonraki baskılarda eserden çıkartmak, aktif katkısı olmadığı halde nüfuzunu kullanarak ismini yazarlar arasına dahil ettirmek" fiilini işleyerek etik ihlalinde bulunduğu gerekçesiyle 2547 sayılı Kanunun 53. maddesinin (b) fıkrasının 3. bendi uyarınca 1/8 oranında aylıktan kesme disiplin cezasıyla cezalandırılmasının teklif edildiği, anılan teklif üzerine 09/10/2018 tarih ve 2018/003 sayılı disiplin kurulu kararıyla davacının 2547 sayılı Kanunun 53. maddesinin (b) fıkrasının 3. bendi uyarınca 1/8 oranında aylıktan kesme disiplin cezasıyla tecziyesinin uygun olduğuna karar verildiği, anılan karara davacı tarafından yapılan itirazın 21/11/2018 tarih ve 2018/07-03 sayılı disiplin kurulu kararıyla reddi üzerine 09/10/2018 tarih ve 2018/003 sayılı disiplin kurulu kararının iptali istemiyle, işbu davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
Bakılan uyuşmazlıkta; İdare mahkemesince, 09/12/2017 tarihinde görevlendirilen soruşturma heyeti tarafından soruşturma yapılırken 13/12/2017 tarihli yazı ile davacıdan, hakkında Sağlık Bilimleri Etik Kurulu tarafından intihal ve etik ihlali yaptığına ilişkin karar verildiği belirtilerek savunmasının istenildiği, bu yazıya istinaden davacı tarafından 21/12/2017 tarihli yazı ile cevap verildiği; soruşturma heyetinin 13/12/2017 tarihli yazısı üzerine davacı tarafından verilen cevabın davacının savunması değil, ifadesi niteliğinde olduğu, söz konusu ifadenin, gerek Anayasal ve gerekse de Yasal düzenlemeler uyarınca güvence altına alınan "savunma hakkı" kapsamında değerlendirilemeyeceği, bu nedenle de soruşturma heyeti tarafından davacının 21/12/2017 tarihinde alınan ifadesi sonrasında isnat edilen fiiller de belirtilerek 7 günden az olmamak üzere verilecek süre içerisinde savunmasının alınması suretiyle soruşturmanın tamamlanması gerekirken, anılan hususlara uyulmadan tesis edildiği anlaşılan dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle işlemin iptaline karar verilmiş ise de, soruşturma komisyonunun 13/12/2017 tarihli söz konusu yazısı incelendiğinde, davacı hakkında etik ihlali yaptığına dair iddialar üzerine Sağlık Bilimleri Etik Kurulu tarafından intihal ve etik ihlali yaptığına ilişkin karar verildiği, gerekli disiplin işlemlerini yapmak üzere görevlendirildikleri belirtilerek, konu hakkında savunmasını 7 (yedi) gün içerisinde komisyona vermesi gerektiği, belirtilen süre içinde savunmasını yapmasını, yapmadığı takdirde savunma hakkından vazgeçmiş sayılacağı ibarelerine yer verildiği, söz konusu yazının 14/12/2017 tarihinde davacı tarafından tebellüğ edildiği, bu yazıya istinaden davacı tarafından, kendisine tanınan 7 günlük süre içerisinde ve 21/12/2017 tarihli yazı ile cevap verildiği; bu yazıda açıkça "komisyon tarafından talep edilen savunma" olduğunun belirtildiği; yazıda hakkındaki iddiaya ilişkin olarak ayrıntılı ve gerekçeli açıklamalar yapıldığı ve bu açıklamalarına dayanak alınan tüm belgeleri de yazıya ek olarak sunduğu görüldüğünden, kendisine isnat edilen fiile ilişkin olarak, davacıya savunma hakkının usulüne uygun olarak kullandırıldığı anlaşılmaktadır
Buna göre, yukarıda açık metnine yer verilen Yasa hükmü uyarınca soruşturma esnasında savunma alınması, savunma hakkının tanınması bakımından yeterli olduğundan ve davacıya savunma hakkı usulüne uygun olarak kullandırıldığından, aksi yöndeki kabul ile verilen idare mahkemesi kararının gerekçesinde hukuki isabet görülmemiştir.
Ancak, 2547 sayılı Kanunda yer verilen ve "Disiplin cezasını gerektiren fiil ve hallerin işlendiği tarihten itibaren iki yıl içinde disiplin cezası verilmediği takdirde ceza verme yetkisi zamanaşımına uğrar." hükmü karşısında, bu sürenin idarenin iç işleyişine ilişkin düzenleyici bir süre olmadığı, belirtilen sürenin geçirilmesinden sonra disiplin cezası verilemeyeceği tartışmasızdır.
Ayrıca, ilgililer bakımından güvence niteliği taşıyan söz konusu zamanaşımı süreleri, kamu düzenine ilişkin olmaları nedeniyle, bu süreler geçirildikten sonra yapılan disiplin soruşturması esas alınarak verilen disiplin cezaları da hukuka aykırı olacaktır.
Buna göre, dava konusu disiplin cezası, davacıya isnat edilen, şikayetçi (Dr. ........)'nin araştırma sonuçlarını kullanarak yayınladıkları makalede şikayetçinin ismine yer verilmeyerek işledikleri iddia edilen "etik ihlali"ne dayanak alınan eylemin, Prof. Dr. ................ ve Dr. ....... (davacı) tarafından, 2015 yılında "......." dergisinde …… olarak "Dexmedetomidine augments the effect of lidocaine: povver spectrum and nerve conduction velocity distribution study" başlığıyla yayımlanan çalışma (makale) olduğu, söz konusu makalenin 06/03/2015 tarihinde anılan dergide yayımlandığı dikkate alındığında, 06/03/2015 tarihinden itibaren 2547 sayılı Kanunun yukarıda aktarılan hükümleri uyarınca fiilin işlendiği tarihten itibaren iki yıl içinde disiplin cezası verilmesi gerekirken, bu süre geçirildikten sonra 09/10/2018 tarihinde disiplin cezasının verildiği görülmüştür.
Bu durumda, iki yıllık zamanaşımı süresi geçtikten sonra, davacı hakkında "1/8 oranında aylıktan kesme" disiplin cezası verilmesi yönünde tesis edilen dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varıldığından, İdare Mahkemesi kararı da sonucu itibarıyla hukuka uygun bulunmuştur.
Açıklanan nedenlerle; istinaf başvurusuna konu edilen karar, usul ve esas yönünden hukuka uygun olup kaldırılmasını gerektiren bir neden bulunmadığından, 2577 sayılı Yasanın 45/3. maddesi uyarınca başvurunun yukarıda açıklanan gerekçe ile reddine, istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin başvuruda bulunan üzerinde bırakılmasına ve posta gideri avansından artan miktarın Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 333.maddesi uyarınca istinaf başvurusunda bulunana iadesine, 2577 sayılı Yasanın 45. maddesinin 6. fıkrası gereğince diğer kanun yolları kapalı ve kesin olmak üzere, 23.06.2020 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)