İSTEMİN KONUSU: Ankara 20. İdare Mahkemesince verilen 12/03/2019 gün ve E:2018/2817, K:2019/1031 sayılı kararın kaldırılması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ:
(1) Dava konusu istem: Dava, davalı idare bünyesinde görev yapmakta iken 670 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yapılan başvurunun reddine dair 20.03.2018 tarih ve 2018/7817 sayılı işlemin iptali ile işlem nedeniyle yoksun kaldığı hakların iadesine karar verilmesi istemiyle açılmıştır.
(2) İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti: Ankara 20. İdare Mahkemesince; davacının, FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün örgüt içi haberleşme programı olan ..... iletişim sistemini kullandığı, hakkında yürütülen adli muhakeme esnasında alınan ifadelerden örgüt ile irtibat içinde olduğu, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2017/68532 hazırlık numaralı dosyası kapsamında ele geçirilen emniyet teşkilatı personeline ait örgüt arşivinde bulunan detay bilgisinde davacının KIRMIZI …. (FETÖ/PDY'ye mensubiyeti, teslimiyeti, sadakati ve bağlılığı en üst seviyede olan kişiyi ifade ettiği) seviyesinde kodlandırılmış durumda olduğu, davacının bu eylemlerinin FETÖ/PDY ile normal bir vatandaştan beklenebilecek olandan daha yoğun bir ilişki içerisine girdiğini ortaya koyduğu, bu durumun davacının FETÖ/PDY ile bağı olduğu şeklinde değerlendirilmesinin makul ve hakkaniyete uygun düştüğü, böyle bir durumda Anayasayla kurulmuş hür demokratik düzeni ortadan kaldırmayı amaçlayan terör örgütüyle bağı bulunduğu konusunda somut verilere ulaşılan davacının, Anayasaya sadakat yükümlülüğünü de ihlal ettiği kanaatine varıldığından, ilgili Olağanüstü Hal Kapsamında Bazı Tedbirler Alınması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname ile hiçbir işleme gerek kalmaksızın kamu görevinden çıkarılması üzerine kamu görevine iade edilmesi talebiyle Olağanüstü Hal İşlemleri İnceleme Komisyonu'na yaptığı başvurunun reddine ilişkin dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF İSTEMİNDE BULUNANIN İDDİALARI :Davacı tarafından, ilk derece mahkemesi kararının usul ve yasaya aykırı olduğu, FETÖ/PDY ile herhangi bir ilişkisinin olmadığı, masumiyet karinesine aykırı hareket edildiği, OHAL KHK'sı ile kalıcı olarak kamu görevinden çıkarma işlemi tesis edilemeyeceği, hakkında soruşturma açılmadığı, savunma hakkı verilmediği, adil yargılanma hakkının ihlal edildiği, ..... programını kullanmadığı, telefona indirilen bir program nedeniyle kişinin terör örgütü üyesi olamayacağı, ..... programının dijital platformda dağıtılan bir program olduğu, ..... verileri hukuka uygun olarak elde edilmediğinden hiçbir yargılamada delil olarak kullanılamayacağı, fişlemelere dayalı olarak kamu görevinden çıkarılmasının hukuka ve adalete aykırı olduğu, ayrıca görülmekte olan davanın İçişleri Bakanlığı aleyhine açılan seri davalardan olduğu, bu nedenle davalı idare lehine AAÜT'nin 22. maddesi uyarınca seri davalara ilişkin vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAF SAVUNMASININ ÖZETİ: İstinaf isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Ankara Bölge İdare Mahkemesi 13. İdari Dava Dairesince, 2577 sayılı Kanunun değişik 45. maddesi uyarınca dava dosyası incelenerek gereği görüşüldü:
Her ne kadar İdare Mahkemesi kararında, hakkında yürütülen adli muhakeme esnasında alınan ifadelerden örgüt ile irtibat içinde olduğu tespitine yer verilmiş ise de; davacının sanık sıfatıyla yargılanarak mahkumiyetine hükmedilen Siirt 2. Ağır Ceza Mahkemesinin E:2017/441 sayılı dosyasının incelenmesinden, mahkumiyet kararında, tanık soruşturma aşamasında davacının terör örgütü ile alakasını bildiğini beyan etmişse de, tanığın Mahkeme huzurunda alınan ifadesinde, bilgi sahibi olmadığı, baskı ve yorgunluk altında ifade verdiğini beyan ettiği, davacının ne tür bir eylemine istinaden FETÖ/PDY ile bağı bulunduğunu detaylandıramadığı, bu nedenle de tanığın beyanlarının hükme esas alınmadığı belirtilmiş olduğundan, bu husus davacının aleyhine değerlendirilmemiştir.
Bu durumda, İdare Mahkemesi kararının, hakkında yürütülen adli muhakeme esnasında alınan ifadelerden örgüt ile irtibat içinde olduğu dışındaki gerekçeleri hukuken geçerli olup, davanın reddi yolundaki ilk derece mahkemesi kararında sonucu itibarıyla hukuki isabetsizlik görülmemiştir.
Öte yandan, dava dilekçesinde OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yapılan başvurunun reddine dair işlemin iptalinin yanında, işlem nedeniyle yoksun kalınan hakların iadesine karar verilmesi de istenilmiş, İdare Mahkemesi kararında davacının bu istemine yer verilmemiştir. Ancak, dava konusu işlem hukuka uygun bulunduğundan davanın reddine karar verilmiş olması nedeniyle, bu durum İdare Mahkemesi kararının kaldırılmasını gerektirir nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Yapılan açıklamalarla birlikte;
1-Ankara 20. İdare Mahkemesince verilen 12/03/2019 gün ve E:2018/2817, K:2019/1031 sayılı karar usul ve hukuka uygun olup, kaldırılmasını gerektiren bir neden bulunmadığından, İSTİNAF İSTEMİNİN REDDİNE,
2-Aşağıda dökümü yapılan istinaf aşamasına ait yargılama giderinin istinaf edenin üzerinde bırakılmasına,
3-Gider avansının kullanılmayan kısmının talep edilmesi halinde derhal, talep edilmemesi halinde karar kesinleştikten sonra mahkemesince istinaf başvurusunda bulunana re'sen iadesine,
2577 sayılı Kanunun değişik 46. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren30 gün içerisinde Danıştay'a temyiz yolu açık olmak üzere, 18/03/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)