İSTEMİN KONUSU: Ankara 19. İdare Mahkemesince verilen 18/06/2019 gün ve E:2018/6863, K:2019/2172 sayılı kararın kaldırılması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ:
(1) Dava konusu istem: Dava, davalı idare bünyesinde görev yapmakta iken 672 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yapılan başvurunun reddine dair 29.01.2018 tarih ve 2018/2845 sayılı işlemin iptali istemiyle açılmıştır.
(2) İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti: Ankara 19. İdare Mahkemesince; davacının, FETÖ/PDY silahlı terör örgütü mensuplarının kullanması amacıyla oluşturulduğu ve münhasıran bu suç örgütünün mensupları tarafından kullanılmakta olan bir ağ olduğu belirlenen ByLock iletişim sistemini kullandığı, FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisaklı ..... Bankası AŞ'de (Bank .....) 2014 yılından sonra para yatırdığı, FETÖ/PDY'ye aidiyeti, iltisakı veya irtibatı olduğu gerekçesiyle kapatılan ..... Sendikası'na 2014-2016 yılları arasında üyeliğinin bulunduğunun, FETÖ/PDY'ye aidiyeti, iltisakı veya irtibatı olduğu gerekçesiyle kapatılan özel öğretim kurumunda çocuklarının 2015-2016 yılları arasında öğrenim kaydının bulunduğu hususları dikkate alındığında, davacının FETÖ/PDY terör örgütü ile en az irtibat derecesinde bağının olduğu sonucuna varıldığından, davacının başvurusunun reddine dair dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF İSTEMİNDE BULUNANIN İDDİALARI: Davacı tarafından, savunması alınmadan ve işlendiği zaman zarfında suç olmayan eylemler delil olarak alınarak, ihraç kararından önce toplanılmış herhangi bir delil olmadan kamu görevinden çıkartıldığı, OHAL döneminde sadece OHAL'in gerektirdiği ölçüde ve OHAL süresiyle sınırlı geçici tedbirler alınabileceği, 19 Temmuz 2018 tarihinde olağanüstü hal uygulamasına son verildiğinden hakkındaki kamu görevinden çıkarma işleminin Anayasal dayanağının kalmadığı, masumiyet karinesinin ihlal edildiği, MGK, bakanlar kurulu veya yasama organının kimseyi yargılama ve suçlu ilan etme yetkisinin bulunmadığı, Anayasa'nın 121. ve TBMM İçtüzüğünün 128. maddesi uyarınca OHAL KHK'ları Resmi Gazetede yayımlandıkları gün meclisin onayına sunulması ve meclis tarafından 30 gün içinde onanması gerekirken bu şekil şartına uyulmadığı, gizli olan ve bağlayıcılığı bulunmayan MGK kararları dayanak alınarak suç isnat edilemeyeceği, 26 Mayıs 2016 tarihi öncesinde FETÖ/PDY adıyla ilan edilmiş bir terör örgütü bulunmadığı, bu tarihten sonra kendisine yüklenen herhangi bir eylem bulunmadığı, sadakat yükümlülüğüne aykırı davranışının olmadığı, ByLock programına ilişkin verilerin hukuka aykırı delil olup yargılamada kullanılamayacağı, bu programı kullandığı iddiası doğru ve delillerin yasal olduğu kabul edilse dahi sonradan elde edilen delilin kamu görevinden çıkarma işlemine dayanak alınamayacağı, Bank .....'nın Devlet'in verdiği izin ile kurulduğu ve ilgili kurumların denetiminde yasal olarak faaliyet gösterdiği, bu haliyle bankada işlem yapmanın aleyhe delil olarak alınmasının mülkiyet hakkının ihlali olacağı, üyesi olduğu ..... Sendikasının yasal çerçevede faaliyet gösterdiği ve 2016 yılının Temmuz ayına kadar Sendika hakkında herhangi bir suçlama bulunmadığı, çocuklarının öğrenim gördüğü okulların davalı idarenin izniyle ve denetiminde faaliyet gösteren yasal kurumlar olduğu, hakkındaki ceza mahkemesi kararının kesinleşmediği gibi kamu görevinden çıkarıldığı tarihte bir ceza mahkemesi kararı da bulunmadığından dava konusu işleme dayanak yapılamayacağı, hakkında soruşturma yapılmadan yetkisiz makam tarafından disiplin cezası verildiği, hukuki güvenlik, suç ve cezada kanunilik ilkeleri ve adil yargılanma hakkı gibi güvence altına alınmış pek çok ilke ve hakkın ihlal edildiği, adli yardımdan yararlanmasına karşın yargılama gideri ve vekalet ücretinin tarafınca ödenmesinin kararın kesinleşme şartına bağlanmadığı, dava dilekçesinde yer alan argümanların İdare Mahkemesince incelenmediği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAF SAVUNMASININ ÖZETİ: İstinaf isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Ankara Bölge İdare Mahkemesi 13. İdari Dava Dairesince, davacının adli yardım talebinin kabulü yönünde ilk derece mahkemesince karar verildiği görüldüğünden, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 335.maddesinin 3.fıkrasında, adli yardımın, hükmün kesinleşmesine kadar devam edeceğinin belirtilmesi karşında, bu konuda yeniden bir karar verilmeksizin, 2577 sayılı Kanunun değişik 45. maddesi uyarınca dava dosyası incelenerek gereği görüşüldü:
İlk derece mahkemesince davacının adli yardım talebi kabul edilmiş olup, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 323. maddesinde harçlar, posta giderleri ve vekalet ücretinin yargılama giderleri arasında sayıldığı, aynı Kanunun 335. maddesinin 3.fıkrasında ise adli yardımın, yapılacak tüm yargılama ve takip giderlerinden geçici olarak muafiyet sağladığı ve hükmün kesinleşmesine kadar devam edeceği yönünde kural getirildiği hususları birlikte dikkate alındığında; vekalet ücreti dahil tüm yargılama giderlerine ilişkin tahsilatın, kararın kesinleşmesinden sonra yapılabileceği, dolayısıyla bu aşamada davacıdan herhangi bir tahsilat yapılamayacağı açık olmakla birlikte İdare Mahkemesi kararında yargılama gideri ve vekalet ücretine ilişkin olarak bu yönde bir belirleme yapılmadığı anlaşılmıştır.
KARAR SONUCU:
Yapılan açıklamayla birlikte;
1- Ankara 19. İdare Mahkemesince verilen 18/06/2019 gün ve E:2018/6863, K:2019/2172 sayılı karar usul ve hukuka uygun olup, kaldırılmasını gerektiren bir neden bulunmadığından, İSTİNAF İSTEMİNİN REDDİNE,
2- Anılan kararda ''belirlenen 1.362,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine'' şeklinde kurulan hükmün, 2577 sayılı Kanunun 45.maddesinin 3. fıkrası gereğince; ''belirlenen 1.362,00 TL vekalet ücretinin iş bu kararın kesinleşmesinden sonra davacıdan alınarak davalıya ödenmesine'' olarak düzeltilmesine,
3- Anılan kararda "davacının adli yardım isteminin kabul edilmiş olması nedeniyle davanın başında alınmayan söz konusu yargılama giderinin davacıdan tahsili için ilgili kuruma müzekkere yazılmasına" şeklinde kurulan hükmün, 2577 sayılı Kanunun 45.maddesinin 3. fıkrası gereğince; "davacının adli yardım isteminin kabul edilmiş olması nedeniyle davanın başında alınmayan söz konusu yargılama giderinin kararın kesinleşmesinden sonra davacıdan tahsili için ilgili kuruma müzekkere yazılmasına" şeklinde düzeltilmesine,
4- Aşağıda dökümü yapılan istinaf aşamasına ait yargılama giderinin istinaf edenin üzerinde bırakılmasına,
5- Adli yardım talebi kabul edilmiş olduğundan davacıdan önceden alınmamış olan istinaf yargılama giderlerine ait olan istinaf başvuru harcı ve posta giderinin tahsili için karar kesinleştikten sonra mahkemesince ilgili tahsil dairesine müzekkere yazılmasına,
2577 sayılı Kanunun değişik 46. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren 30 gün içerisinde Danıştay'a temyiz yolu açık olmak üzere, 05/03/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)