İSTEMİN KONUSU: Ankara 20. İdare Mahkemesi'nce verilen 26/04/2019 gün ve E:2018/1921, K:2019/2664 sayılı kararın kaldırılması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ:
(1) Dava konusu istem: Dava, davalı idare bünyesinde görev yapmakta iken 672 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yapılan başvurunun reddine dair 26/03/2018 tarih ve 2018/8591 sayılı işlemin iptali istemiyle açılmıştır.
(2) İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti: Ankara 20. İdare Mahkemesi'nce; davacının, Erzurum 2. Ağır Ceza Mahkemesi'nin E:2017/176, K:2017/194 sayılı kararı ile davacının silahlı terör örgütüne üye olma suçunu işlediğinden bahisle hapis cezasıyla tecziye edildiği, anılan karara yapılan istinaf ve temyiz başvurularının reddedildiği, FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün örgüt içi haberleşme programı olan ByLock iletişim sistemini kullandığı, hakkında yürütülen adli muhakeme esnasında alınan ifadelerden anlaşıldığı üzere örgüt ile irtibat içinde olduğu, sohbet adı altında düzenlenen toplantılara katıldığı, örgüte iltisaklı Bankasya isimli banka hesabındaki mevduatında 2014 yılından itibaren rutin bankacılık faaliyetleriyle bağdaşmayacak şekilde artış meydana getirdiği, örgüte müzahir sendikada üyelik kaydının olduğu, bu verilerin yanı sıra örgüte müzahir yayın organına muhtelif ödemelerde bulunduğu, bu eylemlerinin FETÖ/PDY ile normal bir vatandaştan beklenebilecek olandan daha yoğun bir ilişki içerisine girdiğini ortaya koyduğu, bu durumun davacının FETÖ/PDY ile bağı olduğu şeklinde değerlendirilmesinin makul ve hakkaniyete uygun düştüğü, böyle bir durumda Anayasayla kurulmuş hür demokratik düzeni ortadan kaldırmayı amaçlayan terör örgütüyle bağı bulunduğu konusunda somut verilere ulaşılan davacının, Anayasaya sadakat yükümlülüğünü de ihlal ettiği kanaatine varıldığından, ilgili Olağanüstü Hal Kapsamında Bazı Tedbirler Alınması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname ile hiçbir işleme gerek kalmaksızın kamu görevinden çıkarılması üzerine kamu görevine iade edilmesi talebiyle Olağanüstü Hal İşlemleri İnceleme Komisyonu'na yaptığı başvurunun reddine ilişkin dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF İSTEMİNDE BULUNANIN İDDİALARI: Davacı tarafından, soruşturma açılmadan ve savunma hakkı tanınmadan kamu görevinden çıkarıldığı, haberleşme özgürlüğünün ihlal edildiği, olağanüstü hal sürecinde alınan tedbirlerin olağanüstü hal süresince sınırlı olacağı, ömür boyu kamu görevinde çalışamama gibi son derece ağır bir ceza verilmesinin hukuka aykırı olduğu, kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin OHAL KHK'sının Resmi Gazetede yayımlandığı gün meclis onayına sunulması ve TBMM tarafından 30 gün içinde onaylanmasının zorunlu olduğu, OHAL döneminde uygulanan kamu görevinden çıkarma cezasının ceza hukuku anlamında bir ceza olduğu, FETÖ/PDY'nin 26 Mayıs 2016 tarihinde terör örgütü olarak ilan edilmesi nedeniyle bu tarihten önce ilan edilmiş bir terör örgütü olmadığı için geçmişteki fiilleri nedeniyle terör örgütü üyeliğinden ceza verilemeyeceği, Bylock verileri Milli İstihbarat Teşkilatı tarafından elde edilen istihbari nitelikteki bilgiler olduğundan delil olarak kullanılamayacağı, kaldı ki ByLock uygulaması içeriğinde Devlet düzenine yönelik bir konuşma içeriği olmadığının tespit edildiği, iletişim özgürlüğü kapsamında da ByLock programının delil olarak kabul edilemeyeceği ve örgüt üyeliği iradesinin göstergesi sayılmayacağı, BankF1'nın Devletin izni ile kurulan bir kuruluş olup devletine vergi ödeyen yani yasal bir oluşum olduğu, bu nedenle mezkur bankada hesabın olması ve hesap hareketleri bulunmasının suç fiili sayılamayacağı, aynı gerekçenin sendika için de geçerli olduğu, sohbetlere katıldığına dair beyanların gerekçe olarak gösterildiği, ancak bu tanıklar idare mahkemesi huzurunda dinlenmeden ve FETÖ/PDY ile iltisakı olup etkin pişmanlık hükümlerinden faydalanan kişiler olması nedeniyle delil olarak alınamayacağı, dava konusu işlemin ve İdare Mahkemesi kararının Anayasa ve AİHS'nin dilekçesinde belirttiği maddelerine aykırı olduğu ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAF SAVUNMASININ ÖZETİ: İstinaf isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Ankara Bölge İdare Mahkemesi 13. İdari Dava Dairesince, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 334'üncü maddesindeki koşulların gerçekleştiği görüldüğünden davacının adli yardım isteği kabul edilmek suretiyle, 2577 sayılı Kanunun değişik 45. maddesi uyarınca dava dosyası incelenerek gereği görüşüldü:
KARAR SONUCU:
1-Ankara 20. İdare Mahkemesi'nce verilen 26/04/2019 gün ve E:2018/1921, K:2019/2664 sayılı karar usul ve hukuka uygun olup, kaldırılmasını gerektiren bir neden bulunmadığından, İSTİNAF İSTEMİNİN REDDİNE,
2-Aşağıda dökümü yapılan istinaf aşamasına ait yargılama giderinin istinaf edenin üzerinde bırakılmasına,
3-Adli yardım talebi kabul edilmiş olduğundan davacıdan önceden alınmamış olan istinaf yargılama giderlerine ait olan istinaf başvuru harcı ve resmi posta giderinin tahsili için karar kesinleştikten sonra mahkemesince ilgili vergi dairesine müzekkere yazılmasına,
4-Gider avansının kullanılmayan kısmının talep edilmesi halinde derhal, talep edilmemesi halinde karar kesinleştikten sonra mahkemesince istinaf başvurusunda bulunana re'sen iadesine,
2577 sayılı Kanunun değişik 46. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren 30 gün içerisinde Danıştay'a temyiz yolu açık olmak üzere, 12/02/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)