İSTEMİN KONUSU: Ankara 20. İdare Mahkemesi'nce verilen 22/04/2019 gün ve E:2018/3794, K:2019/2399 sayılı kararın kaldırılması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ:
(1) Dava konusu istem: Dava, davalı idare bünyesinde görev yapmakta iken 672 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yapılan başvurunun reddine dair 13/03/2018 tarih ve 2018/7069 sayılı işlemin iptali istemiyle açılmıştır.
(2) İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti: Ankara 20. İdare Mahkemesi'nce; davacının, FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün örgüt içi haberleşme programı olan ..... iletişim sistemini kullandığı, örgütle iltisaklı Bank..... isimli bankadaki mevduatında 2014 yılından itibaren artış meydana getirdiği, örgüte müzahir özel eğitim kurumunda veli kaydı olduğu, FETÖ/PDY terör örgütü tarafından örgüt mensuplarını ifade eden Kırmızı …. koduyla kodlandığı, bu eylemlerin mevcut olmasının davacının FETÖ/PDY ile normal bir vatandaştan beklenebilecek olandan daha yoğun bir bağ içerisine girdiğini ortaya koyduğu ve davacının FETÖ/PDY ile bağı olduğuna dair tespitin makul ve hakkaniyete uygun düştüğü, böyle bir durumda Anayasayla kurulmuş hür demokratik düzeni ortadan kaldırmayı amaçlayan terör örgütüyle bağı bulunduğu konusunda somut verilere ulaşılan davacının, Anayasaya sadakat yükümlülüğünü de ihlal ettiği anlaşıldığından, 672 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Bazı Tedbirler Alınması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname ile hiçbir işleme gerek kalmaksızın kamu görevinden çıkarılması üzerine kamu görevine iade edilmesi talebiyle Olağanüstü Hal İşlemleri İnceleme Komisyonu'na yaptığı başvurunun reddine ilişkin dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF İSTEMİNDE BULUNANIN İDDİALARI: Davacı tarafından, tarafına usul hukukuyla tanınan hakların yok sayıldığı, 19 yıllık memuriyet hayatında herhangi bir yasa dışı örgütle kesinlikle ilişkisinin bulunmadığı, işlem düzenlenmeden önce usulüne uygun bir soruşturmacı atanarak yöntemine uygun bir soruşturma yapılması ve savunmasının alınması gerektiği, Anayasa'nın kanun önünde eşitlik başlığı taşıyan 10. maddesine aykırı davranıldığı, adil yargılanma hakkının ihlal edildiği, ..... programını indirmediği ve kullanmadığı, Bank.....'da bulunan hesabında 2014 yılından itibaren muhtelif tarihlerde para girişi olduğu dayanak alınmış ise de, kızının eğitimi için biriktirmiş olduğu yaklaşık 5.000,00 TL parasının bulunduğu, paranın evde çalınabileceği ve değer kaybetmemesi düşüncesi ile kar payı yüksek olması nedeni ile küçük kızının adına Bank.....da altın hesabı açtırarak yatırdığı, yaklaşık 2 yada 3 ay sonra bu bankaya örgüt liderinin talimat verdiğini haberlerde öğrenince parayı geri çektiği, Ağır Ceza Mahkemesi'nce hakkında hapis cezası verildiği belirtilmiş ise de, söz konusu karar Yargıtay'da temyiz aşamasında olduğu, bugün itibariyle hakkında kesinleşmiş bir karar bulunmadığı, Kırmızı …. koduyla fişlenmesini kabul etmediği, dava konusu işlem ve davanın reddine yönelik İdare Mahkemesi kararının hukuka aykırı olduğu ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAF SAVUNMASININ ÖZETİ: İstinaf isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Ankara Bölge İdare Mahkemesi 13. İdari Dava Dairesince, 2577 sayılı Kanunun değişik 45. maddesi uyarınca dava dosyası incelenerek gereği görüşüldü:
İlk derece mahkemesince davacının adli yardım talebi kabul edilmiş olup, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 323. maddesinde harçlar, posta giderleri ve vekalet ücretinin yargılama giderleri arasında sayıldığı, aynı Kanunun 335. maddesinin 3.fıkrasında ise adli yardımın, yapılacak tüm yargılama ve takip giderlerinden geçici olarak muafiyet sağladığı ve hükmün kesinleşmesine kadar devam edeceği yönünde kural getirildiği hususları birlikte dikkate alındığında; vekalet ücreti dahil tüm yargılama giderlerine ilişkin tahsilatın, kararın kesinleşmesinden sonra yapılabileceği, dolayısıyla bu aşamada davacıdan herhangi bir tahsilat yapılamayacağı açık olmakla birlikte İdare Mahkemesi kararında vekalet ücretine ilişkin olarak bu yönde bir belirleme yapılmadığı anlaşılmıştır.
KARAR SONUCU:
Yapılan açıklamayla birlikte;
1-Ankara 20. İdare Mahkemesi'nce verilen 22/04/2019 gün ve E:2018/3794, K:2019/2399 sayılı karar usul ve hukuka uygun olup, kaldırılmasını gerektiren bir neden bulunmadığından, İSTİNAF İSTEMİNİN REDDİNE,
2-Anılan kararda ''takdir edilen 1.362,00 TL vekalet ücretinin davacı tarafından davalı idareye ödenmesine'' şeklinde kurulan hükmün, 2577 sayılı Kanunun 45.maddesinin 3. fıkrası gereğince; ''takdir edilen 1.362,00 TL vekalet ücretinin iş bu kararın kesinleşmesinden sonra davacı tarafından davalı idareye ödenmesine'' olarak düzeltilmesine,
3-Aşağıda dökümü yapılan istinaf aşamasına ait yargılama giderinin istinaf edenin üzerinde bırakılmasına,
4-Adli yardım talebi kabul edilmiş olduğundan davacıdan önceden alınmamış olan istinaf yargılama giderlerine ait olan istinaf başvuru harcı ve resmi posta giderinin tahsili için karar kesinleştikten sonra mahkemesince ilgili tahsil dairesine müzekkere yazılmasına,
2577 sayılı Kanunun değişik 46. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren 30 gün içerisinde Danıştay'a temyiz yolu açık olmak üzere, 18/03/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)