İSTEMİN ÖZETİ: Davacı tarafından, Jandarma ve Sahil Güvenlik Akademisi Subay Eğitim Merkezi Komutanlığı'nda eğitim ve öğrenimini sürdürmekte iken, öğrencilik şartlarını taşımadığı gerekçesiyle Eğitim Merkezinden ilişiğinin kesilmesine ilişkin işlemin iptali istemiyle açılan davada; davalı idarenin muvazzaf subay alımı sırasında, başvuruda bulunan adayları sadece, terör örgütlerine üyeliği, mensubiyeti veya iltisakı yahut bunlarla irtibatı olup olmadığı yönünden değil, aynı zamanda, hem kendisinin, hem de kendisini etkileyebilecek yakın çevresinin, bu örgütlerle sıkı işbirliği içinde bulunup bulunmadığı, bunları destekleyip desteklemediği, sempatizanı olup olmadığı yönünden de titizlikle araştırması, bu yönde bir tespit olması halinde ise bunları teşkilatına kabul etmemesi gerektiği açık ise de, ülkenin güvenliğini temin etmekle görevli kurumlarda çalışmak isteyenlerle ilgili güvenlik araştırması yapılırken ulaşılan bilgi ve kanaatin; somut, güvenilir, teyit edilebilir nitelikte olması, tahmine, tasavvura ve önyargıya dayalı olmaması, aynı yöndeki kanaatin mümkün olduğunca farklı bilgi ve delillerle de desteklenmesi, bu inceleme ve değerlendirmenin hukuken denetlenebilir nitelikte olmasının hukuken zorunlu olduğu, aksi durumda, soyut ve gerçek dışı ithamlarla bazı kişilerin önemli hak kayıplarına yol açılabileceği, bunun da idarenin son derece haklı nedenlere dayalı güvenlik tedbirleri hakkında toplumda tereddütlere neden olabileceği, bu durumun ise en çok yine kendisi ile mücadele edilen yasa dışı yapılanmalarca istismar edilmesinin mümkün olduğu olayda, davaya konu işleme dayanak alınan istihbari bilgi neticesinde davacı hakkında olumsuz bir işlem tesis edilebilmesi için, hem davacının kendisi hakkında, hem de gerek Güvenlik Soruşturması ve Arşiv Araştırması Yönetmeliği'nin eki formunda yer verilen davacının kendisini etkileyebilecek yakın çevresi (anne, baba, kardeş, eş, çocuk, veli) hakkında somut kanaate ve bilgiye dayalı güvenilir, teyit edilebilir nitelikte, ön yargıdan uzak hukuken denetlenebilen bilgiye dayalı tespitlerin açıkça ortaya konulması ve bu tespitlerin irdelenmesinden sonra bir karar verilmesi gerektiğinin anlaşıldığı, bu durumda, güvenlik soruşturması sonucunda davacı hakkında elde edilen bilgilerin dosya kapsamının Mahkemece değerlendirilmesi neticesinde, davalı idarenin davacının güvenlik soruşturmasını olumsuz kabul ederek tesis ettiği dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddi yönünde Ankara 6. İdare Mahkemesi'nce verilen 22/10/2019 gün ve E:2017/2225, K:2019/2122 sayılı kararın; davacı vekilleri tarafından, davacı hakkında güvenlik soruşturmasının olumsuz kılacak herhangi bir durum olmadığı iddia edilerek bu şekilde tesis edilen dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı, abisi hakkında verilen yargı kararı dikkate alındığında dava konusu işlemin sebep unsuru yönünden sakatlık içerdiği, abisinin Türk Silahlı Kuvvetlerinde uzman erbaş olarak görevine devam ettiği, kendisinin de halen gümrük muhafaza memuru olarak görev yaptığı ileri sürülerek kaldırılması istenilmektedir.
SAVUNMANIN ÖZETİ: Mahkeme kararında hukuka aykırılık bulunmadığı savunularak istinaf başvurusunun reddine karar verilmesi talep edilmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Hüküm veren Ankara Bölge İdare Mahkemesi 4. İdari Dava Dairesince, davacının duruşma istemi 2577 sayılı Kanunun 17. maddesi uyarınca yerinde görülmeyerek ve dosyanın tekemmül etmiş olması nedeniyle yürütmenin durdurulması istemi hakkında bir karar verilmeyerek, anılan Kanunun 45. maddesi uyarınca dava dosyası incelenmek suretiyle sözleşmeli subay öğrencisi olarak işin gereği görüşülüp düşünüldü:
Dava; davacı tarafından, Jandarma ve Sahil Güvenlik Akademisi Subay Eğitim Merkezi Komutanlığı'nda eğitim ve öğrenimini sürdürmekte iken, Jandarma ve Sahil Güvenlik Akademisi Başkanlığı Eğitim Merkezi Komutanlığı Temin Yönetmeliği'nin 9. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendinin 15. alt bendi ve 22. maddesinin 3. fıkrası uyarınca öğrencilik şartlarını taşımadığı gerekçesiyle subay eğitim merkezinden ilişiğinin kesilmesine ilişkin işlemin iptali istemiyle açılmıştır.
İdare Mahkemesince, güvenlik soruşturması sonucunda davacı hakkında elde edilen bilgilerin dosya kapsamının değerlendirilmesi neticesinde, davalı idarenin davacının güvenlik soruşturması sonucunu olumsuz olarak kabul ederek, tesis ettiği dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
2803 sayılı Jandarma Teşkilat, Görev ve Yetkileri Kanunu'nun 13/A maddesinde; "Jandarma ve Sahil Güvenlik Teşkilatlarının subay ve astsubay ve diğer personel ihtiyacını karşılamak, önlisans, lisans ve lisansüstü eğitim-öğretim, bilimsel araştırma, yayın yapmak üzere bünyesinde fakülte, enstitü, astsubay meslek yüksekokulları, eğitim ve araştırma merkezleri ve kurslar bulunan bir yükseköğretim kurumu olarak İçişleri Bakanlığına bağlı Jandarma ve Sahil Güvenlik Akademisi kurulmuştur." hükmüne yer verilmiştir.
Jandarma ve Sahil Güvenlik Akademisi Başkanlığı Eğitim Merkezi Komutanlığı Temin Yönetmeliği'nin 1. maddesinde; "Bu Yönetmeliğin amacı, Jandarma ve Sahil Güvenlik Akademisince temin edilerek eğitime alınacak öğrencilerde aranacak şartlar ile giriş sınavlarına ilişkin usul ve esasları düzenlemektir." hükmüne, 'Adaylarda Aranacak Nitelikler' başlıklı 9. maddesinde; "(1) SUEM’e başvuru yapacak adaylardan; b) Sivil kaynaklı adaylarda aşağıdaki şartlar aranır: 1) Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olmak, 2) Bu Yönetmeliğin 5 inci maddesinde yazılı olan şartlara haiz olmak,... 15) Güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması olumlu olmak. c) SUEM’e başvuran adayların birinci fıkranın (a) ve (b) bentlerinde belirtilen şartlardan herhangi birini taşımadıklarının anlaşılması halinde, sınav sonuçlarına bakılmaksızın adaylıkları, öğrenime başlamışlarsa öğrencilikleri sona erdirilir." hükmüne, 'İntibak eğitimi döneminde SUEM’den çıkma veya çıkarılma' başlıklı 22. maddesinin 3. fıkrasında ise; "9 uncu maddede sayılan nitelikleri taşımadıkları anlaşılan adayların ilişikleri, SUEM Komutanının teklifi ve Başkanın onayıyla kesilir ve durum Jandarma Genel Komutanlığı veya Sahil Güvenlik Komutanlığına bildirilir." hükmüne yer verilmiştir.
Öte yandan, 26/10/1994 tarih ve 4045 sayılı Kanunun 1. maddesinde; güvenlik soruşturması ve arşiv araştırmasının hangi amaçla, ne şekilde ve kimler hakkında yapılması gerekliliğinin ifade edilmesinden sonra, bu kanun dayanak alınarak hazırlanan 12/4/2010 tarih ve 24018 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren Güvenlik soruşturması ve Arşiv Araştırması Yönetmeliğinin 1. maddesinde; yönetmeliğin amacının açıklandığı, 2. maddesinde yönetmeliğin kapsadığı personelin belirlendiği, 4. maddesinin (f ve g) bentlerinde; arşiv araştırması ile güvenlik soruşturmasının araştırma ve soruşturmaya konu kişi hakkında yapılacağı ifade edilmiştir.
12/04/2000 tarih ve 24018 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Güvenlik Soruşturması ve Arşiv Araştırması Yönetmeliği'nin "Güvenlik soruşturması ve arşiv araştırmasında araştırılacak hususlar"a ilişkin 11.maddesinde, "Güvenlik soruşturması ve arşiv araştırmasında kişinin içinde bulunduğu ortam dikkate alınarak, kişinin kayıtlı ikamet adresi ile fiilen ikamet ettiği adres esas alınmak suretiyle;
a) Kimlik kontrolü, kimlik kayıtlarının doğruluk derecesi, uyrukluğu, geçmişte yabancı bir devletin uyrukluğuna girip girmediği,
b) Genel kolluk kuvvetlerinin ve istihbarat birimlerinin arşivlerinde bilgiler bulunup bulunmadığı, adli sicil kaydının ve hakkında arama kaydı veya herhangi bir tahdidin olup olmadığı,
c) Terör örgütlerine veya Milli Güvenlik Kurulunca Devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti veya iltisakının bulunup bulunmadığı ve 5816 sayılı Atatürk Aleyhine İşlenen Suçlar Hakkında Kanuna ve Atatürk ilke ve inkılaplarına aykırı davranıp davranmadığı,
ç) Şeref ve haysiyetini ihlal edecek ve görevine yansıyacak şekilde kumara, uyuşturucuya, içkiye, paraya ve aşırı bir şekilde menfaatine düşkün olup olmadığı, ahlak ve adaba aykırı davranıp davranmadığı,
d) Yabancılarla, özellikle hasım ve hasım olması muhtemel Devlet mensupları ve temsilcileriyle ilgili derecesinin iç yüzü ve nedeni, araştırılır." hükmü yer almıştır.
Yukarıda anılan mevzuatın birlikte değerlendirilmesinden; bazı kurumlarda ve bazı görevlerde istihdam edilecek kişiler hakkında görevin önemi, özelliği gereği derin bir araştırma ve değerlendirme yapılmasının esas olduğu, milli güvenliği ve Devletin devamlılığını sağlamak için kamu hizmetini yürütmekle görevli olan idarenin, bu hizmeti en iyi şekilde yürütebilmesi için bir takım tedbirler almasının gerekli olduğu, bu tedbirlerin alınırken dikkatli ve daha titiz davranmasının da gerektiği ve genel kolluk olarak ülkenin güvenliği ve savunulmasından sorumlu olan Jandarma Genel Komutanlığına alınacak personelin güvenilirliğinin her türlü şüpheden uzak olarak ortaya konulması gerektiği izahtan varestedir.
Buna göre, davalı idarenin sözleşmeli subay öğrencisi alımı sırasında, başvuruda bulunan adayların, hem kendisini, hem de kendisini etkileyebilecek yakın çevresini titizlikle araştırması, haklarında olumsuz bir tespit olması halinde ise bunları teşkilatına kabul etmemesi gerektiği açık ise de; ülkenin güvenliğini temin etmekle görevli kurumlarda çalışmak isteyenlerle ilgili güvenlik araştırması yapılırken ulaşılan bilgi ve kanaatin; somut, güvenilir, teyit edilebilir nitelikte olması; tahmine, tasavvura ve önyargıya dayalı olmaması; aynı yöndeki kanaatin mümkün olduğunca farklı bilgi ve delillerle de desteklenmesi, bu inceleme ve değerlendirmenin hukuken denetlenebilir nitelikte olması gerekliliği hukuk devletinin olmazsa olmazıdır.
Olayda, davaya konu işleme dayanak alınan istihbari bilgi neticesinde davacı hakkında olumsuz bir işlem tesis edilebilmesi için, hem davacının kendisi hakkında, hem de gerek Güvenlik Soruşturması ve Arşiv Araştırması Yönetmeliği'nin eki formunda yer verilen davacının kendisini etkileyebilecek yakın çevresi (anne, baba, kardeş, eş, çocuk, veli) hakkında somut kanaate ve bilgiye dayalı güvenilir, teyit edilebilir nitelikte, ön yargıdan uzak hukuken denetlenebilen bilgiye dayalı tespitlerin açıkça ortaya konulması ve bu tespitlerin irdelenmesinden sonra bir karar verilmesi gerektiği anlaşılmaktadır.
Olayda, davacının bizzat kendisi hakkında olumsuz bir bilgi bulunmamakla birlikte, güvenlik soruşturmasının olumsuz sonuçlanmasına gerekçe olarak, davacının abisi ….. hakkında Erzincan Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen "2016/4157" dosya numaralı FETÖ/PDY soruşturması kapsamında hakkında adli işlem yapılmış olması gösterilmiştir.
Bakılan uyuşmazlıkta, davacı hakkında yapılan güvenlik soruşturması sonucunda, kendisi hakkında olumsuz bir bilgi bulunmamakla birlikte, ağabeyi hakkındaki bilgiler nedeniyle değerlendirmenin olumsuz olduğu sonucuna varılarak, dava konusu işlemin tesis edildiği görülmekte ise de, Erzincan 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 30.03.2018 tarih ve E:2017/86, K:2018/74 sayılı kararı ile davacının abisi K1. hakkında, "Cebir ve Şiddet Kullanarak Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının öngördüğü düzeni, Türkiye Büyük Millet Meclisini ve Türkiye Cumhuriyeti Hükümetini Ortadan Kaldırmaya Teşebbüs" suçundan yapılan yargılama neticesinde ceza verilmesine yer olmadığına ve "Silahlı Terör Örgütüne Üye Olmak" suçundan dolayı yapılan yargılama sonucunda ise beraatine karar verildiği ve anılan kararlara karşı yapılan istinaf başvurusunun da Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesi'nin 11.04.2019 tarih ve E:2018/2684, K:2019/945 sayılı kararıyla reddedildiği ve söz konusu abisinin ise halen Türk Silahlı Kuvvetlerinde Uzman Çavuş olarak görevine devam ettiği yönündeki beyanın aksinin davalı idarece ortaya konulmadığı, öte yandan davacı ve güvenlik soruşturması kapsamında kalan yakın çevresi hakkında başkaca olumsuz bilgi ve belgede sunulmadığı ve davacının halen Ticaret Bakanlığı Gümrükler Muhafaza Genel Müdürlüğünde Gümrük Muhafaza Memuru olarak kamu görevine de devam ettiği hususları birlikte dikkate alındığında, dava konusu işlemin sebep unsuru olan söz konusu istihbari bilginin davacı açısından güvenlik soruşturması sonucunun olumsuz olarak değerlendirilmesine sebep teşkil edecek nitelikte olmadığı kanaatine varıldığından, belirtilen bu yönüyle dava konusu işlemde hukuka uyarlık ve aksi yöndeki İdare Mahkemesi kararında ise hukuki isabet bulunmamıştır.
Açıklanan nedenlerle; davacı vekillerince yapılan istinaf başvurusunun kabulüne, başvuruya konu mahkeme kararının kaldırılmasına; dava konusu işlemin iptaline, aşağıda dökümü yapılan mahkeme ve istinaf safhasına ait toplam 576,75 TL yargılama giderinin ve işbu kararın verildiği tarihte yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücreti Tarifesi uyarınca belirlenen 1.700,00 TL vekalet ücretinin davalı idarece davacıya verilmesine; istinaf aşamasında kullanılmayan 73,10 TL yürütmenin durdurulması harcı ile artan tebligat avansının Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 333. maddesi uyarınca karar kesinleştikten sonra davacıya iadesine, 2577 sayılı Yasanın 46. maddesinin (c) bendi gereğince 30 gün içerisinde Danıştaya temyiz yolu açık olmak üzere, 12/03/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)